+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: 9. Söz'den Sorularım Olacaktı

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart 9. Söz'den Sorularım Olacaktı

    Evet, herbir namazın vakti, mühim bir inkılâb başı olduğu gibi, azîm bir tasarruf-u İlâhînin aynası ve o tasarruf içinde ihsanât-ı külliye-i İlâhiyenin birer ma'kesi olduğundan, Kadîr-i Zülcelâle o vakitlerde daha ziyâde tesbih ve tâzim ve hadsiz nimetlerinin iki vakit ortasında toplanmış yekûnuna karşı şükür ve hamd demek olan namaza emredilmiştir. Şu ince ve derin mânâyı bir parça fehmetmek için "Beş Nükte"yi nefsimle beraber dinlemek lâzım.

    ilk olarak altı çizgili yerin ne manaya geldiğini öğrenmek istiyordum şimdiden teşekkürler

  2. #2
    Yasaklı Üye celine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    390

    Standart

    Dördüncü Nükte: Nasılki haftalık bir saatin sâniye ve dakika ve saat ve günlerini sayan milleri birbirine bakarlar, birbirinin misalidirler ve birbirinin hükmünü alırlar. Öyle de; Cenab-ı Hakk’ın bir saat-ı kübrası olan şu âlem-i dünyanın sâniyesi hükmünde olan gece ve gündüz deveranı ve dakikaları sayan seneler ve saatleri sayan tabakat-ı ömr-ü insan ve günleri sayan edvar-ı ömr-ü âlem birbirine bakarlar, birbirinin misalidirler ve birbirinin hükmündedirler ve birbirini hatırlatırlar.

    Meselâ:


    Fecir zamanı, tulûa kadar, evvel-i bahar zamanına, hem insanın rahm-ı madere düştüğü âvânına, hem semavat ve arzın altı gün hilkatinden birinci gününe benzer ve hatırlatır ve onlardaki şuunat-ı İlahiyeyi ihtar eder.

    Zuhr zamanı ise, yaz mevsiminin ortasına, hem gençlik kemaline, hem ömr-ü dünyadaki hilkat-ı insan devrine benzer ve işaret eder ve onlardaki tecelliyat-ı rahmeti ve füyuzat-ı nimeti hatırlatır.



    Asr zamanı ise, güz mevsimine, hem ihtiyarlık vaktine, hem âhirzaman Peygamberinin (Aleyhissalâtü Vesselâm) asr-ı saadetine benzer ve onlardaki şuunat-ı İlahiyeyi ve in’amat-ı Rahmaniyeyi ihtar eder.



    Mağrib zamanı ise, güz mevsiminin âhirinde pekçok mahlukatın gurubunu, hem insanın vefatını, hem dünyanın kıyamet ibtidasındaki harabiyetini ihtar ile, tecelliyat-ı celaliyeyi ifham ve beşeri gaflet uykusundan uyandırır, ikaz eder.


    İşâ’ vakti ise, âlem-i zulümat, nehar âleminin bütün âsârını siyah kefeni ile setretmesini, hem kışın beyaz kefeni ile ölmüş yerin yüzünü örtmesini, hem vefat etmiş insanın bakiyye-i âsârı dahi vefat edip nisyan perdesi altına girmesini, hem bu dâr-ı imtihan olan dünyanın bütün bütün kapanmasını ihtar ile Kahhar-ı Zülcelal’in celalli tasarrufatını ilân eder.

    Gece vakti ise, hem kışı, hem kabri, hem âlemi

    i Berzahı ifham ile, ruh-u beşer rahmet-i Rahman’a ne derece muhtaç olduğunu insana hatırlatır. Ve gecede teheccüd ise, kabir gecesinde ve Berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, ikaz eder ve bütün bu inkılabat içinde Cenab-ı Mün’im-i Hakikî’nin nihayetsiz nimetlerini ihtar ile ne derece hamd ü senaya müstehak olduğunu ilân eder.

    İkinci sabah ise, sabah-ı haşri ihtar eder. Evet şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı, ne kadar makul ve lâzım ve kat’î ise, haşrin sabahı da, Berzahın baharı da o kat’iyyettedir.

    Demek bu beş vaktin herbiri, bir mühim inkılab başında olduğu ve büyük inkılabları ihtar ettiği gibi; kudret-i Samedaniyenin tasarrufat-ı azîme-i yevmiyesinin işaretiyle; hem senevî, hem asrî, hem dehrî, kudretin mu’cizatını ve rahmetin hedâyâsını hatırlatır.

  3. #3
    Gayyur süraka - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    87

    Standart

    Abi sorularlarisaleinurda çok güzel izah edilmiş bilmiyorum faydası olurmu size aktarayım inşallah..

    Değerli Kardeşimiz;


    Üstadımız, bu meseleyi 9. Söz’ün 4. nüktesinde geniş olarak anlatıyor. Biz sadece bir namaz vaktinin nasıl bu manalara ma’kes olduğunu izah edelim:

    Mesela sabah namazının vakti tan yerinin ağarmasından güneş doğana kadardır. Tüm dünyayı aydınlatan ve tüm varlıkları ısıtan ve tüm canlıların hayat kaynağı olan güneşin çıkışı üzerine düşünelim. Güneş nasıl bitmez tükenmez bir enerji kaynağı, ne büyük bir nimettir. Yaradan dünyamızdan bir milyon üçyüzbin defa büyük kütleyi bize hizmetkar yapmış.

    Dünyamız kendi etrafında ve güneşin etrafında nasıl bir hızla dönüyor ve o kadar hıza rağmen bizi hiç sarsmıyor. Güneşe ve dünyamızın bu muhteşem seyahatine ne kadar muhtacız. Bu ihtiyacımızı yerine getirmek için, her gün saniye şaşırmadan, en küçük bir intizamsızlığa müsaade etmeden bu görevleri ifa eden bu dehşetli kütleleri emrimize veren Rabbimizin sergilediği bu dehşetli inkılap ne kadar ibretli, hayrete ve hayranlığa değer değil mi? Bunların hepsi de nimet olduklarından şükran, minnettarlık ve mahcubiyet hisleri ile karşılanmak gerekmez mi?

    Saatimizin saniyeyi gösteren ibresinin dönüşünü gördüğümüz zaman biraz geç de olsa dakika ibresinin de hareket edeceğini, biraz sonra saat ibresinin, bir müddet sonra da gün sayacının döneceğini biliriz. Aynı şekilde, gecenin karanlık örtüsünün kalkmaya başlaması olan günün ağarışı, kışın beyaz örtüsünden sıyrılışı demek olan baharın ilk günlerini hatırlatır. Bahar denilen muhteşem ilahi san’at fuarındaki gözler kamaştıran, akıllara durgunluk veren yaratılış mucizelerini ve serilen muhteşem ziyafet sofralarını göz önüne getirir. Bu büyük inkılap ve nimetlere karşı nasıl bir hürmet ve şükran hisleri taşımamız gerektiğini hatırlatır.

    Sonra güneşin doğuşa hazırlanması, baharın uyanmaya başlamasından sonra, insan ömrü içinde insanın anne rahmindeki doğuma hazırlandığı zamana da işaret eder. Rabbimizin bizi bir damlacık sudan nasıl bir muhteşem sanatla inşa ettiğini, ne paha biçilmez alet ve duygularla donattığını düşündürür. Bu akıllara durguluk veren yaratış ve gözleri kamaştıran nimetler insanı secdeye davet etmez mi?

    Sonra güneşin doğuşa hazırlanması, baharın uyanması ve insanın doğuma hazırlanmasından başka, kainatın doğuşunun ilk günlerini de hatırlatır, tüm kainatın muhteşem bir kader planıyla muazzam bir kudretin tasarrufuyla varlık sahasına çıkışının ilk anlarını akla getirir.

    İşte bunların her biri:

    1- Müthiş bir inkılap (yani dudak uçuklatacak bir dönüşüm),

    2- Azim bir tasarrufu ilahi (akıllara durgunluk verecek ilahi bir icraat) ve

    3- İhsanat-ı külliye-i ilahiyenin (bizi şükran ve minnetle iki büklüm edecek kadar hesapsız nimetler )’dir.

    Diğer namaz vakitlerinin de benzer tefekkür manzaraları açtığını Üstad 9. Söz 4. Nüktede hayranlık uyandıracak bir letafetle anlatıyor.

  4. #4
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Her ikinizede teşekkür ederim allah razı olsun

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nur Talebesi Kardeşlerime Sorularım!
    By izzettinelfaris in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 58
    Son Mesaj: 23.10.09, 21:37
  2. Soracak Sorularım Var...
    By yasemenn in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 30.09.09, 15:24
  3. Neden Sorularım Silindi?
    By naz in forum İstek, Öneri ve Forum Yardımı
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 25.06.08, 16:27
  4. İhtiyarlar Lem'asından Sorularım
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 26.10.07, 16:44
  5. Sorularım Var (Kaynak Vererek Cevaplayın
    By zeugma in forum Fıkıh
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 08.10.06, 12:36

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0