+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Haşir Meydanı Nerededir?

  1. #1
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart Haşir Meydanı Nerededir?

    Haşir meydanı nerededir? Haşirden Cennet ve Cehenneme nasıl gidilir?
    Risale-i nur'da cevabını arıyoruz yardımcı olur musunuz?

  2. #2
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    ?kinci Sual: Meydan-? haşir nerededir?
    Elcevap: "ve'l-ilmu indallah" -2- , Hâl?k-? Hakîmin herşeyde gösterdiği hikmet-i âliye, hattâ tek küçük bir şeye çok büyük hikmetleri takmas?yla tasrih derecesinde işaret ediyor ki, küre-i arz serseriyâne, bâd-? hava azîm bir daireyi çizmiyor. Belki, mühim bir şey etraf?nda dönüyor ve meydan-? ekberin daire-i muhîtas?n? çiziyor, âl gösteriyor. Ve bir meşher-i azîmin etraf?nda gezip mahsulât-? mâneviyesini ona devrediyor ki, ileride, o meşherde, enzâr-? nâs önünde gösterilecektir.
    Demek, yirmi beş bin seneye karib bir daire-i muhîtan?n içinde, rivayete binaen * Şâm-? Şerif k?tas? bir çekirdek hükmünde olarak o daireyi dolduracak bir meydan-? haşir bast edilecektir. Küre-i arz?n bütün mânevî mahsülât?, şimdilik perde-i gayb alt?nda olan o meydan?n defterlerine ve elvahlar?na gönderiliyor; ve ileride meydan aç?ld?ğ? vakit, sekenesini de yine o meydana dökecek, o mânevî mahsülâtlar? da gaipten şehadete geçecektir.
    Evet, küre-i arz, bir tarla, bir çeşme, bir ölçek hükmünde olarak, o meydan-? ekberi dolduracak kadar mahsulât vermiş ve onu istiap edecek mahlûkat ondan akm?ş ve onu imlâ edecek masnuat ondan ç?km?ş. Demek, küre-i arz bir çekirdek; ve meydan-? haşir, içindekilerle beraber bir ağaçt?r, bir sümbüldür ve bir mahzendir. Evet, nas?l ki nuranî bir nokta, sürat-i hareketiyle nuranî bir hat olur veya bir daire olur. Öyle de, küre-i arz, süratli, hikmetli hareketiyle bir daire-i vücudun temsiline ve o daire-i vücut mahsulât?yla beraber, bir meydan-? haşr-i ekberin teşekkülüne medard?r. -1-

    Said Nursî




    2- Gerçek bilgi Allah kat?ndad?r.

    * Bu konuda baz? hadisler: Müstedrekü'l Hâkim, 2:440, Fethü'l Kebir, 1:432.
    1- "De ki: ?lim ancak Allah kat?ndad?r." Mülk Sûresi: 67:26.
    2- Baki olan yaln?z Allah't?r

    http://www.risaleara.com/oku.asp?id=745
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  3. #3
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    ?kinci Sual: Meydan-? haşir nerededir?
    Elcevap: "ve'l-ilmu indallah" -2- , Hâl?k-? Hakîmin herşeyde gösterdiği hikmet-i âliye, hattâ tek küçük bir şeye çok büyük hikmetleri takmas?yla tasrih derecesinde işaret ediyor ki, küre-i arz serseriyâne, bâd-? hava azîm bir daireyi çizmiyor. Belki, mühim bir şey etraf?nda dönüyor ve meydan-? ekberin daire-i muhîtas?n? çiziyor, âl gösteriyor. Ve bir meşher-i azîmin etraf?nda gezip mahsulât-? mâneviyesini ona devrediyor ki, ileride, o meşherde, enzâr-? nâs önünde gösterilecektir.
    Hasan kardeş bir dakika h?zl? harekete geçmiş.
    Konu Müellif-e tarafından (06.02.08 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.



  4. #4
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Üçüncü Sual: Cehennem nerededir?
    Elcevap: Lâ ya'lemul gaybe illallah -1- Gul ?nnemel ?lmu ?ndallah -2- Cehennemin yeri, baz? rivâyatla, "tahte'l-arz" denilmiştir. Başka yerlerde beyan ettiğimiz gibi, küre-i arz, hareket-i seneviyesiyle, ileride mecma-? haşir olacak bir meydan?n etraf?nda bir daire çiziyor. Cehennem ise, arz?n o medar-? senevîsi alt?ndad?r demektir. Görünmemeleri ve hissedilmemeleri, perdeli ve nursuz ateş olduğu içindir. Küre-i arz?n seyahat ettiği mesafe-i azîmede pek çok mahlûkat var ki, nursuz olduklar? için görünmezler. Kamer, nuru çekildikçe vücudunu kaybettiği gibi, nursuz çok küreler, mahlûklar, gözümüzün önünde olup göremiyoruz.
    Cehennem ikidir. Biri suğrâ, biri kübrâd?r. ?leride, suğrâ kübrâya ink?lâp edeceği ve çekirdeği hükmünde olduğu gibi, ileride ondan bir menzil olur. Cehennem-i Suğrâ, yerin alt?nda, yani merkezindedir. Kürenin alt?, merkezidir. ?lm-i tabakatü'l-arzca malûmdur ki, ekseriya her otuz üç metre hafriyatta, bir derece-i hararet tezayüd eder.
    1- Gayb? Allah'tan başkas? bilmez.
    2- De ki: ?lim ancak Allah kat?ndad?r. Mülk Sûresi: 67:26.
    Konu Müellif-e tarafından (06.02.08 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.



  5. #5
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Demek, merkeze kadar nısf-ı kutr-u arz, altı bin küsûr kilometre olduğundan, iki yüz bin derece-i harareti câmi, yani iki yüz defa ateş-i dünyevîden şedit ve rivayet-i hadise muvafık bir ateş bulunuyor. Şu Cehennem-i Suğrâ, Cehennem-i Kübrâya ait çok vezâifi, dünyada ve âlem-i berzahta görmüş ve ehâdislerle işaret edilmiştir. âlem-i âhirette, küre-i arz nasıl ki sekenesini medar-ı senevîsindeki meydan-ı haşre döker. Öyle de, içindeki Cehennem-i Suğrâyı dahi Cehennem-i Kübrâya emr-i İlâhî ile teslim eder.
    Ehl-i İtizâlin bazı imamları "Cehennem sonradan halk edilecektir" demeleri, halihazırda tamamıyla inbisat etmediğinden ve sekenelerine tam münasip bir tarzda inkişaf etmediğinden galattır ve gabâvettir.
    Hem perde-i gayb içindeki âlem-i âhirete ait menzilleri dünya gözümüzle görmek ve göstermek için, ya kâinatı küçültüp iki vilâyet derecesine getirmeli, veyahut gözümüzü büyütüp yıldızlar gibi gözlerimiz olmalı ki, yerlerini görüp tayin edelim. -1- , Ahiret âlemine ait menziller bu dünyevî gözümüzle görülmez. Fakat, bazı rivâyâtın işârâtıyla, âhiretteki Cehennem bu dünyamızla münasebettardır. Yazın şiddet-i hararetine -2- denilmiştir.
    Demek, bu dünyevî, küçücük ve sönük akıl gözüyle o büyük Cehennem görülmez. Fakat ism-i Hakîmin nuruyla bakabiliriz. Şöyle ki:
    Arzın medar-ı senevîsi altında bulunan Cehennem-i Kübrâ, yerin merkezindeki Cehennem-i Suğrayı güya tevkil ederek bazı vezâifini gördürmüş. Kadîr-i Zülcelâlin mülkü pek çok geniştir; hikmet-i İlâhiye nereyi göstermişse Cehennem-i Kübrâ oraya yerleşir. Evet, bir Kadîr-i Zülcelâl ve emr-i Kün fe Yekün -3- mâlik bir Hakîm-i Zülkemal, gözümüzün önünde, kemâl-i hikmet ve intizamla kameri arza bağlamış; azamet-i kudret ve intizamla arzı güneşe raptetmiş; ve güneşi, seyyârâtıyla beraber, arzın sürat-i seneviyesine yakın bir süratle ve haşmet-i rububiyetiyle, bir ihtimale göre şemsü'ş-şümus tarafına bir hareket vermiş; ve donanma elektrik lâmbaları gibi yıldızları saltanat-ı rububiyetine nuranî şahitler yapmış, onunla saltanat-ı rububiyetini ve azamet-i kudretini göstermiş bir Zât-ı Zülcelâlin kemâl-i hikmetinden ve azamet-i kudretinden ve saltanat-ı rububiyetinden uzak değildir ki, Cehennem-i Kübrâyı elektrik lâmbalarının fabrikasının kazanı hükmüne getirip âhirete bakan semânın yıldızlarını onunla iş'âl etsin, hararet ve kuvvet versin. Yani, âlem-i nur olan Cennetten yıldızlara nur verip, Cehennemden nar ve hararet göndersin; aynı halde, o Cehennemin bir kısmını ehl-i azâba mesken ve mahpes yapsın.
    1- Gerçek bilgi Allah katındadır.
    2- Cehennem sıcağındandır. Hadis-i şerif. Keşfü'l-Hafa, 29, Buharî,1:142,162.
    3- "Ol der; o da oluverir." Yasin:82.
    Konu Müellif-e tarafından (06.02.08 Saat 15:17 ) değiştirilmiştir.



  6. #6
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Birincisi: Birkaç gün evvel bir misafirim bana sual etti. O şüpheli sualin esas? şudur: "Cennet ve Cehennem pek çok uzakt?rlar. Haydi, ehl-i Cennet, lütf-u ?lâhî ile, berk ve burak gibi uçarak haşirden geçerler, Cennete giderler. Fakat ehl-i Cehennem, sakil cisimleri ve büyük ve ağ?r günahlar?n yükleri alt?nda nas?l gidecekler? Hangi vas?ta ile?"
    ?şte hat?ra gelen şudur: Nas?l ki, meselâ Amerika'da, bütün milletler umumî bir kongreye davet edilse, her millet büyük gemisine biner, oraya gider. Öyle de, bahr-i muhît-i kâinatta, bir senede yirmi beş bin senelik uzun bir seyahate al?şan küre-i arz, ahalisini al?r, gider, mahşer meydan?na boşalt?r. Hem, her otuz üç metrede bir derece-i hararet tezayüd ettiği delâletiyle, merkez-i arzda bulunan Cehennem ateşinin hadisçe beyan olunan derece-i hararetine muvaf?k iki yüz bin derece-i harareti taş?yan ve hadisin rivâyât?na göre dünyada ve berzahta Büyük Cehennemin baz? vazifelerini gören ateşini Cehenneme döker; sonra emr-i ?lâhî ile daha güzel ve bâki bir surete tebeddül eder, âhiret âleminden bir menzil olur.
    Hat?ra gelen ikinci nükte: Sâni-i Kadîr, Fât?r-? Hakîm, Vâhid-i Ehad, kemâl-i kudretini ve cemâl-i hikmetini ve delil-i vahdetini göstermek için, pek az birşeyle çok işleri görmek, pek küçük birşeyle pek büyük vazifeleri gördürmeyi âdet etmiştir. Baz? Sözlerde demiştim ki: Eğer bütün eşya tek bir Zâta isnad edilse, vücub derecesinde bir suhulet, bir kolayl?k peydâ eder. Eğer eşya müteaddit sânilere, esbablara isnad edilse, imtinâ derecesinde bir suubet, bir müşkülât ortaya düşer. Çünkü, bir zâbit gibi veya usta gibi birtek zat, kesretli efrada ve kesretli taşlara bir fiille, bir hareketle ve suhuletle bir vaziyet verip bir netice hâs?l eder ki, eğer o vaziyeti almas? ve o neticeyi istihsal etmesi, o ordudaki efrada ve o direksiz kubbedeki taşlara havale edilse, pek çok fiillerle, pek çok müşkülâtla, pek çok kar?ş?kl?klarla ancak yap?labilir.
    ?şte, şu kâinattaki raks ve deveran, seyir ve cevelân ve temâşâ-i tesbihfeşan ve fusul-ü erbaa ve gece-gündüzdeki seyeran gibi ef'al, eğer vahdete verilse, birtek Zat, birtek emirle, birtek küreyi tahrik ile, mevsimlerin değişmesindeki acaib-i san'at? ve gece-gündüzün deveran?ndaki garaib-i hikmeti ve y?ld?zlar?n ve şems ve kamerin sûrî hareketlerinde şirin temâşâ levhalar?n? göstermek gibi, o âli vaziyetleri ve gali neticeleri istihsal eder. Çünkü umum mevcudat ordusu Onundur. ?stese, arz gibi bir neferi umum y?ld?zlara kumandan tayin eder. Koca güneşi, ahalisine ?s?t?c? ve ?ş?k verici bir lâmba; ve elvâh-? nukuş-u kudret olan fusul-ü erbaay? da bir mekik; ve sahaif-i kitabet-i hikmet olan gece-gündüzü de bir yay yapar. Herbir gününe, ayr? bir şekilde bir kameri göstererek, evkat?n hesab? için takvimcilik yapt?r?r. Ve y?ld?zlar?n kendilerine, raksa gelen ve cezbeden raks eden melâikenin ellerinde, süslü ve şirin, parlak, nâzenin misbahlar suretini vermek gibi, arza ait çok hikmetlerini gösterir. Eğer bu vaziyetler, umum mevcudata hükmü ve nizam? ve kanunu ve tedbiri müteveccih olan bir Zattan istenilmezse, o vakit umum güneşler, y?ld?zlar, hakikî hareketle ve hadsiz bir süratle hadsiz bir mesafeyi her gün kat etmeleri lâz?m gelir.
    ?şte, vahdette nihayetsiz suhulet ve kesrette nihayetsiz suubet bulunduğundand?r ki, ehl-i san'at ve ticaret, kesrete bir vahdet verir, tâ suhulet ve kolayl?k olsun. Yani, şirketler teşkil ederler.
    Elhas?l, dalâlet yolunda nihayetsiz müşkülât var; hidayet ve vahdet yolunda nihayetsiz suhulet var.



    Said Nursî

    http://www.risaleara.com/oku.asp?id=726
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  7. #7
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Birincisi: Birkaç gün evvel bir misafirim bana sual etti. O şüpheli sualin esas? şudur: "Cennet ve Cehennem pek çok uzakt?rlar.Haydi, ehl-i Cennet, lütf-u ?lâhî ile, berk ve burak gibi uçarak haşirden geçerler, Cennete giderler. Fakat ehl-i Cehennem, sakil cisimleri ve büyük ve ağ?r günahlar?n yükleri alt?nda nas?l gidecekler? Hangi vas?ta ile?"
    ?şte hat?ra gelen şudur:Nas?l ki, meselâ Amerika'da, bütün milletler umumî bir kongreye davet edilse, her millet büyük gemisine biner, oraya gider. Öyle de, bahr-i muhît-i kâinatta, bir senede yirmi beş bin senelik uzun bir seyahate al?şan küre-i arz, ahalisini al?r, gider, mahşer meydan?na boşalt?r. Hem, her otuz üç metrede bir derece-i hararet tezayüd ettiği delâletiyle, merkez-i arzda bulunan Cehennem ateşinin hadisçe beyan olunan derece-i hararetine muvaf?k iki yüz bin derece-i harareti taş?yan ve hadisin rivâyât?na göre dünyada ve berzahta Büyük Cehennemin baz? vazifelerini gören ateşini Cehenneme döker; sonra emr-i ?lâhî ile daha güzel ve bâki bir surete tebeddül eder, âhiret âleminden bir menzil olur.
    Konu Müellif-e tarafından (06.02.08 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir.



  8. #8
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Herbir insan, akl?yla, hayal süratinde seyerân?; herbir velî, kalbiyle berk süratinde cevelân? ve cism-i nurânî olan herbir melek ruh süratinde Arştan ferşe, ferşden Arşa deverân?; ehl-i Cennetin insanlar?, Burak süratinde, haşirden beş yüz sene fazla mesafeden Cennete ç?kmalar? olduğu gibi, nur ve nur kabiliyetinde ve evliyâ kalblerinden daha latîf ve emvât?n ruhlar?ndan ve melâike cisimlerinden daha hafif ve cesed-i necmî ve beden-i misâlîden daha zarif olan ruh-u Muhammediyenin (a.s.m.) hadsiz vezâifine medâr ve cihâzât?n?n mahzeni olan cism-i Muhammedî (a.s.m.), elbette onun ruh-u âlîsiyle Arşa kadar beraber gidecektir.
    Konu Müellif-e tarafından (06.02.08 Saat 15:57 ) değiştirilmiştir.



  9. #9
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    Alıntı mihrişah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Herbir insan, aklıyla, hayal süratinde seyerânı; herbir velî, kalbiyle berk süratinde cevelânı ve cism-i nurânî olan herbir melek ruh süratinde Arştan ferşe, ferşden Arşa deverânı; ehl-i Cennetin insanları, Burak süratinde, haşirden beş yüz sene fazla mesafeden Cennete çıkmaları olduğu gibi, nur ve nur kabiliyetinde ve evliyâ kalblerinden daha latîf ve emvâtın ruhlarından ve melâike cisimlerinden daha hafif ve cesed-i necmî ve beden-i misâlîden daha zarif olan ruh-u Muhammediyenin (a.s.m.) hadsiz vezâifine medâr ve cihâzâtının mahzeni olan cism-i Muhammedî (a.s.m.), elbette onun ruh-u âlîsiyle Arşa kadar beraber gidecektir.
    Allah razı olsun..

  10. #10
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Kardeşlerim, bugünlerde biri Risaletü'n-Nur talebelerine, diğeri bana ait iki mesele ihtar edildi. Ehemmiyetine binaen yaz?yorum.
    B?R?NC? MESELE : Birinci Şuada iki üç ayetin işârât?nda, Risaletü'n-Nur'un sad?k talebeleri imanla kabre gideceklerine ve ehl-i Cennet olacaklar?na dair kudsi bir müjde ve kuvvetli bir beşaret bulunduğu gösterilmiştir. Fakat bu pek büyük meseleye ve çok k?ymettar işarete tam kuvvet verecek bir delil ister diye beklerdim, çoktan beri muntaz?rd?m. Lillahilhamd, iki emâre birden kalbime geldi:
    Birinci emare: ?man-? tahkiki ilmelyakinden hakkalyakine yak?nlaşt?kça daha selbedilmeyeceğine ehl-i keşif ve tahkik hükmetmişler ve demişler ki: "Sekerat vaktinde şeytan vesvesesiyle ancak akla şüpheler verip tereddüde düşürebilir." Bu nevi iman-? tahkiki ise yaln?z ak?lda durmuyor. Belki hem kalbe, hem ruha, hem s?rra, hem öyle letaife sirayet ediyor, kökleşiyor ki, şeytan?n eli o yerlere yetişemiyor. Öylelerin iman? zevalden mahfuz kal?yor."
    Bu iman-? tahkikinin vusulüne vesile olan bir yolu, velayet-i kâmile ile keşif ve şuhud ile hakikate yetişmektir. Bu yol ehass-? havassa mahsustur, iman-? şuhûdîdir.
    ?kinci yol iman-? bilgayb cihetinde, s?rr-? vahyin feyziyle, bürhanî ve Kur'ani bir tarzda ak?l ve kalbin imtizac?yla, hakkalyakin derecesinde bir kuvvetle zaruret ve bedâhet derecesine gelen bir ilmelyakinle hakaik-i imaniyeyi tasdik etmektir.
    Bu ikinci yol Risaletü'n-Nur'un esas?, mayas?, temeli, ruhu, hakikati olduğunu has talebeleri görüyorlar. Başkalar dahi insafla baksa, Risaletü'n-Nur hakaik-i imaniyeye muhalif olan yollar? gayr-? mümkin ve muhal ve mümteni derecesinde gösterdiğini görecekler.
    Konu Müellif-e tarafından (06.02.08 Saat 16:01 ) değiştirilmiştir.



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cehennem nerededir?
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 12.07.15, 13:17
  2. Meydan-ı Haşir(tekrar diriliş meydanı) nerededir?
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 28.12.14, 08:48
  3. Meydan-ı Haşir nerededir?
    By fanidünya... in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.05.14, 00:12
  4. Allah Nerededir?
    By h anzala in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 31.01.09, 00:17
  5. Mahşer Meydanı
    By alanyali in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 26.11.07, 23:18

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0