+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Bazı Kişiler Enaniyetlerini Bırakamadıkları İçin mi Dindar Olamıyorlar?

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart Bazı Kişiler Enaniyetlerini Bırakamadıkları İçin mi Dindar Olamıyorlar?

    H?ristiyanlar?n dünyaca en yüksek mertebede olanlar?, gurur ve enâniyetlerini muhafaza etmekle beraber, sab?k Amerika Reisi Wilson gibi, mutaass?p bir dindar olur. Mahz-? tevhid dini olan ?slâmiyet içinde, dünyaca yüksek mertebede olanlar ya enâniyeti ve gururu b?rakacak veya dindarl?ğ? bir derece b?rakacak. Onun için, bir k?sm? lâkayt kal?yorlar, belki dinsiz oluyorlar.
    ----------------------------------------------------------



    Yukar?daki bölümü aç?klaman?z? rica edecektim

  2. #2
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı karatoprak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    1. )Hıristiyanların dünyaca en yüksek mertebede olanları, gurur ve enâniyetlerini muhafaza etmekle beraber, sabık Amerika Reisi Wilson gibi, mutaassıp bir dindar olur.

    2.) Mahz-ı tevhid dini olan İslâmiyet içinde, dünyaca yüksek mertebede olanlar ya enâniyeti ve gururu bırakacak veya dindarlığı bir derece bırakacak. Onun için, bir kısmı lâkayt kalıyorlar, belki dinsiz oluyorlar.
    ----------------------------------------------------------



    Yukarıdaki bölümü açıklamanızı rica edecektim
    Mektubat | Yirmi Altıncı Mektup
    İslâmiyetin Hıristiyanlık ve sair dinlere cihet-i farkının sırr-ı hikmeti şudur ki:
    İslâmiyetin esası, mahz-ı tevhiddir; vesâit ve esbaba tesir-i hakikî vermiyor, icad ve makam cihetiyle kıymet vermiyor. Hıristiyanlık ise, "velediyet" fikrini kabul ettiği için, vesâit ve esbaba bir kıymet verir, enâniyeti kırmaz. Adeta rububiyet-i İlâhiyenin bir cilvesini azizlerine, büyüklerine verir.
    -2-

    âyetine mâsadak olmuşlar. Onun içindir ki, Hıristiyanların dünyaca en yüksek mertebede olanları, gurur ve enâniyetlerini muhafaza etmekle beraber, sabık Amerika Reisi Wilson gibi, mutaassıp bir dindar olur. Mahz-ı tevhid dini olan İslâmiyet içinde, dünyaca yüksek mertebede olanlar ya enâniyeti ve gururu bırakacak veya dindarlığı bir derece bırakacak. Onun için, bir kısmı lâkayt kalıyorlar, belki dinsiz oluyorlar.

    ------------------

    Hakkniyetini yitirmiş hristiyan ınancınına inananlar ,Yaratıcıyı kudretini sadece kâinatın başlangıcında göstermiş, daha sonra devreden çıkarmış bir ‘İlk Muharrik’ olarak inanıyorlar . Bu ‘İlk Muharrik’ kâinatı en başından yaratmış, kanunlarını koymuştu. Bu kâinat makinesi, o zamandan beridir, sebep-sonuç kanunlarıyla kendi kendine işleyip duruyordu. Yani Hristiyan inancında sonuçlar sebeplere veriliyor ancak sadece sebepler Yaratıcı ile ilişkilendiriliyor. Daha açık bir ifade ile elmanın esbabı ağaç , ağacın esbabı ise Yaratıcı olarak görülüyor. - zaten yapısı böyle olan bir din yani sebeplere tesir veren bir din için elbette günahların affı için bir papaza ihtiyaç duyulması kulağa çok saçma kaçmıyor -
    İslam inancında ise tevhid-i hakiki tüm mertebeleriyle kemal manada yerini aldığından hiç bir sebep ' vesilelikten ' öte bir sıfata sahip olamıyor.
    Peki islamdaki tevhid-i hakiki nasıldır : ' tevhid-i hakikidir ki, her şey üstünde sikke-i kudretini ve hâtem-i rubûbiyetini ve nakş-ı kalemini görmekle doğrudan doğruya her şeyden Onun nuruna karşı bir pencere açıp Onun birliğine ve her şey Onun dest-i kudretinden çıktığına ve Ulûhiyetinde ve Rubûbiyetinde ve mülkünde hiçbir vech ile, hiçbir şeriki ve muîni olmadığına, şuhuda yakın bir yakîn ile tasdik edip İmân getirmektir '' İşte kainattaki her bir olayı Tevhid eden kimse elbette vesilelere perestij etmez sadece adetullah gereği bir fiil-i dua olarak görür ve neticeyi yine Allah ' tan bilir.

    Üstad ' ın yukarda ifade ettiği manada bir tevhide iman etmiş kişi ise afakta hiçbirşeyi Allah ' a şerik koşmayacağı gibi enfusi aleminde de ' ene ' yi O ' na ortak görmez. Yani : '' Ey fahre meftun, şöhrete mübtelâ, methe düşkün, hodbînlikte bîhemtâ sersem nefsim!Evet, sen benim cismimde âlemdeki tabiata benzersin. İkiniz, hayrı kabul etmek, şerre mercî olmak için yaratılmışsınız. Yani, fâil ve masdar değilsiniz, belki münfail ve mahalsiniz. Yalnız bir tesiriniz var; o da hayr-ı mutlaktan gelen hayrı güzel bir sûrette kabul etmemenizden, şerre sebep olmanızdır. ''

    İşte bu şekilde gerek afakda gerekse enfüsi alemde tevhid-i hakiki en kemal manada islamiyette yer alıyor.

    bu yüzden Müslüman Dindar bir padişaha karşı halk : '' padişahım senden büyük Allah var '' şeklinde manidar bir cümleyi hatırlatma cürreti gösterebiliyor . Mevkisinin yüksekliği ile en ufak bri enaniyet göstermeye şer'an cüret edemez ve isterse dünyaca yüksek bir rütbeye sahip olsun alsa rehavete kapılıp kendi ile gurur duyamaz .Dünyaca çok büyük bir mevkide olup , enaniyete düşmeden - gurura kapılmadan kendini Allah katında mahlukatın en zelil ve aciz bir kulu olarak görebilmek ise çok çok zor olduğu için ekseri dindar insanlar yüksek makam tekliflerini kabul etmemişler belki o makamın vereceği bir sarhoşlukla ' ene ' tuzağına düşerler diye ...

    Fakat bir Amerikan reisi ise zaten dini gereği sebeplerde tesir gördüğü için kendini ülkesinin ferah ve huzurunun sebebi olarak görerek enaniyetini muhafaza eder , kendi ile gurur duyabilir ve bu hal aynı zamanda onun çok dindar bir hristiyan olmasına engel teşkil etmez , dini ona enaniyetini yenmesini , tüm hayırları güzellikleri Allah ' a vermesini ve enaniyetten tecerrüd etmesi gerektiğini vurgulamaz dolayısıyla hem - sözde- çok iyi bir dindar hemde aynı zamanda dünyaca yüksek bir mevkide bulunabilir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  3. #3
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Abi siz sorunuzda '' bazı kişiler enaniyetlerini bırakamadıkları için mi Dindar olamıyorlar '' diye buyurmuşsunuz

    Risaleden yaptığınız alıntıyı göz önünde bulundurursak şöyle bir cevap verebilirz :

    Dünyaca en yüksek bir mertebede olsak bile enaniyetten - gururdan tecerrüd etmek gerekir ki hakiki dindar olabilelim fakat hristiyan inancında böyle bir mecburiyet olmadığı için kişi tam kapasite eneniyeti ile aynı zamanda tam mutaassıb bir dindar olabilir.

    Tam bunları yazarken , Mekke'nin fethi sırasında muhteşem ordusuyla şehre girerken, mütevazı halinden, başını devesinin semerine eğecek kadar enaniyetten tecerrüd etmiş , o muzaffariyetin sarhoşluğu ile asla gurura düşmemiş olan Efendiler Efendisi ( a.s.m) aklıma geldi .

    İşte hem dünyaca en büyük Kumandan - Hükümdar - Reis ,vb. olmakla beraber aynı zamanda maneviyat alemininde en birinci Efendisi olmayı aynı anda - izn-i ilahi ile - başarabilmiş bir örnek .

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  4. #4
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    • Allah'?m, bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir;
    • Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme.
    Bu dua ne güzel ifade ediyor bu manalar?

    çok istifade ediyoruz allah raz? olsun...

  5. #5
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Gülşah abla çok veciz makul cevaplarla karş? karş?yay?m birde abla Bediüzzaman hazretleri biryerde buyuruyorya siyasetçi bir adam hakiki dindar olamaz diye bu konuyu orayla bağlad?ğ?m?zda nas?l bir aç?l?mda bulunulabilir ?
    birde yak?n tarihimizde enaniyetini milli dava içerisinde arayan ve tatmin eden cisimleşmiş süretlerine serfuru ettiren enaniyetli şah?slar?nda dine mesafeli duruşlar? Bediüzzaman hazretlerinin yaklaş?m?n? akla yaklaşt?r?yor

  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı karatoprak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gülşah abla çok veciz makul cevaplarla karşı karşıyayım birde abla Bediüzzaman hazretleri biryerde buyuruyorya siyasetçi bir adam hakiki dindar olamaz diye bu konuyu orayla bağladığımızda nasıl bir açılımda bulunulabilir ?

    Abi tam tevafuk olmuş çünkü bende bu mevzuyu tefekkür ederken bahsettiğiniz kısım aklıma gelmişti , mevzu ile çok alakadar.Siyaseti dine alet etmek tehlikesi yada siyasette çokça istimal edilen ' yalan - hile ' yada işin mevzumuz ile alakadar kısmı olan ' enaniyet - gurur ' vebenzeri yönlerden sanırım siyasetçi hakiki dindar olamaz buyurmuş. Bu konu aslında epey derin , güzel bir analizi hak ediyor . İnş. ilerleyen dönemlerde Mevla izin verirse hep beraber ele almaya çalışırız ...


    birde yakın tarihimizde enaniyetini milli dava içerisinde arayan ve tatmin eden cisimleşmiş süretlerine serfuru ettiren enaniyetli şahıslarında dine mesafeli duruşları Bediüzzaman hazretlerinin yaklaşımını akla yaklaştırıyor
    Süper bir teşhis abi
    ....

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  7. #7
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    gülşah abla eğer isabet etmişşsem emin olun o teşhisi sizin gibi ablalar?n ağabeylerin öğretileriyle koymuşumdur as?l kaynakta malumunuz risaleler

    bu konuda aç?l?mlar?n?z? diğer günlerde bekliyorum

    asl?nda Bediüzzaman hazretlerinin görüşlerine dayanarak akl?ma gelen bir husus var Bediüzzaman hazretleri siyasetle iştigal eden dindar olamaz demiyor hakiki dindar olamaz diyor burdaki aç?l?mlar için sizlerin aktar?mlar?n?z? deneyimlerinizi bekliyorum inşallah emri vaki olarak anlamam?ş?n?zd?r ufak bir istirham sadece

  8. #8
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    44
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    şimdi akl?ma birşey daha geldi Üstad hazretleri Abdülhamid han hazretlerini baz? girişimleri için ikaz ederken ona veli yak?şt?rmas?nda bulunuyor bahsedilen bu velilik ünvan? hakiki dindarl?ğ?ndan dolay?m?d?r

  9. #9
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    estağ. abi inş. fakat biraz etrafl?ca ele al?n?lmas? gereken bir mevzu ve benim çap?m buna müsait değil
    Ama sitede Baki abi - Osmanoğlu abi - acizizfakiriz - yunusum - serdengeçti ve daha pek çok abilerin Risale-i Nur ' a ciddi vukufiyetleri var , isterseniz onlara dan?şal?m

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı karatoprak1975 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    şimdi aklıma birşey daha geldi Üstad hazretleri Abdülhamid han hazretlerini bazı girişimleri için ikaz ederken ona veli yakıştırmasında bulunuyor bahsedilen bu velilik ünvanı hakiki dindarlığından dolayımıdır
    Evet hatta Üstad veli padişah diyor sanırım yanlış hatırlamıyorsam ama kötü bir siyasetçi aynı zamanda yani aynı kişiyi adalet-i tamme gereği toptan yargılamıyor onu ikiye ayırıyor siyaset yönünü beğenmiyor fakat aynı zamanda hakiki dindar olduğunuda vurgulamaktan geri durmuyor .

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nurda Bulunan Bazı Hatalar ve Yanlış Anlaşılan Bazı Konular
    By hasan hüseyin akın in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 31.08.15, 17:16
  2. Dindar Erkeklerin Dindar Olmayan Yanları
    By Şahide in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 09.09.09, 15:21
  3. Dindar Eş - Dindar Aile Çöküşü Paylaşma Istırabı
    By delailinnur in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.02.08, 03:19
  4. Buz Parçası Olan Enâniyetlerini...
    By BiKeS_ in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 20.09.07, 08:55
  5. Dindar Koca İçin mi Tesettür??
    By mana-i harfi in forum Tesettür
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 07.09.07, 21:56

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0