+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 23

Konu: Sahabenin Zikrindeki Sır

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart Sahabenin Zikrindeki Sır

    Evet, Kur'ân-ı Hakîmin envarıyla hâsıl olan, o inkılâb-ı azîm-i içtimâîde,
    • ezdâd birbirinden çıkıp ayrılırken,
    • şerler bütün tevâbiiyle, zulümâtıyla ve teferruâtıyla ve
    • hayır ve kemâlât bütün envârıyla ve netâiciyle karşı karşıya gelip, bir vaziyette, müheyyic bir zamanda,
    • her zikir ve tesbih, bütün mânâsının tabakâtını turfanda ve tarâvetli ve tâze ve genç bir sûrette ifade ettiği gibi;
    • o inkılâb-ı azîmin tarrakası altında olan insanların bütün hissiyâtını, letâif-i mâneviyesini uyandırmış, hattâ vehim ve hayal ve sır gibi duygular hüşyar ve müteyakkız bir sûrette o zikir, o tesbihlerdeki müteaddit mânâları kendi zevklerine göre alır, emer.

    İşte, şu hikmete binâen, bütün hissiyâtları uyanık ve letâifleri hüşyar olan Sahabeler envâr-ı imâniye ve tesbihiyeyi câmi' olan kelimât-ı mübârekeyi dedikleri vakit, kelimenin bütün mânâsıyla söyler ve bütün letâifiyle hisse alırlardı.


    Halbuki, o infilak ve inkılâbdan sonra, git gide letâif uykuya ve havâs o hakâik noktasında gaflete düşüp, o kelimât-ı mübâreke, meyveler gibi, git gide ülfet perdesiyle letâfetini ve tarâvetini kaybeder. Âdetâ sathîlik havasıyla kuruyor gibi, az bir yaşlık kalıyor ki, kuvvetli, tefekkürî bir ameliyatla, ancak evvelki hali iâde edilebilir.

    İşte bundandır ki, kırk dakikada bir Sahabenin kazandığı fazîlete ve makama, kırk günde, hattâ kırk senede başkası ancak yetişebilir

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart Bir misal ...

    Bir zaman kalbime geldi, "Niçin Muhyiddin-i Arabî gibi hârika zâtlar Sahabelere yetişemiyorlar?"

    Sonra, namaz içinde "Sübhanerabbiyelâlâ" derken, şu kelimenin mânâsı inkişaf etti, tam mânâsıyla değil, fakat bir parça hakikati göründü.

    Kalben dedim: "Keşke, birtek namaza bu kelime gibi muvaffak olsaydım, bir sene ibâdetten daha iyi idi."

    Namazdan sonra anladım ki, o hâtıra ve o hal, Sahabelerin ibâdetteki derecelerine yetişilmediğine bir irşâddır.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  3. #3
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Namazdan sonra anladım ki, o hâtıra ve o hal, Sahabelerin ibâdetteki derecelerine yetişilmediğine bir irşâddır.!!!

    Gülşah kardeş Burada geçen irşaddır kelimesini nasıl anlıyorsunuz.

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  4. #4
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Kuvvetli, tefekkürî bir ameliyatla, ancak evvelki hali iâde edilebilir.

    kuvvetli bir tefekküri ameliyattan ne kast ediliyor. nas?l olmal?d?r.ne anlamal?y?z.

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  5. #5
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    Kuvvetli, tefekkürî bir ameliyatla acaba bu nokta kast ediliyor olabir mi?


    "Sen tabibim ol." Tuttum, kendimi ona muhatap addederek, o kitabı bana hitap ediyor gibi okudum. Fakat kitabı çok şiddetliydi. Gururumu dehşetli kırıyordu. Nefsimde şiddetli ameliyat-ı cerrahiye yaptı. 28.mektub

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Kardeş ne yalan söyliyim mevzunun o k?sm?na siz dikkatimi çektiniz.
    ?rşad konusunda geniş bilgim yok ben direk zahir manas?na göre hüküm verebiliyorum şuan yani :
    Üstad ' a yaşatt?r?lan o hal ile meselenin hak ve hakikati talim edildi , bildirildi...

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Gayyur berraki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Mesajlar
    100

    Standart

    Kuvvetli, tefekkürî bir ameliyatla bakabilir.

    Meselâ, küre-i arz ehl-i hikmet nazar?yla bak?lsa, hakikati şudur ki: Güneş etraf?nda mutavass?t bir seyyâre gibi, hadsiz y?ld?zlar içinde döner. Y?ld?zlara nispeten küçük bir mahlûk. Fakat, ehl-i Kur'ân nazar?yla bak?ld?ğ? vakit, On Beşinci Sözde izah edildiği gibi, hakikati şöyledir ki: Semere-i âlem olan insan, en câmi', en bedî ve en âciz, en azîz, en zay?f, en latîf bir mucize-i kudret olduğundan, beşik ve meskeni olan zemin, semâya nispeten maddeten küçüklüğüyle ve hakâretiyle beraber, mânen ve san'aten bütün kâinat?n kalbi, merkezi, bütün mu'cizât-? sanat?n?n meşheri, sergisi, bütün tecelliyât-? esmâs?n?n mazhar?, nokta-i mihrâkiyesi, nihayetsiz faaliyet-i Rabbâniyenin mahşeri, ma'kesi, hadsiz hallâk?yet-i ?lâhiyenin hususan nebâtât ve hayvanât?n kesretli enva-? sağîresinden cevâdâne icad?n medâr?, çarş?s? ve pek geniş âhiret âlemlerindeki masnuât?n küçük mikyasta numûnegâh? ve mensucât-? ebediyenin süratle işleyen tezgâh? ve menâz?r-? sermediyenin çabuk değişen taklidgâh? ve besâtîn-i dâimenin tohumcuklar?na süratle sünbüllenen dar ve muvakkat mezraas? ve terbiyegâh? olmuştur. ?şte, arz?n bu azamet-i mâneviyesinden ve ehemmiyet-i san'aviyesindendir ki, Kur'ân-? Hakîm, semâvâta nispeten büyük bir ağac?n küçük bir meyvesi hükmünde olan arz?, bütün semâvâta karş?, küçücük kalbi büyük kal?ba mukabil tutmak gibi, denk tutuyor. Onu bir kefede, bütün semâvât? bir kefede koyuyor, mükerreren, -1- diyor.
    ?şte sâir mesâili buna k?yas et ve anla ki, felsefenin ruhsuz, sönük hakikatleri Kur'ân'?n parlak, ruhlu hakikatleriyle müsâdeme edemez. Nokta-i nazar ayr? ayr? olduğu için ayr? ayr? görünür.
    Dördüncü Dal
    -2-



    1- Göklerin ve yerin Rabbi. (Kehf Sûresi: 14; Sad Sûresi: 66; Zuhruf Sûresi: 82; Nebe' Sûresi: 37.)
    2- Görmez misin ki, göklerde olanlar ve yerde olanlar, güneş, ay ve y?ld?zlar, dağlar, ağaçlar ve hayvanlar ve insanlar?n birçoğu Allah'a secde eder. Birçoğu da vard?r ki, onlar üzerine azab hak olmuştur. Allah kimi hor k?larsa, onu saadete kavuşturacak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz ki Allah dilediğini yapar. [Hac Sûresi: 18. (Bu âyet secde âyetidir.)]

  8. #8
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    "Evet, şimdi Siracü’n-Nur başındaki münâcâtı okudum. Ülfet ve âdet ve yeknesaklık perdeleri altında çok harika hakikatler gizleniyor gördüm." emr.lahk

  9. #9
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Evet ben, Hülasatü l-Hülasa yı okuduğum zaman, koca kainat, nazarımda bir halka-i zikir oluyor. Fakat her nevin lisanı çok geniş olmasından, fikir yoluyla sıfat ve esma-i İlahiyeyi ilmelyakin ile iz an etmek için akıl çok çabalıyor, sonra tam görür. Hakikat-ı insaniyeye baktığı vakit, o cami mikyasda, o küçük haritacıkta, o doğru nümunecikte, o hassas mizancıkta, o enaniyet hassasiyetinde öyle kat i ve şuhudi ve iz ani bir vicdan, bir itminan, bir iman ile o sıfat ve esmayı tasdik eder. Hem çok kolay, hem hazır yanındaki aynasında hiç uzun bir seyahat-ı fikriyeye muhtaç olmadan iman-ı tahkikiyi kazanır." emr lahk

  10. #10
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    "Ve en kuvvetli ve hakkalyakin derecesinde vicdani ve hissi, bir derece şuhudi olan hakikat-i insaniye haritasını ve enaniyet-i beşeriye fihristesini ve mahiyet-i nefsiyesini mütalaa ile, imanın şüphesiz ve vesvesesiz mertebesine çıkmaktır ki, sırr-ı akrebiyete ve veraset-i Nübüvvete bakar. Ve enfüsi tefekkür-ü imani hakikatinin bir parçası, Otuzuncu Sözün, ve "ene" ve "enaniyet"te ve Otuz Üçüncü Mektubun Hayat Penceresinde ve İnsan Penceresinde ve bazı parçaları da sair ecza-yı Nuriyede bir derece beyan edilmiş." emr.lahk

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sahabenin Namaz Aşkı
    By Melis in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25.01.09, 10:21
  2. Bir Sahabenin Aşk Hikayesi
    By Melis in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 21.01.09, 15:39
  3. Bir Sahabenin Aşk Hikayesi
    By vakti_nehar in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 40
    Son Mesaj: 28.09.08, 16:18
  4. Sahabenin İbadetteki Erisilmezligi...
    By delailinnur in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 06.04.08, 14:16
  5. Bir Sahabenin Peygamber Efendimiz (sav)'e Soruları
    By Hüsn-ü Sermedi in forum Sahabeler ve Sünnet-i Seniyye
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 25.02.08, 23:10

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0