+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Minhâcü’s-Sünne

  1. #1
    Dost katregül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Mesajlar
    11

    Standart Minhâcü’s-Sünne

    Mesele-i İmamet bir mesele-i fer’iye olduğu halde, ziyade ehemmiyet verildiğinden, bir mesâil-i imaniye sırasına girip, ilm-i kelâmda ve usulüddinde medar-ı nazar olduğu cihetle Kur’ân’a ve imana ait hizmet-i esasiyemize münasebeti bulunduğundan, cüz’î bahsedildi.

    niçin teferruat olan imamlık meselesi iman meselelerinden sayılmıştır?

  2. #2
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    evvela şunu bilmek gerekki..risalelerdeki kelime ve cümleler itina ile seçilmiştir..
    ‘kelime’ denilen şeyin ne denli önemli olduğunu tam anlam?yla Risaleleri ciddi olarak okuyanlarm?z? bilir..Muhakemat’?n ‘ikinci makale’si, ‘mânâ’ denilen şeyin suret giydiği kal?p ve elbise olarak kelimelerin değerini ve önemini bir dizi tahlil ve örnek ?ş?ğ?nda aç?ğa kavuşturur...

    Şimdi minhac?n sünne Sünnet yolu gibi anlaş?l?yor...Ancak tar?k gibi keleimeler değilde minhac kullan?lmas? kavram?n derinliğine dikkat içindir.Geniş rahat ferah yol anlam?nda lugatta gecer..?lk başta Minhac? sünne zor bir yol gibi..Oysaki, ‘minhâcü’s-sünne’ tabiri gösteriyor ki, sünnet yolu öyle herkesin geçemeyeceği türden dar, sarp bir geçit, bir patika filan değil.

    Mesele-i ?mamet bir mesele-i fer’iye olduğu halde, ziyade ehemmiyet verildiğinden, bir mesâil-i imaniye s?ras?na girip, ilm-i kelâmda ve usulüddinde medar-? nazar olduğu cihetle Kur’ân’a ve imana ait hizmet-i esasiyemize münasebeti bulunduğundan, cüz’î bahsedildi.

    Asl?nda devlet idareciliği iktidar anlam?ndaki imaml?k (hilafet)’in temel imani bir mes’ele gibi ön plana ç?kar?lmas?n?n yan?nda olmad?ğ?n?, esas teşkil eden unsurlardan olmad?ğ?n? Ustad?m?z dile getirmiştir.

    Adalet-i mahza ve saltanata dönüşmemiş hilafet yolunun temel direklerinden Hazret-i Ali’ye muhabbetle, bu yolun tamamen z?dd? bir ak?m şeklinde ortaya ç?kman?n çelişkisi yaşanmaktad?r Şiilik’te. Hazret-i Ali’nin velayet silsilesinin önlerinde yer almas?ndan kaynaklanan muhabbetle oluşan ak?m? Şia-i Velayet olarak adland?ran Bediüzzaman, bunlar?n “Şia-i Hilafet derecesinde mesul” olmad?ğ?n? ifade etmektedir. Saltanat, idare ve iktidarla bağlant?l? Hazret-i Ali muhabbeti ve hilafetin Hazret-i Ali’nin hakk? iken ona verilmediği tezini öne ç?karan Şia-i Hilafet ise Hazret-i Ali muhabbeti ile Hazret-i Ali’nin hiç taraf?ndan olmad?ğ? saltanat, siyaset ve adalet-i izafiye çizgisinde yer alm?şt?r. Bu yaklaş?m ile eşyan?n işleyişinde kul tam anlam? ile yönlendiricidir, “Kul fiilini hal?k?d?r” tezi siyasi yaklaş?m? da etkilediğinden geçmişteki bir olay? kaderin hükmünü göz ard? ederek yarg?layabilmektedirler. Hak ad?na değil maslahat ad?na hareket edebilmektedirler. Tarafgirlik, unsuriyet gibi adalet-i izafiye ile ancak bağdaşabilecek kavramlar?n ?slami bir k?l?fa sokulmas? gayretli gözlenebilmektedir. Şia-i Hilafet’in bir yandan Hazreti Ali’yi sevdiğini iddia edip diğer yandan onunla nas?l çeliştiğini Bediüzzaman şöyle ifade ediyor; “Amma Şia-i Hilafet ise, Ehl-i Sünnet ve Cemaate karş? mahcubiyetlerinden başka hiçbir haklar? yoktur. Çünkü bunlar Hazret-i Ali’yi (r.a.) fevkalade sevmek davas?nda olduklar? halde tenkis ediyorlar ve su-i ahlakta bulunduğunu onlar?n mezhepleri iktiza ediyor. Çünkü, diyorlar ki, “Hazret-i S?ddik (r.a.) ile Hazret-i Ömer (r.a.) haks?z olduklar? halde Hazret-i Ali (r.a.) onlara mümaşat etmiş. Şia ?st?lah?nca takiyye etmiş, yani onlardan korkmuş, riyakarl?k etmiş.” Acaba böyle kahraman-? ?slam ve “Esedullah” ünvan?n? kazanan ve s?ddîklar?n kumandan? ve rehberi olan bir zat? riyakar ve korkakl?kla ve sevmediği zatlara tassannukarane muhabbet göstermekle ve yirmi senden ziyade havf alt?nda mümaşat etmekle, haks?zl?klara tebaiyeti kabul etmekle muttas?f görmek, ona muhabbet değildir. O çeşit muhabbetten Hazret-i Ali (r.a.) teberri eder.” (Nursi, 1998, 25)al?nt?

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ehl-i Sünnet'in Esasları[Usül-üs Sünne]
    By Ene-Zerre in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj: 16.07.09, 13:10
  2. Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 22.11.08, 20:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0