+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 24

Konu: Zindan-ı Atalet

  1. #11
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı nâme-i nur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sonra, Allah’?n vazifesine müdahale eden dinsiz düşman gelir; himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder. Siz de, olan kâr-âşina ve vazifeşinas olan hakikati gönderiniz. Tâ onun haddini bildirsin.
    Bu dünyada bütün mahlukat?n yapmalar? gereken vazifeleri belli olduğu gibi, insan?n da vazifesi ve ubudiyet vezaifi peygamberlerve din vas?tas?yla bellidir. O halde insan iradesini bunlar?n taliminde kullanarak ona göre kulluğunu veçal?şmalar?n? ve hizmetini yaparsa bu insanda bir iç dinamik olur ve vazifesini aşkla ve şevkle yapar.

    Ama bütün bunlar? devre d?ş? tutup kendi kafas?na göre bir yol denese ve neticeye göre hareketlerini gerçekleştirse kendi vazifesin terk ederek Allah'?n vazifesine müdahele edeceğinden hem o hareketi bereketsiz ve neticesiz olur hem de kendi kafas?na göre tak?ld?ğ? için buradan bir şevk alamaz.

    Halbuki insan Allah'?n emirlerine göre hareket ese ve onlar? kendine efendi olarak telakki edip davransa ,Allah'a meydan okucas?na şahsi içtihatlar yapmasa netice tahakkuk etmese dahi murad-? ilahiye tabi olacağ?ndan, sonraki faaliyet ve hizmetlerine kendinde şevk ve teşvik bulacakt?r. bu da onu tenbellikten kurtaracakt?r.

    Ezcümle:

    "Meşhurdur ki, bir zaman ?slâm kahramanlar?ndan ve Cengiz'in ordusunu müteaddit defa mağlûp eden Celâleddin-i Harzemşah harbe giderken, vüzerâs? ve etbâ? ona demişler:
    "Sen muzaffer olacaks?n. Cenâb-? Hak seni galip edecek."
    O demiş: "Ben Allah'?n emriyle, cihad yolunda hareket etmeye vazifedar?m. Cenâb-? Hakk?n vazifesine kar?şmam. Muzaffer etmek veya mağlûp etmek Onun vazifesidir."
    ?şte o zat bu s?rr-? teslimiyeti anlamas?yla, harika bir surette çok defa muzaffer olmuştur.

    Evet, insan?n elindeki cüz-ü ihtiyarî ile işledikleri ef'allerinde, Cenâb-? Hakka ait netâici düşünmemek gerektir. " lemalar

    "Cumhûru, burhandan ziyade, mehazdeki kudsiyet imtisale sevk eder. " sünühat

  2. #12
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı nâme-i nur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sonra, umum meşakkatin anası ve umum rezaletin yuvası olan meylürrahat geliyor. Himmeti kaydeder, zindan-ı sefalete atar. Siz de, olan mücâhid-i âlicenabı o cellâd-ı sehhara gönderiniz. Evet, size meşakkatte büyük rahat var. Zira, fıtratı müteheyyic olan insanın rahatı yalnız sa’y ve cidaldedir.

    Bütün bu aşamaları kat eden insan artık hareketten harekete koşarken, bu sefer de Aaa maşallah sen çok hizmet ettin, çok hareketlisin biraz da rahat et bak sende bir sorumluluk kalmadı raaht etmek senin de hakkın dedirtir ve tembellik kulağı ile o sözü kendimize mal etmeye çalışabiliriz. Nefsi fetvalarla da tenperverlik ve tembellik özelliğimzle lades olabiliriz. bu da biz zaferi tam kazandık derken zaferi kaybetmemize sebeb olabilir. O zaman ecel gelinceye kadar rahatlığı düşünmek insanın fıtratına ters bir ehlak olmuş oluyor . Zira insanın fıtratı ve etrafında gerçekleşen olaylarda sürekli bir faaliyet vardır. insan da fikren ve amelen bu dengeye uyum saplamalıdır.

    Hem bu dünya dar-ul hizmettir, dar-ul ücret, mükaat ve rahat yeri değildir.

    Ezcümle:

    "Evet, şeytan-ı ins ve cinnî her cihette hücum ederler. Arkadaşlarımızdan metin kalbli, sadakati kuvvetli, niyeti ihlâslı, himmeti Âli gördükleri vakit başka noktalardan hücum ederler. Şöyle ki:

    İşimize sekte ve hizmetimize fütur vermek için, onların tembelliklerinden ve tenperverliklerinden ve vazifedarlıklarından istifade ederler. Onlar, öyle desiselerle, onları hizmet-i Kur'âniyeden alıkoyuyorlar ki, haberleri olmadan bir kısmına fazla iş buluyorlar, tâ ki hizmet-i Kur'âniyeye vakit bulmasın. Bir kısmına da dünyanın cazibedar şeylerini gösteriyorlar ki, hevesi uyanıp, hizmete karşı bir gaflet gelsin."

    "Bu dünya dârü'l-hikmettir, dârü'l-hizmettir; dârü'l-ücret ve mükâfat değil. Buradaki a'mâl ve hizmetlerin ücretleri berzahta ve âhirettedir. Buradaki a'mâl berzahta ve âhirette meyve verir.

    Madem hakikat budur; a'mâl-i uhreviyeye ait neticeleri dünyada istememek gerektir. Verilse de, memnunâne değil, mahzunâne kabul etmek lâzımdır. Çünkü, Cennetin meyveleri gibi, kopardıkça yerine aynı gelmek sırrıyla bâki hükmünde olan amel-i uhrevî meyvesini, bu dünyada fâni bir surette yemek, kâr-ı akıl değildir. Bâki bir lâmbayı, bir dakika yaşayacak ve sönecek bir lâmba ile mübadele etmek gibidir.
    İşte bu sırra binaen, ehl-i velâyet, hizmet ve meşakkat ve musibet ve külfeti hoş görüyorlar, nazlanmıyorlar, şekvâ etmiyorlar. diyorlar. Keşif ve keramet, ezvak ve envar verildiği vakit, bir iltifât-ı İlâhî nevinden kabul edip setrine çalışıyorlar. Fahre değil, belki şükre, ubudiyete daha ziyade giriyorlar. Çokları o ahvÂlin istitar ve inkıtâını istemişler, tâ ki amellerindeki ihlâs zedelenmesin. Evet, makbul bir insan hakkında en mühim bir ihsan-ı İlâhî, ihsanını ona ihsas etmemektir-tâ niyazdan naza ve şükürden fahre girmesin." mek

    "Fakat tahavvülde ve harekette ve ayrı ayrı tavırlar içinde yuvarlanmakta olan bir hayat, kıymetini ihsas ediyor, ömrün ehemmiyetini ve lezzetini bildiriyor. Meşakkatte ve musibette dahi olsa, ömrün geçmesini istemiyor. "Aman güneş batmadı, ya gece bitmedi" diye sıkıntısından of, of etmiyor.

    Evet, gayet zengin ve işsiz, istirahat döşeğinde her şeyi mükemmel bir efendiden sor, "Ne haldesin?" Elbette, "Aman vakit geçmiyor; gel bir şeş beş oynayalım Veyahut vakti geçirmek için bir eğlence bulalım" gibi müteellimâne sözleri ondan işiteceksin. Veyahut tûl-i emelden gelen, "Bu şeyim eksik; keşke şu işi yapsaydım" gibi şekvâları işiteceksin.

    Sen bir musibetzede veya işçi ve meşakkatli bir halde olan bir fakirden sor, "Ne haldesin?" Aklı başında ise diyecek ki: "Şükürler olsun Rabbime, iyiyim, çalışıyorum. Keşke çabuk güneş gitmeseydi, bu işi de bitirseydim. Vakit çabuk geçiyor, ömür durmuyor, gidiyor. Vakıa zahmet çekiyorum; fakat bu da geçer. Herşey böyle çabuk geçiyor" diye, mânen ömür ne kadar kıymettar olduğunu, geçmesindeki teessüfle bildiriyor. Demek, meşakkat ve çalışmakla, ömrün lezzetini ve hayatın kıymetini anlıyor. İstirahat ve sıhhat ise, ömrü acılaştırıyor ki, geçmesini arzu ediyor." lemalar

    "Ey kardeşlerim, dikkat ediniz. Vazifeniz kudsiyedir, hizmetiniz ulvîdir. Herbir saatiniz, bir gün ibadet hükmüne geçebilecek bir kıymettedir. Biliniz ki, elinizden kaçmasın." mekt

  3. #13
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Madem bu müthiş zamanda ve dehşetli düşmanlar mukabilinde ve şiddetli tazyikat karşısında ve savletli bid'alar, dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde,

    gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.

    Elbette, herkesten ziyade, bütün kuvvetimizle ihlâsı kazanmaya mecbur ve mükellefiz. Ve ihlâsın sırrını kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtacız.

    Yoksa, hem şimdiye kadar kazandığımız hizmet-i kudsiye kısmen zayi olur, devam etmez; hem şiddetli mesul oluruz. lemalar

  4. #14
    Dost yasin_06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    ankara
    Yaş
    36
    Mesajlar
    3

    Standart

    EL CEVAP:
    1.)TEK KELIMEYLE ENANIYET"tendir.
    2.)NEFSIMIZE KEYFIMIZE uymakla düseriz.
    3.)IHLAS ve UHUVVET"kerane haraket etmek.
    tabi bunlar bu acizin anlayisidir.

  5. #15
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart

    ''Sen bir musibetzede veya işçi ve meşakkatli bir halde olan bir fakirden sor, "Ne haldesin?" Akl? baş?nda ise diyecek
    ki: "Şükürler olsun Rabbime, iyiyim,
    çal?ş?yorum. Keşke çabuk güneş gitmeseydi, bu işi de bitirseydim. Vakit çabuk geçiyor, ömür durmuyor, gidiyor. Vak?a zahmet çekiyorum; fakat bu da geçer. Herşey böyle çabuk geçiyor" diye, mânen ömür ne kadar k?ymettar olduğunu, geçmesindeki teessüfle bildiriyor. Demek, meşakkat ve çal?şmakla, ömrün lezzetini ve hayat?n k?ymetini anl?yor. ?stirahat ve s?hhat ise, ömrü ac?laşt?r?yor ki, geçmesini arzu ediyor." lemalar

    "Ey kardeşlerim, dikkat ediniz. Vazifeniz kudsiyedir, hizmetiniz ulvîdir. Herbir saatiniz, bir gün ibadet hükmüne geçebilecek bir k?ymettedir. Biliniz ki, elinizden kaçmas?n." mekt


    Madem bu müthiş zamanda ve dehşetli düşmanlar mukabilinde ve şiddetli tazyikat karş?s?nda ve savletli bid'alar, dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zay?f ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde,

    gayet ağ?r ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-? ?lâhî taraf?ndan konulmuş.

    Elbette, herkesten ziyade, bütün kuvvetimizle ihlâs? kazanmaya mecbur ve mükellefiz. Ve ihlâs?n s?rr?n? kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtac?z.

    Yoksa, hem şimdiye kadar kazand?ğ?m?z hizmet-i kudsiye k?smen zayi olur, devam etmez; hem şiddetli mesul oluruz. lemalar ''

    ALLAH Raz? Olsun Değerli Acizizfakiriz Ağabeyimiz..her şeyi o kadar güzel özetliyor ki şu eşsiz güzellikteki sat?rlar..RABB'?M yar ve yard?mc?m?z olsun,R?zas?n? kazanan kullar?ndan eylesin bizleri inş..Emeğinize sağl?k,bugün büyük kazan?mlar?m?za ve hat?rlatmalara vesile oldunuz inş..RABB'?M daim eylesin hay?rl? hizmetlerimizi inş..
    Konu Ebu Hasan tarafından (08.12.07 Saat 15:01 ) değiştirilmiştir. Sebep: Lütfen 4 puntodan büyük yazmayalım...
    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

  6. #16
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı delailinnur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ALLAH Razı Olsun Değerli Acizizfakiriz Ağabeyimiz..her şeyi o kadar güzel özetliyor ki şu eşsiz güzellikteki satırlar..RABB'İM yar ve yardımcımız olsun,Rızasını kazanan kullarından eylesin bizleri inş..Emeğinize sağlık,bugün büyük kazanımlarımıza ve hatırlatmalara vesile oldunuz inş..RABB'İM daim eylesin hayırlı hizmetlerimizi inş..
    Ecmain olsun inşallah. Rabbim Üstad'ımızdan ve Şahs-ı maneviden razı olsun ki o iklimden alabildiklerimizi nakıs olarak aktarmaya çalışıyoruz. Rabbim yanlış ve eksik olan kısımlarımızı affetsin .Dualarınıza aminler diyorum. Rabbim sizleri Risale-i Nur ummanından ziyadesiyle feyziyab eylesin inşallah.

  7. #17
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    kurtulmak istiyorsan?z gaflet ve oyalanmay? b?rak?n gayret edin.hz. ali r.a.
    eğer bilsen gayret ne kadar hay?rl? bir iştir,ömrünü 1 dk boşa geçirmezdin.hz.üstad r.a. mollahamid abininhat?ralar?ndan

  8. #18
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Hem mala ve câha karşı şiddetli bir hırs gösterir. Bakar ki, muvakkaten onun nezaretine verilmiş o fâni mal ve âfetli şöhret ve tehlikeli ve riyaya medar olan câh, o şiddetli hırsa değmiyor.

    Ondan, hakikî câh olan merâtib-i mâneviyeye ve derecât-ı kurbiyeye ve zâd-ı âhirete ve hakikî mal olan a'mâl-i salihaya teveccüh eder. Fena haslet olan hırs-ı mecazî ise, âli bir haslet olan hırs-ı hakikîye inkılâp eder. mekt

  9. #19
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart

    Abi cok güzel acm?ş?n?z Allah raz? olsun,mükemmeldi...
    Yanl?z suralar? biraz acar m?s?n?z anlamad?m da?
    Ama bütün bunlar? devre d?ş? tutup kendi kafas?na göre bir yol denese ve neticeye göre hareketlerini gerçekleştirse kendi vazifesin terk ederek Allah'?n vazifesine müdahele edeceğinden hem o hareketi bereketsiz ve neticesiz olur hem de kendi kafas?na göre tak?ld?ğ? için buradan bir şevk alamaz.

    Halbuki insan Allah'?n emirlerine göre hareket ese ve onlar? kendine efendi olarak telakki edip davransa ,Allah'a meydan okucas?na şahsi içtihatlar yapmasa netice tahakkuk etmese dahi murad-? ilahiye tabi olacağ?ndan, sonraki faaliyet ve hizmetlerine kendinde şevk ve teşvik bulacakt?r. bu da onu tenbellikten kurtaracakt?r.

    Şahsi ictihad ne demek? Hangi netice?

    gayet ağ?r ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-? ?lâhî taraf?ndan konulmuş.

    Bu konulmuş ifadesi hep dikkatimi ceker?Ne demek konulmuş,siz yüklenmemişiniz de s?rt?n?za konulmuş mu yani?
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  10. #20
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı şakirdim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Abi cok güzel acmışınız Allah razı olsun,mükemmeldi...
    Yanlız suraları biraz acar mısınız anlamadım da?
    Ama bütün bunları devre dışı tutup kendi kafasına göre bir yol denese ve neticeye göre hareketlerini gerçekleştirse kendi vazifesin terk ederek Allah'ın vazifesine müdahele edeceğinden hem o hareketi bereketsiz ve neticesiz olur hem de kendi kafasına göre takıldığı için buradan bir şevk alamaz.

    Halbuki insan Allah'ın emirlerine göre hareket ese ve onları kendine efendi olarak telakki edip davransa ,Allah'a meydan okucasına şahsi içtihatlar yapmasa netice tahakkuk etmese dahi murad-ı ilahiye tabi olacağından, sonraki faaliyet ve hizmetlerine kendinde şevk ve teşvik bulacaktır. bu da onu tenbellikten kurtaracaktır.

    Şahsi ictihad ne demek? Hangi netice?
    Sünnet-i seniye ve adetullah ölçülerini bir kenara bırakıp kendine göre bir yol çizse anlmaında.

    Netice ise; ne için çaba sarf ediliyorsa o .

    gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş.

    Bu konulmuş ifadesi hep dikkatimi ceker?Ne demek konulmuş,siz yüklenmemişiniz de sırtınıza konulmuş mu yani?
    Evet nasıl insan olmamız bizim tercihimize bırakılmamışsa bu hizmette olmamızda bizim tercihimizle değil, İhsan sahibi olan Allah tarafından bizim omuzlarımıza konulmuştur. Ama layık olup onu taşımak bizlere kalmıştır. Veren Allah almasını da pekala bilir değil mi?

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Risale-i Nurda Atalet, Tembellik Tedavi Edici Hakikatler...(İnşaallah)
    By MuM in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 02.06.15, 02:45
  2. Zindan Yüreklim
    By BiRDüNYaUMuT in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.06.12, 13:38
  3. Zindan-ı Atâlete Düştüğümüzün Sebebi!
    By Müellif-e in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 17.03.09, 12:50
  4. Üstad Yetişince Zindan Aydınlandı
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.01.09, 22:26
  5. Zindan-ı Ataletin Sebeplerinden ''Meylürrahat''
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 25
    Son Mesaj: 25.12.07, 02:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0