+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 20
Like Tree3Beğeni

Konu: Musibet -i Âmme ve Hikmetleri

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart Musibet -i Âmme ve Hikmetleri

    Musibet -i âmme;Umumî musibet, genel olan, herkesi etkileyen belâ, âfet olarak biliniyor.

    Musibet -i âmme,elbetteki ekseriyetin hatalar?ndan meydana gelmekte ve kader ekserin hatalar?n? o hata cinsinden karş?lamakta ve yap?lan hatalara keffaret olarak umuma musibeti şamil k?l?nmaktad?r.

    Umumi hatalar?m?z kaderde önceden takdir edilen musibetin şartlar?na ulaşmakta ve umumi musibetin kazas?na umumi hatalar fetva verdirmektedir.Elbetteki ata olan hasenelerimiz ve sadakalar?m?z yoksa umumi musibete giriftar oluyoruz ve bu musibette elbetteki s?rr-? imtihan gereği masumlar da zarar görmektedir.Ancak masumlar mükafat?n? kat kat almakta ve manevi canipten gelen mükafatlar ise o masumlar?n çektikleri ac?lar? ve s?k?nt?lar? hiçe indirmektedir.

    ?şte bu meyanda izahlarla Üstad?m?z Bediüzzaman musibetler, musibet-i amme ve hikmetlerini,sebeplerini ve de neticelerini izah etmişitr.Şimdi Risale-i Nurlardan ilgili yerleri ekleyerek konuya devam edelim inşallah.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Musibet -i âmme(umumi musibet), ekseriyetin(çoğunluğun) hatasından terettüp eder(meydana gelir). Musibet, cinayetin neticesi, mükâfâtın mukaddimesidir(başlangıcıdır).


    Üçüncü sual: Bazı eşhâsın(şahısların) hatasından gelen bu Musibet bir derece memlekette umumî şekle girmesinin sebebi nedir?

    Elcevap: Umumî Musibet ,ekseriyetin hatasından ileri gelmesi cihetiyle, ekser nâsın(insanların çoğunun) o zalim eşhâsın(şahısların) harekâtına fiilen veya iltizamen(taraf olarak) veya iltihaken(katılarak) taraftar olmasıyla mânen iştirak eder, Musibet -i âmmeye(umumi musibet) sebebiyet verir.

    Dördüncü sual: Madem bu zelzele musibeti hataların neticesi ve keffâretü'z-zünubdur(günahlara keffarat). Masumların ve hatasızların o Musibet içinde yanması nedendir? Âdaletullah nasıl müsaade eder?

    Yine mânevî canipten elcevap: Bu mesele sırr-ı kadere taallûk ettiği için(26.söze kader bahsine baktığı için), Risale-i Kadere havale edip, yalnız burada bu kadar denildi:

    Yani, "Bir belâ, bir musibetten çekininiz ki, geldiği vakit yalnız zalimlere mahsus kalmayıp masumları da yakar."( Enfâl Sûresi, 8:25.)
    Şu âyetin sırrı şudur ki: Bu dünya bir meydan-ı tecrübe ve imtihandır ve dar-ı teklif ve mücahededir(bu dünya imtihan ve tecrübe yeri). İmtihan ve teklif, iktiza ederler ki, hakikatler perdeli kalıp, ta müsabaka ve mücahede(cihad) ile Ebu Bekir'ler âlâ-yı illiyyîne(en yüksek mertebeye) çıksınlar ve Ebu Cehil'ler esfel-i sâfilîne(en aşağıya) girsinler. Eğer masumlar böyle musibetlerde sağlam kalsaydılar, Ebu Cehil'ler, aynen Ebu Bekir'ler gibi teslim olup, mücahede ile mânevî terakki(yükselme) kapısı kapanacaktı ve sırr-ı teklif(imtihan sırrı) bozulacaktı.(On Dördüncü Söz )
    BELİNAY bunu beğendi.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Sünuhat'tan konu ile ilgili bir ders:

    1335 senesi Eylül'ünde, dehrin(asrın) hadisatının verdiği yeisle(ümitsizlikle), şiddetle muztarip idim(ızdırap içindeydim). Şu kesif zulmet(karanlık-zulüm) içinde bir nur arıyordum. Mânen rüya olan yakazada(uyku ile uyanıklık arası bir hal) bulamadım. Hakikaten yakaza olan rüya-yı sâdıkada(peygamberimizinde olduğu bir rüyada) bir ziya(ışık) gördüm. Tafsilâtı(ayrıntıyı) terk ile, yalnız bana söylettirilmiş noktaları kaydedeceğim. Şöyle ki:

    Bir Cuma gecesinde nevm(uyku) ile âlem-i misale(her şeyin görüntüsünün alındığı aleme) girdim. Biri geldi, dedi:
    "Mukadderat-ı İslâm(islamın geleceği) için teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor."

    Gittim, gördüm ki, münevver(nurlu), emsalini dünyada görmediğim, Selef-i Salihînden(geçmiş alimlerden) ve a'sârın(asırların) meb'uslarından her asrın meb'usları içinde bulunur bir meclis gördüm. Hicap edip(utanıp) kapıda durdum. Onlardan bir zat dedi ki:
    "Ey felâket, helâket asrının adamı, senin de reyin var. Fikrini beyan et."

    Ayakta durup dedim:
    "Sorun, cevap vereyim."

    Biri dedi: "Bu mağlûbiyetin neticesi ne olacak; galibiyette ne olurdu?"(Birinci Dünya Savaşı için soruluyor)

    Dedim: " Musibet şerr-i mahz(hakiki şer ) olmadığı için, bazan saadette felâket olduğu gibi, felâketten dahi saadet çıkar.

    Eskiden beri i'lâ-yı kelimetullah ve beka-yı istiklâliyet-i İslâm(islamın geleceğinin devamı için) için, farz-ı kifaye-i cihadı deruhte ile kendini yekvücut olan âlem-i İslâma fedaya vazifedar ve hilâfete bayraktar görmüş olan bu devlet-i İslâmiyenin felâketi, âlem-i İslâmın saadet-i müstakbelesiyle (gelecekteki saadetiyle)telâfi edilecektir.

    Zira, şu Musibet, maye-i hayatımız(hayat kaynağımız) ve âb-ı hayatımız(hayat suyumuz) olan uhuvvet-i İslâmiyenin(İslam kardeşliğinin) inkişaf ve ihtizazını(ortaya çıkmasını) hârikulâde tacil(acele) etti.

    Biz incinirken âlem-i İslâm ağlıyor. Avrupa ziyade incitse, bağıracaktır. Şayet ölsek, yirmi öleceğiz, üç yüz dirileceğiz. Harikalar asrındayız. İki-üç sene mevtten sonra meydanda dirilenler var. Biz bu mağlûbiyetle bir saadet-i âcile-i muvakkate(geçici saadeti) kaybettik. Fakat bir saadeti âcile-i müstemirre(gelecekte kararlı bir saadet) bizi bekliyor.

    Birden o meclisten tasdik emareleri tezahür etti.
    Dediler: "Evet, ümitvar olunuz. Şu istikbal inkılâbı içinde, en yüksek gür sada İslâmın sadası olacaktır!"

    Tekrar biri sordu: " Musibet, cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddemesidir(başlangıcıdır). Hangi fiilinizle kadere fetva verdirdiniz ki, şu musibetle hükmetti? Musibet -i âmme(umumi musibet) ekseriyetin hatâsına terettüp eder(bakar). Hazırda mükâfatınız nedir?"

    Dedim: "Mukaddemesi(başlaması) üç mühim erkân-ı İslâmiyedeki(islamın şartlarındaki) ihmalimizdir: salât, savm, zekât.

    "Zira, yirmi dört saatten yalnız bir saati, beş namaz için Hâlık Teâlâ bizden istedi. Tembellik ettik; beş sene yirmi dört saat talim, meşakkat, tahrikle bir nevi namaz kıldırdı.

    Hem senede yalnız bir ay oruç için nefsimizden istedi. Nefsimize acıdık; kefâreten beş sene oruç tutturdu.

    Ondan, kırktan yalnız biri, ihsan ettiği maldan zekât istedi. Buhl ettik, zulmettik, O da bizden müterakim(birikmiş) zekâtı aldı. El cezâu mincinsi'l-ameli(ceza amelin cinsindendir)

    "Mükâfat-ı hâzıramız(hazır mükafatımız) ise: Fâsık, günahkâr bir milletten, humsu(üçte biri) olan dört milyonu velâyet(şehitlik-velilik) derecesine çıkardı; gazilik, şehadetlik verdi. Müşterek(toplu) hatâdan neşet eden(çıkan) müşterek Musibet ,mâzi(geçmiş) günahını sildi."(Sünuhat)
    BELİNAY bunu beğendi.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart

    ALLAH Raz? Olsun Değerli Abdülbaki Hocam,ayr?ca parantez içindeki tercümeli k?s?mlarla anlamam?z? kolaylaşt?rd?ğ?n?z için de çok teşekkür ediyorum..
    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

  5. #5
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Musibet-i Amme'de bari insanlar sorguluyor, düsünüyor...

    Bazilari musibet icinde bile "Musibet yasadiklarinin" farkinda olmuyorlar.


  6. #6
    Vefakar Üye hafız halime - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    475

    Standart

    Her musîbette bir cihet-i nimet var

    Ey musîbetzede! Musîbetin içinde bir nimet mündericdir. Dikkat et de onu gör. Nas?l her şeyde vard?r,
    Bir derece-i hararet; her musîbette vard?r bir derece-i nimet. Daha büyüğü düşün. Küçükteki nimetin,
    Dereceyi görerek Allah'a çok şükür et. Yoksa isti'zâmla ürkersen, "Of, of"la üflersen, o da aksine şişer.
    Şişer de dehşetlenir. Eğer merak da etsen, bir iken ikileşir. Kalpte olan misâli, döner hakikat olur.
    Hakikatten ders al?r, sonra döner, başl?yor, kalbini tokatl?yor


    Sözler-Lemeat
    Aşk imiş her ne var alemde
    İlm bir kil ü kal imiş ancak !
    Fuzuli

  7. #7
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    İkinci Lem'a'dan hastalıklar ve musibetlerin hikmetleri dersi:

    Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder(safileşir), kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder(mükemmelleşir), vazife-i hayatiyeyi(hayat vazifesini) yapar. Yeknesak(tekdüze) istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz(hakiki hayır) olan vücuttan ziyade, şerr-i mahz(hakiki şer) olan ademe(yokluğa) yakındır ve ona gider.


    Asıl Musibet ve muzır Musibet, dine gelen musibettir. Musibet -i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica edip feryad etmek gerektir.

    Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında Musibet değildirler. Bir kısmı ihtar-ı Rahmânîdir.

    Nasıl ki çoban, gayrın tarlasına tecavüz eden koyunlarına taş atıp, onlar o taştan hissederler ki, zararlı işten kurtarmak için bir ihtardır, memnunâne dönerler.

    Öyle de, çok zâhirî(açık) musibetler var ki, İlâhî birer ihtar, birer ikazdır.

    Ve bir kısmı keffâretü'z-zünubdur(günahlara keffarat).

    Ve bir kısmı, gafleti dağıtıp, beşerî olan aczini ve zaafını bildirerek bir nevi huzur vermektir.

    Musibetin hastalık olan nev'i, sabıkan geçtiği gibi, o kısım, Musibet değil, belki bir iltifat-ı Rabbânîdir(Allahın iltifatı bize yönelmesidir), bir tathirdir.

    Her zamanın bir hükmü var. Şu gaflet zamanında Musibet şeklini değiştirmiş.

    Bazı zamanda ve bazı eşhasta belâ, belâ değil, belki bir lûtf-u İlâhîdir.

    Ben şu zamandaki hastalıklı sair musibetzedeleri-fakat Musibet dine dokunmamak şartıyla-bahtiyar gördüğümden, hastalık ve Musibet aleyhtarı bulunmak hususunda bana bir fikir vermiyor.

    Ve bana, onlara acımak hissini iras etmiyor. Çünkü, hangi bir genç hasta yanıma gelmişse, görüyorum, emsallerine nisbeten bir derece vazife-i diniyeye ve âhirete karşı merbutiyeti(bağı) var. Ondan anlıyorum ki, öyleler hakkında o nevi hastalıklar Musibet değil, bir nevi nimet-i İlâhiyedir. Çünkü, çendan o hastalık onun dünyevî, fâni, kısacık hayatına bir zahmet iras ediyor(veriyor), fakat onun ebedî hayatına faydası dokunuyor. Bir nevi ibadet hükmüne geçiyor. Eğer sıhhat bulsa, gençlik sarhoşluğuyla ve zamanın sefahetiyle, elbette hastalık hâletini muhafaza edemeyecek, belki sefahete atılacak.( İkinci Lem'a)
    BELİNAY bunu beğendi.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  8. #8
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Hem de tecrübe ile sabittir ki, ceza bir kusurun neticesidir. Fakat bazan o kusur, işlenmemiş başka kusurun suretinde kendini gösterir, o adam mâsum iken cezaya müstehak olur. Allah Musibet verir, hapse atar, adalet eder. Fakat hâkim ona ceza verir, zulmeder.(Divan-ı Harb-i Örfî )

    Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulmediyorlar. Fakat kader, senin gizli hatâlarına binaen, o Musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatâna kefaret ediyor.

    Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim, kat'î kanaatin gelmiş ki, zahirî musibetler altında ve neticesinde inayet-i İlâhiyenin(ilahi yardımların) çok tatlı neticeleri var.
    "Belki sevmediğiniz şey hakkınızda hayırlıdır." (Bakara Sûresi, 2:216). çok kat'î bir hakikatı ders veriyor. O dersi daima hatıra getir.

    Hem, feleğin çarkını çeviren kanun-u İlâhî, senin hatırın için o pek geniş kanun-u kaderî(kader kanununu) değiştirilmez.( Emirdağ Lâhikası)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  9. #9
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Halbuki, hadis-i sahihte vardır ki,(ev kemâ kàl). Yani, "En ziyade Musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir." Başta Hazret-i Eyyub Aleyhisselâm, enbiyalar, sonra evliyalar ve sonra ehl-i salâhat,( Buharî, Merdâ: 3; Tirmizî, Zühd: 57)( Yirmi Beşinci Lem'a)

    Hem de musibetlerin vakti muayyen olsaydı(bilinseydi), Musibet başına gelen adam, musibetin intizarında(beklemesinde) o gelen musibetin belki on mislinden ziyade mânevî bir Musibet, o intizardan çekmemesi için, hikmet ve rahmet-i İlâhiye tarafından gizli, perdeli bırakılmış. Ve ekser hâdisât-ı kevniye-i gaybiye böyle hikmetleri bulunduğundandır ki, gaybdan haber vermek yasak edilmiş.( Beşinci Şua)

    Hadîste var ki: "Hattâ deniz dibindeki balıklar dahi günahkâr ve zâlimlerden şekvâ ediyorlar ki, onların yüzünden yağmur kesilir, hattâ bizim de nafakamız azalır" derler. Evet, bu zamanlarda öyle günahlar, zulümler oluyor ki, rahmet istemeye yüzümüz kalmıyor, mâsum hayvanlar da azap çekerler.

    Âyette vardır: "Öyle musibetten kaçınız ki, geldiği vakit zâlimlere mahsus kalmaz, mâsumlar ve mazlumlar da içinde yanar."Çünkü, Musibet -i âmmeden mâsumlar harika bir tarzda, yangın içinde selâmette kalsalar, hikmet-i diniye bozulur. Çünkü din bir imtihan, bir tecrübedir. O vakit, Ebu Cehil gibi fenalar, aynen Ebu Bekir-i Sıddık Radıyallahu Anh gibi tasdik ederler. Onun için, Musibet -i âmmede mâsumlar da belâ çekerler.( Emirdağ Lâhikası)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  10. #10
    Vefakar Üye Özgürlük - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    denizli
    Mesajlar
    427

    Standart

    Allah razı olsun..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Depremin Sebep ve Hikmetleri
    By HakanBa in forum Sesli ve Görüntülü Risale-i Nur Sohbetleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.10.11, 00:49
  2. Çirkinlik, Musibet, Bela, Ölümün Yaratılmasının Hikmetleri
    By ademyakup in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 73
    Son Mesaj: 17.05.11, 13:57
  3. Namazın Hikmetleri?
    By katrenur21 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 03.03.08, 22:18
  4. Cihadın Hikmetleri
    By nurçi38 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 198
    Son Mesaj: 21.11.07, 12:48
  5. Kurandaki Tekrarın Hikmetleri
    By ademyakup in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.05.07, 10:55

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0