+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Mele-i Ala ve Selasil-i Resail Ne Demektir?

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart Mele-i Ala ve Selasil-i Resail Ne Demektir?

    Eğer desen: Neden herkes aklıyla görmüyor?
    Elcevap: Kemal-i zuhurundan... Evet, şiddet-i zuhurdan görünmemek derecesine gelenler vardır: cirm-i şems gibi.
    Yani, eb'âd-ı vâsia-i âlemin sayfasında Nakkaş-ı Ezelînin yazdığı silsile-i hâdisatın satırlarına hikmet nazarıyla bak ve fikr-i hakikatle sarıl. Tâ ki mele-i âlâdan gelen selâsil-i resâil, seni âlâ-yı illiyyîn-i yakîne çıkarsın.

    Altı işaretli yerin ne manaya geldiğini öğrenmek istiyordum

  2. #2
    Dost seretan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Yaş
    38
    Mesajlar
    29

    Standart

    http://www.sorularlarisaleinur.com/s...lliyat&id=6731
    Ben de merak ediyorum.Ehil ağabey ve ablalarım lütfen yardımcı olunuz.
    Bütün insanlar cennete girse ve cehenneme girecek sadece bir insan olsa korkarım ki o ben olurum.
    Hz.Ebubekir(R.A)

  3. #3
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Muhakemat’ta, Üçüncü Makale’nin Birinci Maksad’ında geçen bu bölümde Üstad, kâinatın bütün mürekkebatında, yani kâinatı meydana getiren bütün varlıkların icatlarında veya birbirleri ile münasebetlerinde, terkiplerinde vazife yapan zerrelerin, bu kâinatın Sanîine, O’nun Zât ve Sıfat ve Şuunatına delil olduklarını anlatır. Kâinattaki zerratın, Sanîlerine olan delâleti, kendi varlıklarına olan delâletinden kat kat fazla olduğunu beyan ediyor Üstad.
    Zerrelerin bu delâletlerini herkesin aklıyla görememesinin sebebinin de “şiddet-i zuhur”dan olduğunu belirtiyor. Örnek olarak ta güneşin ışığının şiddetinden bizim güneşin cirmini göremeyişimizi verir.
    Ey insan, işte varlığı ve şuunatı bu kadar bedihî olan Sanî-i Hakîm’in “Alemin geniş, engin mesafelerinde, sahifelerinde yazdığı, nakşettiği hâdiseler silsilelerinin satırlarına hikmet nazarıyla bak ve fikr-i hakîkatle sarıl. Tâ ki mele-i âlâdan ( Allah’a en yakın olan meleklerin makamından, Allah’a en yakın olan makamdan, en yüce makamdan) gelen silsile-i resail (yani cilt cilt kitaplar gibi Allah’ın varlığını, birliğini, şuunatını anlatan o zerrât alemi, varlık alemi, kısacası bütün mevcudat silsileleri) seni (en yüksek, en yüce mertebe olan) âlâ-yı illiyyîn-i yakîne çıkarsın” şeklinde anlıyorum burayı.
    Kısaca kitab-ı kebîr-i kâinatı okuyarak Allah’ı tanıma, O’na yaklaşma imkânımızın olduğunu beyan ediyor diye anlıyorum.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  4. #4
    Ehil Üye istiğna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Mesajlar
    2.274

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhakemat’ta, Üçüncü Makale’nin Birinci Maksad’ında geçen bu bölümde Üstad, kâinatın bütün mürekkebatında, yani kâinatı meydana getiren bütün varlıkların icatlarında veya birbirleri ile münasebetlerinde, terkiplerinde vazife yapan zerrelerin, bu kâinatın Sanîine, O’nun Zât ve Sıfat ve Şuunatına delil olduklarını anlatır. Kâinattaki zerratın, Sanîlerine olan delâleti, kendi varlıklarına olan delâletinden kat kat fazla olduğunu beyan ediyor Üstad.
    Zerrelerin bu delâletlerini herkesin aklıyla görememesinin sebebinin de “şiddet-i zuhur”dan olduğunu belirtiyor. Örnek olarak ta güneşin ışığının şiddetinden bizim güneşin cirmini göremeyişimizi verir.
    Ey insan, işte varlığı ve şuunatı bu kadar bedihî olan Sanî-i Hakîm’in “Alemin geniş, engin mesafelerinde, sahifelerinde yazdığı, nakşettiği hâdiseler silsilelerinin satırlarına hikmet nazarıyla bak ve fikr-i hakîkatle sarıl. Tâ ki mele-i âlâdan ( Allah’a en yakın olan meleklerin makamından, Allah’a en yakın olan makamdan, en yüce makamdan) gelen silsile-i resail (yani cilt cilt kitaplar gibi Allah’ın varlığını, birliğini, şuunatını anlatan o zerrât alemi, varlık alemi, kısacası bütün mevcudat silsileleri) seni (en yüksek, en yüce mertebe olan) âlâ-yı illiyyîn-i yakîne çıkarsın” şeklinde anlıyorum burayı.
    Kısaca kitab-ı kebîr-i kâinatı okuyarak Allah’ı tanıma, O’na yaklaşma imkânımızın olduğunu beyan ediyor diye anlıyorum.
    kardeş bende öyle mana çıkarttım

    "Allah'a tevekkül et! Zira O vekil olarak kuluna yeter!.." (Ahzab/48)



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. kürt sorununda mele açılımı
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.12.11, 12:10
  2. Tekellüf Ne Demektir?
    By uygun in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 22.08.08, 09:41
  3. Latife Ne Demektir?
    By yeşil elma in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 24.01.08, 23:33
  4. Kâf Nûn Tezgâhı Ne Demektir?
    By Meyvenin Zeyli in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 08.09.07, 13:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0