+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 22

Konu: Makam-ı Nâz (Nâz Makamı)

  1. #1
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart Makam-ı Nâz (Nâz Makamı)

    Risale-i Nur eserleri selef ulamalarının ve mesleklerinin bütün hakikatlerini tastik eden ve izahında zorlanılan,tekellüflü tevilleri ruh-u aslisine göre izah eden,hatalar var iseonları tashih eden bir konumdadır diye düşünüyorum.

    Hatta Üstad "Risale-i Nur, yalnız bir cüz'î tahribatı, bir küçük haneyi tamir etmiyor; belki küllî bir tahribatı ve İslâmiyeti içine alan dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhit kaleyi tamir ediyor. Ve yalnız hususî bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor; belki bin seneden beri tedarik ve teraküm edilen müfsit âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umumî ve efkâr-ı âmmeyi ve umumun, bâhusus avâm-ı mü'minînin istinadgâhları olan İslâmî esaslar ve cereyanlar ve şeâirler kırılmasıyla, bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumîyi Kur'ân'ın i'câzıyla o geniş yaralarını, Kur'ân'ın ve imanın ilâçlarıyla tedavi etmeye çalışıyor.(Kas.Lah)" diyerek bu hakikate işaret etmektedir.

    Bizlerde bu manalara hizmet etmesi dileğiyle yine Risale-i Nurlarda izahları yapılan bir konuyu yani "Makam-ı Naz" konusunu anlamaya çalışalım istedik.İnşallah istifadeli bir çalışma olur.Bizler kul olarak konumumuzu anlayarak makamımızın niyaz ve kulluk olduğunu idrak ederiz inşallah.

    Konuya kelimelerin manaları ile başlayalım.

    Nâz:Kendini beğendirmek için takınılan yapmacıklık tavır ve davranışlar,kendini ağıra satma hali, şımarıklık durumu,yalvarma, rica etme anlamlarındadır.

    Makam-ı Naz,yukarıda izah edilen nâz ile ilgili izahlardaki manalara ulaşma makamı veya ulaşılmış durum olarak anlaşılabilir.O naz halinin gerektirdiği makamdır.

    Daha çok ehl-i velayet mesleklerinde duyduğumuz bir mertebedir makam-ı nâz.

    Konunun daha fazla açıklığa kavuşması için öncelikle Risale-i Nurlardan ilgili yerleri alıp anlamaya ve izah etmeye çalışalıminşallah.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #2
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    İşte, ey nefis, sen bu ücreti almışsın. Ubudiyet gibi lezzetli, nimetli, rahatlı, hafif bir hizmetle mükellefsin. Halbuki buna da tembellik ediyorsun. Eğer yarım yamalak yapsan da, güya eski ücretleri kâfi gelmiyormuş gibi, çok büyük şeyleri mütehakkimâne istiyorsun. Ve hem "Niçin duam kabul olmadı?" diye nazlanıyorsun.

    Evet, senin hakkın naz değil, niyazdır.

    Cenâb-ı Hak, Cenneti ve saadet-i ebediyeyi, mahz-ı fazl ve keremiyle ihsan eder.

    Sen daima rahmet ve keremine iltica et, Ona güven ve şu fermanı dinle:” "Onlara söyle ki: Allah'ın lütfuyla ve rahmetiyle-ancak bununla ferahlansınlar. Bu, onların dünyada toplayıp durduklarından daha hayırlıdır." (Yûnus Sûresi, 10:58.)”( Yirmi Dördüncü Söz)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  3. #3
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    İşte, ubudiyetin esası olan, acz ve fakr ve kusur ve naksını bilmek ve niyaz ile dergâh-ı Ulûhiyete karşı secde etmeye bedel naz ve fahir suretinde gidenler, zerrecik kalbini Arşa müsavi tutar.

    Katre gibi makamını, deniz gibi evliyanın makamâtıyla iltibas eder.

    Kendini o büyük makamâta yakıştırmak ve o makamda kendini muhafaza etmek için, tasannuâta, tekellüfâta, mânâsız hodfuruşluğa ve birçok müşkilâta düşer.(On Yedinci Lem'a-On ÜçüncüNota)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #4
    Ehil Üye Ahsen Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    3.286

    Standart

    Naz sevdiğine ya da sevilene karş? tak?n?lan bir tutum olduğundan yarat?c?ya karş? o özel durumu sergilemek çok abes gibi gelmiyor bana.
    Ne dersiniz?
    Hani "Ben kuluma şah damar?ndan daha yak?n?m"gereği olarak...
    Dil kılıncım her an bu şekeri kesmekle meşgul olsun. Muhammed'in(sav) eşsiz güzellikteki endamına salavat olsun.

    Hz. Peygamber'(sav)in gül yüzüne zaman zaman salavat getirmek, ölünceye kadar bana farz-ı ayn olsun.

  5. #5
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Alıntı ahsen_73 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Naz sevdiğine ya da sevilene karşı takınılan bir tutum olduğundan yaratıcıya karşı o özel durumu sergilemek çok abes gibi gelmiyor bana.
    Ne dersiniz?
    Hani "Ben kuluma şah damarından daha yakınım"gereği olarak...
    Evet ahsen kardeş,Nâz meselesinin de iki vechi olmalı.Ancak naz durumu insanı niyaz makamından düşürme ihtimali var.Çok dikkat edilmesi gerekiyor.

    İsterseniz Risalelerden konuya devam edelim sonra üzerinde tefekkürlerimizi yoğunlaştırırız.

    Bir kısım ehl-i zevk ve şevk, sülûkünde fahri, nazı, şatahâtı, teveccüh-ü nâsı ve merciiyeti şükre, niyaza, tazarruâta ve nâstan istiğnâya tercih etmekle vartaya düşer.

    Halbuki en yüksek mertebe ise, ubudiyet-i Muhammediyedir ki, "mahbubiyet" ünvanıyla tabir edilir.

    Ubudiyetin ise sırr-ı esası niyaz, şükür, tazarru, huşû, acz, fakr, halktan istiğnâ cihetiyle o hakikatin kemâline mazhar olur.

    Bazı evliya-ı azîme, fahir ve naz ve şatahâta muvakkaten, ihtiyarsız girmişler; fakat o noktada, ihtiyaren onlara iktida edilmez. Hâdidirler, mühdî değillerdir, arkalarından gidilmez.( Yirmi Dokuzuncu Mektup)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #6
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Fakat muhabbetin bir vartası var ki: Ubudiyetin sırrı olan niyazdan, mahviyetten, naza ve dâvâya atlar, mizansız hareket eder.

    Mâsivâ-yı İlâhiyeye teveccühü hengâmında mânâ-yı harfîden mânâ-yı ismîye geçmesiyle, tiryak iken zehir olur.

    Yani, gayrullahı sevdiği vakit, Cenâb-ı Hak hesabına ve Onun namına, Onun bir âyine-i esmâsı olmak cihetiyle rapt-ı kalb etmek lâzımken, bazan o zâtı, o zat hesabına, kendi kemâlât-ı şahsiyesi ve cemâl-i zâtîsi namına düşünüp, mânâ-yı ismiyle sever.

    Allah'ı ve Peygamberi düşünmeden yine onları sevebilir.

    Bu muhabbet, muhabbetullaha vesile değil, perde oluyor.

    Mânâ-yı harfî ile olsa, muhabbetullaha vesile olur, belki cilvesidir denilebilir.( Yirmi Dokuzuncu Mektup)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  7. #7
    Ehil Üye Ahsen Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    3.286

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bazı evliya-ı azîme, fahir ve naz ve şatahâta muvakkaten, ihtiyarsız girmişler; fakat o noktada, ihtiyaren onlara iktida edilmez. Hâdidirler, mühdî değillerdir, arkalarından gidilmez.( Yirmi Dokuzuncu Mektup)
    Burayı biraz açmanızı rica etsem abi...
    Dil kılıncım her an bu şekeri kesmekle meşgul olsun. Muhammed'in(sav) eşsiz güzellikteki endamına salavat olsun.

    Hz. Peygamber'(sav)in gül yüzüne zaman zaman salavat getirmek, ölünceye kadar bana farz-ı ayn olsun.

  8. #8
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Baz? evliya-? azîme, fahir ve naz ve şatahâta muvakkaten, ihtiyars?z girmişler; fakat o noktada, ihtiyaren onlara iktida edilmez. Hâdidirler, mühdî değillerdir, arkalar?ndan gidilmez.( Yirmi Dokuzuncu Mektup)
    Kulluğun ve ubudiyetin gereği Üatad?n ifadesi ile;

    "Ubudiyet, emr-i ?lâhîye ve r?za-y? ?lâhîye bakar. Ubudiyetin dâîsi emr-i ?lâhî ve neticesi r?za-y? Hakt?r. Semerât? ve fevâidi uhreviyedir. Fakat ille-i gaiye olmamak, hem kasten istenilmemek şart?yla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine terettüp eden ve istenilmeyerek verilen semereler, ubudiyete münâfi olmaz. Belki zay?flar için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler. Eğer o dünyaya ait faydalar ve menfaatler o ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa, o ubudiyeti k?smen iptal eder. Belki o hâsiyetli virdi akîm b?rak?r, netice vermez.(On Yedinci Lem'a )" şeklinde ifade edilir.Hakikatte zaten budur.

    San?r?m baz? evliya-i azime yukar?daki ubudiyet s?rr?n? bildikleri için kulluklar?na ve ubudiyetlerine halel gelmemek için bizzat "fahir,naz ve şatahat "istememeişler.Çünkü zararl?d?r ve vartalar? çoktur.Belki zay?flar bu tür halete mağlup olabilir ve fahir,naz ve şatahata bilerek ve isteyerek girebilirler.Evliya-i azime bunlardan sak?nm?şlar.Ancak istemeselerde ihtiyars?n bu hele girmişlerdir.Bundan kendileri sorumlu değillerdir. Çünkü ihtiyars?z?drlar. ?nsanda heleki evliya-i azimede kontrol edilmeyen duygular ve mecazi nefs-i emmare vard?r ki bazen "akl?,kalbi ve ihtiyar?" dinlemezler.O duygular ve mecazi nefs-i emmare denilen kör hissiyat bazen galip geliyor ve akl?n ,ruhun ve iradenin aksine işleyebiliyor.

    Bu s?rdan olacak ki o tür evliyalar iaredelerinin d?ş?nda gelişen bu hallerden sorumlu değiller ve de kendileri dalalette olmazlar.Yine hidayettedirler.Ancak onlar?n iradeleri d?ş?nda o yolda gitmeleri başkalar?n?n da onlara uymas?n? gerektirmez ve onlara uyulmaz ve arkalar?ndan gidilmez.Çünkü onlar o heletten kurtulduklar? zaman yine hakta devam ederler.

    Onun içindir ki Üstad "Bilmediler ki, her hâdi zat mühdî olamaz.(Yirmi Alt?nc? Mektup)" demekle bunu izah etmiştir.

    Buraya bir bölüm daha alal?m ki bu k?s?m aç?kl?ğa kavuşşusun.

    "Bir k?s?m ehl-i velâyet, zâhiren muhakemeli ve âk?l görünürken, meczupturlar.

    Ve bir k?sm? dahi, bazan sahvede ve daire-i ak?lda görünür, bazan akl?n ve muhakemenin haricinde bir hale girer.

    Şu k?s?mdan bir s?n?f?, ehl-i iltibast?r, tefrik etmiyor.

    Sekir halinde gördüğü bir meseleyi hâlet-i sahvede tatbik eder, hata eder ve hata ettiğini bilmez.

    Meczuplar?n bir k?sm? ise, indallah mahfuzdur, dalâlete sülûk etmez.

    Diğer bir k?sm? ise mahfuz değiller; bid'at ve dalâlet f?rkalar?nda bulunabilirler.

    Hattâ kâfirler içinde bulunabileceği ihtimal verilmiş.

    ?şte, muvakkat veya daimî meczup olduklar?ndan, mânen "mübarek mecnun" hükmünde oluyorlar.

    Ve mübarek ve serbest mecnun hükmünde olduklar? için, mükellef değiller.

    Ve mükellef olmad?klar? için muahaze olunmuyorlar.

    Kendi velâyet-i meczubâneleri bâki kalmakla beraber, ehl-i dalâlete ve ehl-i bid'aya taraftar ç?karlar, mesleklerine bir derece revaç verip, bir k?s?m ehl-i iman? ve ehl-i hakk?, o mesleğe girmeye meş'ûmâne bir sebebiyet verirler.(Yirmi Alt?nc? Mektup )

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  9. #9
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    onemli bir mesele, merak ile takipteyiz...
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  10. #10
    Ehil Üye Ahsen Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    3.286

    Standart

    Muhyiddi-i Arabi gibi yani...
    Kendi velâyet-i meczubâneleri bâki kalmakla beraber, ehl-i dalâlete ve ehl-i bid'aya taraftar ç?karlar, mesleklerine bir derece revaç verip, bir k?s?m ehl-i iman? ve ehl-i hakk?, o mesleğe girmeye meş'ûmâne bir sebebiyet verirler.(Yirmi Alt?nc? Mektup )
    Bu k?s?m takipçilerinin bir yan?lg?s?d?r yani değil mi?
    Dil kılıncım her an bu şekeri kesmekle meşgul olsun. Muhammed'in(sav) eşsiz güzellikteki endamına salavat olsun.

    Hz. Peygamber'(sav)in gül yüzüne zaman zaman salavat getirmek, ölünceye kadar bana farz-ı ayn olsun.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yakarış makamı
    By Zerre65 in forum Dualar
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 22.04.13, 20:55
  2. Naz Makamı
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 25.05.12, 23:11
  3. 22. Söz, 2. Makam
    By furkan1907 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05.09.09, 00:38
  4. Ferid Makamı
    By Muntesip in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 26.11.08, 01:08
  5. Rıza Makamı
    By edep in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 01.01.08, 16:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0