+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Nefsü'l-Emriyenin Hâssa-i Münhasırası Ne Demek?

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart Nefsü'l-Emriyenin Hâssa-i Münhasırası Ne Demek?

    Evet, melce, yalnız mârifet-i Sânidir.
    Demek, şu iki noktayla bu derece nizam-ı âlemde hükümfermâlık, hakikat-i nefsü'l-emriyenin hâssa-i münhasırası olduğu için, her vicdanda iki pencere olan şu iki noktadan vücud-u Sâni tecellî ediyor. Akıl görmezse de fıtrat görüyor. Vicdan nezzardır; kalb penceresidir.




    Muhteremler altı çizili yer ne manaya gelmekte

  2. #2
    Müdakkik Üye sırr-ı gurbet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    Güzelliklerin Olduğu Her Yer
    Yaş
    40
    Mesajlar
    736

    Standart

    ben yenı uyeyım rısaleı nuru tam ogrenmek ıstıyorum ne yapmalıyım

  3. #3
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Alıntı ulviye Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ben yenı uyeyım rısaleı nuru tam ogrenmek ıstıyorum ne yapmalıyım


    kardeşim hoş geldiniz öğrenmenin yolu önce sormaktan geçiyor benim yaptığım gibi ama kabiliyetiniz ve latifeleriniz benim gibi dumura uğramamışsa çok çabuk mesafe kat edersiniz maşallah ev okumaları radyo programları tv programları ile hakikatleri öğreniriz inşallah birde forumların katkısını unutmamak lazım

  4. #4
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Alıntı karatoprak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet, melce, yalnız mârifet-i Sânidir.
    Demek, şu iki noktayla bu derece nizam-ı âlemde hükümfermâlık, hakikat-i nefsü'l-emriyenin hâssa-i münhasırası olduğu için, her vicdanda iki pencere olan şu iki noktadan vücud-u Sâni tecellî ediyor. Akıl görmezse de fıtrat görüyor. Vicdan nezzardır; kalb penceresidir.




    Muhteremler altı çizili yer ne manaya gelmekte
    Üstad haz . nin burada kast ettiği iki nokta

    1- nokta-i istinad
    2- nokta-i istimdad olsa gerektir.

    Kainatın mükemmel bir surette yaratılmıştır.Eğer akıl körü körüne bu mükemmelliği ,kör tesadüfe ve tabiata verse ,vicdan veremez.

    Çünkü ,hayatın dağdağası içinde her an müşehade ettiği ve edebileceği bela ve muzahemelerle dehşete düşecek ,aciz kalacak,fakra düşecek,başına gelen hadiselerden ciğeri parçalanacak ve cehennem gibi bir haleti yaşayacaktır.Bu iki yaranın tedavisi ,yegane melce ve dayanak olan ,rabbi rahımı olan allahtır.

    Akıl tatil olsada ,vicdan penceresi o dayanak noktasına karşı her an müteveccihtir.Şems-i ezeli olan allah ,o pencereden zuhur eder her an ten vir eder.Ani surette öyle tecelli ederki bir anda teslli eder teselli bulur.

    onuncu hüccette enfüsi tefekküre bakan iki kelime ,bu kısma ne güzel işaret ediyor.
    Birinci Kelime
    ta şöyle bir müjde var ki:
    Hadsiz hâcâta müptelâ, nihayetsiz a'dânın hücumuna hedef olan ruh-u insanî şu kelimede öyle bir nokta-i istimdad bulur ki, bütün hâcâtını temin edecek bir hazine-i rahmet kapısını ona açar. Ve öyle bir nokta-i istinad bulur ki, bütün a'dâsının şerrinden emin edecek bir kudret-i mutlakanın sahibi olan kendi Mâbudunu ve Hâlıkını bildirir ve tanıttırır, sahibini gösterir, mâliki kim olduğunu irâe eder. Ve o irâe ile, kalbi vahşet-i mutlakadan ve ruhu hüzn-ü elîmden kurtarıp, ebedî bir ferahı, daimî bir süruru temin eder.


    İkinci Kelime
    Şu kelimede şifalı, saadetli bir müjde vardır. Şöyle ki:

    Kâinatın ekser envâıyla alâkadar ve o alâkadarlık yüzünden perişan ve keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen ruh-u beşer ve kalb-i insan, kelimesinde bir melce, bir hâlâskâr bulur ki, onu bütün o keşmekeşten, o perişaniyetten kurtarır. Yani, mânen der: Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellûk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle hâlledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  5. #5
    Vefakar Üye BEYAZ007 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    *antalya*
    Mesajlar
    444

    Standart

    Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellûk edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle hâlledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.
    ALLAH cc razı olsun Ahmed abi...
    Bu kulunu hizmet-i imaniye ve Kur'âniyede daima muvaffak eyle.Cümlesine ihlas-ı tam ihsan eyle. Cümlesinin kusurlarını ve günahlarını mağfiret eyle. Cümlesini dünyada a'mal-i hayriye içinde hüsn-i hatimeye mazhar eyle, ukbada Cennet-ül Firdevsde sakin etmekle mesut eyle Âmin. Âmin. Âmin.

  6. #6
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    şu nokta-i istimdat ve nokta-i istinadla bu derece nizam-ı alemde hükümfermalık, hakikat-ı nefsül'emriyenin hassa-i münhasırası olduğu için, her vicdanda iki pencere olan şu iki noktadan Sani-i Zülcelal marifetini kalb-i beşere daima tecelli ettiriyor. Akıl gözünü kapasa da, vicdanın gözü daima açıktır.

    Ahmetnadimcavgan kardeşimiz güzel izah buyurmuşlar. Âciz de belki Karatoprak kardeşimin nasıl bir izahla mutmain olduğunu birazcık idrak edebildiğim için kısa bir meal yazmak arzu ediyorum:
    İnsan bu kâinatta yaşadığı müddetçe hayatın dağdağasından, musibetlerinden, kavgalarından, müzahemetlerinden v.s. rahatsız olmakta, huzursuzluk duymakta, korkmakta ve –Risale-i Nur’un ifadesiyle- “mânevî bir cehennemi” bu dünyada dahi hissetmektedir. İşte insan bu “ cehennem azabını” hatırlatan hâlâttan kurtulmak için bir “nokta-i istinad” ve bir “nokta-i istimdat” aramaktadır. İşte bu nokta-i istinad ve nokta-i istimdat ise Üstadımız’ın ifadesi ile “ marifet-i Sanidir.”
    Şu istimdat ve istinad noktalarının alemin nizamında bu kadar hükmünü ifa ediyor olması –kim ne düşünürse düşünsün, nasıl hüküm verirse versin- nefsül’emirde yani aslında, yani hakikatinde bu kâinatın bir yaratıcısı, bir mutasarrıfı bulunduğunun en kat’î delilidir. Bunu anlamak için de akıl tatile çıkıp istifa bile etse, “vicdan” denen bir pencere bize bu kâinatın bir Sanîi, bir Hâkimi, bir Mutasarrıfı olduğunu göstermeye yeter.
    Şeklinde manâlar anlıyorum o cümleden.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  7. #7
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Hepinize ayrı ayrı teşekkürler ediyorum iyiki varsınız benim asıl öğrenmek istediğim yer aşağıdaki kısımdı ama diğer cevaplar artı bir değer olmuş şu an içimden geçenleri tarif edemiyorum beni sevindirdiniz Allah'da sizleri sevindirsin


    Şu istimdat ve istinad noktalarının alemin nizamında bu kadar hükmünü ifa ediyor olması –kim ne düşünürse düşünsün, nasıl hüküm verirse versin- nefsül’emirde yani aslında, yani hakikatinde bu kâinatın bir yaratıcısı, bir mutasarrıfı bulunduğunun en kat’î delilidir

  8. #8
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    Alıntı karatoprak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    nizam-ı âlemde hükümfermâlık, hakikat-i nefsü'l-emriyenin hâssa-i münhasırası .
    Kainattaki muntazzam ve muazzam hükümranlık ve hakimiyet ve bu hakimiyetin sahibinin de kudreti dünya ve ahireti içine almıştır. Bu allah'ın koymuş olduğu muazzam bir realitedir. Böyle bir realitenin de anlaşılması için Allah bize iki nokta yerleştirmiş ki onlarla bu hakikatı anlayalım.

    Mutlak aczimizin karşısında düşmanlarımızın nihayetsizliği durumunda hemen buralite olan hükümranlıktan faydalanarak O'na rücu ediyor ve onun havl ve kudretine dayanıyoruz yani istinad ediyoruz. İşte nokta-i istinad

    Diğer taraftan da nihaysiz ihtiyaç sahibi olduğumuz halde bunları karşılamak ve bunları elde etmek için ise sermayemiz hiç hükmünde. Bu durumda yine O Zat'a muhatap oluyoruz ve diyoruz ki O Zat'ın saltanatı sadece bu dünya değil. Bu dünya imtihan ve hikmet dünyası olduğu için tatmaya izin var doymaya yok. O halde O baan ebedi bir emeleketi vaad etmiş ve de beni oaray alacaktır der ve ihtiyaçlarına bir imdat geldiğini görür. İşte nokta-i istimdat.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Anne Demek .....
    By gamze-i_dilruzum in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.02.13, 11:26
  2. "Allahu Ekber!" Demek, Ne Demek?
    By istiğna in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 25.12.08, 14:12
  3. Ben (Demek )
    By Firdevsi-ala in forum Şiirler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 23.12.07, 20:08
  4. Resul Ne Demek?Nebi Ne Demek?
    By mihrali in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 143
    Son Mesaj: 09.12.07, 10:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0