+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: İmam-Mübin, Kitab-ı Mübin, Levh-i Mahfuz, Levh-i Mahv-İsbat,Levh-i Mahfuz-u Âzam?

  1. #1
    MuM
    MuM isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Guest MuM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    3.600

    Standart İmam-Mübin, Kitab-ı Mübin, Levh-i Mahfuz, Levh-i Mahv-İsbat,Levh-i Mahfuz-u Âzam?

    İmam-Mübin,
    Kitab-ı Mübin,
    Levh-i Mahfuz,
    Levh-i Mahv-İsbat,
    Levh-i Mahfuz-u Âzam?
    hakikat-i zaman...


    1O. mektubu okuyor idim
    bu kavramlar birbiri içinde girift, bir zincir gibi...

    Bu kavramların manalarını teker teker mütaala edebilir miyiz...?

    İmam-Mübin,
    Kitab-ı Mübin,
    Levh-i Mahfuz,
    Levh-i Mahv-İsbat,
    Levh-i Mahfuz-u Âzam?
    hakikat-i zaman...

    nedir? ne değildir?

  2. #2
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    İmam-ı Mübîn ve Kitab-ı Mübîn, Levh-i Mahfuz'un birer defteri, İlâhî ilmin birer unvanıdırlar. İmam-ı Mübîn, Kitab-ı Mübîn ve Levh-i Mahfuz, her üçü de Üstadımızın tabiriyle “ilm-i İlâhînin ünvanlarıdırlar”.

    Mektûbat’ta “ilm-i ezelînin ünvanları olan İmam-ı Mübîn, Kitab-ı Mübîn, Levh-i Mahfuz gibi vücud-u ilmî daireleri”nden söz edilir.

    Şualarda ise, “Levh-i Mahfuz’un defterleri olan İmam-ı Mübîn ve Kitab-ı Mübîn’de bütün mevcudatın bütün sergüzeştlerini kaydedip yazan” şeklinde bir ifade yer alır.

    Bu ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, her üçünün de birer kayıt levhası oldukları anlaşılır. Üçü de İlâhî ilme unvan olmuşlar. Onlardan söz edildiğinde akla hemen İlâhî ilim gelir; yoksa onlar bu ilmin kendisi değildirler.

    Bediüzzaman Hazretleri, tefsir âlimlerinin İmam-ı Mübîn ve Kitab-ı Mübîn hakkında değişik görüşler ileri sürdüklerini, bir kısmının bunları aynı kabul ettiğini beyandan sonra kendi kanaatini şu şekilde ortaya koyar:
    “İmam-ı Mübîn”, ilim ve emr-i İlahînin bir nev’ine bir ünvandır ki; âlem-i şehadetten ziyade âlem-i gayba bakıyor. Yani zaman-ı hâlden ziyade, mazi ve müstakbele nazar eder.

    “Kitab-ı Mübîn” ise, âlem-i gaybdan ziyade, âlem-i şehadete bakar. Yani, mazi ve müstakbelden ziyade, zaman-ı hazıra nazar eder ve ilim ve emirden ziyade, kudret ve irade-i İlâhîyenin bir ünvanı, bir defteri, bir kitabıdır. İmam-ı Mübîn, kader defteri ise; Kitab-ı Mübîn, kudret defteridir.” (Sözler)
    İmam-ı Mübîn de Kitab-ı Mübîn de Levh-i Mahfuz’un defterleri, ama aralarında fark var.

    Bu ince farkı, şu ifadelerde bir derece hissedebiliyoruz: “Evet bir çekirdekte, hem bedihî olarak, irade ve evamir-i tekviniyenin ünvanı olan “Kitab-ı Mübîn”den haber veren ve işaret eden, hem nazarî olarak emir ve ilm-i İlahînin bir ünvanı olan İmam-ı Mübîn’den haber veren ve remz eden iki kader tecellisi var: Bedihî kader ise, o çekirdeğin tazammun ettiği ağacın, maddî keyfiyat ve vaziyetleri ve heyetleridir ki, sonra göz ile görünecek. Nazarî ise, o çekirdekte, ondan halk olunacak ağacın müddet-i hayatındaki geçireceği tavırlar, vaziyetler, şekiller, hareketler, tesbihatlardır ki, tarihçe-i hayat namıyla tabir edilen vakit-bevakit değişen tavırlar, vaziyetler, şekiller, fiiller; o ağacın dalları, yaprakları gibi intizamlı birer kaderî miktarı vardır.” (Sözler)

    Kitab-ı Mübîn şu varlık âleminde boy gösteren her şeyin yaratılış plânını ve programını ifade ediyor. Meyvelerin çekirdeklerinde, canlıların yumurtalarında yahut nutfelerinde kendilerinden çıkacak varlıkların bütün özellikleri yazılı. Demek ki tabiattaki her varlığın bir plân ve programa göre vücut bulduğunu insanoğlu anlamış, ama bir kısmı bu programı o varlığın kendi tabiatına vererek İlâhî ilmi ve onun bir levhası olan Kitab-ı Mübîn’i düşünememişler.
    Çekirdekler parçalanıyor, filizleniyor, fidan haline geliyor, bir süre uzuyor, sonra değişik yönlerden dallar çıkmaya başlıyor. Daha sonra çiçekler ve yapraklar boy gösteriyorlar. Bütün bunlar “genetik şifre” denilen o ilk programda yer alıyorlar. Kısacası ağacın her şeyi o çekirdekte yazılı. Ve bu kayıt Kitab-ı Mübînden haber veriyor.

    Öte yandan, bir çekirdek hangi bahçeye ekilecek, ne zaman bir haylaz çocuk bir dalını koparacak, hangi tarihte nasıl bir fırtınaya maruz kalacak, ne gibi zararlar görecek, sonunda ne olacak, kesildikten sonra nereye götürülecek ve ne yapılacak? Bütün bunları o genetik şifrede bulmak mümkün değil. Bunlar da yine İlâhî ilim dairesinde meydana geldiğine göre, bütün bu safhalar da yine bir ilme ve onun mazharı olan bir kitaba göre vücut bulmalı. İşte bu kitap, İmam-ı Mübîn’dir.

    Bir insan için de benzer şeyler düşünebiliriz: Nutfe denilen tohumunda bütün fizikî özellikleri yazılmış. İki gözü olması ve bunların yüzde simetrik olarak yerleşmeleri, parmaklarının sayısı ve dizilişi, al ve akyuvarlarının özellikleri, ciğerinin, böbreğinin, kalbinin, beyninin şekilleri, vazifeleri, büyüklükleri kısacası her şeyi o nutfede şifre olarak yazılı.

    Genlerdeki bazların muhtelif dizilişlerinden değişik özellikler ortaya çıkıyor
    Bununla birlikte, hangi ilkokula gideceği, ne zaman mezun olacağı, lise ve üniversite tahsillerini nerelerde yapacağı, kimlerle arkadaş olacağı, onlarla nerelere gideceği, neler yapacağı, hayat imtihanında nelerle karşılaşacağı, ne zaman hangi hastalığa tutulacağı ve yine nerede ve ne zaman öleceği, kabir âleminde nasıl bir muamele göreceği ve ötesi... Bütün bunlar her insan için ayrı bir kitap, ayrı bir eser gibidir.

    Bu kitabın nutfedeki programla bir ilgisi yoktur. Nutfe ile başlayan rahim yolculuğunun bütün safhaları Kitab-ı Mübîn’de yazıldığı gibi, bedeni ve ruhuyla insanoğlunun hayat yolculuğunun tamamının kaydedildiği bir ezelî defterin bulunmasını akıl zarurî görüyor. İşte Üstad Bediüzzaman, bu defterin İmam-ı Mübîn olduğunu beyan ediyor.

    Şu noktanın gözden uzak tutulmaması gerekiyor: “Yazma” denilince harf harf kaleme almayı anlamak eksik olur. Genlerin dizilişi yazı yazmadan çok farklıdır. Hafızanın bir şeyi kaydetmesi de daktiloyla yazmaya benzemez. Bir teyp bandında yahut video kasetinde de sözler ve olaylar kalemle kaydedilmiyorlar.

    İşte her şeyin ve her hadisenin, Levh-i Mahfuz’un defterleri olan İmam-ı Mübîn ve Kitab-ı Mübîn’de yazılması bunların çok ötesinde bir keyfiyetledir. Bu kaydın da harflerle, kelimelerle alakası yoktur.

    Son olarak Kitab-ı Mübîn’in bir başka mânâsı üzerinde de kısaca duralım. Birçok müfessirlerimiz Kitab-ı Mübîn’in bir cihetinin Kur’an-ı Kerim olduğunu beyan ederler. Özellikle, En’am Suresinde ki, “Yaş ve kuru ne varsa hepsi Kitab-ı Mübîn’dedir (apaçık bir kitaptadır)” âyetini, Kur’an olarak izah ederler.

    Bediüzzaman Hazretleri de, Sözler adlı eserinde, “Bir kavle göre Kitab-ı Mübîn, Kur’an’dan ibarettir. Yaş ve kuru, her şey içinde bulunduğunu, şu âyet-i kerime beyan ediyor” cümlesiyle bu mânâya iştirak eder. Ve şu açıklamayı getirir: “Evet, her şey içinde bulunur. Fakat herkes her şeyi içinde göremez. Zira muhtelif derecelerde bulunur. Bazan çekirdekleri, bazan nüveleri, bazan icmâlleri, bazan düsturları, bazan alâmetleri; ya sarahaten, ya işareten, ya remzen, ya ibhamen, ya ihtar tarzında bulunurlar.”

    İlmi Heyet

  3. #3
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Levh-i mahv ispat nedir?

    Levh-i mahv ispat hakkında Üstadımız şöyle buyurur:
    "Levh-i Mahv-İsbat" ise, sabit ve daim olan Levh-i Mahfuz-u A`zam`ın daire-i mümkinatta, yani mevt ve hayata, vücud ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ve yazar bozar bir tahtasıdır ki, hakikat-ı zaman odur."

    Eşyanın Allahın ilmindeki halinde zaman söz konusu değildir. Ezel ile ebed beraberdir. Ama bunların şu vücud sayfasında yazılmaları belli bir tertip ve sıra iledir, böylece "zaman" ortaya çıkmaktadır.

    Ezbere bildiğimiz bir şiirin başı ve sonu ilmimizde beraberce bulunur. Ama bunu söylemeye veya yazmaya başladığımızda belli bir sıra ortaya çıkar.

    İlahi kudret ve iradeyle mahlukat zaman sayfasında yazılmakta (ispat) ve ölüm kanunuyla bunlar silinip (mahv) yerine yenileri gelmektedirler. İşte zamanın hakikati bu yazıp silmeye bir levha gibi olmasıdır.

  4. #4
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    LEVHİ MAHV İSPAT NEDİR? Levh-i mahv ispat Üstadın ifadesiyle "Levh-i Mahv-İsbat" ise, sabit ve daim olan Levh-i Mahfuz-u A'zam'ın daire-i mümkinatta, yani mevt ve hayata, vücud ve fenaya daima mazhar olan eşyada mütebeddil bir defteri ve yazar bozar bir tahtasıdır ki, hakikat-ı zaman odur."

    Öğretmen ilmindeki manaları yansıtmak için tahtayı kullanır. Tahta doldukça siler, yeni manaları yazar. Temsilde hata olmasın, yüce Allah da ilmindeki manalardan zamanın sayfasında yazmakta, yazdıklarını silip yeni yeni manaları göstermektedir. Eşyanın Allahın ilmindeki halinde zaman söz konusu değildir.

    Ezel ebed beraberdir. Ama bunların şu vücud sayfasında yazılmaları belli bir tertip ve sıra iledir, böylece "zaman" ortaya çıkmaktadır. Ezbere bildiğimiz bir şiirin başı ve sonu ilmimizde beraberce bulunur. Ama bunu söylemeye veya yazmaya başladığımızda belli bir sıra ortaya çıkar.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör

  5. #5
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    LEVH-İ MAHFUZ

    Arapça'da korunmuş levha demektir. İslâm'da olmuş ve olacak her şeyin yazılmış olduğu manevî levhayı dile getirir. Olmuş ve olacak şeyler Allah'ın bilgisine bağlı olduğundan Levh-i Mahfuz doğrudan Allah'ın ilim sıfatı ile ilgilidir. Korunmuş (mahfuz) olarak nitelenmesinin nedeni, burada yazılı olan şeylerin herhangi bir müdahale ile değiştirilmekten, bozulmaktan uzak olmasıdır. Kur'an'da Ümmü'l-Kitap (Kitapların Anası, Ana Kitap), Kitabun Hafîz (Koruyan Kitap), Kitabun Mübin (Apaçık Kitap), Kitabın Meknun (Saklanmış Kitap), İmamun Mubin (Apaçık İnen Kitap) ve sadece kitap olarak da anılır. İnsanların başlarına gelecek şeyleri de ihtiva ettiği için Kitabul-Kader (Kader Kitabı) da denir.

    Levh-i Mahfuz adı Kur'an'da yalnız bir ayette geçer. Bu ayette Kur'an'ın Levh-i Mahfuz'da bulunduğu bildirilir (el-Buruc, 88/22), ancak hiçbir tanım getirilmez. Buna karşılık birçok ayette nitelikleri belirtilerek tanımlanır. Buna göre Levh-i Mahfuz içinde hiçbir şeyin eksik bırakılmadığı (el-En'âm, 6/59), olacak şeylere ait bilgileri saklayan (Kaf, 50/4), yeryüzüne ve insanlara gelecek tüm belaların yazılı bulunduğu (el-Hadid, 57/22) her şeyin sayılıp tesbit edildiği (Yasin, 36/12), gökte ve yerdeki tüm gizliliklerin açıkça belirtildiği (en-Neml, 27/75), temiz yaratılan meleklerden başka kimsenin dokunamayacağı apaçık, korunmuş, koruyan, saklanmış ve ana kitap'tır.

    Bazı zayıf hadislerde Levh-i Mahfuz'un yaratılışına ilişkin bilgiler vardır. İbn Abbas'tan rivayet edildiğine göre Allah Levh-i Mahfuz'u beyaz inciden, kenarlarını da kırmızı yakuttan yarattı, kalemi de, yazısı da nurdur. Aynı konuda Enes bin Mâlik'ten yapılan bir rivayete göre de Levh-i Mahfuz'un bir yüzü yakut bir yüzü yeşil zümrüt ve kalemi de nurdur. Allah buraya yaratacağı, rızıklandıracağı, yaşatacağı, öldüreceği, izzetlendireceği ve dilediği şeylerden yapacağı herşeyi o nurdan kalemle yazdırmıştır. Bu yazma işlemi her gün ve gece sürmektedir. İbn Abbas'tan gelen zayıf bir rivayete göre Allah Levh-i Mahfuz'a ilk olarak şu sözü yazdırmıştır:

    "Muhakkak ki ben Allahım. Benden başka ilah yoktur. Rahmetim gazabımı geçmiştir. Kim ki Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammedin O'nun kulu ve resulü olduğuna şehadet ederse, ona cennet vardır" (İbn Neccar’dan naklen-Kenzu’l-ummal, 3/754-h.no: 8658).

    Yine İbn Abbas'tan gelen diğer bir rivayete göre ise Levh-i Mahfuz'a ilk olarak "Bismillahirrahmanirrahim, kazâma teslim olan ve hükmüme ram olan ve belâma da sabredeni kıyamet gününde sıddıklarla birlikte diriltirim" sözü yazılmıştır.

    Ayrıca Levh-i Mahfuz'a ilk yazılanın Fatiha Suresi olduğuna diar rivayette vardır. (bk. İbn Batta, el-ibanetu’l-Kübra, III/288).

  6. #6
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Levh-i Mahfuz nedir ve niçin kullanilir?

    Olmuşların ve olacakların, zamandaki bütün anların ve mekandaki bütün varlıkların, kısacası, her şeyin yazılı bulunduğu bir “levha”dır bu alem. İlahi ilmin aynası, kaderin defteri, kainatın programıdır.

    Bilgilerin korunduğu bu alemin insandaki küçük örneği, “hafıza”dır. Şehadet aleminde mercimek kadar küçük bir et sembolüyle temsil edilen hafıza, başımızdan geçen olayları, gördüğümüz yerleri, tanıdığımız insanları, duyduğumuz sesleri, tattığımız tatları, hayatımız boyunca edindiğimiz bütün intibaları, öğrendiğimiz bütün bilgileri içine alır, ama yine de dolmaz. Dağlar, denizler, ovalar, gökyüzü, yıldızlar, büyük küçük her şey ondadır.

    Bütün bu işler, o mercimek küçüklüğündeki et parçasının marifeti olabilir mi hiç!

    Hafıza, zekanın hazinesi, tefekkürün sermayesi, benliğimizin tarihidir. Ruhumuza takılan en değerli cihazlardan biridir. Hafızasız bir zeka işimize yaramaz. Çünkü biz, eskiden öğrendiklerimize dayanarak düşünürüz.

    Hafızanın bir de ebedi hayatımıza bakan yönü vardır. Hafıza, bir senet, bir vesika, bir belgedir. Ahiretteki muhasebe vaktinde, dünyada işlediğimiz sevapları ve günahları göstererek bize şahitlik eder.

    “levh-i mahfuz”un küçük bir misalidir bize verilen. Nasıl insanın başından geçenler bütün olaylar hafızasında yazılıyorsa, kainattaki bütün olmuş, olan ve olacak olaylar da o büyük hafızada yazılıdır. Her iki “levha”da da rabbimizin “hafiz” ismi tecelli eder.

    Sorularla İslamiyet

  7. #7
    Dost avşeren - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    23

    Standart

    İmam-Mübin:Üç özelliği vardır:
    1.Zaman-ı halden ziyade,mazi ve istikbale bakar.
    2.Herşeyin geçmiş aslını ve gelecek nesline medar bir proğramdır.
    3.İlm-i ilahinin ve emri ilahinin bir unvanıdır.
    Kitab-ı Mübin:

    1.zamanı hale bakar
    2.Gayb ve istikbalden ziyade alemi şahadete bakar.
    3.İmam-Mübin deki proğramı geometrik şekil olarak yansıtır
    4.Kudreti ilahinin unvanıdır.
    Levh-i Mahfuz:İmam-Mübin+Kitab-ı Mübin

    Levh-i Mahv-İsbat:Alem-i mana
    Levh-i Mahfuz-u Âzam:Levh-i mahfuz kasdedilmiyorsa İlm-i İlahidir
    hakikat-i zaman:Alem-i manaya "zamanın iç yüzü" veya "hakikati zaman" denilir.Zerrelerin alemi manadan aldıkları şekille şahadet alemine yazılmasınada "zamanın dış yüzü" denilir.
    Yukarıdaki konularda bir kitap yazılsa israf olmaz.Zerre Risalesi tahkik ve tedkik edilmek şartıyla bu konuda ilmel yakin derecesine ulaştırır.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Levh'i Mahfuz Nedir İbadetle Dua ile Değişirmi
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 09.11.09, 16:26
  2. İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin Nedir Müzakere Edelim
    By efnan_nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 19.08.09, 00:27
  3. Levh-i Mahfûz Hakkında
    By Bîçare S.V. in forum Fıkıh
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 23.02.09, 20:43
  4. DNA Testi, Levh-i Mahfuz’u Yokluyor!
    By Bîçare S.V. in forum Sağlık
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.12.08, 20:40
  5. İmam-ı Mübin ile Kitab-ı Mübin Aynı Şeyler midir?
    By tiRyak in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.10.07, 22:46

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0