+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 16

Konu: 24. Söz'den Sorum Var

  1. #1
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart 24. Söz'den Sorum Var

    bedevî, vahşî bir adam hiç padişahı görmemiş, saltanat haşmetini bilmiyor. Bir köyde bir ağayı nasıl tasavvur eder, o mahdut fikriyle, bir padişahı ondan büyükçe bir ağa kadar bilir. Hattâ, bizde sâdedîl bir tâife var ki, eskiden diyorlardı ki, "Padişah, kendi ocağı yanında ve tenceresinin başında pişirdiği bulgur çorbası yanında ne yapıyor; bizim ağamız onu biliyor." Demek onlar, padişahı o kadar dar bir vaziyette ve âdi bir sûrette tahayyül ediyorlar ki, kendi bulgur çorbasını kendi pişiriyor. Âdetâ bir yüzbaşı haşmetinde farz ediyorlar. Şimdi, biri o adamlardan birine dese, "Sen bugün benim için bu işi yapsan, senin bildiğin padişah haşmeti kadar sana bir haşmetlik vereceğim, yani bir yüzbaşı kadar bir rütbe vereceğim;" o söz hakikattir. Çünkü, haşmet-i padişahîden onun dar daire-i fikrine giren, ancak bir yüzbaşılık kadar bir şevkettir. İşte, dünya nazarıyla, dar fikrimizle, âhirete müteveccih hakàik-ı sevâbiyeyi o bedevî adam kadar da düşünemiyoruz. Hazret-i Mûsâ (a.s.) ve Hârun’un (a.s.) meçhûlümüz olan hakiki sevapları ile muvâzene değil-çünkü teşbih kaidesi meçhûlü mâlûma kıyas eder-belki muvâzene edilen, mâlûmumuz olan ve tahminimize giren sevaplarıyla, bir abd-i mü’minin bir virdine mukabil meçhûlümüz olan hakiki sevâbıdır.
    Hem de, deniz yüzü ile katrenin gözbebeği, güneşin tamam aksini tutmakla müsâvidirler; fark, keyfiyettedir. Hazret-i Mûsâ (a.s.) ve Hârun’un (a.s.) deniz-misâl âyine-i ruhlarına in’ikâs eden mahiyet-i sevap, bir katre hükmünde, bir abd-i müminin bir âyetten aldığı aynı mahiyet-i sevaptır. Mahiyetçe, kemiyetçe birdirler; keyfiyet ise, kabiliyete tâbidir.




    Altı cizili yerleri acıklar mısınız?Ama mümkünse yarım saate kadar
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  2. #2
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    daha önce böyle bir konunun açıldığını hatırlıyorum..yöneticilerin ilgisine... yarım saate kadar boya küpümü bu mubarek...
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  3. #3
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    evet bu konu güzelce işlenmişti diye hatırlıyorum .
    İsterseniz bir arama yapın sonuç alınamazsa değinilir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  4. #4
    Yasaklı Üye abdussamedfani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1.195

    Standart

    bazı amellerin, evradaların mükafatları konusunda, bazı hadislerde ki çok büyük vaadleri açıklıyor.
    insanlar ;"acaba bu kadar büyük vaad, mübalağa olmuyor mu?" şeklinde düşünebiliyor.
    hadislerdeki o büyük mükafatlar, kişinin algısına göredir. bu noktadan mübalağa olmuyor.
    mesela ; "filan sure, bütün kuran kadar sevabı var..." benzeri rivayetlerde, mübalağa yok. o hadisin muhatabı olan şahısın, "bütün kuranın okunması ile kazanacağı sevabı ne kadar aklı alabiliyorsa; işte, o surenin sevabı da o kadardır " şeklinde, o sureden elde edeceği sevap izah edillmiş oluyor. çünki, o surenin sevabının büyüklüğü, o kişiye ancak bu şekilde anlatılabiliyor.

    naçizane ben bu kadar karman çorman anlatayaım dedim.

  5. #5
    Yasaklı Üye celine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    390

    Standart

    Altı çizili yerleri zaten arkadan açıklanıyor =)

    İşte, dünya nazarıyla, dar fikrimizle, âhirete müteveccih hakàik-ı sevâbiyeyi o bedevî adam kadar da düşünemiyoruz. Hazret-i Mûsâ (a.s.) ve Hârun’un (a.s.) meçhûlümüz olan hakiki sevapları ile muvâzene değil-çünkü teşbih kaidesi meçhûlü mâlûma kıyas eder-belki muvâzene edilen, mâlûmumuz olan ve tahminimize giren sevaplarıyla, bir abd-i mü’minin bir virdine mukabil meçhûlümüz olan hakiki sevâbıdır.

    Hem de, deniz yüzü ile katrenin gözbebeği, güneşin tamam aksini tutmakla müsâvidirler; fark, keyfiyettedir. Hazret-i Mûsâ (a.s.) ve Hârun’un (a.s.) deniz-misâl âyine-i ruhlarına in’ikâs eden mahiyet-i sevap, bir katre hükmünde, bir abd-i müminin bir âyetten aldığı aynı mahiyet-i sevaptır. Mahiyetçe, kemiyetçe birdirler; keyfiyet ise, kabiliyete tâbidir.

  6. #6
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    Allah razı olsun hepinizden...Yarım saate kadar dedim cünkü ders konusu burayı belirledim.Burası zihnimde tam oturmadı o sebeble...Yani işlenmişse bile arayacak vaktim yok...
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  7. #7
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    Bi abi demiştiki;
    bir nefer komutanini yani padisahini onbasi olarak bilir... tabi boylelikle de onbasidan gorecegi muameleyi gorur... dua isterken onbasindan istiyor gibi isterse, onbasinin yapabilecegi kadar verilir... onbasinin hukmu, yuzbasinin oldugu yerde gecmez mesela... dua ederken duanin basinda ta'zim ifade eden sozler soyleriz... mesela cevsendeki gibi... on tane sey soyluyor sonra istegini dile getiriyor...

    bu ise duada niyaz ettigimiz Zatin unvanlarinda, once kendi alemimizde yukseliyoruz, sonra o makamdan istiyoruz...

    yani onlari demesek onbasindan isteyecek iken, onlari diyerek, istedigimiz Zatin yetkilerini, gucunu, kudretini, ikrar edip, binbasindan hatta daha yukarilardan isteyebiliyoruz...



    Buranın altılı cizili yerlerle alakası var mı acaba?
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  8. #8
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı şakirdim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bedevî, vahşî bir adam hiç padişahı görmemiş, saltanat haşmetini bilmiyor. Bir köyde bir ağayı nasıl tasavvur eder, o mahdut fikriyle, bir padişahı ondan büyükçe bir ağa kadar bilir. Hattâ, bizde sâdedîl bir tâife var ki, eskiden diyorlardı ki, "Padişah, kendi ocağı yanında ve tenceresinin başında pişirdiği bulgur çorbası yanında ne yapıyor; bizim ağamız onu biliyor." Demek onlar, padişahı o kadar dar bir vaziyette ve âdi bir sûrette tahayyül ediyorlar ki, kendi bulgur çorbasını kendi pişiriyor. Âdetâ bir yüzbaşı haşmetinde farz ediyorlar. Şimdi, biri o adamlardan birine dese, "Sen bugün benim için bu işi yapsan, senin bildiğin padişah haşmeti kadar sana bir haşmetlik vereceğim, yani bir yüzbaşı kadar bir rütbe vereceğim;" o söz hakikattir. Çünkü, haşmet-i padişahîden onun dar daire-i fikrine giren, ancak bir yüzbaşılık kadar bir şevkettir. İşte, dünya nazarıyla, dar fikrimizle, âhirete müteveccih hakàik-ı sevâbiyeyi o bedevî adam kadar da düşünemiyoruz. Hazret-i Mûsâ (a.s.) ve Hârun’un (a.s.) meçhûlümüz olan hakiki sevapları ile muvâzene değil-çünkü teşbih kaidesi meçhûlü mâlûma kıyas eder-belki muvâzene edilen, mâlûmumuz olan ve tahminimize giren sevaplarıyla, bir abd-i mü’minin bir virdine mukabil meçhûlümüz olan hakiki sevâbıdır.
    Hem de, deniz yüzü ile katrenin gözbebeği, güneşin tamam aksini tutmakla müsâvidirler; fark, keyfiyettedir. Hazret-i Mûsâ (a.s.) ve Hârun’un (a.s.) deniz-misâl âyine-i ruhlarına in’ikâs eden mahiyet-i sevap, bir katre hükmünde, bir abd-i müminin bir âyetten aldığı aynı mahiyet-i sevaptır. Mahiyetçe, kemiyetçe birdirler; keyfiyet ise, kabiliyete tâbidir.



    Altı cizili yerleri acıklar mısınız?Ama mümkünse yarım saate kadar
    Kardeş mevzuya bir hadis-i şerifle değinelim evvelen :


    <FONT face=Arial><B><SPAN lang=DE style="FONT-FAMILY: Arial; mso-ansi-language: DE">"Cennetlik kimseler makamlarına kavuştuklarında, Hak Teâlâ AZÂMET ve KİBRİYÂsını gizleyen PERDEYİ aralar ve;“ Ben sizin yüceler yücesi Rabbınızım” buyurur.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  9. #9
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kardeş bir cevap vermeye çalıştık ama forumda bir sorun var galiba çıkmamış

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  10. #10
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    neyse ablam.İnş daha sonra deneyin ben bakayım.Size zahmet verdim hakkınızı helal edin.Şimdi cıkıyorum sonra eklerseniz okurum inş...
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bir Sorum Var
    By yağmur_damlası in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 13.09.09, 19:18
  2. Bir sorum var...
    By whisper87 in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.10.08, 20:32
  3. Bir Sorum Var !
    By alanyali in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 18.11.07, 23:12
  4. Sorum Var
    By Sonsuz-Nur in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.08.06, 17:40

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0