+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Aya Gerçekten Ayak Basıldı mı?

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart Aya Gerçekten Ayak Basıldı mı?

    Şimdi sen dahi, ey Katre içine giren hakîm feylesof! Senin katre-i fikrin dürbünüyle, felsefenin merdiveniyle tâ kamere kadar terakkî ettin, kamere girdin. Bak, kamer kendi zâtında kesâfetli, zulümâtlıdır; ne ziyâsı var, ne hayatı. Senin sa'yin beyhûde, ilmin faydasız gitti.

    Bediüzzamanın aya gidilmesinden 40 yıl önce 1929 yılında Ispartanın Barla nahiyesinde yazdığı (24.Söz) adlı eserinde böyle bir ifade var.Bu ifadeye göre insanoğlu uzaya gitti ve aya çıktı..Ama bir çok kişi bunun doğru olmadığı kanaatinde.Sizce de insanoğlu aya gerçekten ayak bastı mı?Yoksa ay yüzeyindeki astronot görüntülerinin hepsi düzmeceden ibaret mi?





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Dost ferhatpasa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    1

    Standart

    onemlli olan aya ç?kmak değil insanlar?n akl?ndaki kabuklari silmek. bende inaniyorum ç?kt?klar?na insanlar neden ak?llar?n?n almadiğiseye inanmaz....

  3. #3
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Dinsiz ilim kör,ilimsiz din sakatt?r, her iki ilim ile mücehhez olmak gerekir.Ay da allah'?n Dünya mahlukat? gibi bir mahluktur ve oraya gitmeyi muhal kabul etmek ancak müsbet ilimlerden geri kalmak ile izah edilebilir.

  4. #4
    Müdakkik Üye terennüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    910

    Standart

    Aya insanl? uzay arac? gönderildiği doğru fakat astronotlar?n aya ayak bas?p basmamas? büyük bir tart?şma konusu. Çeşitli fotoğraflar üzerinde incelemeler yap?lm?ş ve yap?l?yor; net bir şey söylenemiyor. Ç?k?ld? diyenlerin de düzmece diyenlerin de kendilerine göre delilleri var.

  5. #5
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Alıntı YARAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şimdi sen dahi, ey Katre içine giren hakîm feylesof! Senin katre-i fikrin dürbünüyle, felsefenin merdiveniyle tâ kamere kadar terakkî ettin, kamere girdin. Bak, kamer kendi zât?nda kesâfetli, zulümâtl?d?r; ne ziyâs? var, ne hayat?. Senin sa'yin beyhûde, ilmin faydas?z gitti.

    Bediüzzaman?n aya gidilmesinden 40 y?l önce 1929 y?l?nda Ispartan?n Barla nahiyesinde yazd?ğ? (24.Söz) adl? eserinde böyle bir ifade var.Bu ifadeye göre insanoğlu uzaya gitti ve aya ç?kt?..Ama bir çok kişi bunun doğru olmad?ğ? kanaatinde.Sizce de insanoğlu aya gerçekten ayak bast? m??Yoksa ay yüzeyindeki astronot görüntülerinin hepsi düzmeceden ibaret mi?
    Bu ifadeye göre insanoğlu uzaya gitti ve aya ç?kt? demişsiniz...

    Aziz kardeşim,Bu ifadede ?nsan?n Cismen aya ç?kt?ğ?m? anlaş?l?yor sizce. ?fadeyi konu ile beraber,yerinde ve sözün gidişat?na göre tekrar tefekkür etmenizde fayda görüyorum.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  6. #6
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Alıntı YARAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Senin katre-i fikrin dürbünüyle, felsefenin merdiveniyle tâ kamere kadar terakkî ettin, kamere girdin. Bak, kamer kendi zâtında kesâfetli, zulümâtlıdır; ne ziyâsı var, ne hayatı. Senin sa'yin beyhûde, ilmin faydasız gitti.

    Öncelikle,üstadın burda neye vurgu yaptığını anlamamız gerekiyor.Sanki son cümlede farklı bir bakış vermiş.Aya çıktı ama aya ayak bastı mı tam manasıyla...

    Şu var,muhtelif fikirler var aya ayak basılıp basılmadığı ancak,Merhum Dr.Haluk Nurbaki,aya ayak basıldığı esnadai,tvler canlı yayına geçmişler ve Merhum Nur baki'nin yanında bulunan arkadaşı,oradaki ezan sesini işitmiş.(Kitabında konuyu dile getirmiş)Neil Amstr.'un da bahsettiği olay.Ay'daki ezan sesi...Ki zaten müslüman olduğu da söyleniyor .
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  7. #7
    Gayyur Rainboy44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    98

    Standart

    Aya ç?k?lmad?ğ?n?, ama insanlar? inand?rmak için bu ezan hikayesi uydurulduğunu biliyorum. Bu haberin yalan olduğunu ve görüntülerin bir stüdyo ortam?nda haz?rland?ğ?n? yine Amerikal? bilimadamlar? on'a yak?n delille isbatlam?şt?.

    Örneğin; Ay yüzeyinde hava yoksa amerikan bayrağ? naz?l dalgalan?r? Hava olmayan yerde rüzgar nas?l olsun ki? gibi..

    internette araşt?r?l?rsa bulunur tahminimce..

  8. #8
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Öncelikle,üstad?n burda neye vurgu yapt?ğ?n? anlamam?z gerekiyor.Sanki son cümlede farkl? bir bak?ş vermiş.Aya ç?kt? ama aya ayak bast? m? tam manas?yla...

    Şu var,muhtelif fikirler var aya ayak bas?l?p bas?lmad?ğ? ancak,Merhum Dr.Haluk Nurbaki,aya ayak bas?ld?ğ? esnadai,tvler canl? yay?na geçmişler ve Merhum Nur baki'nin yan?nda bulunan arkadaş?,oradaki ezan sesini işitmiş.(Kitab?nda konuyu dile getirmiş)Neil Amstr.'un da bahsettiği olay.Ay'daki ezan sesi...Ki zaten müslüman olduğu da söyleniyor .
    Alıntı rainboy44 Nickli Üyeden Alıntı

    Aya ç?k?lmad?ğ?n?, ama insanlar? inand?rmak için bu ezan hikayesi uydurulduğunu biliyorum. Bu haberin yalan olduğunu ve görüntülerin bir stüdyo ortam?nda haz?rland?ğ?n? yine Amerikal? bilimadamlar? on'a yak?n delille isbatlam?şt?.

    Örneğin; Ay yüzeyinde hava yoksa amerikan bayrağ? naz?l dalgalan?r? Hava olmayan yerde rüzgar nas?l olsun ki? gibi..

    Aya ç?k?lmas? ve ayda ezan duyulmas? hadisesini bize en doğru ve kat'i olarak bildirebilecek kişi, Nasada y?llarca görev yapan ,Neil ARmstrong ve diğer astronotlar? yetiştiren müslüman bilimadam? Prof. Dr. FAruk El-Baz d?r..

    Prof .Dr. Faruk El Baz, Neil Armstrong'un aya hakikaten ç?kt?ğ?n? ,kendisinin bunun canl? şahidi olduğunu belirtiyor ve ayda ezan duyulmas? hadisesinin olmad?ğ?n?, astronotlar?n kendisine arapça "selam" gönderdiklerini , bu selam?n tüm dünyaya "ezan" diye yay?ld?ğ?n? belirtiyor..

    Yeni Şafak Gazetesi kendisi hakk?nda uzunca bir röportaj yap?yor; bu röportaj? herkes okumal? muhakkak, çok faydal? bir röportaj olmuş..


    'Armstrong asla Müslüman olmad?'


    SUNUŞHer yönüyle "aşm?ş"
    bir bilim adam?… O'nu sizlere tan?tmaya nereden başlamam gerektiğini gerçekten bilemiyorum. Ancak çok iyi bildiğim bir şey var ise, o da bana meslek hayat?m?n en güzel, en anlaml? röportajlar?ndan birini yapma şans? vermiş olduğu…

    Prof. Dr. Faruk El-Baz'?n öylesine olağanüstü bir bilimsel kariyeri var ki, bunu baz? başl?klar? atlayarak özetlemeye kalksam hem sizlere hem de ona haks?zl?k etmiş olacağ?m. Ancak, ben yine de -medya dünyas?n?n o ünlü cümlesi "yerimiz s?n?rl?"n?n ard?na s?ğ?narak- çaresizlik içinde ana başl?klardan hareket etmek zorunday?m.
    1 Ocak 1938'de M?s?r'da Nil Deltas?'ndaki bir köy olan Tûk el-Aklam'da dünyaya gelen El-Baz, çölü yaşam alan? edinmiş kalabal?k bir ailenin üyesiydi. Belki de bu nedenledir ki "çöl jeolojisi" alan?nda sonradan dünyan?n en seçkin uzmanlar?ndan birine dönüşecekti.
    Bir ilâhiyatç? olan babas? taraf?ndan sürekli okumas? ve araşt?rmas? için teşvik edilen El-Baz, parlak bilimsel kariyerine ilk ad?m? 1958'de mezun olduğu Kahire-Ain Shams Üniversitesi'nde att?. Bu eğitim süreci Assiut Üniversitesi, Missouri Mineral ve Metalurji Yüksek Okulu, doktoras?n? yapt?ğ? Missouri Üniversitesi ve ard?ndan da Heidelberg Üniversitesi ile devam etti.
    Bilimsel donan?m?n? pratik uygulamalarda kullanmaya yatk?n kişiliğiyle, başar?l? bir kimyager ve jeolog olarak bilimsel ününün ad?m ad?m yay?lmaya başlad?ğ? bu dönemde uzman s?fat?yla Pan American petrol şirketinde çal?şmaya başlad? ve Süveyş Kanal?'nda bulunan ilk petrol havzas?n?n keşif çal?şmalar?na kat?ld?.
    1967 y?l?ndan itibaren Amerikan Ulusal Havac?l?k ve Uzay Dairesi NASA'ya kabul edilerek alt? y?l süreyle Apollo Ay Program?'nda çok önemli görevler üstlenen El-Baz, bu dönemde "Ay'da ?niş Bölgeleri Saptama Komitesi"nin genel sekreterliği, "Uzay Gözlemleri ve Fotografik Görüntüleme Merkezi"nin baş müfettişliği, "Apollo Astronotlar? Uçuş Eğitim Dairesi"nin başkanl?ğ?n? yapt?. Bilim tarihine alt?n harflerle yaz?lan başar?lara imza att?ğ? bu görev döneminde, bütün Apollo astronotlar?na bilimsel eğitimlerini -bir Müslüman bilgin olarak- bizzat o verdi. Bu anlamda bak?ld?ğ?nda Ay'a hiç ayak basmad?, ama Ay'a ayak basan 12 müstesna adam?n ard?nda da -adetâ "Y?ld?z Savaşlar?" filmindeki jedi şovalyelerinin bilge hocas? Yoda gibi- hep o vard?. Sözün buras?nda, Apollo 15 astronotlar?ndan Alfred Merril Worden'in kay?tlara geçen şu ünlü sözünü aktararak El Baz'?n bu operasyona katk?lar?n? bizzat öğrencisinin ağz?ndan özetleyelim. Worden, Ay'dan dönüşünün ard?ndan gerçekleştirdiği medya söyleşilerinden birinde aynen şöyle demişti: "Kral'?n bize verdiği eğitimden sonra, Ay'dayken kendimi daha önce oraya gitmiş biri gibi hissettim."
    Yaz? dizimizin başl?ğ?nda yer alan "Kral" ifadesi de işte buradan geliyor, Yani benim uydurmam ya da alan?nda başar?l? olmuş bir dindaş?m?za yönelik hamasî bir kay?rmam değil. Yapt?ğ?m ön araşt?rmalarda El-Baz'?n rahle-i tedrisat?ndan geçen Apollo astronotlar?n?n ona hayranl?k düzeyinde bağl? olduklar?n? ve kendi aralar?nda "Kral" lâkab?n? takt?klar?n? öğrendim. Bu yüzden ben de onu dizimizin başl?ğ?nda ayn? lâkapla and?m.
    Apollo Ay Program? tamamland?ktan sonra ödüllere boğulan ve ünlü Smithsonian Enstitüsü taraf?ndan Washington'da bir "Gezegenleri Araşt?rma Merkezi" kurmakla görevlendirilen El-Baz, 1973-1975 y?llar? aras?nda Ruslarla Amerikal?lar?n uzay alan?nda ilk kez işbirliği yapt?klar? Apollo-Soyuz projesinde de aktif görevler ald?.
    1980'lerde National Geographic Society (Ulusal Coğrafya Derneği) için çöl jeolojisi üzerine araşt?rmalar yürüten ve bu araşt?rmalar? derneğin ünlü "sar?" dergisinde de yay?mlanan Hoca'n?n, ikinci uzay çağ? say?lan "uzay mekikleri" döneminde ise optik konusundaki uzmanl?ğ?n? konuşturduğunu, bu araçlar?n uzayda kaliteli görüntü kaydedebilmesi için gerekli olan geniş aç?l? kameralar? tasarlad?ğ?n? görüyoruz. O günden bugüne kadar da bir sürü sayg?n bilimsel kurumda akademisyenlik, yönetim kurulu üyeliği, yöneticilik, ödüller, ödüller, ödüller… En sonunda da Boston Üniversitesi bünyesinde bulunan "Uzaktan Alg?lama Merkezi"nde yöneticilik…
    Düz bir metin halinde bile sayfalar dolduran bu uzun biyografiyi nereden özetleyeceğimi, El-Baz'?n hangi kurumdaki yöneticiliğini, ald?ğ? hangi büyük ödülü ön plana ç?kartacağ?m? gerçekten şaş?rm?ş durumday?m. En iyisi durumu şöyle özetleyip, bir an önce kestirmeden kurtulay?m bu görevden: Kelimenin tam anlam?yla "aşm?ş" bir bilginle karş? karş?yay?z! Onun benzersiz bilimsel kariyerini tam anlam?yla öğrenmek istiyorsan?z, lütfen beni bu dertten kurtar?n ve hiç üşenmeksizin Boston Üniversitesi'nin web sitesinde yay?mlanan şu ayr?nt?l? CV'sine bir göz at?n. Okuduklar?n?z karş?s?nda gözleriniz kamaşacak!
    http://www.bu.edu/remotesensing/Faculty/El-Baz/FEBbio.html
    Ayr?ca bir hat?rlatma daha: Okuyacağ?n?z söyleşinin ard?ndan El-Baz hakk?nda daha ayr?nt?l? bir inceleme yapma arzusu duyarsan?z, özellikle internet taramalar?nda ad?n?n yaz?l?ş?n? Türkçe'de kulland?ğ?m?z gibi değil, ?ngilizce versiyonuyla -yani "Farouk El-Baz" olarak- girmeye özen gösterin. Bu sayede çok daha fazla belge ve bilgiye ulaşabilirsiniz.
    Beş bölüm halinde sunacağ?m?z bu söyleşiyi, Temmuz ay?n?n son günleriyle Ağustos ay?n?n ilk haftas? aras?nda internet üzerinden yapt?k. Ancak, Boston ile ?stanbul aras?ndaki bu soru-cevap yaz?şmalar?n?n d?ş?nda, mülâkat?m?z?n öncesi ve sonras?nda Hoca ile bir çok kişisel yaz?şmam?z da oldu. Ki ben kendi ad?ma bu parça parça yaz?şmalardan bile pek çok şey öğrenmiş bulunuyorum. Ayn? kültürün iki mensubu olarak iletişim kurmam?z? sağlayan ortak dil -ne yaz?k ki- ?ngilizceydi. Yani, ikimizin de ana dili olmayan üçüncü bir dil. Bu nedenle, onun cevap tarz?na egemen olan Müslümanca s?cakl?ğ? ve içtenliği çevirileri yaparken de aynen yans?tmaya çal?şt?m. Öyle ki, ad?m?n "Ali Murat" olarak telaffuzunu daha çok sevmeme karş?n, onun bana kültürel bir yak?nl?k duyarak sürekli "Ali" diye hitap edişini de metinde aynen muhafaza ettim. Bazen, vermek istediği mesaj? pekiştirebilmek için cümlelerine Türkçeye özgü küçük k?vrakl?klar eklediğim de oldu. Çünkü, bugüne kadar gerek Bat?l? uluslardan, gerekse kendi ulusumdan baz? "yabanc?lara" yüzlerce yaz?l? soru yöneltip onlardan son derece resmî ve "çelik soğukluğunda" cevaplar alm?ş biri olarak, karş?laşt?ğ?m bu s?cak üslûbun hakk?n? vermezsem gerçekten haks?zl?k etmiş olurdum. "Müslüman kimlik" böyle birşey işte, bu kimliği lây?k?yla taş?yabilenler de Ay'a insan gönderen ekibin birer üyesi olsalar bile çevrelerine karş? -f?trattan gelen- bir s?cakl?ğ? yans?tmay? asla ihmâl etmiyorlar. Dar?s?, insanl?ğa ve ?slâm'a El-Baz'?n yapt?ğ? hizmetlerin milyonda biri kadar hizmetleri olmamas?na karş?n kibirinden yan?na var?lamayanlar?n baş?na!
    20'nci yüzy?lda ?slâm dünyas?n?n yetiştirdiği en değerli bilginlerden biriyle, belki de birincisiyle yap?lm?ş olan bu tarihî değere sahip söyleşiyi, benim gerçekleştirirken duyduğuma benzer bir heyecan ve ilgiyle okuyacağ?n?za inan?yorum…
    * * *
    - Say?n Hocam, gazetem Yeni Şafak ad?na yapt?ğ?m bu başvuruyu kabul ettiğiniz için öncelikle çok teşekkür ederim. Anlatacaklar?n?z?n hem Türkiye Müslümanlar?, hem de bu söyleşiden bir biçimde haberdar olup onu kendi dillerine tercüme ederek okuyacak olan başka ülkelerden Müslümanlar için son derece yararl? olacağ?na inan?yorum.
    ?slâm dünyas?nda "?slâm" ve "pozitif bilimler" aras? ilişkiler sözkonusu olduğunda sizin gibi kanl? canl?, tümüyle gerçek ve hepimizi gururland?ran örnekler olduğu gibi ne yaz?k ki bir sürü hurafe ve söylenti de ortal?kta dolaş?yor. Bunlardan en ünlüsü de Apollo 11 astronotu Neil Armstrong'un Ay'a gittiğinde orada bir "ezan sesi" duyduğu ve bir süre sonra da ?slâm dinini benimsediği yönündeki çeyrek yüzy?ll?k söylenti… Bildiğim kadar?yla Bay Armstrong da sözkonusu iddialar? birkaç kez kibarca yalanlam?şt?. Ama buna rağmen ?slâm ülkelerinde yaşayanlar?n önemli bir bölümü bu söylentiye inanmakta ?srar ediyor.
    ?slâm dünyas?n? y?llard?r küçük düşüren bu b?kt?r?c? iddian?n arka plan?n? bir kez de sizden öğrenmek isteriz. Armstrong ile kişisel bir dostluğunuz var m?? Kendisiyle ilgili olarak türetilen bu ünlü söylenti ne denli gerçektir?
    - Neil Armstrong'u da diğer bütün Apollo astronotlar?n? da çok yak?ndan tan?r?m. Çünkü hemen hemen hepsinin Ay yüzeyine iniş eğitimlerini ben verdim. Neil'in Ay'a inişinin üzerinden tam 35 y?l geçti, ancak bugün hem onunla hem de diğer bir çok astronotla kişisel dostluklar?m hâlâ devam ediyor. Çünkü biz bir ekip olarak 20'nci yüzy?l?n en önemli bilimsel at?l?m?n? gerçekleştirmenin mutluluğunu paylaşt?k.
    Bu önemli soruyla, beni de y?llard?r gerçekten çok rahats?z eden çirkin bir söylentiye parmak bast?n sevgili Ali… Sen ve gazeten arac?l?ğ?yla hem Türkiyeli kardeşlerime, hem de bu söyleşimizden haberdar olmas? muhtemel diğer ülkelerden Müslüman okurlara alt?n? çize çize duyurmak istiyorum ki NEIL ARMSTRONG AYDA ASLA "EZAN SES?" SAYILAB?LECEK N?TEL?KTE G?ZEML? B?R SES DUYMAMIŞ VE B?Z?M BU GÖRÜŞMEY? GERÇEKLEŞT?RD?Ğ?M?Z GÜNE KADAR DA MÜSLÜMAN OLDUĞUNA DA?R H?ÇB?R AÇIKLAMA YAPMAMIŞTIR. Üstelik, Müslüman bir bilim insan? olarak, ben onun böyle bir karar almas?na hiç de gerek olmad?ğ?n? düşünüyorum.
    Böyle içi boş dedikodular bütün duyarl? Müslümanlar gibi beni de derinden yaralamaktad?r. Bu tip bir s?ğ yaklaş?m? savunanlara göre, dünyaca ünlü bir kişi ?slâm dinini benimsediğini aç?klarsa o zaman ?slâm "iyi birşey" oluyor ve global anlamda da sayg?nl?ğ?n? güçlendiriyor. Oysa ben inanm?ş bir Müslüman olarak bundan daha çirkin bir yaklaş?m, ?slâm'a bundan daha büyük bir hakaret düşünemiyorum.
    Neil şu anda 74 yaş?nda ve Ohio'da ailesiyle münzevî bir hayat sürüyor. O benden 8 yaş daha büyüktür. Eğer günün birinde kendi r?zas?yla ?slâm dinine geçtiğini aç?klasayd?, bundan hepimiz derin bir mutluluk duyard?k elbette. Pekiyi, Müslüman olmad?ğ? zaman ne olacak, 1400 y?ll?k ?slâm anlam?n? ve önemini mi yitirecek? Müslümanlar?n dinlerine inanmak ve güvenmek için mutlaka "Bat?l?" bir kan?ta m? ihtiyac? var? Böyle olduğunu düşünenler zaten bu dinin yan?na hiç uğramamal?d?r. ?lla da bu şekilde gösterişli bir kan?t?n gölgesine s?ğ?nmak isteyenlere, sadece böyle şeylerle huzura erenlere ben kan?t?n en güzelini vereyim isterseniz. Evet, tekrar ediyorum, Neil Armstrong ya da herhangi bir Apollo astronotu henüz Müslüman olmad?. Ama onlar?n hepsini tek tek yetiştirip Ay'a güvenle gönderip geri getiren eğitimcileri olarak, ben Faruk El-Baz, annemden doğduğum günden beri Müslüman?m! Oldu mu? Acaba bu kan?t onlar için yeterli mi?

    - En yetkili ağ?zdan duyulan bu aç?klamayla, san?r?m sözkonusu hikâye de lây?k olduğu yere, yani kent efsaneleri tarihinin çöp kutusuna gider art?k. Pekiyi, böyle birşey yoksa bu söylenti nas?l doğdu? Ay'daki ezan sesi hikâyesinin ya da Armstrong'un hayâlî Müslümanl?ğ?n?n doğuşuyla ilgili olarak bildiğiniz özel bir şey var m??

    - Ne yaz?k ki var. Asl?nda bu söylentinin doğmas?n?n -dolayl? yoldan da olsa- sebebi, benim astronotlardan Ay'a gittiklerinde yapmalar?n? istediğim küçük bir jesttir. Ama nereden bilebilirdim bu masum isteğimin böyle saçmasapan sonuçlar doğuracağ?n?…

    - Hocam, doğrusu çok merak ettim. Ne rica ettiniz astronotlardan?

    - Apollo 15'in üç astronotundan biri, öğrencim Alfred Merril Worden'd?. Uzay araşt?rmalar?na merakl? okurlar?n?z hat?rlayacaklard?r, Apollo uçuşlar? hep üçlü astronot gruplar?yla yap?lmaktayd?. Bunlardan ikisi "Ay Modülü" (Lunar Module) dediğimiz araçla uydumuzun yüzeyine iner ve bilimsel araşt?rmalar?n? yapar, üçüncüsü ise "Kumanda Modülü"yle (Command Module) Ay yörüngesinde turlar atarak onlar? bekler, bu arada da dünya ile irtibat? sağlar. Bu uçuşta David Scott ve James Irwin yüzeye inecek olan ikiliydi, Worden ise kumanda modülünün pilotu…
    Kumanda modülü "Endeavour" Ay yörüngesine girip uydumuzun çevresinde turlamaya başlad?ğ?nda Worden 380 bin kilometre uzaktan Houston'a seslenip raporunu vermeye başlad?. Bu arada aram?zda da baz? dostane telsiz konuşmalar? geçti. Bir ara bana "Buradan istediğin birşey var m? Kral" gibi şaka yollu bir cümle sarfetti. Ben de "Dünyam?za Arapça olarak bir selam göndermen yeterli" dedim. Kur'an'?n dilinin Ay yörüngesinde bir kez olsun yank?lanmas?n? istemiştim o anda. Worden y?llarca süren derslerimiz s?ras?nda benden üç-beş cümle kadar Arapça kapm?şt?. Bunun üzerine ricam? k?rmayarak telsizden aynen şu sözleri söyledi: "Marhaba ahle el-ard, min Endeavour aleykum salam." Yani, "?yi günler, Endeavour'dan hepinize selam olsun ey dünya insanlar?".
    Bu sözler, o anda Houston'daki komuta üssündeki bizler taraf?ndan olduğu gibi dünyan?n dört bir köşesinde Apollo 15'in yolculuğunu takip etmekte olan binlerce amatör telsizci taraf?ndan da canl? olarak dinlenmekteydi ve çoğu Arapça bilmeyen bu kişiler eliyle derhal kay?tlara geçirildi. San?r?m sonradan iyice biçim değiştire değiştire bütün ?slâm âlemine yay?ld? ve bugünkü hilkat garibesi söylentiye kadar ulaşt?k. Ancak, ezan sesi nerede, Worden'?n bana gönderdiği bir cümlelik o dostça selam nerede? Aralar?nda fonetik olarak hiçbir ilişki yok. Kald? ki bu efsane Apollo 11 için türetilmiş, yani bu olay?n yaşand?ğ? Apollo 15 uçusundan tam 2 y?l önceki bir başka uçuş için. Aralar?nda kronolojik bir bağlant? da yok.
    Size şu kadar?n? söyleyeyim. Apollo uçuşlar? s?ras?nda yer kontrol ile astronotlar aras?nda yap?lan bütün konuşmalar? dinleyen say?l? kişilerden biriydim ben. Eğer oradan bir yerden ezan sesi gelseydi, bir Arap olarak bunu ilk anlayacaklardan biri herhalde ben olurdum. Ama böyle bir şey asla olmad?.
    Bu konuda son olarak Müslüman Türk gençliğine şu tavsiyede bulunmak istiyorum: ?slâm, yüce Kur'an'da biçimlenmiş ve en iyi ifadesini bulmuş olan ilâhî mesaj?yla, günümüzde bir milyar?n üzerinde insan?n bağl? olduğu eşsiz bir dindir. Ve kendisini ifade edebilmek için başka da hiçbir kan?ta ihtiyac? yoktur. Kur'an'?n bizatihi kendisi en büyük kan?tt?r.

    - Bana da bu sözler karş?s?nda "Allah sizden raz? olsun" demekten başka bir şey kalm?yor. Yirmi y?ld?r kafalar? kar?şt?ran can s?k?c? bir hurafeye böylelikle son noktay? koymuş oldunuz.
    Şimdiki sorum da asl?nda yine önceki sorumla yak?ndan bağlant?l?… Siz, hem önünde bütün dünyan?n sayg?yla eğildiği büyük bir bilim adam?, hem de mensubu olduğu ?slâm inanc?n? aç?kça deklare etmekten hiçbir zaman çekinmemiş kararl? bir Müslümans?n?z. Bu yönünüzle de "Müslüman bir bilim adam?n?n sergilemesi gereken duruşa" hayranl?k uyand?r?c? bir örnek oluşturduğunuzu düşünüyorum.
    ?slâm dünyas?n?n halklar? aras?nda başka dinlerden bat?l? bilginleri, sinema sanatç?lar?n? ya da müzisyenleri -onlar gerçekten bu dini benimsemeden- Müslüman olarak kabul etmek gibi garip bir tutku var. Daha önce de internet söylentileri yoluyla Anthony Quinn'i, Jacques Yves Cousteau'yu ve Michael Jackson'u gerçekd?ş? bir biçimde Müslüman ilan etmişti baz? yay?n organlar?... Sonra da ?slâm karş?t? uluslararas? yay?n organlar?nda Müslümanlar?n bu tavr?yla ilgili alayc? ve aşağ?lay?c? makaleler yay?nland?ğ?n? görüyoruz. Bu da bizleri fazlas?yla üzüyor.
    Hocam, bir bat?l? bilginin ya da popüler bir sanatç?n?n kamuoyuna Müslüman olduğunu aç?klamas?yla ?slâm m? yücelir ya da kazan?r, yoksa doğrudan o kişi mi? Bu gibi din değiştirmelerden ?slâm ad?na beklentiler ç?karmak dinimizi küçük düşürmüyor mu?
    - Benim bu soruya vereceğim cevap da yine bir önceki cevab?m? tamamlay?c? nitelikte olacakt?r. Ünlü birilerinin ?slâm'? kabul ettiği yönündeki haberleri beklemek suretiyle imân etmeye ya da karars?zl?klar içinde sürüklenen bir imân? pekiştirmeye çal?şmak, kan?mca hastal?kl? bir ruh hâlinin yans?mas?d?r. Ünlü -ya da tamamen ünsüz- bir kişinin ?slâm dinine geçtiğini aç?klamas? ancak "kişisel bir zafer" olabilir, bu tür bir karar ?slâm'?n ihtişam?na zerre kadar katk? sağlamaz. Böyle düşünen Müslümanlar bu hastal?kl? bak?ş aç?s?n? en k?sa zamanda üzerlerinden atmal? ve özgüvenlerini kazanmal?d?rlar. Onlar evrenin en değerli mesaj?n? alm?ş insanlard?r ve bunu asla unutmamal?d?rlar. Bir gün bu dünyadan göçüp gideceğiz ve bizleri yaratan Allah, dünya hayat?nda kimin Oscarl? bir sinema oyuncusu, kimin Ay'a inmiş astronot ya da kimin Grammy ödüllü pop y?ld?z? olduğuna bakmayacak, sadece "Sana gönderdiğim son mesaj? ne kadar alg?lad?n ey kulum" diye soracak. San?r?m, gönülden inananlar için yeterince aç?k bir durum bu…

    Röportaj?n devam? da var,linki :
    http://yenisafak.com.tr/diziler/nasa/index.html
    Konu alanyali tarafından (24.04.08 Saat 11:36 ) değiştirilmiştir.


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  9. #9
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Alıntı bilal-i sivasi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu ifadeye göre insanoğlu uzaya gitti ve aya ç?kt? demişsiniz...

    Aziz kardeşim,Bu ifadede ?nsan?n Cismen aya ç?kt?ğ?m? anlaş?l?yor sizce. ?fadeyi konu ile beraber,yerinde ve sözün gidişat?na göre tekrar tefekkür etmenizde fayda görüyorum.
    Şimdi sen dahi, ey Katre içine giren hakîm feylesof! Senin katre-i fikrin dürbünüyle, felsefenin merdiveniyle tâ kamere kadar terakkî ettin, kamere girdin. Bak, kamer kendi zât?nda kesâfetli, zulümâtl?d?r; ne ziyâs? var, ne hayat?. Senin sa'yin beyhûde, ilmin faydas?z gitti.
    On Beşinci Söz

    -1-

    Ey kozmoğrafyan?n ruhsuz meseleleriyle zihni darlaşan ve akl? gözüne inen ve şu âyetin azametli s?rr?n?, o s?k?şm?ş zihninde yerleştiremeyen mektepli efendi!

    Şu ayetin semâs?na yedi basamakl? bir merdivenle ç?k?labilir. Gel, beraber ç?kacağ?z.

    1- Rahmân ve Rahîm olan Allah'?n ad?yla.

    And olsun ki dünya semâs?n? Biz kandillerle süsledik. Şeytanlar için o kandilleri birer taş yapt?k. (Mülk Sûresi: 5.)



    Okuduğum bu ifadeler sonucunda bu kanaate vard?m.. Necmeddin Şahinerin (Nurs Yolu) kitab?nda şöyle bir ifade geçiyor.

    ''Feza gemisinden ayr?l?p ay'a inen ay modülü, bir katre (damla) şeklindeydi.40 y?l önce yaz?lan eserde:''Katre'' tabiri, adetâ Amerikal? feza adamlar?n?n okyanusa indikleri aletin şeklinin ifadesidir.Bir damla gibi fezadan okyanusa düşmüşlerdi.''


    Ve yine şöyle bir ifade daha geçiyor:Şu ayetin semâs?na yedi basamakl? bir merdivenle ç?k?labilir. Gel, beraber ç?kacağ?z. Bu ifadelerin yaz?l?ş?ndan 40 y?l sonra 1969 yaz?nda Amerikal? Neil Armstrong'un yedi basamakl? kapsül merdiveninden aya ilk ad?m? atmas?,ne latif bir tevafuk değil mi?.. (Nurs Yolu)
    Konu Şahide tarafından (24.04.08 Saat 14:52 ) değiştirilmiştir.





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  10. #10
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Ay'a gerçekten ayak basıldı mı?
    Yoksa görüntülerin hepsi birer stüdyo hilesi mi?

    Bu konu yıllardır tartışılsa da ABD'nin uzay savaşlarındaki yerini Rusya ve Çin'e karşı perçenledi. Görüntüleri inceleyen uzmanlara göre herşey bir düzmece olabilir mi?

    İşte kafaları karıştıran sorular.

    Hesaplamalara göre Ay yüzeyindeki gündüz sıcaklığı 260 ile 280 Fahrenayt arasında değişiklik gösteriyor. Bu derecedeki sıcaklıkta filmler erir ve insanlar muhtemelen rahatsız olur. Hatta muhtemelen ölür ! Peki ama astronotlar neden bu kadar rahat görünüyor?

    Ay ' ın görünmeyen karanlık yüzündeki hava sıcaklığının eksi 41 dereceye kadar düştüğü biliniyor. Eksi 40 dereceden itibaren cisimlerin kırılganlık derecesinin arttığı biliniyor. Bu sıcaklıkta elektrikli cihazlar çalışmaz Araba akülerini çalıştırmak da zordur. Sıcaktan soğuğa geçerken yaşanan bu ani ısı değişikliği, cisimlerde esnemelere ve kırılmalara sebep olur. Peki ekipmanlar ve astronotlar nasıl bu kadar rahat çalışabiliyor?

    Niye 1/6 ' lık bir yerçekimi oranında astronotlar yürüme ile zıplama arasında gidip gelen hareketler yapıyorlar ? Televizyon çekimlerinin birinde, astoronotun zıplamak için dizlerini büktüğü ama sonuçta bir kaç adımdan öteye gidemediği gözleniyor. Astonotlar, yerçekiminin 6 kat daha az olduğu bir ortamda, niçin normal bir insanın yeryüzünde zıplayabiliceği kadar bir mesafeye zıplayabiliyorlar ?

    Bunun yanısıra, çekilen görüntülerde astronotların sert bir şekilde dizlerinin üstüne düştükleri birkaç sahne görüyoruz. Peki böylelikle kendilerini büyük bir riske atmış olmuyorlar mıydı? Ya basınca dayanıklı elbiseleri yırtılsaydı?

    Bilindiği gibi yeryüzünden 250 ve 750 mil yükseklikteki mesafeler arasında kalan bölgeye Van Allen Kuşağı ismi veriliyor. Bu kuşak, güneşten gelen radyoaktivite yüklü ışınların dünyaya gelmesini engelliyor. Astronotların, Ay ' a gidebilmesi için bu kuşak içinden geçmeleri gerekiyor. Bir insanın buradan geçebilmesi içinse, 4 metre kalınlığında bir kurşun tabakasıyla kaplanmış olması gerekiyor!


    Modül'ün Altında Niye İz Yok?

    NASA ' ya göre Ay modülü Ay ' a indiğinde motorlarından 3000 Ibs ' lik (yaklaşık 1,5 ton) basınç çıkıyordu. Bize anlatıldığı ve görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla, Ay yüzeyi tozlu ve yumuşak. Peki iniş esnasında, modülün altına denk gelen (yandaki resimde H ile işaretlenmiş) kısımda niçin herhangi bir yıpranma, dağılmış yumuşak doku ya da itmeden oluşan bir çukur görmüyoruz? Aynı şekilde niçin Ay modülünün ayaklarında tozlanma göze çarpmıyor ? Yandaki resimde bir başka ilginç nokta da (G) ile işaretlenen yerde, bir ayak izinin bulunması. Peki, tam olarak modülün altına denk gelen bölgeye bu ayak izi nasıl geldi? Astronotlar bilindiği kadarı ile modülün altına girmediğine göre, acaba set işçileri, daha önce senaryo çalışması yapan astronotlardan birinin ayak izlerini silmeyi mi unuttular? Ya da modül eski yerinden kaldırılıp şu an bulunduğu yere mi taşındı?


    Ay'da Atmosfer Yoksa, Nasıl Oluyor da Yıldızları Göremiyoruz?

    Yine yukarıdaki resimde astonotları Ay yüzeyine indiren Ay modülünü görüyoruz. (B) ile işretlenen yere baktığımızda gökyüzünde hiçbir yıldızın görünmediğini fark ediyoruz. Madem ki atmosfer yok, niye arka planda parlak yıldızlar gözümüze çarpmıyor? NASA uzmanları bunu, basit fotoğrafçılık mantığı ile açıklıyor: "Eğer yakın plandaki nesneleri ( astronot, ay modülü gibi ) odaklarsanız, arka plandaki parlak nesneleri ( yıldızlar ) gibi aynı poz içinde yakalayamazsınız" (A) ile işaretlenen noktaya baktığınızda ise, ay modülünün karanlık tarafında kalan Amerikan bayrağını net olarak görüyorsunuz.

    Komploculara göre, bu fotoğraf Ay ' da çekilmiş olamaz. Zira, eğer bir cisim Ay yüzeyinde gölgede kalıyorsa, onu görmek imkansızdır. Çünkü Ay yüzeyinde atmosfer yoktur. Atmosfer içindeki hava molekülleri ışığı süzerek yansıtırlar ve yeryüzünde gölgede kalan noktalar bu şekilde görülebilir. Ay ' da atmosfer olmadığı için, gölgede kalan bir nesnenin kesinlikle görünmemesi gerekir. Peki, resimdeki bayrak nasıl görünüyor?

    Bununla birlikte, Ay yüzeyine düşen güneş ışığı kırılmadan ve süzülmeden geldiği için kör edici bir etkiye sahip. Bundan dolayı astronotlar, güneş ışınlarından korunmak için % 95 altın alaşımlı başlıklar takıyorlar. Öyle ise güneşin vurduğu noktaların daha parlak, gölgelerin ise tamamen karanlık olması gerekmiyor mu ? Ama NASA fotoğraflarındaki gölge tonlarının, yeryüzünde çekilmiş fotoğraflardan hiçbir farkı yok.



    Artıcıklara Dikkat!

    Uzay fotoğraflarında resmi enlemesine kesen küçük artı (+) işaretleri sizin de dikkatinizi çekmiştir. Söz konusu artıcıklar, kameranın bir parçasından kaynaklanmakta ve film ile kamera vizörünün (siperliğinin) arasında bulunmaktadırlar. Bu husus, komplo teorisyenlerinin de dikkatini çekmiş olsa gerek, buradan da ilginç noktalar yakalamışlar. Mesela yandaki resimde (C) ile gösterilen kısımda, nasıl oluyor da resmin yarısı artının önünde, yarısı arkasında olabiliyor? Yoksa bu artıcıklar, sadece saydam bir plastik üzerine işaretleniyor ve resimlerin üzerine mi yerleştiriliyordu? Belki de bu resimde, dikkatsiz teknisyenlerden biri, plastik bandın kaydığını farketmemişti!




    Dalgalanan Bayrak...

    Apollo 11 astronotlarından biri ilk etapta Ay yüzeyine Amerikan bayrağı dikiyor. Bayrak açık vaziyette. Yukarıdaki resimde ise bayrağı dalgalanırken görüyoruz. Atmosfersiz bir ortamda bu değişiklikler nasıl olabiliyor ve de en önemlisi bayrağı hangi rüzgar dalgalandırıyor?




    Güneş

    (E) ile işaretlenen bölgedeki gölgenin, eğer Ay'da atmosfer yoksa ve tek ışık kaynağı Güneş ise, daha karanlık olması gerekiyor. (F) ile işaretlenen arka plan görüntüsünde de, ufka doğru yaklaştıkça karanlığın çöktüğü görünüyor. Bu, atmosferik coğrafyadan dolayı, sadece yeryüzünde olabilecek bir görüntü. Normalde Ay'daki ufuk çizgisinin daha keskin ve parlak görünmesi gerekiyor. (D) ile işaretlenen bölgede ise, gökyüzünde bağımsız bir cisim göz çarpıyor. Farklı resimlerde de göze çarpan bu cisimle ilgili bugüne kadar doyurucu bir açıklama yapılabilmiş değil. Burada devreye, UFO'cular giriyor. Onlarsa, Ay'a gerçekten gidildiğini ve resimde görünen garip cismin bir uçan daire olduğunu iddia ediyorlar.

    Son Delil


    Bir bilim adamının bu teorileri çürütmek için Ay'a ilk ayak basıldığının en büyük ispatı olan video görüntülerini tekrar incelemek ve ABD'nin Ay'a gitmedi yalanını çürütmek için Nasa'ya yaptığı başvuruya aldığı cevap ise oldukça ilginç:

    GÖRÜNTÜLERİ BULAMIYORUZ...

    Alıntı

    Kardeşler bu alıntı yaptığım yazının doğruluk derecesi ne kadar acaba bileniniz var mı?...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Göz Ayak Ucunda Olacak
    By insirah in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 18.12.16, 22:13
  2. Ergenekon'da Sol Ayak
    By sarıca in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09.11.16, 06:00
  3. Ayak Ayak Üzerine Atıp Oturmak
    By abluka in forum Fıkıh
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 09.11.16, 05:56
  4. 2010 Nur Takvimi Basıldı...
    By e.said coskun in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.12.09, 13:02
  5. Peygamberimiz (S.A.V.) 'in Ayak İzi
    By mardynli in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.01.07, 20:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0