+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 13

Konu: Zühre, Katre, Reşha

  1. #1
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart Zühre, Katre, Reşha

    Zühre, Katre, Reşha
    Bunları anlıyacağımız bir ifade ile anlatırsanız sevinirim...Üstad neden bunlardan örnek getirmiş? Tek tek anlatır mısınız?
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  2. #2
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Değerli Kardeşimiz;


    Zühre,katre,reşha kavramlarının geçtiği bir kaç cümleyi aşağıya alarak açıklamaya çalışalım.Zühre nâmiyle nakışlı bir çiçek ve kamere âşık hayatlı bir Katre ve güneşe bakan safvetli bir Reşha'yı farz ediyoruz ki,her birisinin bir şuuru,bir kemâli var ve o kemâle bir iştiyâkı bulunuyor.

    Biri,küllî ve umumi bir tecellî ve in'ikâsdır ki,bütün çiçeklere birden ifâzasıdır.İkincisi,güneşin kamere ve seyyârelere,Fâtır-ı Hakîmin izniyle verdiği nur ve feyizdir.Üçüncüsü,güneşin,emr-i İlâhî ile cevv-i havayı ve denizlerin yüzlerini birer ayna ederek,sâfî ve küllî ve gölgesiz bir in'ikâsı va burada; zühre;nakışlı bir çiçek katre;ışığını başkasından alan ay reşha;renksiz,safi olan bir deniz olarak kabul ediyoruz.

    Bu üç ayna da güneşe mazhar olmaya ve güneşi yansıtmaya çalışıyorlar.

    Zühre; kendine ait rengi olduğundan dolayı güneşi olduğu gibi yansıtamıyor.

    Katre ise; ay gibi verdiği ışık güneşten istifade ettiği kadardır.Güneşi olduğu gibi yansıtmıyor.

    Reşha ise; hava ve su gibi güneşi mahiyetine en yakın şekliyle yansıtır.

    Risaleler;ne garbın fünunundan nede şarkın ulumundan alınmamıştır.Doğrudan doğruya Kur'andan alınmıştır.Bu yüzden kafası felsefi malumatla karışmamış bir nur talebesi,risaleler aynasından sağlam bir marifetullah ilmine sahip olabilir.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  3. #3
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart Buda sana kapılar açabilir...

    Reşha Mesleği
    Risale-i Nur’un benim için belki de en anahtar risalesi olan Yirmidördüncü Söz’ün en kritik ve de en çetrefilli kısmı ise, “İkinci Dal”dır. Her sayfasında tekrar tekrar dallanıp budaklanan bu dal’ı her veçhesiyle kavradığımı sanmıyorum; ama burada sözü edilen ‘reşha mesleği’nin, Risale-i Nur mesleğinin en iyi sembolik özeti olduğunu düşünüyorum.
    Bu bahiste sözü edilen zühre, katre ve reşha, temsilde üç insanı veya üç grup insanın tiplemesi olarak gözükür. Ama, gerek bu anlatılan zühre, katre ve reşhanın temel özelliklerine; gerek Mesnevî-i Nuriye’deki “Zühre”, “Katre” ve “Reşhalar”a bakınca, bu üç temsilin aslında aynı insanda bulunabileceği anlaşılır. Bizatihî İkinci Daldan anlaşıldığına göre, zühre “kendi nefsinin muhabbetine dalmış.” “nefsin mehasini ile telezzüz ve iftihar eden” insan tiplemesidir. Öte yandan, Risale-i Nur’un geneline baktığımızda, görürüz ki, nefis evvelâ ve bizzat kendini sever. Başka herşeyi kendine feda eder. Kendinde bir kusur ve noksan görmek istemez. Bu bakımdan, ‘zühre’den, nefsi ağır basan insanlara işaret edildiği sonucu kadar, bunun ‘nefs’e, dolayısıyla her insana baktığı sonucu da çıkarılabilir. Bir diğer deyişle, zühre, nefsin gidebileceği yolu; nefsin nasıl Rabbini tanıma noktasına sevk edilebileceğini gösterir. Belki, “Onyedinci Lem’a” olan Zühre’nin, bir de bu gözle okunması gerekir.
    Katre temsilinin ise hususan sebepler âlemine ve kâinata baktığı, bizatihî İkinci Dalda net bir biçimde gözükür. Ki, katre yolunun yolcusu, ‘katre-i fikr’ taşıyan biridir; ona atfedilen diğer özellikler ise, akıl ve felsefe, ilim ve hikmettir. Öte yandan, Mesnevî’deki Katre risalesi, kâinatın nasıl elli beş cihette Sâniin varlığına ve birliğine işaret ve delâlet ettiğini izaha çalışmaktadır. Bu bahislerden hareketle, ‘katre’nin kâinata bakarak Yaratıcıyı tanıma yolunda yürüyen bilim ve felsefe erbabına baktığı sonucu rahatlıkla çıkarılabilir; ama biraz daha genelleştirirsek, ‘katre’ ile temsil edilenin ‘akıl’ olduğuna hükmetmek de kesinlikle mümkündür.
    Reşha ise, doğrudan doğruya Güneşe muhatap olan hakikat yolcusunu temsil eder. Doğrudan Güneşe muhatap olmak ise, nefsanî ve kevnî berzahlara uğramaksızın, “veraset-i Ahmediye (a.s.m.) ile, vahye muhatabiyetin ifadesidir. Mesnevî-i Nuriye’deki Reşhaların-ki aynı zamanda Ondokuzuncu Söz’dür-niye Muhammed-i Arabî’yi (a.s.m.) anlattığını bu çerçevede düşünmek gerekir. Reşha mesleği, Muhammed-i Arabî’nin en mükemmel derecede temsil ettiği; ve ‘en güzel örnek’ olarak bütün insanlara ders verdiği yoldur. Öte yandan, yine İkinci Dal’daki reşha bahsine bakarsak, ‘akla sığışmayan’ın, reşha mesleğinde giden kalbe sığıştığı; reşha olanın, ehl-i katrenin (aklın) yetişemem dediği şeyi, ‘itminan-ı kalb’ ile gördüğü anlaşılır. Ki, kalb, “mahall-i iman” ve “âyine-i Samed”dir; dolayısıyla, berzahlar o yolda araya girmez.
    Özetle, İkinci Dal’da üç değil, dokuz tabaka insan vardır. Ve bunların mahiyetini belirleyen, zühre-misal nefis, katre-misal akıl, reşha-misal kalbe nasıl muhatap olduklarıdır.
    Diğer bir deyiş ile, meselâ aklı ile hakikatı bulmaya çalışan, ama akıl-kalb imtizacını yaşamayan, yani aklını kalbinin rehberliğine vermeyen; dahası, Kur’ânî ifadeyle kalbiyle akletmeyen (bkz. Hacc, 22:46) bir insan, elbette ‘zühre ve katredeki berzahlar’da takılıp kalacaktır. Dolayısıyla, bana arzedilen soruda belirtildiği üzere, “İsm-i Azamlarla ya da her ismin azam mertebesi verilerek isbat edilen hakikatları ihata edemeyecek”tir. Âfâki tefekkürde “ilmelyakînden daha öteye gidemeyecek”tir.
    Ama, Yirmidördüncü Söz’ün sonundaki şifreyi çözen; yani İbrahimvari “Lâ uhibbul âfilîn” diyen biri için, âfâkî tefekkürde aynelyakîne, hatta hakkalyakîne uzanabilir. Burada önemli olan, İbrahim’in (a.s.) yalnız ‘ufûle gidenler’de kalmaması; kendi kalbinde âfâktaki ‘ufûle gidenler’e karşı ‘sevmem’ cevabını buluşu; diğer bir deyişle enfüsî ve âfâkî tefekkürü buluşturmasıdır. Çünkü, bu şekilde insan ‘ufûle gidişler’de takılıp kalmamakta; dönüp, bunun kendi iç dünyasındaki tercümesine bakmaktadır. Vahidiyet içinde boğulması muhtemel akıl; vahidiyet içinde ehadiyeti nazara verdiren kalb sayesinde, ‘boğulmak’tan kurtulmaktadır. Bana iletilen soruda iktibas edilen bahis de, “Celâl isminin koca kâinattaki tefekkürü fikir yoluyla zor, her dairenin ve her nev’in lisanı çok geniş” demektedir-fikir yoluyla tefekkürü zor; yoksa kendisi zor değil!
    Nitekim, öte yanda, meselâ “Perde-i gayb açılsa yakînim ziyadeleşmeyecek” diyen; yani hakkalyakîn derecesinde bir imana erişen Hz. Ali vardır. Risale-i Nur müellifinin “iman mesleğinde hususî muallimi”nin Hz. Ali (r.a.) olması da manidardır.
    Bu bahsi, sadece bazı ipuçları vermiş olduğumu bilerek burada noktalıyor; bu meseleleri müstakil çalışmalar suretinde ele alacak akıl ve kalb gözü açık insanların günyüzüne çıkmasını rahmet-i Rahman’dan niyaz ediyorum.Ayrıca, Risale’nin ‘zor’ bahislerine talip olan kardeşlerimi bir kez daha tebrik ediyor; ve müphem bıraktığım veya atladığım noktaları bana iletmelerini rica ediyorum.

    Metın Karabaşoğlu, Yeni Asya, 14 Ocak 1998

    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  4. #4
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    Maşallah! ?nan?n zevkle okudum ve cok istifade ettim.Allah ne murad?n?z varsa versin...
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  5. #5
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Sebep olan yapan gibidir...

    Sende sağol kardeşim... Sayende bizde tekrarladık...
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  6. #6
    Dost muazzam cemaat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    46

    Standart

    su an vaktim yok sonra firsatim olursa anlatirim ama kisaca sunlari soyleyim:zuhre ayni zamanda venus demektir.venus ,ask tanricasi ve lusifer icin semboldur ve deniz kopugu icinde semboldur.yani biz ne kadar uzerimizdeki meziyetleri kendimizden sanirsak en masum haliyle cicek gibi bir sonraki ask tanricasi yani kendine ibadet edip asik olan bir sonrakide seytan manasindaki lusifer olmaktir.meziyetlerimiz cok az ama biz yinede kendimizi onemli zannediyorsak da deniz kopugu gibi olunur.

  7. #7
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    Alıntı muazzam cemaat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    su an vaktim yok sonra firsatim olursa anlatirim ama kisaca sunlari soyleyim:zuhre ayni zamanda venus demektir.venus ,ask tanricasi ve lusifer icin semboldur ve deniz kopugu icinde semboldur.yani biz ne kadar uzerimizdeki meziyetleri kendimizden sanirsak en masum haliyle cicek gibi bir sonraki ask tanricasi yani kendine ibadet edip asik olan bir sonrakide seytan manasindaki lusifer olmaktir.meziyetlerimiz cok az ama biz yinede kendimizi onemli zannediyorsak da deniz kopugu gibi olunur.
    ben hicbir şey anlamadım,biraz daha acık anlatsanız.
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  8. #8
    Pürheves ışık - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    171

    Standart

    O zaman kardeşlerim REŞHA olmak duas?yla

    BANA SENİ GEREK SENİ


  9. #9
    Dost muazzam cemaat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    46

    Standart

    zühre “kendi nefsinin muhabbetine dalm?ş.” “nefsin mehasini ile telezzüz ve iftihar eden” insan tiplemesidir.zuhrenin venus demektir venus mitolojide degik seylerin semboludur.ustad(benim anladigim kadari ile)diyorki zuhre guzel bir cicek yani guzelligini gunesden almis bir cicek.cicek gunesden guzelligini nasil alir?gunes isinlari bir seye ulasdigi zaman bazi isiklar geri yansir bazilari emilir biz sadece yansiyan isinlari goruruz.yansiyan isik kirmizi ise biz gunesin kirmizi isigini gordugumuz icin o nesneyi kirmizi zannederiz aslinda o renk gunesindir.aynen allahu tealanin sifatlari bizde degisik sekilde yansimasi gibi.yani bizdeki guzel meziyetler allahu tealaya aittir.ama biz bu cicek gibi kendi meziyetlerimizi kendimizin zanneder kendimize hayran olursak.ama yinede enemiz cok cok bizi yoldan cikartmamissa bu durum en masum haliyle cicek olmaktir.enemiz daha kuvvetli ise ask tanricasi gibi herkes beni gorsun beni anlatsin yani bir nevi tapsin isteriz.(bazen insanlar konusurken bana adeta tapti diyorlar bunun gibi).eger iyice nefsi emmaremiz, kibrimiz bizi yoldan cikarmissa artik seytanlasmis gibi oluruz ki bu lusifer olmaktir.lusiferin sembolude venusdur(yani arapca ismi ile zuhre).burda usdad zuhre kelimesini ozellikle secip bu pekcok seyi bir misalle anlatti diye dusunuyorum.usdad bati ve dogu efsanelerini biliyordu risalede degisik yerlerde bu efsaneleri vurgular.insallah bu aciklayici olmustur

  10. #10
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    Alıntı muazzam cemaat Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    zühre “kendi nefsinin muhabbetine dalmış.” “nefsin mehasini ile telezzüz ve iftihar eden” insan tiplemesidir.zuhrenin venus demektir venus mitolojide degik seylerin semboludur.ustad(benim anladigim kadari ile)diyorki zuhre guzel bir cicek yani guzelligini gunesden almis bir cicek.cicek gunesden guzelligini nasil alir?gunes isinlari bir seye ulasdigi zaman bazi isiklar geri yansir bazilari emilir biz sadece yansiyan isinlari goruruz.yansiyan isik kirmizi ise biz gunesin kirmizi isigini gordugumuz icin o nesneyi kirmizi zannederiz aslinda o renk gunesindir.aynen allahu tealanin sifatlari bizde degisik sekilde yansimasi gibi.yani bizdeki guzel meziyetler allahu tealaya aittir.ama biz bu cicek gibi kendi meziyetlerimizi kendimizin zanneder kendimize hayran olursak.ama yinede enemiz cok cok bizi yoldan cikartmamissa bu durum en masum haliyle cicek olmaktir.enemiz daha kuvvetli ise ask tanricasi gibi herkes beni gorsun beni anlatsin yani bir nevi tapsin isteriz.(bazen insanlar konusurken bana adeta tapti diyorlar bunun gibi).eger iyice nefsi emmaremiz, kibrimiz bizi yoldan cikarmissa artik seytanlasmis gibi oluruz ki bu lusifer olmaktir.lusiferin sembolude venusdur(yani arapca ismi ile zuhre).burda usdad zuhre kelimesini ozellikle secip bu pekcok seyi bir misalle anlatti diye dusunuyorum.usdad bati ve dogu efsanelerini biliyordu risalede degisik yerlerde bu efsaneleri vurgular.insallah bu aciklayici olmustur
    sizin astroloji ile aranız iyi galiba
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Mesnevi-i Nuriye / Zühre
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 09.02.15, 15:33
  2. Katre-i Hayat
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.08.13, 15:09
  3. 19. Söz 14. Reşha'nın Açıklaması?
    By havva43 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 31.03.09, 21:11
  4. Reşha-Misal!.....
    By _ŞuA_ in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 22.10.08, 13:29
  5. Reşha Mesleği
    By elff in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.01.07, 18:59

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0