+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''Meylüttefevvuk''

  1. #1
    Ehil Üye nâme-i nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    1.460

    Standart Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''Meylüttefevvuk''

    Sonra müzahemetsiz olan hakkın hizmetinin yerini zapteden meylüttefevvuk istibdadı hücuma başlar. Himmetin başına vurur, atından düşürttürür. Siz hakikatini o düşmana gönderiniz.


    sebepleri ve çarelerini mütalaa edelim.

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı nâme-i nur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sonra müzahemetsiz olan hakk?n hizmetinin yerini zapteden meylüttefevvuk istibdad? hücuma başlar. Himmetin baş?na vurur, at?ndan düşürttürür. Siz hakikatini o düşmana gönderiniz.


    sebepleri ve çarelerini mütalaa edelim.
    ?nsan f?trat? şöhrete düşkün medhe meftun nefs-i emmareye sahiptir. Bu özelliği gereği de her durumda bunu sergiler. Herhangi bir iş yaparken de diğer insanlardan kendisinin üstün olmas? gerektiğini nefs-i emmaresini kumanda eden şeytan üfler. ?nsan da amellerini yaparken kendini bu anlamda değerlendir ve onlar? alt etmek ve onlar? geçerek üstünlüğünü kurmak ister. Ama o sebebler ortadan kalk?nca da bir amac? olmayacak ve yapmas? gereken bir amac? da kalmayacakt?r. Zira üstünlük taslad?ğ? insanlardan kendinin olan bir özelliği yoktur ve onlar da bundan belki de habersizlerdir. Üstün olsa bile bu duygusunu tatmin ettiği için bir ideali de kalmayacak dolay?s?yla da performans? sukut edecekdir.

    Ezcümle:

    ?’lem eyyühe’l-aziz! Ey nefis! Eğer takva ve amel-i salihle Hal?k?n? raz? ettiysen, halk?n r?zas?n? tahsile lüzum yoktur; o kafidir. Eğer halk da Allah’?n hesab?na r?za ve muhabbet gösterirlerse, iyidir. şayet onlar?nki dünya hesab?na olursa, k?ymeti yoktur. Çünkü onlar da senin gibi aciz kullard?r. Maahaza, ikinci ş?kk? takip etmekte şirk-i hafi olduğu gibi, tahsili de mümkün değildir. Evet, bir maslahat için sultana müracaat eden adam sultan? irza etmişse, o iş görülür. Etmemişse, halk?n iltimas?yla çok zahmet olur. Maamafih, yine sultan?n izni laz?md?r. ?zni de r?zas?na mütevakk?ft?r.

    "Ey şan ve şerefi, nam ve şöhreti isteyen adam! Gel, o dersi benden al.
    Şöhret ayn-? riyâd?r ve kalbi öldüren zehirli bir bald?r. Ve insan? insanlara abd ve köle yapar."


    Eğer işlerini insanlara karş? üstünlük olarak değil de Allah'?n r?zas?na uygun yap?p Allah nezdinde tefevvuk etmek isterse orada sonsuz bir terakki olduğundan hedefi daima revize olacak ve de şevkle faaliyete devam edecekdir.

    Amelinizde r?za-y? ?lâhî olmal?.
    Eğer O raz? olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O raz? olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmad?ğ?n?z halde, halklara da kabul ettirir, onlar? da raz? eder. Onun için, bu hizmette, doğrudan doğruya, yaln?z Cenâb-? Hakk?n r?zas?n? esas maksat yapmak gerektir.
    Konu acizizfakiriz tarafından (08.12.07 Saat 00:22 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İnsan fıtratı şöhrete düşkün medhe meftun nefs-i emmareye sahiptir. Bu özelliği gereği de her durumda bunu sergiler. Herhangi bir iş yaparken de diğer insanlardan kendisinin üstün olması gerektiğini nefs-i emmaresini kumanda eden şeytan üfler. İnsan da amellerini yaparken kendini bu anlamda değerlendir ve onları alt etmek ve onları geçerek üstünlüğünü kurmak ister. Ama o sebebler ortadan kalkınca da bir amacı olmayacak ve yapması gereken bir amacı da kalmayacaktır. Zira üstünlük tasladığı insanlardan kendinin olan bir özelliği yoktur ve onlar da bundan belki de habersizlerdir. Üstün olsa bile bu duygusunu tatmin ettiği için bir ideali de kalmayacak dolayısıyla da performansı sukut edecekdir.
    Allah razı olsun.Bir zaman bir kitapta okumuştum.Bütün insanlar dünyaya büyük bir insan olarak gelmişlerdir.Fakat bir gün bakarlar,sıradan insan olmuşlar.
    İlk bakışta bu cümle doğru gibi geliyordu.Buna risalelerden tam olarak açıklama getiremiyordum.Şimdi anladım.

  4. #4
    Pürheves köylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    242

    Standart

    şeytanın huzur-u ilahiden ihracı da meylutefevvuk değil miydi?
    evet buğzu fillah, hubbu fillah!

  5. #5
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Birbiri ardı sıra, hattâ bazan iç içe gelen zorluk ve engellerle dolu bir imtihan meydanı niteliğindeki dünya hayatında insanın şevkini kırıp onu tenbellik zindanına atacak en tehlikeli düşmanlardan ikincisi, hizmet ehlinin kendisini başkalarından, diğer hizmet arkadaşlarından farklı ve üstün görme duygusu.


    Yeis engelini ümit kılıcıyla öldüren hizmet erbabı, bundan sonraki etapta bu hissin istibdadıyla karşı karşıya gelir.

    Hele başkalarında bulunmayan farklı meziyet ve kabiliyetlere sahipse, bu istibdada boyun eğme riski çok büyür.

    Burada söz konusu “üstünlük” hissinden söz edilirken “istibdat” kelimesinin kullanılması çok manidar.

    Demek ki bu duygu, insanın iç âleminde şiddetli bir baskı ortamı oluşturuyor.

    Bu baskıya teslim olan insan ne kadar zeki ve kabiliyetli olursa olsun, diğer hizmet erbabını kendisinden küçük görerek onları rencide ettiği için, şahs-ı manevînin haricine sürüklenir.


    Ve kendini beğenmişlik duygusunun istibdadı altında, kendi kendisini tecrit edip yalnızlığa mahkûm edecek bir sürece girer. Bu tecrit halinin varacağı yer ise, zekâ ve kabiliyetlerini köreltecek zindan-ı ataletten başka birşey olmaz.


    Meylü’t-tefevvuk, kendisini başkalarından farklı ve üstün görme hissinden kaynaklanan bu istibdat ve baskı tezahürleri için Üstad, “Müzahemetsiz (çekişmesiz) olan hakkın hizmetinin yerini zapteder, himmetin başına vurur, atından düşürttürür” ifadelerini kullanmakta.

    Demek ki, burada ciddî bir eksen kayması oluyor.


    Asıl hedef hakka hizmet iken, üstünlük duygusu nazarları oradan çevirip “ene”ye döndürüyor ve bu durum hizmet ehli arasında çekişmelere yol açıyor.

    Ve sonuçta hakka hizmetin yerini, kendisini beğenmiş insanların ardı arkası gelmeyen kavga ve çatışmaları alıyor.

    Bu kavgaların artarak devamı da, bir şekilde yatışması da bu sonucu değiştirmiyor:

    Şevkleri kırılan insanlar tenbellik zindanına atılıyorlar.

    Himmeti şevk bineğinden düşürmek suretiyle hizmet ehlini yolundan alıkoyan bu düşmanı alt etmenin tek çaresi, hakka hizmetin aslını ve ruhunu oluşturan ve hayata da gerçek anlamını veren “rıza-yı İlâhî” hedefine yönelmek.

    “Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız” sözlerindeki mânâları yaşamak.

    Hizmet sadece ve sadece Allah için yapılmalı ki, bu çeşit süflî hislere mağlûp olunmasın.

    Allah’ın insana bahşettiği üstün meziyet ve kabiliyetler, ancak Onun yolunda, Onun rızası dairesinde kullanıldığı zaman anlam ve değer kazanır.

    Aksi takdirde sahibini yoldan çıkarır.

    Kaldı ki, yaratılışı acz, fakr ve noksanlıklarla yoğrulmuş olan insanın, hiçbir şekilde üstünlük duygusuna kapılıp böbürlenmeye ve başkaları üzerinde tahakküm kurmaya asla hakkı yok.

    Unutmayalım ki, mazhar kılındığımız bütün iyilikler Allah’tan, fenalıklar ise nefsimizdendir.

    İşin bir diğer ciheti de şu: İhlâs Risalesi’nde anlatıldığı üzere, hakka hizmet büyük ve ağır bir defineyi taşıyıp muhafaza etmek gibidir. O defineyi omuzunda taşıyanlar, ne kadar kuvvetli eller yardıma koşsalar, daha çok sevinirler. Üstünlük hissiyle onları dışlamak ve kıskanmak bir tarafa, bağırlarına basar, onların fazilet, meziyet ve hizmetleriyle samimane iftihar ederler.


    Hakka hizmet için yapılanları rıza-yı İlâhî hedefine ulaştırıp muvaffak kılacak ihlâsa sahip yekvücut ve sarsılmaz bir şahs-ı manevî ruhunun teşekkül ettiği yerde hiç tenbellik olur mu?


    Tam tersine, bir vücudun âzaları gibi birbirini tamamlayan, kusurlarını örten, noksanlarını ikmal eden, eksilerini değil, artılarını, yani Cenab-ı Hakkın bahşettiği haslet ve kabiliyetlerini ortak bir hedef ve ideal için istihdam-ı İlâhînin teşkil ettiği şahs-ı manevîye vakfeden hizmet erbabı, hiç eksilmeyen bir motivasyon kaynağına sahip oldukları için hep dinamik ve şevklidir.
    Ferdî veya umumî çapta şevk kıracak sebeplere karşı en iyi sığınak da o şahs-ı manevîdir...

    Kazım Güleçyüz-Yeni Asya
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  6. #6
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İnsan fıtratı şöhrete düşkün medhe meftun nefs-i emmareye sahiptir. Bu özelliği gereği de her durumda bunu sergiler. Herhangi bir iş yaparken de diğer insanlardan kendisinin üstün olması gerektiğini nefs-i emmaresini kumanda eden şeytan üfler. İnsan da amellerini yaparken kendini bu anlamda değerlendir ve onları alt etmek ve onları geçerek üstünlüğünü kurmak ister. Ama o sebebler ortadan kalkınca da bir amacı olmayacak ve yapması gereken bir amacı da kalmayacaktır. Zira üstünlük tasladığı insanlardan kendinin olan bir özelliği yoktur ve onlar da bundan belki de habersizlerdir. Üstün olsa bile bu duygusunu tatmin ettiği için bir ideali de kalmayacak dolayısıyla da performansı sukut edecekdir.

    .
    Alıntı elff Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster



    Yeis engelini ümit kılıcıyla öldüren hizmet erbabı, bundan sonraki etapta bu hissin istibdadıyla karşı karşıya gelir.

    Hele başkalarında bulunmayan farklı meziyet ve kabiliyetlere sahipse, bu istibdada boyun eğme riski çok büyür.

    Burada söz konusu “üstünlük” hissinden söz edilirken “istibdat” kelimesinin kullanılması çok manidar.

    Demek ki bu duygu, insanın iç âleminde şiddetli bir baskı ortamı oluşturuyor.

    Bu baskıya teslim olan insan ne kadar zeki ve kabiliyetli olursa olsun, diğer hizmet erbabını kendisinden küçük görerek onları rencide ettiği için, şahs-ı manevînin haricine sürüklenir.


    Ve kendini beğenmişlik duygusunun istibdadı altında, kendi kendisini tecrit edip yalnızlığa mahkûm edecek bir sürece girer. Bu tecrit halinin varacağı yer ise, zekâ ve kabiliyetlerini köreltecek zindan-ı ataletten başka birşey olmaz.

    Fesubhanallah çok çok güzel paylaşımlardı çok istifade ettim Allah razı olsun .

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''Allah'ın Vazifesine Müdahale''
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 05.05.08, 10:59
  2. Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''Aculiyet''
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 06.04.08, 21:09
  3. Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''Başkasının Tekâsülünden Görenek''
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 27.12.07, 05:02
  4. Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''Meylürrahat''
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 25.12.07, 02:17
  5. Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''İşi Birbirine Bırakmak''
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 18.12.07, 15:20

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0