BİRİNCİ MEVKIF'IN KÜÇÜK BİR ZEYLİ

فَاسْتَمِعْ آيَةَ :
اَفَلَمْ يَنْظُرُوا اِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَ زَيَّنَّاهَا...الخ.
ثُمَّ انْظُرْ اِلَى وَجْهِ السَّمَاءِ كَيْفَ تَرَى سُكُوتًا فِى سُكُونَةٍ
حَرَكَةً فِى حِكْمَةٍ
تَلَئْلاُءً فِى حِشْمَةٍ تَبَسُّمًا فِى زِينَةٍ
مَعَ اِنْتظَامِ الْخِلْقَةِ مَعَ اِتِّزَانِ الصَّنْعَةِ
تَشَعْشُعُ سِرَاجِهَا تَهَلْهُلُ مِصْبَاحِهَا تَلئْلُؤُ نُجُومِهَا تُعْلِنُ ِلاَهْلِ النُّهَا سَلْطَنَةً بِلاَ اِنْتِهَاءٍ
اَفَلَمْ يَنْظُرُوا اِلَى السَّمَاءِ فَوْقَهُمْ كَيْفَ بَنَيْنَاهَا وَ زَيَّنَّاهَا...الخ.

Bu âyetin bir nevi tercümesi olan

ثُمَّ انْظُرْ اِلَى وَجْهِ السَّمَاءِ كَيْفَ تَرَى سُكُوتًا فِى سُكُونَةٍ

tercümesidir.

Yâni âyet-i kerime nazar-ı dikkati semânın zînetli ve güzel yüzüne çeviriyor. Tâ dikkat-i nazar ile, semânın yüzünde fevkalâde sükûnet içinde bir sükûtu görüp, bir Kadîr-i Mutlak'ın emir ve teshiriyle o vaziyeti aldığını anlasın. Yoksa eğer başıboş olsa idiler, birbiri içinde o dehşetli hadsiz ecram, o gâyet büyük küreler ve gâyet sür'atli hareketleriyle öyle bir velveleyi çıkarmak lâzım idi ki, kâinatın kulağını sağır edecekti. Hem öyle bir zelzele-i herc ü merc içinde karışıklık olacaktı ki, kâinatı dağıtacaktı.

Yirmicamus, birbiri içinde hareket etse ne kadar velveleli bir herc ü merce sebebiyet verdiği mâlûm. Halbuki Küre-i Arz'dan bin defa büyük ve top güllesinden yetmiş defa sür'atli hareket edenler, yıldızlar içerisinde var olduğunu kozmoğrafya söylüyor. İşte sükûnet içindeki sükût-u ecramdan Sâni'-i Zülcelâl'in ve Kadîr-i ZülKemâl'in derece-i kudret ve teshirini ve nücumun ona derece-i inkıyad ve itaatini anla.


"""1- Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, onu nasıl binâ edip süsledik. (Kaf Sûresi: 6.) """
__________________________________________________ ______________

"""2- Bu parça, âyetin Üstad tarafından yapılmış Arapça tefsiri olup, izahı altında yapılmıştır. Özet meâli ise şöyledir: Sonra göğün yüzüne bak, nasıl sükûnet içerisinde bir sessizlik, hikmet içerisinde bir hareket, haşmet içerisinde bir parıldama, zînet içerisinde bir tebessüm göreceksin. Bunlar intizam-ı hilkat, ittizân-ı sanat ile beraber olmaktadır. Kandilinin parlaması, lâmbasının ışık vermesi, yıldızlarının parıldamaları akıl sahiplerine sonsuz bir saltanatın varlığını ilân eder."""
__________________________________________________ _______________


Esselamu Aleykum ve Rahmetullah...

Yukarıdaki dersi teyid eden bilimsel veriler var. fakat onun en basit, ve tefekküre şayan bir göstergesini aşağıdaki adreste bulabiliyoruz.

Microteleskop ismi verdikleri özel bir alet ile, beşerin kulaklarının duyamadığı frekanstaki sesleri algılayıp, insanların kulaklarının duyduğu bir frekansa çeviren bir alet ile, dünyanın ve diğer gezegenlerin sadece belli bir radyo aralığında yakaladıkları (yani hepsini bir anda değil, her ses ayrı ayrı radyo dalgaları ile dağılmakta, hepsini duymak işkence olurdu herhalde) sesleri aşağıdaki siteden dinleyebiliriz.

Bu seslerin desibelleri çok yüksek, fakat hoparlör ile insanın duyabileceği frekanslara indirgemişler. Aynı anda bir kaç noktanın sesi değişik sayfalarda açıldığında Halık-ı Semavat ve Arzın Azameti tefekkür edilebilmektedir.

Buyrun adres.. http://www.spacesounds.com/navigator/index.html

Üzerine tıklayarak ve hoparlörün sesini açarak tefekküre başlayınız.

Selam ve Dua ile..

Erdal ADGU/Tefekkür