+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Harama Nazar!

  1. #1
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart Harama Nazar!

    Risâle-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi: "Bende unutkanlık hastalığı tezayüd ediyor, ne yapayım?"

    Ben de dedim:

    Mümkün oldukça nâmahreme nazar etme. Çünkü rivayet var. İmam-ı Şâfiî'nin (ra) dediği gibi, "Haram-ı nazar, nisyan verir."

    Evet, ehl-i İslâmda, nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesat-ı nefsaniye heyecana gelip, vücudunda su-i istimalâtla israfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olur. Ondan, tıbben kuvve-i hâfızasına zaaf gelir.
    Evet, bu asırda açık saçıklık yüzünden, hususan bu memalik-i harrede o su-i nazardan su-i istimalât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor. Herkes, cüz'î, küllî o şekvâdadır. İşte, bu umumî hastalığın tezayüdüyle, hadîs-i şerifin verdiği müthiş bir haberin tevili ucunda görünüyor. Ferman etmiş ki: "Âhirzamanda, hâfızların göğsünden Kur'ân nez' ediliyor, çıkıyor, unutuluyor." Demek bu hastalık dehşetlenecek, hıfz-ı Kur'ân'a bu sû-i nazarla bazılarda set çekilecek; o hadisin tevilini gösterecek. Lâ ya'lemü'l-gaybe illâllah

    ------------------------------------------------------------------
    Bu meselenin tıbbi izahatı...

    Vücudumuzda otonom sinir sistemi adlı bir sistem bulunmaktadır. Bu sistem salgı bezlerini, kalp kasını ve iç organların düz kaslarını kontrol eder ve ikiye ayrılır: sempatik sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi.


    Sempatik sinir sistemi duygularla paralel hareket eden sinir sistemi bölümüdür. Korku, sevinç, heyecan gibi durumlarda sempatik sinir sistemi aktive olur, kan basıncı artar, kalp hızlanır ve sindirim yavaşlar. Parasempatik sinir sistemi ise genelde sempatik sinir sistemini dengeleme yönünde fonksiyon gösterir. Kalbi yavaşlatır, tükürük ve barsak salgılarını artırır ve barsak hareketlerini artırır.


    Sempatik sinir sisteminin tepkisi sonucunda fiziksel stres işaretlerinin faaliyeti artar. Parasempatik sinir sistemi, vücudun iyiliğine yönelik faaliyetleri yönetir; dinlenme, rahatlama, beslenme, sindirim sistemi ve deri onarımı gibi. Sempatik sistem genel olarak organizmayı acil durumlara karşı koruyucu ve uyarıcı bir sistem olarak çalışmaktadır. Herhangi bir tehlike veya heyecan verici bir olayla karşılaşıldığı zaman organizmada sempatik sistem aktivitesi baskınlaşır ve kişi kendini tehdit eden olaydan kaçmak için veya savaşmak için hazır duruma getirilir. Böyle bir koşulda, kalp hızı artar, deri ve sindirim sistemi damarları daralır. Bu nedenle sempatik sistem enerji sarf ettiren bir sistem olarak kabul edilmektedir. Parasempatik sistem ise kalp hızını yavaşlattığı, kasılma gücünü azalttığı ve sindirim sisteminin aktivitesini artırarak alınan besinlerin kana karışıp enerjiye dönüşmesini kolaylaştırdığı için daha çok enerji koruyucu sistem olarak kabul edilmektedir.


    Sempatik ve parasempatik sistem organlar üzerindeki etkilerini nöronlarından salıverilen nörotransmitterler aracılığı ile yaparlar. Sempatik sistem nöronlarının nörotransmitteri noradrenalin (norepinefrin), parasempatik sistemin ise asetilkolin dir.


    Harama bakmakla hislerimiz galeyana geldiğinde ve gusül gerektirecek eyleme giriştiğimizde parasempatik sinir sistemimiz aşırı bir şekilde uyarılır. Bunun neticesinde aşırı bir şekilde xxx hormonları ve serotonin, dopamin ve asetilkolin adı verilen nörotransmitterler üretilir. Bu şekilde aşırı hormon üretimi ise beyin ve böbreküstü salgı bezlerinin dopamine-norepinephrine-epinephrine dönüşümünü yapabilmesi için aşırı bir şekilde çalışmasına sebep olur. Bu durum ise beynimizi ve vücut fonksiyonlarımızı aşırı sempatik hale getirir ki bu durum beyne zarar verir ve unutkanlığa sebep olur. Kısacası harama bakmakla tahrik olma neticesinde vücut kimyasında müthiş bir değişim olur ve başta unutkanlık olmak üzere bir çok rahatsızlığa kapı açılmış olur. Diğer rahatzılıkların başlıcaları ise şöyledir:

    * Konsantre olmakta zorluk çekme

    * Düşünce bulanıklığı

    * Görmede zayıflık

    * Sürekli baş ve bel ağrısı

    * Sindirim ve boşaltım sisteminde zayıflama...

  2. #2
    Pürheves davacı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    192

    Standart

    Alıntı natuvan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Risâle-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi: "Bende unutkanlık hastalığı tezayüd ediyor, ne yapayım?"

    Ben de dedim:

    Mümkün oldukça nâmahreme nazar etme. Çünkü rivayet var. İmam-ı Şâfiî'nin (ra) dediği gibi, "Haram-ı nazar, nisyan verir."

    Evet, ehl-i İslâmda, nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesat-ı nefsaniye heyecana gelip, vücudunda su-i istimalâtla israfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olur. Ondan, tıbben kuvve-i hâfızasına zaaf gelir.
    Evet, bu asırda açık saçıklık yüzünden, hususan bu memalik-i harrede o su-i nazardan su-i istimalât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor. Herkes, cüz'î, küllî o şekvâdadır. İşte, bu umumî hastalığın tezayüdüyle, hadîs-i şerifin verdiği müthiş bir haberin tevili ucunda görünüyor. Ferman etmiş ki: "Âhirzamanda, hâfızların göğsünden Kur'ân nez' ediliyor, çıkıyor, unutuluyor." Demek bu hastalık dehşetlenecek, hıfz-ı Kur'ân'a bu sû-i nazarla bazılarda set çekilecek; o hadisin tevilini gösterecek. Lâ ya'lemü'l-gaybe illâllah
    ------------------------------------------------------------------
    Bu meselenin tıbbi izahatı...

    Vücudumuzda otonom sinir sistemi adlı bir sistem bulunmaktadır. Bu sistem salgı bezlerini, kalp kasını ve iç organların düz kaslarını kontrol eder ve ikiye ayrılır: sempatik sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi.


    Sempatik sinir sistemi duygularla paralel hareket eden sinir sistemi bölümüdür. Korku, sevinç, heyecan gibi durumlarda sempatik sinir sistemi aktive olur, kan basıncı artar, kalp hızlanır ve sindirim yavaşlar. Parasempatik sinir sistemi ise genelde sempatik sinir sistemini dengeleme yönünde fonksiyon gösterir. Kalbi yavaşlatır, tükürük ve barsak salgılarını artırır ve barsak hareketlerini artırır.


    Sempatik sinir sisteminin tepkisi sonucunda fiziksel stres işaretlerinin faaliyeti artar. Parasempatik sinir sistemi, vücudun iyiliğine yönelik faaliyetleri yönetir; dinlenme, rahatlama, beslenme, sindirim sistemi ve deri onarımı gibi. Sempatik sistem genel olarak organizmayı acil durumlara karşı koruyucu ve uyarıcı bir sistem olarak çalışmaktadır. Herhangi bir tehlike veya heyecan verici bir olayla karşılaşıldığı zaman organizmada sempatik sistem aktivitesi baskınlaşır ve kişi kendini tehdit eden olaydan kaçmak için veya savaşmak için hazır duruma getirilir. Böyle bir koşulda, kalp hızı artar, deri ve sindirim sistemi damarları daralır. Bu nedenle sempatik sistem enerji sarf ettiren bir sistem olarak kabul edilmektedir. Parasempatik sistem ise kalp hızını yavaşlattığı, kasılma gücünü azalttığı ve sindirim sisteminin aktivitesini artırarak alınan besinlerin kana karışıp enerjiye dönüşmesini kolaylaştırdığı için daha çok enerji koruyucu sistem olarak kabul edilmektedir.


    Sempatik ve parasempatik sistem organlar üzerindeki etkilerini nöronlarından salıverilen nörotransmitterler aracılığı ile yaparlar. Sempatik sistem nöronlarının nörotransmitteri noradrenalin (norepinefrin), parasempatik sistemin ise asetilkolin dir.


    Harama bakmakla hislerimiz galeyana geldiğinde ve gusül gerektirecek eyleme giriştiğimizde parasempatik sinir sistemimiz aşırı bir şekilde uyarılır. Bunun neticesinde aşırı bir şekilde xxx hormonları ve serotonin, dopamin ve asetilkolin adı verilen nörotransmitterler üretilir. Bu şekilde aşırı hormon üretimi ise beyin ve böbreküstü salgı bezlerinin dopamine-norepinephrine-epinephrine dönüşümünü yapabilmesi için aşırı bir şekilde çalışmasına sebep olur. Bu durum ise beynimizi ve vücut fonksiyonlarımızı aşırı sempatik hale getirir ki bu durum beyne zarar verir ve unutkanlığa sebep olur. Kısacası harama bakmakla tahrik olma neticesinde vücut kimyasında müthiş bir değişim olur ve başta unutkanlık olmak üzere bir çok rahatsızlığa kapı açılmış olur. Diğer rahatzılıkların başlıcaları ise şöyledir:

    * Konsantre olmakta zorluk çekme

    * Düşünce bulanıklığı

    * Görmede zayıflık

    * Sürekli baş ve bel ağrısı

    * Sindirim ve boşaltım sisteminde zayıflama...

    bilmiyordum kardeş yukarıdakileri sen bana ögrettin

  3. #3
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    Bi özetle bakal?m iyi öğrenmiş misin?
    Allah iyiliğini versin muhterem de niye gülüyorsun

  4. #4
    Yasaklı Üye Ene-Zerre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Kainat Mescidi...
    Mesajlar
    2.455

    Standart

    Bu zamanda harama nazar etmiyen yok nerdeyse.Caddede yürüyemiyoruz gayri ihtiyari gözümüze haramlar ilişiyor.Bu da harama nazar oluyor malesef...

  5. #5
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    olayın asıl ciddi boyutu şu...

    Evvela biz vazifeliyiz.....Boşuna yaşamıyoruzki nefsimisin sözü ile hareket edelim....Başta nur talebeleri olarak Uyanık olmalıyız..Bu din yaşayacaksa bizlerle yaşamalı. Bakmamak..Yememek..Konuşmamak....Bunlar müslüman sıfatları olmalı...Öle her önüe gelene bakmak yemek içmek..İnsani özellik bile değil...

    "Âdemoğluna zinâdan nasibi yazılmıştır. Buna mutlaka erişecektir. Gözlerin zinâsı bakmaktır, kulakların zinâsı dinlemek, dilin zinâsı konuşmak, elin zinâsı tutmak, ayağın zinâsı da yürümektir. Kalp ise heves eder, diler. Ferc (cinsel organ) ise bunu ya uygular veya reddeder." (Müslim, Kader: 21)

    Nitekim bir âyet-i kerimede, "Zinâya yaklaşmayın" buyrulmaktadır. "Zina yapmayın" yerine, "Yaklaşmayın" ifâdesinin tercihi dikkat çekicidir. İşte bu kısa âyet, yukarıdaki hadiste belirtilen hususları içine almaktadır. Âyet, yaklaşmanın her türlü yolunu yasaklamaktadır.



    Nûr Sûresinin 30 ve 31. âyetlerinde, "Mü'minlere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar. Bu, onların temizliği için daha uygundur. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır


    Olayı insan olarak düşünürsek......Ünlü bir felesefi düşünür yazar emişki..Şİmdiye kadar Anladımki insan kuralsız yaşayamaz.......
    Müslüman olarak baksak........Allah yasaklamış..varmı gerisi
    NUr talebesi olarak......Allah beni vazifedar etti...Bu vazifeyi bukadar basit birşeyle kaybedemem...davam için bakmam..davam kul olabilmek...

    Resûlüllah (a.s.m.) Hz. Ali'ye (r.a.), 'Ya Ali bakışı bakışa tâbi kılma, kasıtlı olmadığı için birinci bakış sana câizdir, (fakat) diğer bakışlar sana câiz değildir' demiştir." (Ebû Dâvud, Nikah: 43)
    Buradaki "birinci bakış", insanın çarşıda pazarda yürüyebilmesi için zarurî olarak baktığı yerlerde istemeyerek gözünün rastladığı durumlar için söz konusudur. İnsan gözü kapalı gezemeyeceğine göre, zarurî işleri için, lüzumlu yerlerde kasdî değil, tebeî bir surette rastladığı durumlar birinci bakışa girer. Bazen insan bir şeye bakarken istemeyerek bir başka varlığı da görebilir. Bilhassa Asr-ı Saâdet için söz konusudur.
    Ama şimdi "Nasıl olsa ilk bakış câizdir" deyip sağı solu teftiş eder gibi bakarak gitmek doğru değildir. Çünkü zamanımızda âniden ve farkında olmadan rastlama gibi bir olay yoktur; her tarafta her an namahreme, açık saçık insanlara ve harama rastlanmaktadır. Bunun için tüm bakışları kontrol altında tutmak gerekir.
    Nâmahreme bakmanın zararları çoktur. Kişinin zamanını, hafızasını, dikkatini tahrip eder. Bakmamak ise, milyonlarca sevap kazandırdığı gibi, şu kudsî hadisteki mânevî lezzete mazhar eder:
    "Nâmahreme bakmak, şeytanın oklarından bir oktur ki, her kim Benden korkarak onu bırakırsa, zevkine bedel ona öyle bir îman veririm ki, onun lezzetini ve tatlılığını kalbinde duyar." (Taberânî ve Hâkim)

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  6. #6
    Vefakar Üye zahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    lüleburgaz
    Yaş
    37
    Mesajlar
    329

    Standart [KÜRSÜ] Nazarlarınızı Haramdan Koruyun




    "Sedd-i zerâî", fenalıklara ve günahlara götüren yolları tıkama, harama sebep olabilecek fiillerden kaçınma demektir. Mesela, zina büyük bir günahtır. Harama nazar bu günaha götüren bir sebep olduğu için o da günahtır ve yasaklanmıştır. Bunun için, Kur'an-ı Kerim, "Zina etmeyin", "Yetim malı yemeyin" emrini ifade ederken "Zinaya yaklaşmayın", "Yetim malına yaklaşmayın" şeklinde seslenmekte ve neticede günaha götürebilecek atmosferden uzak durmayı emretmektedir. Evet, göz görür, kulak dinler, dil telaffuz eder; görülen, duyulan ve söylenen şeyler zihinde kurgulanır; tahayyül tasavvura dönüşür, o da gidip taakkulle belli bir kalıba dökülür, bir kılıfa girer.. ve sonra bu vetire insanın iradî davranışlarına tesir eder; el tutar, ayak gider... Dolayısıyla, daha tahayyül durağında iken günahın önü kesilmeli; onun tasavvura ve sonrasına ulaşmasına mani olunmalıdır. Mesela; harama nazar önü alınabilecek ve iradeyle kaçınılabilecek bir tehlikedir. Biraz gayret etseniz bakmamaya katlanabilirsiniz. Gözünüze ilişen çirkin bir manzaradan sıyrılma, iradenizin belini bükebilecek kadar büyük bir yük değildir; gözünüzü kapamaya irade gücünüz yeter. Fakat, nazarlarınızı haramdan çevirmez, kendinizi o işe salar ve bir "bakma tiryakisi" olursanız artık geriye dönme ihtimaliniz azalır. Hele bir de gözünüzden zihninize akan manzaraları tasavvurla, taakkulle besler ve büyütürseniz sahilden ayrılmış sayılırsınız. Ondan sonra geriye dönmek çok daha büyük cehd ü gayret ister. Şair bir arkadaşımın, "İsyan deryasına yelken açmışım, kenara çıkmaya koymuyor beni" dediği gibi, Allah muhafaza, o günah deryası, dalgaları arasında sizi evirir çevirir ve kıyıya çıkmanıza izin vermez. Tam günah eşiğinde ve uçurumun kenarında iken geri dönebilen ve büyük bir felaketten kurtulan yiğitler de yok değildir. Mahşerin dehşet verici tehlikelerinden Allah'ın gölgesine sığınarak korunacak olan yedi grup insan anlatılırken, böyle bir iffet kahramanına da işaret edilmektedir. Zira namus ve haysiyetini muhafazada fevkalâde hassas ve şehevânî isteklerine karşı alabildiğine kararlı o babayiğit, güzellik ve servet sahibi bir kadının günaha davetini "Ben Allah'tan korkarım" çığlığıyla reddedebilmiş ve irade ile aşılamaz gibi görünen bir akabeyi aşabilmiştir. Evet, iffetli bir insanın ortaya koyduğu böyle bir kahramanlık herkese müyesser olmaz. Bu haller, çok istisnaî olan irade zaferleridir. O türlü durumlarda devrilmeme her insanın ulaşabileceği bir başarı değildir. Pek çokları o kaygan zeminlerde ayakta kalamaz ve yıkılır. Dolayısıyla, daha o noktaya kadar götürmeden meselenin önünü almak gerekir.

    M.Fethullah GÜLEN
    Yol vardır; it izi gibi,yol vardır;arkadan gelenler "şehrah"der gider..

  7. #7
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Nâmahreme bakmanın zararları kardeşlerinde belirttiği gibi çoktur. Kişinin zamanını, hafızasını, dikkatini tahrip eder. Bakmamak ise, milyonlarca sevap kazandırdığı gibi, şu kudsî hadisteki mânevî lezzete mazhar eder:

    "Nâmahreme bakmak, şeytanın oklarından bir oktur ki, her kim Benden korkarak onu bırakırsa, zevkine bedel ona öyle bir îman veririm ki, onun lezzetini ve tatlılığını kalbinde duyar." (Taberânî ve Hâkim)
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  8. #8
    Gayyur saman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    54

    Standart

    siz kardeşlerimin aff?na s?ğ?narak Çantac? Necmi abiden bir al?nt?yla bu konuya yan?t yazacağ?m.
    necmi abi anlat?yor:
    adam maça gidiyor bak?yorki bir top 22 kişi peşinden koşuyor 70bin kişide topnereye giderse kafalar?n? hepbirlikte oraya çeviriyorlar.top sağa gidiyor 70bin kafa sağda top sola gidiyor 70bin kafa sola dönüyor,adam orada ölse sorgusual melekleri gelse nerdeydin dese adam maçtayd?m Allah muhafaza aman kardeşler.
    sonra sokakta delikanl? gidiyor sağda bir namahrem hemen kafay? sola çeviriyor
    solda bir namahrem görse hemen kafay? diğer tarafa çeviriyor,her çevirişte binlerce sevap,maçtakide çeviriyor fakat
    Konu saman tarafından (29.12.07 Saat 01:19 ) değiştirilmiştir.

  9. #9
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    [Bu mektup gayet ehemmiyetlidir.]
    Aziz, sıddık kardeşlerim,
    Bugünlerde, Kur'an-ı Hakimin nazarında, imandan sonra en ziyade esas tutulan takvâ ve amel-i salih esaslarını düşündüm. Takvâ, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def-i şer, celb-i nef'a râcih olmakla beraber, bu tahribat ve sefahet ve câzibedar hevesat zamanında bu takvâ olan def-i mefasid ve terk-i kebair üssü'l-esas olup büyük bir rüçhaniyet kesb etmiş. Bu zamanda tahribat ve menfî cereyan dehşetlendiği için, takvâ bu tahribata karşı en büyük esastır. Farzlarını yapan, kebireleri işlemeyen, kurtulur. Böyle kebair-i azime içinde amel-i salihin ihlasla muvaffakiyeti pek azdır.
    Hem, az bir amel-i salih, bu ağır şerait içinde çok hükmündedir.
    Hem, takva içinde bir nevi amel-i salih var. Çünkü, bir haramın terki vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere mukabil sevabı var. Takvâ, böyle zamanlarda, binler günahın tehâcümünde bir tek içtinab, az bir amelle, yüzer günah terkinde, yüzer vacip işlenmiş oluyor. Bu ehemmiyetli nokta, niyetle, takvâ namıyla ve günahtan kaçınmak kastıyla menfî ibadetten gelen ehemmiyetli âmâl-i salihadır.
    Risale-i Nur şakirtlerinin, bu zamanda en mühim vazifeleri, tahribata ve günahlara karşı takvâyı esas tutup davranmak gerektir. Madem her dakikada, şimdiki tarz-ı hayat-ı içtiamiyede yüz günah insana karşı geliyor; elbette takvayla ve niyet-i içtinabla yüzer amel-i sâlih işlenmiş hükmündedir. Malûmdur ki, bir adamın bir günde harap ettiği bir sarayı, yirmi adam, yirmi günde yapamaz ve bir adamın tahribatına karşı yirmi adam çalışmak lazım gelirken; şimdi, binler tahribatçıya mukabil, Risale-i Nur gibi bir tamircinin bu derece mukavemeti ve tesiratı pek
    harikadır. Eğer bu iki mütekabil kuvvetler bir seviyede olsaydı, onun tamirinde mucizevâri muvaffakiyet ve fütuhat görülecekti.
    Ezcümle: Hayat-ı içtimaiyeyi idâre eden en mühim esas olan hürmet ve merhamet gayet sarsılmış. Bazı yerlerde, gayet elîm ve biçare ihtiyarlar, peder ve valideler hakkında dehşetli neticeler veriyor.
    Cenab-ı Hakka şükür ki, Risale-i Nur, bu müthiş tahribata karşı girdiği yerlerde mukavemet ediyor, tamir ediyor. Sedd-i Zülkarneynin tahribiyle Ye'cüc ve Me'cüclerin dünyayı fesada vermesi gibi, şeriat-ı Muhammediye (a.s.m.) olan sedd-i Kur'ani'nin tezelzülüyle ve Ye'cüc ve Me'cücden daha müthiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesada ve ifsada başlıyor.
    Risale-i Nur'un şakirtleri, böyle bir hadisede manevi mücahedeleri, inşaallah zaman-ı Sahâbedeki gibi, az amelle, pek büyük sevap ve âmâl-i sâlihaya medar olur K.L.


    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  10. #10
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı yasemenn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Nâmahreme bakmak, şeytanın oklarından bir oktur ki, her kim Benden korkarak onu bırakırsa, zevkine bedel ona öyle bir îman veririm ki, onun lezzetini ve tatlılığını kalbinde duyar." (Taberânî ve Hâkim)
    Bu lezzeti Üstad ne kadar hisetmiş demek ki tadından hiiiiiç oralı bile olmamış.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Başımızn belası Harama nazar ve “ilmin izzetini muhafaza etmek”
    By seyyah_salih in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 18.03.13, 09:06
  2. Harama Besmele İle Başlanır Mı?
    By Ene-Zerre in forum Fıkıh
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 19.07.09, 16:13
  3. Harama Bakmam!
    By aciz_kul in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 02.12.07, 17:30
  4. Gözlerinizi Harama Karşı Kapayın
    By sliha87 in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 26.08.06, 09:56
  5. Harama Bakmak Unutkanlık Verir
    By Şakird in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 24.08.06, 19:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0