+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Şahsi Farz Ne Demektir?

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart Şahsi Farz Ne Demektir?

    Sünnet-i Seniyyenin içinde en mühimi, İslâmiyet alâmetleri olan ve şeâire de taallûk eden sünnetlerdir. Şeâir, adeta hukuk-u umumiye nev'inden, cemiyete ait bir ubudiyettir. Birisinin yapmasıyla o cemiyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemaat mes'ul olur. Bu nevi şeâire riyâ giremez ve ilân edilir. Nafile nev'inden de olsa, şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir.
    Şahsi farz ne manaya gelmekte farz sünnetten önce gelmemektemi bu konuda aydınlanmak istiyordum?

  2. #2
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Değerli Kardeşimiz;


    ŞEAİR:Adetler, islam işaretleri. İslama ait kaideler. Allahı anmak , Hamdetmek, Ezan okumak, cenaze ve bayram namazı kılmak gibi. Bunlara şeairi islamiye denir. Şeair, adeta hukuki umumiye nevinden cemiyete ait bir ubudiyettir. Birinin yapmasıyla o cemiyet umumen istifade ettiği gibi ,onun terkiyle de umum cemaat mesul olur. Bu noktadan mevzuyu değerlendirdiğimiz de bunları yapmakta herhangi bir gösteriş sözkonusu olamaz. Nafile nevinden de olsa tüm islam alemini alakalandırdığından şahsi farzlardan daha ehemmiyet arz etmektedir. Çünkü umumun hukukunun yanında şahsın hukuku o kadar kıymet ifade etmemektedir. Her ne kadar şahsi ubudiyetin cenabı hakkın katında ayrı bir ehemmiyeti olsa da umumun hakkı noktasından değerlendirdiğimizde umumun hakkı ağır basmaktadır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör



    Yeni Asya, Süleyman Kösmene :
    "Şeâir, İslâmiyet alâmeti olan emirlerdir. İslâm toplumunun ortak hukuku ve ortak ibadetidir. Yapan, İslâm toplumu adına yapar. Ve yaşayan, İslâm toplumunun mührünü gösterir. Tamamen terk edilmesiyle bütün İslâm toplumu sorumlu olur. Bu açıdan, şeâir, şahsî değildir; riya giremez. Hüküm bakımından nafile de olsa, sünnet de olsa, şahsî olmayıp İslâm toplumunu ilgilendirdiği ve İslâm toplumunun ortak malı ve ortak hukuku olduğu için şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir.1

    Şeairden olan emirler, hüküm olarak nafile olanları da dâhil olmak üzere, ehemmiyetle yapılır. Meselâ ezan sünnettir, namazı cemaatle kılmak sünnettir; fakat her ikisi de şeairdendir ve her ikisi de şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir. Ezan okunmasa bile, vakit girdiğinde, tek başına da olsa, vakit namazı kılmak ise farzdır. Ezan okunmayan ve cemaatle namaz kılınmayan bir memleket eğer Müslüman memleketi ise, Müslüman’ların burada ortak önceliği herkesin şahsî farzları olan vakit namazlarını kendi odacıklarında kılıvermeleri değil; ezanın okunmasının ve namazların cemaatle kılınmasının sağlanması olmalıdır. Çünkü ezan ve cemaat namazı, hüküm olarak sünnet olsa da, İslâm’ın o memleketteki imzası ve mührü olduğundan, kendi odacığında kıldığın şahsî farzdan daha ehemmiyetlidir. Şahsî farzı koruyan zırhtır ve güçtür. Bu zırh ve güç önemsenirse, ezan okunup farz namaz cemaatle kılınırsa, Peygamber Efendimizin (asm) de müjdesiyle, farz namazın sevabı yirmi yedi kat artmış oluyor. "


    Risale-i Nurlarda da "şeair-i islamiye" ile ilgili şu bölüm daha açıklayıcı oluyor:

    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, rehberimiz ferman etmiş ki:

    "Her bid'at dalâlettir ve her dalâlet Cehennem ateşindedir."

    Acaba bu ferman-ı katîye karşı, ulemâü's-sû' tabirine lâyık bazı bedbahtlar hangi maslahatı buluyorlar, hangi fetvâyı veriyorlar ki, lüzumsuz, zararlı bir surette şeâir-i İslâmiyenin bedîhiyâtına karşı geliyorlar, tebdili kabil görüyorlar? Olsa olsa, muvakkat bir cilve-i mânâdan gelen bir intibah-ı muvakkat, o ulema-i sû'u aldatmıştır.
    Meselâ, nasıl ki bir hayvanın veyahut bir meyvenin derisi soyulsa, muvakkat bir zarafet gösterir; fakat az bir zamanda o zarif et ve o güzel meyve, o yabanî ve paslı ve kesif ve ârızî deri altında siyahlanır, taaffün eder. Öyle de, şeâir-i İslâmiyedeki tabirat-ı Nebeviye ve İlâhiye, hayattar ve sevabdar bir cilt, bir deri hükmündedir. Onların soyulmasıyla, maânîdeki bir nuraniyet, muvakkaten çıplak, bir derece görünür. Fakat, ciltten cüdâ olmuş bir meyve gibi, o mübarek mânâların ruhları uçar, zulmetli kalb ve kafalarda beşerî postunu bırakıp gider. Nur uçar, dumanı kalır. Her ne ise...
    Sekizinci Nükte: Buna dair bir düstur-u hakikati beyan etmek lâzım. Şöyle ki:
    Nasıl "hukuk-u şahsiye" ve bir nevi hukukullah sayılan "hukuk-u umumiye" namıyla iki nevi hukuk var. Öyle de, mesâil-i şer'iyede bir kısım mesâil, eşhâsa taallûk eder; bir kısım umuma, umumiyet itibarıyla taallûk eder ki, onlara "şeâir-i İslâmiye" tabir edilir. Bu şeâirin umuma taallûku cihetiyle, umum onda hissedardır. Umumun rızası olmazsa, onlara ilişmek, umumun hukukuna tecavüzdür. O şeâirin en cüz'îsi (sünnet kabilinden bir meselesi) en büyük bir mesele hükmünde nazar-ı ehemmiyettedir. Doğrudan doğruya umum Âlem-i İslâma taallûk ettiği gibi, Asr-ı Saadetten şimdiye kadar bütün eâzım-ı İslâmın bağlandığı o nuranî zincirleri koparmaya, tahrip ve tahrif etmeye çalışanlar ve yardım edenler, düşünsünler ki, ne kadar dehşetli bir hataya düşüyorlar. Ve zerre miktar şuurları varsa titresinler!


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  3. #3
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Alanyalı ağabey demişki


    Şeairden olan emirler, hüküm olarak nafile olanları da dâhil olmak üzere, ehemmiyetle yapılır. Meselâ ezan sünnettir, namazı cemaatle kılmak sünnettir; fakat her ikisi de şeairdendir ve her ikisi de şahsî farzlardan daha ehemmiyetlidir. Ezan okunmasa bile, vakit girdiğinde, tek başına da olsa, vakit namazı kılmak ise farzdır. Ezan okunmayan ve cemaatle namaz kılınmayan bir memleket eğer Müslüman memleketi ise, Müslüman’ların burada ortak önceliği herkesin şahsî farzları olan vakit namazlarını kendi odacıklarında kılıvermeleri değil; ezanın okunmasının ve namazların cemaatle kılınmasının sağlanması olmalıdır. Çünkü ezan ve cemaat namazı, hüküm olarak sünnet olsa da, İslâm’ın o memleketteki imzası ve mührü olduğundan, kendi odacığında kıldığın şahsî farzdan daha ehemmiyetlidir. Şahsî farzı koruyan zırhtır ve güçtür. Bu zırh ve güç önemsenirse, ezan okunup farz namaz cemaatle kılınırsa, Peygamber Efendimizin (asm) de müjdesiyle, farz namazın sevabı yirmi yedi kat artmış oluyor. "

    Allah razı olsun sağolasın ağabeyim meseleyi şimdi anladım eyvallah

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ehli Dalaletin Şahsi Manevisine Karşı Şahsi Manevi Çıkarmak?
    By ademyakup in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 13.06.11, 15:27
  2. Peygamberimiz'in Şahsi Dünyamızdaki Yeri
    By m_safiturk in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 27
    Son Mesaj: 29.12.09, 13:41
  3. Risale-i Nur Üzerinde Şahsi Çalışmalar...
    By muhayrık in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.02.08, 18:22
  4. Cemaat İçinde Şahsi Cesaret
    By seray in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 18.01.08, 00:42

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0