+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 26
Like Tree1Beğeni

Konu: Burası Has Talebeleremi Mahsus

  1. #1
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart Burası Has Talebeleremi Mahsus

    Bu tetimmenin yazılmasının sebeblerinden birisi:
    Risale-i Nur'un bir talebesini tecrübe ettim.
    Acaba bu heyecan, şimdiki siyasete karşı ne fikirdedir diye boğazlar hakkında bir boşboğazlığı münasebetiyle bir-iki şey sordum.
    Baktım, alâkadarane ve bilerek cevab verdi. Kalben "yazık" dedim. Bu vazife-i Nuriyede zararı olacak. Sonra şiddetle ikaz ettim.
    "Eûzü billahi mineşşeytani vessiyase" bir düsturumuz vardır.
    Eğer insanlara acıyorsan, geçmiş düstur onlara merhamete liyakatini selbediyor.
    Cennet adamlar istediği gibi, Cehennem de adam ister.

    (Beşinci Şua'ın yine kısmen verdiği haberler tezahür ediyor.)

    Said Nursî

    (Emirdağ - 1 - 44)

    Bu tetimmede bahs edilen yer kimlere mahsus nur talebeleri ne kadar alakalı olmalı.Hiç mi ilgilenmemek gerek oysa hepimiz az çok alakadarız.Burayı nasıl anlamalıyız.
    _vatan_ bunu beğendi.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  2. #2
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    Bu konuyu açmanız iyi olmuş benim de aklıma takılıyor..mesela diyelim ki tamamen siyasetten ilgimizi çektik..o zaman biz kimlere destek gösterip,göstermeyeceğimizi,kimlerin yanında duracağımızı nerden bileceğiz..sonuçta çok farklı misyonda siyasetçiler,siyasi partiler var..biz öğrenmeden araştırmadan nasıl doğru kararlar vereceğiz işte insanın aklına da bunlar geliyor?

    Baktım, alâkadarane ve bilerek cevab verdi. Kalben "yazık" dedim. Bu vazife-i Nuriyede zararı olacak. Sonra şiddetle ikaz ettim.

    bu cümleyi okuyunca da insan korkuyor

  3. #3
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    50
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Alıntı bedevi_arap_çölü Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    içtimai hayatta bunları zaten yeterince yapmıyormuyuzz..siyasi yorumlarr, devlet kurtarmalar,ve daha nice afaki hadise...müslümanın bu hadiseleri yorumla metodu elbette olacak...ama zaten birileri ve bazen biz bunu yapıyoruz....net ortamıda malummm...iş yerinde, iken dersane misali nurları okuyacağımız bu net ortamını neden nuranileştirmeyelim...bunu sosyal hayataki gibi kullanıp israf edelim...bilmem ne dediğimi ifade edebildim mi....
    buna benzer bir konuda şöyle bir yorum yazmıştım...buna üsdattan şunu da ekleyerek mesele tavazzuh etsin...


    bu kainatın en muazzam meselesi ve şu hilkat-i alemin en büyük muamması olan sırr-ı îmandan daha ehemmiyetli bir mesele-i kainat yoktur
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  4. #4
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Siyasetin nasıl olması gerektiğine dair kısımlarla beraber, resmin bütününe bakmak lazım..
    Yani bizi ne tarz siyasetten men ettiği bellidir Nurların..
    Ki dün açtığımız başlıkta da geçtiği gibi malum dinde hassas insanlar zaten dünya işlerinden anlasa da kifayet edemediğine ve siyasetçinin tam dindar olamayacağına göre, diyebiliriz ki;
    Evet Bizim vazifemiz iman kurtarmak..
    Kimi zaman dış görünüşe veya söze bakarak ipin ucunu kaçırıpta, arkasına geçerek savunduğumuz kimi siyaset şekillerinden, daha açık yazalım; dinin siyasete alet edilmesiyle uzaktan yakından alakası olmayan bizler uzak durmalıyız..
    Güya söze ve salahata bakarak, o siyasetin içindeki menfaat üzere tarafgirce yapılan zulümleri;
    ırk ayrımcılıklarını vs tüm menfi yönlerini -ki tüm bunlar Mehdi_i Azam tarafından gayet derecede vuzuha kavuşturulmuştur- nazara aldığımızda, Evet Nurcu siyasetten uzak durmalıdır..
    Şimdi buradaki siyaset kelimesini de ayrıca tahlil etmek lazımdır..
    Zira hele günümüzde siyaset idare sanatı olmaktan çıkıp yeni tabirle politikaya yani daha fazla yalana ve iftiraya bulaştığından el aman demeliyiz..
    Uzun sözün kısası;
    Nur talebeleri hali alemi takip ederler fakat o hali alem içindeki müthiş yaraları tedavi yoluna daha fazla vakit ayırmalıdırlar..
    Zira hiç takip etmemekle bütün dünyanın idaresi elişne verilse en güzel şekilde idare edebilecek hususiyetlere haiz Mehdi-i Azamın aynı hususiyetlerle hayattar
    talebeleri bunu göz ardı edemezler..
    Daha kısa dersek, pencerelerden bakıp içine girmemek de olabilir bu..
    Has talebe mevzusuna gelince Üstadımız r.a. Zübeyir Abiye muamelelerinde yolu çizmiştir..
    Buna misal olacak;
    Mesela 100 kiloluk bir adam var.
    Sofraya oturunca yarım kuzu yer gene de rahatsız olmaz..
    Bir de elli kiloluk bir adam var..
    O 2 kiloluk bile yiyemez..
    Tüm vücut sistemi alt üst olur..
    Yani hazımdan hazıma da fark var bu meseleyi..
    Biri yer, doymaz, rahatsız da olmaz..
    Aslında bütün mesele zulme bulaşmamakla dahi izah edilir..

    Emirdağ lahikasında geçen düsturlar muvacehesinde günlük hayattan 2 misal;
    1- Mesela hastaneye gittik..Hani insanlar her yerde adamını bulma hastalığına muzdaripya, dahiliyeye gider, oradan röntgene sevk edilir..
    Sıraya girse 6 ay sonraya gün verecekler.
    Asılıyor telefona adamını buluyor, 1 saatte işini görüp çıkıyor..
    Şimdi bu adam zulmün en şen'isini yapmış olmaz mı?
    Durumu ondan çok daha acil, onun sırasında işi görülmesi gereken insanın hakkına girmez mi?
    2- Biri var ki ihalelerden sırf tarafgirlik illetiyle ayrımcılıkla hakettiği halde hep geri çevrilmiş.
    Ayakkabısının iç astarı parçalanmış halde sefalete düçar olmuş..
    Biri de var ki, haketmediği ve şartları yerine getirmediği halde 4 çarpı 4 lere binecek kadar almış yürümüş..

    İşte bizler bu zulümleri göz önüne alarak Nurlardaki siyaseti tam anlayarak, gerektiğinde sırf siyasi görüşümüze muhalefet etti diye din kardeşimizi imanın gereklerinden olan kardeşlikten tard etmeyerek, hali alemi takip edebiliriz..
    Ki Üstadımız CHPlilerin dahi % 5'i mesuldür, diğerleri masumdur dememiş midir?
    Bir siyaset ki hem şerrinden Allah'a sığınılır, hem de kandil gecesi birader, Abiye siyasi görüşünden sebep, haberi de olmayarak Cevşen dağıtırken es geçer!!!

    Buna değil dünya kainat ağlar!!






  5. #5
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Kıymetli nurhanali kardeşim,yukarıya almış olduğunuz yer hakkında düşüncelerimi acizane ifade etmek isterim şöyle ki;

    Risale-i Nurlar Kur'anın manevi bir dersi ve kıyamete kadar ehl-i imanın ve de beşeriyetin yaralarına tiryak hükmünde derslerdir.Bu nedenle de Risalelerde geçen her bir cümle hatta kelime bizler için önemlidir.Çünkü bu Kur'an dersleri içinde olanlar allame ve müçtehidiler de olsalar vazifeleri Risale-i Nurları okuma,anlama,şerh,izah ve tanzimdir.Öyleyse allame ve müçtehitlerin vazifeleri de bunlarla sınırlandırılmış ise elbette bizler gibi vazifesi ve gayesi sadece talebelik olanlar "Bütün hayatını Risalelerin hizmeti ve neşri bilmeliler" ve "Risale-i Nurları kendi telifi bilmeliler" düsturları ile hareket ekmek zorundayız diye inanıyorum.

    O halde iman,hayat ve şeriat dairesindeki vazifelere bizler Risale-i Nurlardan ölçülerle devam etmek durumundayız.Peki ne yapacağız?Bizler Risale-i Nurları tek akılla değil ortak akılla anlamaya ve o edviye-i Kur'aniyeyi hayata tatbik etmeye çalışmalıyız.O ortak akıl ise şahs-ı manevidir diye inanıyorum.

    Bu girişten sonra yukarıdaki alıntıladığınız yer için de şöyle düşünüyorum. Bir kişi Risale-i Nur dairesi içine girmeden ve Risale-i Nur ile harekete geçmeden yukarıda Üstadımızın tecrübe ettiği ve ikaz ettiği boşboğazlığa düşmemesi mümkün görünmüyor. Çünkü bu zamanda öyle dehşetli maddi ve manevi cereyanlar var ki her şeyi kendi menfaatine alet eder der Üstadımız.Öyleyse Risale-i Nur dairesinin yakınında bulunanlar içine girmek mecburiyetindedir.Yoksa tehlike ihtimali kuvvetlidir ikazını da Üstadımız yapmaktadır.

    O halde ne yapacağız ki alet olmayalım. Acizane şöyle düşünüyorum. En yakın dairemizden en geniş daireye kadar Dördüncü Meselede verilen ölçü çerçevesinde bakmak zorundayız. Üstadımız orada geniş daireye hiç bakılmaz demiyor. Ara sıra ve muvakkaten bakılacağını söylüyor.O zaman bizler ara sıra da olsa muvakkaten de olsa geniş dairede ve içtimai,sosyal ve siyasi olaylara muvakkaten kalbimizi bağlamadan en önemlisi de Risale-i Nur dairesi içersinden bakmak zorundayız.Yoksa Risale-i Nur dairesi yani ölçüleri dışarısından bakmaya çalışırsak Üstadımızın ikazı bizlere de dokunuyor.Çünkü insafla bakamayacağız,adalet edemeyeceğiz ,tarafgirlik hissi de yardım ederse Allah korusun zulme bile ortak olma durumumuz söz konusu olabilir.

    Bir ayrıntıya daha değinmek isterim.Üstadımız Risale-i Nurlarda sohbet-i dünyeviyeyi ve siyasiyeyi terk etmiştir.Tarfgirane ve taassubane siyasi duruşlardan şeytandan kaçar gibi kaçmıştır ve bu haletlerden bizler de kaçmak zorundayız bu haldeki davranışlardan kıyamete kadar da kaçmak ve sakınmak gerekiyor.

    Ancak yine Risale-i Nur dairesinin içinden Üstadımızın vazifesi gereği ortaya koyduğu İslamın yüksek siyasetinin yani siyaset-i islamiyenin prensiplerinin de hayata hakim olması ve olaylara bu çerçevede bakmanın gereğini de nazarlara sunmak gerekiyor. Özellikle sohbet-i ve siyaset-i dünyeviye ile siyaset-i islamiyeyi ayırmak gerekir diye düşünüyoruz. Siyaset-i islamiye bütün tarafgirliklerden ve taassuplardan pak ve beridir. Bu inceliğe dikkat çekmek istedim. Maasselam.
    Konu Abdulbaki tarafından (09.07.08 Saat 10:09 ) değiştirilmiştir.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #6
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    [quote=nazende;184652]
    Daha kısa dersek, pencerelerden bakıp, içine girmemek de olabilir bu..

    işin özü bu olsa gerek..

  7. #7
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Şu birkaç gündür Memleketdeki meseleler ve gelişmeler alakamı celbetti. Ergenekon mergenekon derken televizyon başına geçtim merakla izledim kitap yerine gazete okudum... Bazı ortamlarda yorum yaptım. Baktım nurlar sönüyor kararıyor. Bir kalbde ikisi bir arada olmuyor. Şimdi tevbe istiğfar ile tekrar cilalamaya parlatmaya çalışıyorum. Cidden çok zararı var.

    Tabi bu şahsi dairede bu kadar zararı varsa, tüm cemaatte olsa vazifeye ne kadar zararı olur hesaplayın.
    Konu Bilal-i Sivasi tarafından (09.07.08 Saat 10:37 ) değiştirilmiştir.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  8. #8
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Risale-i nur'larla hem hal olan insan,dış olaylara,içtimai mevzulara bakış açısı da otomatikman değişiyor zaten.Ancak üstad'ın orada bahsettiği şey,nurun dairesinde olan bir kardeşin yaptığı-üstadın değimiyle-boşbağazlıgı ilginç bir derstir.

    Risale-i nur perspektifiyle bakmak da her an,kendimiz için,istikametli olmuyor.Nasıl mı?Üstad bazı talebelerine gazete okumaya izin verirmiş bazılarına izin vermezmiş mesela.Siz etkilenirsiniz dermiş okumalarını istemezmiş ama Zübeyr ağabey'e izin vermiş...Burada değinmek istediğim ise,insan nurlarla yoğrulduğu zaman,ona hangi cereyanın ,hangi iştikalin zarar verip vermediğini idrak etmeye başlar.Ve ona göre de bir düzen çizer kendisine.Zaten risalei nur içerisinde,öğrenmemiz gereken ,gerekli içtimai mevzular dercedilmiştir.Bir 14 Şu'a mesela bir 5 şu'a gibi risaleler bakış açımızın rotasını çizmiştir.

    Meyvenin 4.meselesini de iyi yorumlamak lazım.Ben o dersin tam manasıyla idrak edilmediğini,başta nefsim olmak üzre,düşünüyorum.Bir de ,Abdulbaki ağabey'in de değindiği gibi,risale-i nurda şahs-ı maneviyenin önemi büyüktür.Mesela ,nurhanali ağabey'in eklediği paragrafı ben de çok düşünürdüm.''Acaba bizler nurun dairesine zarar mı veriyoruz ,bu tarz olaylarla ister istemez alakadar da olabiliyoruz en nihayetinde..?''İşte öyle bir deng kurmamız lazım ki ne taassup edeceğiz ne de risale-i nur bakışıyla bakıyorum içtimai -siyasi hayata deyip de her meseleyle ilgilenceğiz...
    İşt bunun içinde ,bol okumanın ve mütalaanın,istişarenin ehemmiyeti büyüktür.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  9. #9
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    55
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Belki konuya ışık tutabilecek bir bölüm ekliyorum.Üstad Hazretleri Eski Said'in "İslâmın hayat-ı içtimaiyesiyle münasebetdar " olduğunu söylüyor.Zaten Üstadımızın Eski Said eserlerinde islamın yüksek siyasetinin ölçülerinin verilmiş olduğu da malumdur.


    Birinci Mes'ele: Şu âyet-i kerimenin ifade ettiği hakikat-ı âliye, hayat-ı içtimaiyeye ait olduğu için, hayat-ı içtimaiyeden çekilmek isteyen Yeni Said lisanıyla değil, belki İslâmın hayat-ı içtimaiyesiyle münasebetdar olan Eski Said lisanıyla, Kur'an-ı Azîmüşşan'a bir hizmet maksadıyla ve haksız hücumlara bir siper teşkil etmek fikriyle yazmağa mecbur oldum." (Mektubat,26.Mektup,3.Mebhas,)


    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  10. #10
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Birinci Mes'ele: Şu âyet-i kerimenin ifade ettiği hakikat-ı âliye, hayat-ı içtimaiyeye ait olduğu için, hayat-ı içtimaiyeden çekilmek isteyen Yeni Said lisanıyla değil, belki İslâmın hayat-ı içtimaiyesiyle münasebetdar olan Eski Said lisanıyla, Kur'an-ı Azîmüşşan'a bir hizmet maksadıyla ve haksız hücumlara bir siper teşkil etmek fikriyle yazmağa mecbur oldum." (Mektubat,26.Mektup,3.Mebhas,)

    Üstad hz.leri,Eski Said'den Yeni Said'e geçerken,Eski Saidde olan devrini kötülemektedir.Şuan o yerleri ekleyemeyeceğim.Ama bazen de,Mektubattaki üstteki eklentide ki gibi,İslamın hayat-i içtimaiyesiyle münasebetdar olan E.Said lisaniyle ,Kur'an'a hizmet maksadıyla,yazmaya mecbur hissediyor kendini...Ama o üstad,yani üstad gibi islam aleminin büyük alimi,müceddidi elbetteki yön verecek ,ki üstad bunu en güzel şekilde dengeliyor.Peki bizim durumumuz?Yani hamdım,piştimi,yandım devirlerinden geçmemiz gerek miyor mu?
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. ... ve herbirisine mahsus ibadete sevk etmektir.
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.06.14, 17:54
  2. Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 11.12.08, 12:00
  3. Hayırlı İşlerde Cevval Olmak Kime Mahsus?
    By Şahide in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.10.08, 09:39
  4. Burası Erzurum
    By aseyda in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.04.07, 15:30

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0