+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: Sahil-i Vahdet ve Tevhide Zorla Vasıl Olur

  1. #1
    Müdakkik Üye lasiyyema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    631

    Standart Sahil-i Vahdet ve Tevhide Zorla Vasıl Olur

    İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın fıtraten malik olduğu camiiyetin acaibindendir ki: Sani-i Hakim şu küçük cisimde gayr-ı mahdut enva-ı rahmeti tartmak için gayr-ı madut mizanlar vaz etmiştir. Ve Esma-i Hüsnanın gayr-ı mütenahi mahfi definelerini fehmetmek için, gayr-ı mahsur cihazat ve alat yaratmıştır. Mesela, mesmüat, mubsırat, me’külat alemlerini ihata eden insandaki duygular, Saniin sıfat-ı mutlakasını ve geniş şuünatını fehmetmek içindir.
    Ve keza, hardaleden daha küçük kuvve-i hafızasında öyle bir latife-i müdrike bırakılmıştır ki, o hardalenin tazammun ettiği geniş alemde o latife daimi seyir ve cevelan etmekte ise de, sahiline vasıl olamaz. Maahaza, bazan bu büyük alem o latifeye o kadar darlaşır ki, alem o latifenin karnında bir zerre gibi olur. Ve o latifeyi, bütün seyahat meydanlarıyla, mütalaa ettiği kitaplarıyla o hardale dahi yutar, yerinde oturur, karnı da ağrımaz.
    İşte, insanın mütefavit mertebeleri bu sırdan anlaşılır.
    Evet, bazı insanlar zerrede boğulurlar. Bazısında da dünya boğulur. Bazılar da, kendilerine verilen anahtarlardan birisiyle kesretin en geniş bir alemini açar, fakat içinde boğulur. Sahil-i vahdet ve tevhide zorla vasıl olur. Demek, insanın seyr-i ruhanisinde çok tabakalar vardır. Bir tabakada, insanlara huzur-u tevhid pek suhuletle nasip ve müyesser olur. Bir tabakasında da gaflet ve evham öyle istila eder ki, kesret içinde gark olmakla, tam manasıyla tevhidi unutmuş olur. Sukutu suüd, tedenniyi terakki, cehl-i mürekkebi yakin, uykunun son perdesini intibah zan ve tevehhüm eden bir kısım medeniler, ikinci tabakadaki insanlardandır. Onlar, hakaik-i imaniyeyi derk etmekte bedevilerin bedevileridir.

    Mesnevi-i Nuriye


    Anlamama yardımcı olur musunuz? Sahil-i vahdet ve tevhide zorla nasıl vasıl olunur?.
    Konu lasiyyema tarafından (13.02.08 Saat 12:21 ) değiştirilmiştir.
    “Ey Risale-i Nur! (…) Bütün eller ve dillerde kemâl-i iştiha ve iştiyakla dinlenip okunacak ve yazılıp yayılacak en tatlı ve en halâvetli, en câzibedar ve enrevnekdar yegâne eser-i metin ve nûr-u mübîn ancak sensin!


    Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî

  2. #2
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    ÜÇÜNCÜ REMİZ: Ey insan! Fâtır-ı Hakîmin senin mahiyetine koyduğu en garip bir hâlet şudur ki:
    Bazen dünyaya yerleşemiyorsun, zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde; bir zerrecik, bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin o zerrecikte yerleşir. En şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun.
    Hem senin mahiyetine öyle mânevî cihazat ve lâtifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. Baş bir batman taşı kaldırdığı halde, göz bir saçı kaldıramadığı gibi; o lâtife, bir saç kadar bir sıkleti, yani, gaflet ve dalâletten gelen küçük bir hâlete dayanamıyor. Hattâ Bazen söner ve ölür.
    Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. Çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. Nasıl küçük bir cam parçasında gök, yıldızlarıyla beraber içine girip gark oluyor. Hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a'mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
    17.lema

    İnsanda ki latifelere (duygulara) hislere sınır konulmamış.Rabul alemin imtihan sırrı muktezası insanın duygularına bir hudut tayin etmemiş. Ben şöyle anlıyorum.İnsan bu duygular vasıtasıyla terakki veya tedenni ediyor.Yani duyguları sinyal gibi düşünürsek çok karışık ve hudutları tayin edilmemiş bir haritayla yol alıyor.Dolayısıyle bazen yerini tayin edemiyor.Bazan düşer boğulur.Bazan kendini en yüksek noktada zanneder v.s.İşte böyle bir vaziyetteki insan bazan tevhide zor ulaşır.Karıştırır yönünü yada yerini tayin edemez.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  3. #3
    Müdakkik Üye lasiyyema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    631

    Standart

    Alıntı nurhanali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ÜÇÜNCÜ REMİZ: Ey insan! Fâtır-ı Hakîmin senin mahiyetine koyduğu en garip bir hâlet şudur ki:
    Bazen dünyaya yerleşemiyorsun, zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde; bir zerrecik, bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin o zerrecikte yerleşir. En şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun.
    Hem senin mahiyetine öyle mânevî cihazat ve lâtifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. Baş bir batman taşı kaldırdığı halde, göz bir saçı kaldıramadığı gibi; o lâtife, bir saç kadar bir sıkleti, yani, gaflet ve dalâletten gelen küçük bir hâlete dayanamıyor. Hattâ Bazen söner ve ölür.
    Madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. Çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. Nasıl küçük bir cam parçasında gök, yıldızlarıyla beraber içine girip gark oluyor. Hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a'mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
    17.lema

    İnsanda ki latifelere (duygulara) hislere sınır konulmamış.Rabul alemin imtihan sırrı muktezası insanın duygularına bir hudut tayin etmemiş. Ben şöyle anlıyorum.İnsan bu duygular vasıtasıyla terakki veya tedenni ediyor.Yani duyguları sinyal gibi düşünürsek çok karışık ve hudutları tayin edilmemiş bir haritayla yol alıyor.Dolayısıyle bazen yerini tayin edemiyor.Bazan düşer boğulur.Bazan kendini en yüksek noktada zanneder v.s.İşte böyle bir vaziyetteki insan bazan tevhide zor ulaşır.Karıştırır yönünü yada yerini tayin edemez.

    Burası bana ilaç gibi geliyor maşaallah çok güzel.İçimin çok sıkıntılı olduğu bir anda çektiğim tefeülde burası çıkmıştı.Allah razı olsun.
    “Ey Risale-i Nur! (…) Bütün eller ve dillerde kemâl-i iştiha ve iştiyakla dinlenip okunacak ve yazılıp yayılacak en tatlı ve en halâvetli, en câzibedar ve enrevnekdar yegâne eser-i metin ve nûr-u mübîn ancak sensin!


    Sikke-i Tasdîk-ı Gaybî

  4. #4
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    İnsanın bütün duygu ve hissiyatı ile Allah'a kul olduğunu idrak etme kapasitesini anlatan bir konu. Yani bizler her türlü tasarrufumuzda onun meşietine tabiyiz ve O'nun izni ve muradından başka da birşeyin vücuda gelmesi mümkün değildir. Bize düşen vazifeyi O'nun kudretini celbetmeye şefaatçi yaaprız o kadar. Bu her türli tasrrufumuz için geçerlidir. Ezcümle:

    "Hem Rabbü'l-âlemîn, meyve-i âlem olan insana âlemi içine alacak bir vüs'at-i istidad verdiğinden ve bir ubûdiyet-i külliyeye müheyyâ ettiğinden; ve hissiyâtça kesrete ve dünyaya müptela olduğundan, bir rehber vâsıtasıyla yüzlerini kesretten Vahdete, fânîden bâkîye çevirmek istemesine mukabil, en âzamî bir derecede, en eblâğ bir sûrette, Kur'ân vâsıtasıyla en ahsen bir tarzda rehberlik eden ve risâletin vazifesini en ekmel bir tarzda ifâ eden, yine bilbedâhe o zâttır." Mektubat

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Vahdet-i Vücut, Vahdet-i Vucud (3)
    By muhsin iyi in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.05.14, 15:41
  2. Sahil...
    By m_safiturk in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.08.09, 12:35
  3. Allah'a Vasıl Olmanın Yolu
    By miraç_42 in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.02.09, 18:07
  4. Sâhil-i Selâmete Ulaşmak
    By Memati in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 15.06.08, 07:12
  5. Hadd-i Kemale Vasıl Olmak...
    By eyyubi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 20
    Son Mesaj: 20.11.07, 10:06

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0