+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 14

Konu: Sinsi Bir Desise !

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart Sinsi Bir Desise !

    Kardeşler , mesnevi-i nuriye' de çok ilginç bir desiseye şahit oldum yanlış anlamamak için sorularla risale sitesine danışmıştım , mukni bir cevap vermişler sizlerle paylaşmak isterim.

    Bazı dünyevi işlerini ebedileştirmek için şöyle bir desise de vardır ki, "Matluplarımın dünyada semereleri olmasa da esasları ahiretle muttasıl ve ahirette faydaları vardır" diye müteselli oluyor. Mesela, ilim gibi, "Dünyada menfaati olmasa bile ahirette faydası vardır" diye iyi ciheti göstermekle, kötü ciheti altında yutturur.

    Yukarıda anlatılanları ' desise ' kılan şey nedir ? Bu düşüncede saklanan Kötü cihet nedir ?


    Değerli Kardeşimiz;

    Burada asıl gaye ve maksadı dünya ve menfaatleri olan bir insanın halet-i ruhiyesini tespit ve ahreti kullanarak kendisine nasıl teselli verdiğini izah ediyor.Dünyayı hedef yapan bir adam dünyevi işlerinin bizzat dünyada da neticesini göremediği için kendini teselli etmek için ahreti kullanır. Halbuki ahretin saadeti Allah’ın rızasının bir neticesidir ihlas ile olur.Yani ahreti dünyasına ve dünyevi huzuruna bir vasıta bir dirsek yapıyor halbuki durum tersine olması lazım.

    ------------------------------------

    Fesubhanallah !!! arkadaşlar çok enteresan zira hiç farkında olmadan bu desiseye benimde çok düşdüğümü son zamanlarda idrak ediyorum şöyle ki :
    Dünyanın benden , benim ondan küsdüğüm ; işlerin yolunda gitmediği ( ! )musibet vb. hallerde ' ahiret ' ile kendimi teselli ediyor , burada kavuşamadığım saadet ve lezzetlere belki orada kavuşurum diye dünyada
    ahiret bana bir teselli oluyordu , zahiren bakarsanız ahirete özlem duyan , ahirete kavuşmak isteyen bir muttaki görüntüsü altında nefsinin lezzetinin arayan nefisperest yatıyormuş ! Bu tespitimin sağlamasını şu şekilde yaptım :
    Aksine dünyanın yüzüme güldüğü , göz kırpdığı durumlarda , diğer durumdaki haldeyken hissettiğim şiddette bir ahiret özlemi ile yanmıyor zira ahirette kavuşmaya basamak yaptığım lezzete kör hissiyatım zaten sahip olduğu için dünya ; içerisinden çıkmaya heves duyduğum bir yerden ' bulunmakdan gayet memnun olduğum bir mekan ' a inkilab ediyor '

    Üstadın yukarıdaki ifadeleri ile 'samimiyet' ve 'ciddiyet' gibi kavramları tekrar sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Üçüncü Nokta: Bu dünya dârü'l-hikmettir, dârü'l-hizmettir; dârü'l-ücret ve mükâfat değil. Buradaki a'mâl ve hizmetlerin ücretleri berzahta ve âhirettedir. Buradaki a'mâl berzahta ve âhirette meyve verir.

    Madem hakikat budur; a'mâl-i uhreviyeye ait neticeleri
    dünyada istememek gerektir. Verilse de, memnunâne değil, mahzunâne kabul etmek lâzımdır. Çünkü, Cennetin meyveleri gibi, kopardıkça yerine aynı gelmek sırrıyla bâki hükmünde olan amel-i uhrevî meyvesini, bu dünyada fâni bir surette yemek, kâr-ı akıl değildir. Bâki bir lâmbayı, bir dakika yaşayacak ve sönecek bir lâmba ile mübadele etmek gibidir.

    İşte bu sırra binaen, ehl-i velâyet, hizmet ve meşakkat ve musibet ve külfeti hoş görüyorlar, nazlanmıyorlar, şekvâ etmiyorlar.
    diyorlar. Keşif ve keramet, ezvak ve envar verildiği vakit, bir iltifât-ı İlâhî nevinden kabul edip setrine çalışıyorlar. Fahre değil, belki şükre, ubudiyete daha ziyade giriyorlar. Çokları o ahvâlin istitar ve inkıtâını istemişler, tâ ki amellerindeki ihlâs zedelenmesin. Evet, makbul bir insan hakkında en mühim bir ihsan-ı İlâhî, ihsanını ona ihsas etmemektir - tâ niyazdan naza ve şükürden fahre girmesin.

    İşte bu hakikate binaendir ki, velâyeti ve tarikati isteyenler, eğer velâyetin bazı tereşşuhâtı olan ezvak ve kerâmâtı isterlerse ve onlara müteveccih ise ve onlardan hoşlansa, bâki, uhrevî meyveleri fâni
    dünyada, fâni bir surette yemek kabilinden olmakla beraber, velâyetin mayası olan ihlâsı kaybedip velâyetin kaçmasına meydan açar.

    29. mektub

  3. #3
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart

    Evet samimiyet ve ihlas konularında kendimizi yoklamamıza vesile harika bir paylaşım oldu tekrar..ALLAH Razı Olsun Gülşah Kardeşim..
    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

  4. #4
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    Allah razı olsun...
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  5. #5
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Buraya ve bu başlığa ne kadar uygun bilemiyorum ama, yazmadan da geçemiyeceğim.

    Hani şu kızlarımızın okumasını engellemek için olmadık atraksiyonlar yapan, "onlar okurlarsa bilinçli dindar nesiller yetiştirirler bu da bizim işimize gelmez; öyleyse bunları engelleyelim" düşüncesinde olan mihraklar var ya; bunlar gerçekten kafasız! Engellemeye çalıştıkları kızlar bakın nelerle uğraşıyorlar!

    A benim akıllılarım. Bırakın okusunlar; her biri dünyevî bir meşgalenin peşine takılsın. Şu yukarıdaki gibi hakikatleri öğrenecek te, araştıracak ta vakitleri kalmasın değil mi?! Sizin aklınız bu kadar işte!

    Allah sizlerden razı olsun kızlar. Ne güzel hakikatleri nazarlarımıza sunuyorsunuz! Hepinizi tebrik ediyorum.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  6. #6
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    evet gulsah kardeş .Kendi nefsimin bu konudaki aldatmacasını 32.sözdeki bir kısmı okurken farketmiştim.Dünyayı sevmiyoruz ama acaba neden sevmiyoruz?Üstad dünyayı hakir görenleri dörde ayırmış:

    Şimdi, dünyayı tahkir edenler dört sınıftır.

    Birincisi, ehl-i mârifettir ki, Cenâb-ı Hakkın mârifetine ve muhabbet ve ibâdetine sed çektiği için tahkir eder.

    İkincisi, ehl-i âhirettir ki; ya dünyanın zarûrî işleri onları amel-i uhrevîden men ettiği için, veyahut şuhud derecesinde İmân ile Cennetin kemâlât ve mehâsinine nisbeten dünyayı çirkin görür. Evet, Hazret-i Yûsuf Aleyhisselâma güzel bir adam nispet edilse, yine çirkin göründüğü gibi; dünyanın ne kadar kıymettar mehâsini varsa, Cennetin mehâsinine nispet edilse, hiç hükmündedir.

    Üçüncüsü, dünyayı tahkir eder; çünkü, eline geçmez. Şu tahkir, dünyanın nefretinden gelmiyor, muhabbetinden ileri geliyor.

    Dördüncüsü, dünyayı tahkir eder; zîrâ, dünya eline geçiyor, fakat durmuyor, gidiyor. O da kızıyor. Teselli bulmak için tahkir eder, "Pistir" der. Şu tahkir ise, o da dünyanın muhabbetinden ileri geliyor.

    Halbuki, makbul tahkir odur ki, hubb-u âhiretten ve Mârifetullâhın muhabbetinden ileri gelir.
    Demek, makbul tahkir, evvelki iki kısımdır. Cenâb-ı Hak, bizi onlardan yapsın.
    **

    Hz. Yusuf'un kıssasınından almamız gereken çok dersler var,bizlerin sıkıntılı zamanlarda ahiretle ferahlayıp saadet zamanlarımızda pek de özlem duymamamıza nazaran, Hz. yusuf o kadar sıkıntıdan sonra dünyayın ona tam güldüğü bir zamanda ölümü istemiş.

    "Hem Hazret-i Yusuf'un âli sıddıkıyetini gösteriyor ve diyor:

    Dünyanın en parlak ve en sürurlu hâleti dahi ona gaflet vermiyor, onu meftun etmiyor; yine âhireti istiyor. " 23. mektup
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Allah hepimizden razı olsun ,
    Allah ömrünüze bereket versin osmanoğlu abi

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Çok güzel ve çok ince bir ders.Allah razı olsun Gülşah kardeş.Vesile oldunuz.Her zaman söylediğim gibi Risale-i Nurlarda o kadar mükemmel kavramlar ve konular var ki anlaşılmayı ve paylaşılmayı bekliyor.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  9. #9
    Vefakar Üye nur_hadimi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    389

    Standart

    ALLAHUEKBER ne kadar ihtiyacım varmış meğer ALLAH RAZI OLSUN
    GENÇLİK HİÇ ŞÜPHE YOK Kİ GİDECEK.

  10. #10
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Elhâsıl: Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksad yapsa,
    zâhiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir.
    Ve her kim,

    hayat-ı bâkiyeye ciddî müteveccih ise,
    saadet-i dâreyne mazhardır.

    Teşekkür ederiz nefsimize güzel bir ikaz oldu.Allah razı olsun.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Migren Sinsi ve Kadınsever Bir Hastalık
    By akıncı in forum Sağlık
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06.08.08, 11:34
  2. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.08.07, 13:12

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0