+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Bir İnsanda Menfatimizi Sevmemek İçin Neler Yapmalıyız ?

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart Bir İnsanda Menfatimizi Sevmemek İçin Neler Yapmalıyız ?

    Tezkiyesiz nefs-i emmâresi bulunmak şartıyla, kendi nefsini beğenen ve seven adam başkasını sevmez. Eğer zâhirî sevse de samimî sevemez; belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever. Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır. Ve kusurunu nefsine almaz, belki avukat gibi kendini müdafaa ve tebrie eyler. Mübalâğalarla, belki yalanlarla nefsini medih ve tenzih ederek, adeta takdis eder ve derecesine göre, -2- âyetinin bir tokadını yer.
    Temeddühü ve sevdirmesi ise, aksülâmelle istiskali celb eder, soğuk düşürtür. Hem amel-i uhrevîde ihlâsı kaybeder, riyâyı karıştırır. Âkıbeti görmeyen ve neticeleri düşünmeyen ve lezzet-i hazıraya müptelâ olan hisse ve hevâ-yı nefse mağlûp olup, yolunu şaşırmış hissin fetvâsıyla, bir saat lezzet için bir sene hapiste yatar. Bir dakika gurur veya intikam yüzünden on sene ceza görür. Adeta, ders aldığı Amme cüz'ünü birtek şekerlemeye satan havâi bir çocuk gibi, elmas kıymetinde bulunan hasenâtını, hissini okşamak için ve hevâsını memnun etmek için ve hevesini tatmin etmek için, ehemmiyetsiz cam parçaları hükmündeki lezzetlere, enâniyetlere vesile edip, kârlı işlerde hasâret eder.
    -3-

    1 "Yusuf Sûresi: 12:53.

    2 "Hevâ ve heveslerini kendisine mâbud edinen kimse." Furkan Sûresi: 25:43.
    3 Allahım! Bizi nefsin ve şeytanın ve cin ve insin şerrinden muhafaza et.


    el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1:143; Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, 3:4.

    Haşiye



    Bu parçanın da herkese faydası var.



    Bir insanda menfaatimizi ve lezzetimizi sevmemek için ne gibi önlemler almalıyız aklımıza neleri getirmeliyiz nasıl hareket ve düşünce tarzı izlemeliyiz?

  2. #2
    Yasaklı Üye yatağanlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    1.014

    Standart

    Yüzü dünyaya dönük olan ve menfaat peşinde koşan birisi asla bunu başaramaz. Yap?lacak tek şey ve toplu çözüm kişinin yüzünü ahirete çevirmesidir.
    Yani bir hareket yapacağ? zaman ahirete ait kâr ve zarar?n? düşünürse, dünyevi şeylerin de neticesini anlarsa mesele otomatik olarak hallolur. k?saca ölümü düşünmek gerek.

  3. #3
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Ben sahsen sadece ahiretime ne getirisi götürüsü oluyor diye düsünerek hareket ediyorum.

    Bir insani sevmezsem, huylarindan hoslanmasam bile düsünüyorum ki...

    "Filan kisiyi sevmek mecburiyetinde degilim, fakat o kisi su insana yardim ediyor, sadakasini veriyor, diger insanlara yardimci destek oluyor.Kötü huylari var, ama bu beni alakadar etmez.Herkes hesabini kendisi verecek...Ben mes'ul degilim."

    Veya cok iyi huylu ve her konuda, HAYIRLI islerde bana yardimci destek olan kisiyi, bana destek oldugu icin degil, iman hizmeti konusunda bana destek oldugu icin, sahsima degil, imana hizmet ettiginden dolayi daha cok seviyorum.Bakis acim farkli oluyor yani.

  4. #4
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Bir cihet kaldı ki, en mühimi de odur ki, ey nefis, sen muhabbetini kendi nefsine sarf ediyorsun! Sen, kendi nefsini kendine ma'bud ve mahbub yapıyorsun. Her şeyi nefsine fedâ ediyorsun. Âdetâ bir nevi rubûbiyet veriyorsun. Halbuki, muhabbetin sebebi, ya 1/kemâldir-zîrâ kemâl zâtında sevilir-yahut 2/menfaattir, yahut 3/lezzettir, veyahut 4/hayriyettir, ya 5/bunlar gibi bir sebep tahtında muhabbet edilir. Şimdi, ey nefis! Birkaç sözde katî ispat etmişiz ki, asıl mahiyetin kusur, naks, fakr, aczden yoğrulmuştur ki, zulmet karanlığın derecesi nispetinde nurun parlaklığını gösterdiği gibi, zıddiyet itibâriyle sen onlarla Fâtır-ı Zülcelâlin kemâl, cemâl, kudret ve rahmetine âyinedarlık ediyorsun. Demek ey nefis! Nefsine muhabbet değil, belki adâvet etmelisin; veyahut acımalısın; veyahut mutmainne olduktan sonra, şefkat etmelisin. Eğer nefsini seversen-çünkü senin nefsin lezzet ve menfaatin menşeidir; sen de, lezzet ve menfaatin zevkine meftunsun-o zerre hükmünde olan lezzet ve menfaat-i nefsiyeyi nihayetsiz lezzet ve menfaatlere tercih etme. Yıldız böceği gibi olma. Çünkü o, bütün ahbabını ve sevdiği eşyayı karanlığın vahşetine gark eder, nefsinde bir lem'acık ile iktifâ eder. Zîrâ, nefsî olan lezzet ve menfaatinle beraber bütün alâkadar olduğun ve bütün menfaatleriyle intifâ ettiğin ve saadetleriyle mes'ud olduğun bütün kâinatın menfaatleri, nimetleri iltifatına tâbi bir Mahbub-u Ezelîyi sevmekliğin lâzımdır.Tâ, hem kendinin, hem bütün onların saadetleriyle mütelezziz olasın. Hem, Kemâl-i Mutlakın muhabbetinden aldığın nihayetsiz bir lezzeti alasın.
    Zâten sana, sende senin nefsine olan şedid muhabbetin, Onun zâtına karşı muhabbet-i zâtiyedir ki, sen sû-i istimâl edip kendi zâtına sarf ediyorsun. Öyle ise, nefsindeki ene'yi yırt, -1- 'yi göster. Ve kâinata dağınık bütün muhabbetlerin,Onun esmâ ve sıfâtına karşı verilmiş bir muhabbettir; sen sû-i istimâl etmişsin. Cezasını da çekiyorsun. Çünkü, yerinde sarf olunmayan bir muhabbet-i gayr-i meşrûanın cezası, merhametsiz bir musîbettir. Rahmânü'r-Rahîm ismiyle, hûrilerle müzeyyen Cennet gibi, senin bütün arzularına câmi' bir meskeni, senin cismânî hevesâtına ihzâr eden ve sâir esmâsıyla senin ruhun, kalbin, sırrın, aklın ve sâir letâifin arzularını tatmin edecek ebedî ihsanâtını o Cennette sana müheyyâ eden ve her bir isminde mânevî çok hazîne-i ihsan ve kerem bulunan bir Mahbub-u Ezelînin, elbette bir zerre muhabbeti kâinata bedel olabilir; kâinat, Onun bir cüz'î tecellî-i muhabbetine bedel olamaz. Öyle ise, o Mahbub-u Ezelînin, Kendi habîbine söylettirdiği şu ferman-ı ezelîyi dinle, ittibâ et:
    -2-
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  5. #5
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Yard?mlar?n?z için teşekkürler Allah raz? olsun

  6. #6
    Yasaklı Üye tename - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesajlar
    295

    Standart

    Eğer zâhirî sevse de samimî sevemez; belki ondaki menfaatini ve lezzetini sever.

    Daima kendini beğendirmeye ve sevdirmeye çalışır.


    İkinci sebep,

    iman-ı tahkikînin kuvvetiyle

    ve marifet-i Sânii netice veren

    masnuattaki tefekkür-ü imanîden gelen lemeât ile

    bir nevi huzur kazanıp,

    Hâlık-ı Rahîmin hâzır, nâzır olduğunu düşünüp,

    Ondan başkasının teveccühünü aramayarak,

    huzurunda

    başkalarına bakmak,

    medet aramak

    o huzurun edebine muhalif olduğunu düşünmekle

    o riyâdan kurtulup ihlâsı kazanır.


    21. Lem'a 167

  7. #7
    Vefakar Üye efnan_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    500

    Standart

    Birinci düstür rotam
    eğer o razı olsa bütüğn dünya küsse ehemmiteti yok eğer o kabul etse bütün halk reddetse tesiri yok o razı olduktan ve kabul ettikten sonra isterse ve hikmeti iktiza ederse sizler istemek talebinde olmadığınız halde halklara da kabul ettirir onları da razı eder onun için bu hizmette doğrudan doğruya yanlız cenab ı hakkın rızasını esas maksat yapmak gerektir.

    فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ

    Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının)


  8. #8
    Dost Zirve - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    1

    Standart

    Allah sizden razi olsun

  9. #9
    Dost ahmetzekai - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    45

    Standart

    ihlas risalesindeki:İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlâsı zedeleyen ve riyâya ve dünyaya sevk eden tûl-i emel olduğu gibi, riyâdan nefret veren ve ihlâsı kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Günahların Tehacümatına Karşı Neler Yapmalıyız?
    By Abdulbaki in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 49
    Son Mesaj: 17.06.17, 14:03
  2. Fena Hasletleri Kapmamak İçin Neler Yapmalıyız
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 09.05.09, 11:03
  3. Hayatımızı İslama Göre Yaşamak İçin Neler Yapmalıyız?
    By ECRİN in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 18.07.08, 11:19
  4. Firefox'u Sevmemek İçin 5 Neden
    By akıncı in forum Bilişim Haberleri ve Bilimsel Makaleler
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 21.06.08, 09:08
  5. Cuma Günü Neler Yapmalıyız?
    By hasretdenizi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29.02.08, 11:50

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0