+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 7 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 67

Konu: Arş-ı Kemâlât Olan Mârifet-i Sâniin Miraçları

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart Arş-ı Kemâlât Olan Mârifet-i Sâniin Miraçları

    Arş-? kemâlât olan mârifet-i Sâniin miraçlar?n?n usulü


    Arş-? kemâlât: Olgunluklar?n, mükemmelliklerin zirvesi, olgunluğun en yüksek derecesidir.

    Mârifet-i Sâniin: Eşyay? tam bir hüner ve san'atla vücûda getiren sanatkâr?n mârifetidir.

    Mârifet-i Sâni denilen kemalât arş?na uzanan miraçlar?n usulü dörttür.

    Birincisi: Tasfiye ve işrâka müesses olan muhakkikîn-i sufiyenin minhac?d?r. (Birincisi:?nsan?n kendisini dünya ve maddeci yaklaş?mlardan tasfiyesi, ar?nd?rmas? ve kalbe doğma ve sezgiyle tesis edilen ve kurulan tasavvufla uğraşarak hakikate ulaşmaya çal?şanlar?n meslek ve yoludur. )

    ?kincisi: ?mkân ve hudûsa mebnî mütekellimîn tarikidir.(?kincisi:Var olmas? ya da yok olmas? noktas?nda zorunlu olmama olan imkan ve sonradan meydana gelme,yok iken var edilme olan hudus’a dayanan kelam alimlerinin,kelamc?lar?n yoludur.)

    Bu iki as?l, çendan Kur'ân'dan teşâub etmişlerdir. Lâkin fikr-i beşer başka surete ifrağ ettiği için uzunlaşm?ş ve müşkilleşmiş. Evhamdan masun kalmam?şlar.(Bu iki yol Kur’andan al?nm?ş ve şubelenmiştir. Lakin insanlar?n fikri ve düşünceleri başka başka surete geçtiğinden ve çevrildiğinden çok uzunlaşm?ş ve zorlaşm?şt?r ayr?ca vehimlerden,evham ve vesveselerden masum kalamam?ş ve kurtulamam?şt?r.)

    Üçüncüsü: Şübehat-âlûd hükemâ mesleğidir.(Üçüncüsü: Şüpheler bulaşm?ş ve şüphelere bulanm?ş olan şübehat-âlûd olan filozoflar?n mesleğidir.Bu meslek de insanlar? şüphe ve vehimlerden kurtaramam?ş ve sahil-i selamete ç?karamam?şt?r.)

    Dördüncüsü ve en birincisi: Belâgat-? Kur'âniyenin ulvî mertebesini ilân etmekle beraber, cezâlet cihetiyle en parlağ? ve istikamet cihetiyle en k?sas? ve vuzuh cihetiyle beşerin umumuna en eşmeli olan mirac-? Kur'ânîdir.( Dördüncüsü ve en birincisi:Kur’ana ait belagat,Kur’an?n kendisine has olan sözleri ve belagat?n?n yüksek ve yüce mertebesini ilan etmekle birlikte ,ahenkli,ak?c? ve güzel ifade olan cezalet yönüyle en parlağ? ve istikamet cihetiyle en k?sas? ve kolay anlaş?l?rl?k,ifade aç?kl?ğ? cihetiyle insanlar?n umumuna en şümullü ve kapsay?c? olan Kur’an?n tarif ettiği yol,Kur2n?n izlediği tarik olan mirac? Kur’anidir. )

    Hem o arşa ç?kmak için dört vesile vard?r: ?lham, tâlim, tasfiye, nazar-? fikrî.

    ?lham: Kalbe doğma, manalar?n, bilgilerin Allah taraf?ndan kalbe verilmesi.
    Tâlim: Öğretme ve öğrenme ;yetiştirme ve yetişmedir.. Bir işi öğrenmek, öğrenmek veya al?şt?rmak için yap?lan çal?şma, al?şt?rmad?r.
    Tasfiye: Kalbi saflaşt?rma, nefsî şeylerden ar?tmad?r ve ar?nd?rmad?r.
    Nazar-? fikrî: Düşünce ile bakmak, tefekkür etmektir.
    ( Mesnevî-i Nuriye - Nokta)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart


    Meslek-i Kur’anide tam gitmeyen ,hususan akl? nakle tercih eden Mutezile imamlar? ve yaln?z akl?na itimad eden ?şrakiyyun feylesoflar? ve onlar?n silah?yla onlar? mağlup etmeye kendilerini mecbur zanneden ehl-i hakikat ve Ehl-i sünnet Velcemaat allamelerinin dersini anlamak için,çok sene ders almak laz?m geliyordu.Feyz-i Kur’an ile Risale-iNur,bir senede o on senelik vazife-i imaniyeyi görüyor.

    Eski zamanda,ilm-i kelâmda,büyük alimler ve dindar feylesoflar,marifetullah için,esbap silsilesinin devir ve teselsülünün muhaliyetini göstermekle marifetullah ve Vacibü’l-Vücud’un vahdaniyetini ispat ederlerdi.

    Kur’an-? Hakim’in hakikati ve mu’cizane mesleği, her şeyde marifetullaha bir pencere açar. O ulama ve feylesoflar?n mecmu-u alemde gösterdikleri hücet-i ehadiyet ve bürhan-? vahdaniyeti her bir şeyde,hatta her bir zerrede gösterir.

    Ulama-i ilm-i kelam?n ve feylesoflar?n eskiden beri münazara adeti olarak muar?z?n şüphelerini ve itirazlar?n? söyledikten sonra cevap vermek adetleri, Risale-i Nurda bir-iki risalecikten başka yoktur.
    Belki hakikati öyle parlak ve kat’i surette beyan ediyor ki,o şüphe her nefsin hat?r?na gelmiyor;ve şeytan dahi hat?ra getiremiyor. (Miftahü’l ?man-s:116)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Muhterem kardeşlerim,zaman zaman Risale-i Nurların mahiyeti noktasında bazı sualler soruluyor ve Risale-i Nurların diğer eserlerden farkı nedir diye sorulara muhatap oluyoruz.Birde Risale-i Nurlar ilm-i kelamdır diye görüşlerde mevcut.Esasında Risale-i Nurlara yoğunlaşsak ve bütün olarak bakabilsek bu mevzuların cevapları Risale-i Nurlarda var.Allah razı olsun Üstadımız hiçbir meseleyi cevapsız bırakmamış daha doğrusu cevapsız bıraktırılmamış.
    Bizler inanıyoruz ki Risale-i Nurlar bütün ilimleri havidir.Çünkü Onlar Kur’anın menevi bir mucizesi ve dersidir.Elbetteki “Kuru ve yaş ne ararsanız bu kitapta vardır.”ayetine de Risale-i Nurlar muhataptır.Ancak her bir meselesini herkes göremiyor ve anlayamıyor.


    Risale-i Nurlar,ilhamatla,ihtaratla,sünuhatla ve feyz-i Kur’an ile yazılmış ve yazdırılmıştır.O zaman şunu söyleyebiliriz,Risale-i Nurlar ilm-i ledün ile telif edilmiştir.Bunda kesinlikle şüphemiz yoktur.Onun için elbetteki ilm-i kelamıda içine alır ve azda olsa o tarzlada ders verir.Ancak Risale-i Nurla tamamen ilm-i kelam diyemeyiz.Bu Risale-i Nurların mahiyetini tam olarak ortaya koyamaz.Zaten Üstad hazretleri bu konulara eserlerinde yer vermiş.

    Üstadımız Risale-i Nur yolunun "mirac-ı Kur'ânî" yolu olduğunu ve diğer meslek ve yollardan çok yüksek olduğunu izah etmektedir.

    Üstadımız Risale-iNurlar için şu izahları da yapmaktadır.

    Çünkü, ehl-i velâyetin amel ve ibadet ve sülûk ve riyazetle gördüğü hakikatler ve perdeler arkasında müşahede ettikleri hakaik-i imaniye, aynen onlar gibi, Risale-i Nur, ibadet yerinde, ilim içinde hakikate bir yol açmış; sülûk ve evrad yerinde, mantıkî burhanlarla ilmî hüccetler içinde hakikatü'l-hakaike yol açmış; ve ilm-i tasavvuf ve tarikat yerinde, doğrudan doğruya ilm-i kelam içinde ve ilm-i akîde ve usûlü din içinde bir velâyet-i kübrâ yolunu açmış ki, bu asrın hakikat ve tarikat cereyanlarına galebe çalan felsefî dalâletlere galebe ediyor, meydandadır. (Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 53)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Bazı Sözlerde ulema-i ilm-i kelâmın mesleğiyle, Kur'ân'dan alınan minhâc-ı hakikînin farkları hakkında şöyle bir temsil söylemişiz ki:
    Meselâ, bir su getirmek için, bazıları küngân (su borusu) ile uzak yerden, dağlar altında kazar, su getirir. Bir kısım da, her yerde kuyu kazar, su çıkarır. Birinci kısım çok zahmetlidir, tıkanır, kesilir. Fakat her yerde kuyuları kazıp su çıkarmaya ehil olanlar, zahmetsiz herbir yerde suyu buldukları gibi, aynen öyle de:
    Ulema-i ilm-i kelâm, esbabı, nihayet-i âlemde teselsül ve devrin muhaliyetiyle kesip, sonra Vâcibü'l-Vücudun vücudunu onunla ispat ediyorlar. Uzun bir yolda gidiliyor. Amma Kur'ân-ı Hakîmin minhâc-ı hakikîsi ise, her yerde suyu buluyor, çıkarıyor. Herbir âyeti, birer asâ-yı Mûsâ gibi, nereye vursa âb-ı hayat fışkırtıyor.


    -1-

    düsturunu herşeye okutturuyor.
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  5. #5
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Asrımızdan evvelki İslâmiyetin ilm-i kelam dâhileri ve dinimizin hârika imamları ve Kur'ân-ı Hakîmin dâhi müfessirlerinin vücuda getirdikleri eserler kıymet takdiri mümkün olmayacak derecede kıymettardır. O zatlar, İslâmiyetin birer güneşidirler. Fakat bu zaman, o büyük zatların yaşadığı zaman gibi değildir.(Konferans)

    Hem, hakaik-i imaniyeyi, ilm-i kelamdan ve medreseden öğrenmek çok zamana muhtaç bulunduğundan, bu zamanda o kapı dahi kapandı. Hem çabuk, hem herkes anlayacak bir tarzda en derin hakikatleri talim edenRisale-i Nur, elbette İmam-ı Ali Radıyallahu Anhın bu iltifatına lâyıktır.(Sekizinci Şua)

    Risal-i Nur doğrudan doğruya Kur'ân'ın bâhir bir burhanı ve kuvvetli bir tefsiri ve parlak bir lem'a-i i'câz-ı mânevîsi ve o bahrin bir reşhası ve o güneşin bir şuâsı ve o mâden-i ilm-i hakikatten mülhem ve feyzinden gelen bir tercüme-i mâneviyesi olduğundan, onun kıymetini ve ehemmiyetini beyan etmek Kur'ân'ın şerefine ve hesabına ve senâsına geçtiğinden, elbette Risale-i Nur'un meziyetini beyan etmekliği, hak iktiza eder ve hakikat ister, Kur'ân izin verir.(Birinci Şua)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #6
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki: 'Mütekellimînden ve ilm-i kelam ulemas?ndan birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve ?slâmiyeyi delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.' Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki(HAŞ?YE) o adam?m.
    ( HAŞ?YE Zaman ispat etti ki, o adam, adam değil, Risale-i Nur'dur. Belki ehl-i keşif Risale-i Nuru ehemmiyetsiz olan tercüman? ve nâşiri sûretinde keşiflerinde müşahede etmişler, "bir adam" demişler.)(Yedinci Şua)

    Mektubunda ilm-i kelam dersini benden almak arzu etmişsiniz. Zaten o dersi al?yorsunuz. Yazd?ğ?n?z umum Sözler, o nurlu ve hakikî ilm-i kelâm?n dersleridir. ?mam-? Rabbânî gibi baz? kudsî muhakkikler demişler ki: Âhirzamanda ilm-i kelâm?, yani ehl-i hak mezhebi olan mesâil-i imaniye-i kelâmiyeyi, birisi öyle bir surette beyan edecek ki, umum ehl-i keşif ve tarikat?n fevkinde, o nurlar?n neşrine sebebiyet verecektir. Hattâ ?mam-? Rabbânî kendisini o şah?s gibi görmüştür.( Barla Lâhikas? - Mektup No: 222)

    San?r?m yukar?daki izahlardan baz? kardeşler "Risale-i Nurlar ilm-i kelamd?r" diyorlar.Elbetteki ilm-i kelam? Üstad reddetmiyor.Ancak bu bahisleri " Ulama-i ilm-i kelam?n ve feylesoflar?n eskiden beri münazara adeti olarak muar?z?n şüphelerini ve itirazlar?n? söyledikten sonra cevap vermek adetleri,Risale-i Nurda bir-iki risalecikten başka yoktur.Belki hakikati öyle parlak ve kat’i surette beyan ediyor ki,o şüphe her nefsin hat?r?na gelmiyor;ve şeytan dahi hat?ra getiremiyor.(Miftahü’l ?man)" buras? ile bağlayarak anlamak gerekir.Risale-i Nurlar metod olarak eskisi gibi ilm-i kelam metodunu kullanmamaktad?r.Bu zamanda bu tarz metod çok müşküldür.Üstad hazretleri Risale-i Nurlar?n ilm-i kelam? ihtiva ettiğini ve Risale-i Nurlar?n ilm-i kelama ait vazifeyide yapt?ğ?m? söylüyor.Buradan Risale-i Nurlar?n eski ilm-i kelamc?lar?n metodunun kullan?lmad?ğ?m? anlamam?z gerekir diye düşünüyorum.


    Ayr?ca aşağ?ya ald?ğ?m osmanoğlu ağabeyimizin eklediği yerde konuyu vuzuha kavuşturuyor.
    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Baz? Sözlerde ulema-i ilm-i kelâm?n mesleğiyle, Kur'ân'dan al?nan minhâc-? hakikînin farklar? hakk?nda şöyle bir temsil söylemişiz ki:
    Meselâ, bir su getirmek için, baz?lar? küngân (su borusu) ile uzak yerden, dağlar alt?nda kazar, su getirir. Bir k?s?m da, her yerde kuyu kazar, su ç?kar?r. Birinci k?s?m çok zahmetlidir, t?kan?r, kesilir. Fakat her yerde kuyular? kaz?p su ç?karmaya ehil olanlar, zahmetsiz herbir yerde suyu bulduklar? gibi, aynen öyle de:
    Ulema-i ilm-i kelâm, esbab?, nihayet-i âlemde teselsül ve devrin muhaliyetiyle kesip, sonra Vâcibü'l-Vücudun vücudunu onunla ispat ediyorlar. Uzun bir yolda gidiliyor. Amma Kur'ân-? Hakîmin minhâc-? hakikîsi ise, her yerde suyu buluyor, ç?kar?yor. Herbir âyeti, birer asâ-y? Mûsâ gibi, nereye vursa âb-? hayat f?şk?rt?yor.


    -1-

    düsturunu herşeye okutturuyor.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  7. #7
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Mektubunda ilm-i kelam dersini benden almak arzu etmişsiniz. Zaten o dersi alıyorsunuz. Yazdığınız umum Sözler, o nurlu ve hakikî ilm-i kelâmın dersleridir. İmam-ı Rabbânî gibi bazı kudsî muhakkikler demişler ki: Âhirzamanda ilm-i kelâmı, yani ehl-i hak mezhebi olan mesâil-i imaniye-i kelâmiyeyi, birisi öyle bir surette beyan edecek ki, umum ehl-i keşif ve tarikatın fevkinde, o nurların neşrine sebebiyet verecektir. Hattâ İmam-ı Rabbânî kendisini o şahıs gibi görmüştür.( Barla Lâhikası - Mektup No: 222).

    Muhterem A.Baki Abi,

    Üstad (RA), Sözlere İlm-i kelamın fevkinde olarak nurlu ve hakiki ilm-i kelam şeklinde tasvir etmiş. Sizce bunu nasıl anlamalıyız?
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  8. #8
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Alıntı bilal-i sivasi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhterem A.Baki Abi,

    Üstad (RA), Sözlere ?lm-i kelam?n fevkinde olarak nurlu ve hakiki ilm-i kelam şeklinde tasvir etmiş. Sizce bunu nas?l anlamal?y?z?
    Muhterem bilal kardeşim,bu derse kat?lman?z? bekliyoruz inşallah.Sizin al?nt?lad?ğ?n? yerde de zaten Üstad sözlerin nurlu ve hakiki ilm-i kelam dersi şeklinde ifade etmiştir.San?r?m imkan ve hudus tarz?nda ve sadece ak?l ile iştikal edilen ilm-i kelam bu zamanda insanlar? hakiki manada irşad edemeyeceğini Üstad?m?z beyan etmiştir.

    Risale-i Nurlardaki ilm-i kelam dersleri ak?l ve kalb birlikteliği ile meydana gelmiş nurlu ve hakiki ilm-i kelam dersleridir ve tam akl? ve kalbi mutmain eden Kur'an hakikatleridir.

    Risale-i Nurlar ilm-i kelama da metod olarak farkl? bir aç?l?m getirmiş.Bu vazifede Risale-i Nurlar?n üzerinde.Risale-i nurlar?n eski ilm-i kelam ulamas?n?n çok fevkinde bir tarzla vazife yapt?ğ? aşikard?r.Risale-i Nurlar doğrudan doğruya Kur'ani bir metod kullanm?şt?r.Zaten Risale-i Nurlar bin y?ld?r teraküm eden meseleleri izale ediyor.?şte o bölüm.

    Risale-i Nur, yaln?z bir cüz'î tahribat?, bir küçük haneyi tamir etmiyor; belki küllî bir tahribat? ve ?slâmiyeti içine alan dağlar büyüklüğünde taşlar? bulunan bir muhit kaleyi tamir ediyor. Ve yaln?z hususî bir kalbi ve has bir vicdan? ?slaha çal?şm?yor; belki bin seneden beri tedarik ve teraküm edilen müfsit âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumî ve efkâr-? âmmeyi ve umumun, bâhusus avâm-? mü'minînin istinadgâhlar? olan ?slâmî esaslar ve cereyanlar ve şeâirler k?r?lmas?yla, bozulmaya yüz tutan vicdan-? umumîyi Kur'ân'?n i'câz?yla o geniş yaralar?n?, Kur'ân'?n ve iman?n ilâçlar?yla tedavi etmeye çal?ş?yor.(Kastamon?u Lâhikas? - Mektup No: 24 )

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  9. #9
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    İşte şu sırr-ı azîmdendir ki, ulema-i ilm-i kelam, Kur'ân'ın şakirtleri oldukları halde, bir kısmı onar cilt olarak erkân-ı imaniyeye dair binler eser yazdıkları halde, Mutezile gibi aklı nakle tercih ettikleri için, Kur'ân'ın on âyeti kadar vuzuhla ifade ve kat'î ispat ve ciddî ikna edememişler.

    Adeta onlar, uzak dağların altında lâğım yapıp, borularla tâ âlemin nihayetine kadar silsile-i esbabla gidip orada silsileyi keser, sonra âb-ı hayat hükmünde olan marifet-i İlâhiyeyi ve vücud-u Vâcibü'l-Vücudu ispat ederler.

    Âyet-i kerime ise, herbirisi birer asâ-yı Mûsâ gibi, her yerde suyu çıkarabilir, herşeyden bir pencere açar, Sâni-i Zülcelâli tanıttırır. Kur'ân'ın bahrinden tereşşuh eden Arabî Katre risalesinde ve sair Sözlerde şu hakikat fiilen ispat edilmiş ve göstermişiz.( Yirmi Beşinci Söz)

    Acaba, şeriatta on iki mezhep, hususan Hanefî, Mâlikî, Şâfîi, Hanbelî mezheplerinde ve yetmişe yakın ilm-i kelam ve usulüddin dairesindeki allâmelerin fırkalarında ne kadar ayrı ayrı kanaatler ve fikirler kitaplara yazılmış, bilirsiniz.

    Halbuki bu zaman kadar, hiç bir zaman, din âlimlerinin ittifakına ve münakaşa etmemesine muhtaç olmamış. Şimdilik teferruattaki ihtilâfı bırakmaya ve medar-ı münakaşa etmemeye mecburuz.( On Dördüncü Şua)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  10. #10
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Risale-i Nurlar?n arkas?nda Kur'an? göremezsek bu büyük bir eksiklik olur.Risale-i Nurlar Kur'ana bağl?,Kur'an ise arş-? azama bağl?d?r.Bunlar? birbirinden hiç bir güç koparamaz.Onun için Risale-i Nurlar meslek-i Kur'anide tam istikamette giden bir eserdir.Bundan dolay?da bütün Kur'ani ilimleri cem eder.Ancak bu ilimleri asr?n idrakine uygun bir metodla kullan?r.Bunun ile ilgili k?s?mlar? başl?ğ?n aç?ld?ğ? k?s?mlara ald?k.Şu k?s?mda çok madidar. Risale-i Nur şems-i Kur'ân-? Mucizü'l-Beyan?n elvan-? seb'as?, Risale-i Nur'un menşur-u hakikatinde tam tecellî ettiğinden, hem bir kitab-? şeriat, hem bir kitab-? dua, hem bir kitab-? hikmet, hem bir kitab-? ubudiyet, hem bir kitab-? emir ve dâvet, hem bir kitab-? zikir, hem bir kitab-? fikir, hem bir kitab-? hakikat, hem bir kitab-? tasavvuf, hem bir kitab-? mant?k, hem bir kitab-? ilm-i kelâm, hem bir kitab-? ilm-i ilâhiyyat, hem bir kitab-? teşvik-i san'at, hem bir kitab-? belâğat, hem bir kitab-? isbat-? vahdaniyet, muar?zlar?na bir kitab-? ilzam ve iskâtt?r. (Emirdağ Lâhikas? (1) - Mektup No: 61)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Marifet Kavukta mı?
    By sırr-ı gurbet in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.02.09, 12:18
  2. Kemalat Yildizlari
    By Özgürlük in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 22.03.08, 16:08
  3. Marifet
    By schenseditor in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.01.07, 15:30
  4. SoruMasnuattaki Kemalat, Cenab-ı Hakkın Kemalinden
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03.01.07, 16:48

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0