+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş?

  1. #1
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart Kim Söylemiş? Kime Söylemiş? Ne İçin Söylemiş?

    Öyle ise, sözde "Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?" ise bak.

    25.Söz /"?kinci Şûlenin Üçüncü Nuru Şudur ki" nüktesi- sayfa 395

    Bu umdenin uygulama sahas? nas?ld?r? Bu prensib tarafgirliğe girilmeden nas?l uygulan?r? Nas?l metoda haline getirilir?

    Üstad'?n fani ve fena adamlar?n hakikatlerden al?nt? yapmas? ile nas?l bağdaşt?r?labilir?

    Muhabbetle
    Konu Seha tarafından (05.12.07 Saat 17:52 ) değiştirilmiştir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Her müzlümandan her zaman güzel söz sudur etmeyeceği gibi, her fena ve fani kişden de her daim fena söz sudur etmeyebilir.

  3. #3
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Değerli kardeşim, soru makam?nda sordum. Asl?nda maksad?m bu konuda teat-i efkar edilmesidir.

    Zira, çok kardeş hakikatleri ararkren tarafgir bir dürbünle bak?yor. Hakikatleri paha ile kar?şt?r?yor. Yani, değersiz gördüğü bir adam?n elinde tutuğu elmasa cam parças?, değerli gördüğü adam?n elindeki ne olursa olsun elmas kabul ediyor.

    Ayr?ca şunu söylemek isterim.

    Üstad "sözde "Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?" ise bak." derken hakikati bulmak için bir presip veriyor.

    Fani ve fena adamdan hakikati al?nt? yaparken de bir prensip veriyor.

    Ben bu prensipleri taeti edilim istiyorum.

    Muhabbetle
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  4. #4
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Tabi şu Mehdi Müceddid meselelerinden fırsat kalırsa
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  5. #5
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Muhterem seha kardeşim,epey zamand?r forumda aktif yazam?yorum.Bunun nedeni ise internet bağlant?m?zda oluşan bir ar?zad?r.Ara s?ra k?sa süreli uygun bulduğum ortamlardan konulara aşina olmaya çal?ş?yorum.Ancak tam da takip etmem zor.Bu nedenle anlad?m ki yine gündemde mehdi ve müceddit konular? işlenmiş.Biliyoruz ki bu tür konularda çok farkl? yaklaş?mlar ve anlay?şlar var.Hakikaten bu başl?kla konunun en önemli cihetinin anlaş?lmas?na vesile olacak yöne hamletmişsiniz.Bu cihet iyi tahlil edilebilirse ve hakkaniyetle insaf düsturlar? da iyi işletilirse inşallah hakikate hizmet edecek diye inan?yorum.

    Hak ve hakikat ne kadar perdelenmeye çal?ş?l?sa çal?ş?ls?n mutlaka bir gün vuzuha kavuşacakt?r.Güneş bütün haşmetiyle tenvir vazifesine devam ederken ona karş? göz yummak ne kadar kâr-? ak?l olur ki.

    Üstad?m?z Risale-i Nurlarda hakikaten çok ince ve önemli dersler ve düsturlar verir bizlere ve muhataplara.Toptanc? bak?ş yoktur Risale-i Nurlarda.Ya hep ya hiç mant?ğ? da işlemez.Söz hangi makamda söylenmiş,niçin söylnmiş,k,m kime söylemiş chetleri değerlendiriril ve öyle al?n?r ve kullan?l?r.Bu nedenle de fena ve fani bir adam?n hakikate hizmt eden sözleri hiç tereddütsüz olarak hak ve hakikat makam?nda Risalelerde yerini al?r.Üstad bu fena ve fani adam?n güzel ve baki sözünü kullanmaktan dolay? da bir üzüntü duymaz.Bu söz söyleyeni alay-? illiyyine ç?karmad?ğ? gibi kullanan? da ağaş?lara düşürmez.Çünkü söz hakikattir ve güzeldir.Bu nedenle de kafirin elindeki alt?n alt?n oloma değerinden onun elinde olmas? nedeniyle bir şey kaybetmiyor ise güzel sözleri söyleyen kisinin lisan?ndan ç?kan sözler de k?ymetini kaybetmez.

    ?şte Ehl-i iman?n belki de en dikkat etmesi gereken düsturlar?n baş?nda geliyor sisizn açt?ğ?n?z konu.
    "Öyle ise, sözde "Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?" ise bak." konusu bizler geriden takip de etsek inşallah yeni aç?l?mlarla hakikate hizmet edecek istikamette devam etsin.
    Selam ve hürmetlerimle.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  6. #6
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Abi Allah razı olsun, bu müşkül ve zor zamanınız da konuya katılmayı ve değerli fikirlerinizi serd etmeyi de ihmal etmediniz. Teşekkür ederim.

    Muhabbetle
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  7. #7
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Asl?nda bu umdenin ilk önce uygulama alanlar?na bakmak laz?m. O zaman prensibin nas?l uygulanacağ? ve nas?l metod haline getirilebileceği daha net teati edilebilir.

    Bu konuya bir örnek vermek istiyorum.

    Özellikle Risale-i Nur'a gelen itirazlarda Risale-i Nur telebelerine münhas?r ve onlara ait ,söylenmiş meselelere itiraz ediliyor. Mesela, diyorlar Nurcular Rüyalardan medet umuyor veya rüyalarla Kur'an ilmi yap?yor. Risale-i Nur'u büyük alimlerin gaybi haber verdikleri yaz?yor veya Said Nursi Risalelerin yazd?r?ld?ğ?n? söyleyerek vahiy olduğunu iddia ediyor.

    ?şte bu tür konularda hem hakperest hem de hakikatperest olan bu umde-i amm? işletir.

    Bakal?m, mesela Risale-i Nur talebelerine şevk vermek için kullan?lan müjdeli rüyalar k?sm?n? ele alal?m.
    Kim söylemiş, Üstad
    Ne için söylemiş, bir musibet zaman?nda , zor bir an?nda görülen müjdeli rüyalardan her insan?n f?trat? gereği şevki artt?ğ? için söylemiş.
    Ne makamda söylemiş, teşvik makam?nda ve Üstadl?k makam?nda ve belki komutanl?k makam?nda söylenmiş.

    Peki bir Kur'an hizmetkar? -ki hizmeti yanl?ş veya doğru olsun- talebelerini Kur'an'a hizmet için hem teorik hem pratikte eğitirken başlar?na gelen zorluklar, musibetler, işkenceler hengam?nda şevkleri ve belki sab?rlar? tükenme noktas?nda iken gördüğü müjdeli bir rüyay? teşvik makam?nda ve ona talebe olanlara Üstad'l?k makam?nda ve belki komutanl?k makam?nda tabir olunan rüyalar kime söylenmiştir. Elbette doğru yanl?ş bir davas? olan ve o davaya hizmet eden talebelerine.

    Peki, bir de şöyle diyelim

    Ayn? rüya örneği ile devam edelim

    Kim söylemiş; Bir müçtehid veya bir müceddid veya Kur'an müfessiri
    Ne için söylemiş, Bir Kur'an ayetini tefsir etmek için veya bir konuda içtihad yapmak için söylemiş.
    Hangi makamda söylemiş, ders makam?nda ve-veya müçtehid makam?nda yada müceddid makam?nda.

    ?şte böyle bir durumda itiraz hakl? olabilirdi.

    Ancak müteriz sadece "kim söylemiş" diye bakt?ğ?ndan diyor "bunu söyleyen kişiye talebeleri Müçtehid ve müceddid diyor. O zaman rüya ile amel ediyor. Rüya ile Kur'an ilmi yap?yor?

    .....

    Bu sefer z?t bir örnek verelim.

    SAid Nursi'nin sürekli "Bize öğretildi, bize gösterildi" gibi cümlelerle kendine mistik bir hava vermek istiyor. Bununla Risale-i Nur'un vahiy olduğunu iddia ediyor, demektir.
    ?nceliyelim,
    Kim söylemiş, bir müceddid, bir müfessir
    Ne için söylemiş, "Senin öğrettiklerinden başka bir ilmimiz yoktur" ayetini tefsir etmek ve o ayetle amel etmek ve "Risale-i Nurdaki bilgiler benim akl?m ve ilmimden ç?kt?" diyerek nemrutane bir kibire girmemek için söylemiş.
    Ne makamda söylemiş, tevazu,mahviyet, müfessirlik makam?nda söylenmiş.

    Şimdi ne için söylendiğini bildiğimiz de onu söyliyenin asl?nda yanl?ş bir şey söylemediği ortaya ç?km?yor mu?

    Ancak şöyle dense

    Kim Söylemiş; Üstad
    Ne için söylemiş, Talebelerine şevk vermek için
    Hangi makamda söylemiş, Teşvik makam?nda, Üstadl?k makam?nda, komutanl?k makam?nda

    O zaman tevazu değil kibir olurdu.

    Şimdi Risaleleri karalamak için bunlar? ortaya koyanlar bu meseleleri biliyor. Asl?nda Said Nursinin hangi sözü ne için ve hangi makamda söylediğinide çok iyi biliyor. Ancak, kand?rmak istediklerine ya sadece sözü söyliyenin kim olduğunu söylüyorlar veyahut ne için veya hangi makamda söylendiğini sakl?yor veya değiştiriyorlar.

    ...

    ?şte Risale-i Nur talebeleri bu umde-i amm'? uygulama alanlar?n? bilmesi gerekiyor. Hangi konuda olursa olsun, ister siyaset, ister fen, ister dini meselerde olsun söylenen sözün ne için olduğunu ve hangi makamda söylendiğini bilmeli.

    Herkezin farkl? makamlar ve mevkilere sahip olduğunu bilmek laz?m. Mesela, biz Padişah'?n en büyük makam? Padişahl?k mevkisinde ve reislik makam?nda biliyor ve tan?yoruz. Ancak, onun hilafet makam?nda söylediği sözü reislik makam?nda söylemiş gibi anlamay?z.

    Asl?nda konunun daha derin aç?l?mlar? var. Hem size söz vermek , hem yazd?klar?mdaki hatay? göstermek veya ilave yapman?z için kesiyorum.
    Bu sözleri yazan bir talebedir ve teat-i efkar için sözylenmiştir. Elbette ki talebelik makam?nda. Ona göre değerlendiriniz.

    Muhabbetle
    Konu Seha tarafından (05.12.07 Saat 19:22 ) değiştirilmiştir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  8. #8
    Pürheves köylu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    242

    Post

    Alıntı seha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Değerli kardeşim, soru makamında sordum. Aslında maksadım bu konuda teat-i efkar edilmesidir.

    Zira, çok kardeş hakikatleri ararkren tarafgir bir dürbünle bakıyor. Hakikatleri paha ile karıştırıyor. Yani, değersiz gördüğü bir adamın elinde tutuğu elmasa cam parçası, değerli gördüğü adamın elindeki ne olursa olsun elmas kabul ediyor.

    Ayrıca şunu söylemek isterim.

    Üstad "sözde "Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?" ise bak." derken hakikati bulmak için bir presip veriyor.

    Fani ve fena adamdan hakikati alıntı yaparken de bir prensip veriyor.

    Ben bu prensipleri taeti edilim istiyorum.

    Muhabbetle
    Aslında bu üstadın sözü değildir..Hz.Peygamber (s.a.v.) zamanından beri ehl-i hakikat tarafından uygulanagelmiş bir hareket tarzıdır hatta belki bütün âlemlerde geçerli olan(dikkat edilegelen) bir kaide/ifadedir..

    Misal: "tükürün hayasız yüzüne"
    "Muhatabım ziya paşa değil"
    "Muhatabım nefsim"
    "Gul huvellahu ehad"???
    "i'lem eyyuhel aziz" vs vs
    "
    Herşeyden evvel vaktin borcunu ifa idelim!
    Yazdıklarınızın okunmasında ve dikkate alınmasında büyük bir vebal var!!
    [url]

  9. #9
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Peki Cevat Abimiz, o sözün kime ait olduğunu bilmeden tasdik etsek, belki bize o anlık nazarımızda hak var gibi görünen o söz aslında haksızlığa mesned olsun diye söylenmişse, bizim halimiz, bu haksızlığıda yardım olmuş olmaz mı?

    Yani bu kim demişin, o diyenin ahvaliyle ihata edilerek o sözün tahlil edilmesi gerekmez mi?

  10. #10
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Alıntı Seha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aslında bu umdenin ilk önce uygulama alanlarına bakmak lazım. O zaman prensibin nasıl uygulanacağı ve nasıl metod haline getirilebileceği daha net teati edilebilir.

    Bu konuya bir örnek vermek istiyorum.

    Özellikle Risale-i Nur'a gelen itirazlarda Risale-i Nur telebelerine münhasır ve onlara ait ,söylenmiş meselelere itiraz ediliyor. Mesela, diyorlar Nurcular Rüyalardan medet umuyor veya rüyalarla Kur'an ilmi yapıyor. Risale-i Nur'u büyük alimlerin gaybi haber verdikleri yazıyor veya Said Nursi Risalelerin yazdırıldığını söyleyerek vahiy olduğunu iddia ediyor.

    İşte bu tür konularda hem hakperest hem de hakikatperest olan bu umde-i ammı işletir.

    Bakalım, mesela Risale-i Nur talebelerine şevk vermek için kullanılan müjdeli rüyalar kısmını ele alalım.
    Kim söylemiş, Üstad
    Ne için söylemiş, bir musibet zamanında , zor bir anında görülen müjdeli rüyalardan her insanın fıtratı gereği şevki arttığı için söylemiş.
    Ne makamda söylemiş, teşvik makamında ve Üstadlık makamında ve belki komutanlık makamında söylenmiş.

    Peki bir Kur'an hizmetkarı -ki hizmeti yanlış veya doğru olsun- talebelerini Kur'an'a hizmet için hem teorik hem pratikte eğitirken başlarına gelen zorluklar, musibetler, işkenceler hengamında şevkleri ve belki sabırları tükenme noktasında iken gördüğü müjdeli bir rüyayı teşvik makamında ve ona talebe olanlara Üstad'lık makamında ve belki komutanlık makamında tabir olunan rüyalar kime söylenmiştir. Elbette doğru yanlış bir davası olan ve o davaya hizmet eden talebelerine.

    Peki, bir de şöyle diyelim

    Aynı rüya örneği ile devam edelim

    Kim söylemiş; Bir müçtehid veya bir müceddid veya Kur'an müfessiri
    Ne için söylemiş, Bir Kur'an ayetini tefsir etmek için veya bir konuda içtihad yapmak için söylemiş.
    Hangi makamda söylemiş, ders makamında ve-veya müçtehid makamında yada müceddid makamında.

    İşte böyle bir durumda itiraz haklı olabilirdi.

    Ancak müteriz sadece "kim söylemiş" diye baktığından diyor "bunu söyleyen kişiye talebeleri Müçtehid ve müceddid diyor. O zaman rüya ile amel ediyor. Rüya ile Kur'an ilmi yapıyor?

    .....

    Bu sefer zıt bir örnek verelim.

    SAid Nursi'nin sürekli "Bize öğretildi, bize gösterildi" gibi cümlelerle kendine mistik bir hava vermek istiyor. Bununla Risale-i Nur'un vahiy olduğunu iddia ediyor, demektir.
    İnceliyelim,
    Kim söylemiş, bir müceddid, bir müfessir
    Ne için söylemiş, "Senin öğrettiklerinden başka bir ilmimiz yoktur" ayetini tefsir etmek ve o ayetle amel etmek ve "Risale-i Nurdaki bilgiler benim aklım ve ilmimden çıktı" diyerek nemrutane bir kibire girmemek için söylemiş.
    Ne makamda söylemiş, tevazu,mahviyet, müfessirlik makamında söylenmiş.

    Şimdi ne için söylendiğini bildiğimiz de onu söyliyenin aslında yanlış bir şey söylemediği ortaya çıkmıyor mu?

    Ancak şöyle dense

    Kim Söylemiş; Üstad
    Ne için söylemiş, Talebelerine şevk vermek için
    Hangi makamda söylemiş, Teşvik makamında, Üstadlık makamında, komutanlık makamında

    O zaman tevazu değil kibir olurdu.

    Şimdi Risaleleri karalamak için bunları ortaya koyanlar bu meseleleri biliyor. Aslında Said Nursinin hangi sözü ne için ve hangi makamda söylediğinide çok iyi biliyor. Ancak, kandırmak istediklerine ya sadece sözü söyliyenin kim olduğunu söylüyorlar veyahut ne için veya hangi makamda söylendiğini saklıyor veya değiştiriyorlar.

    ...

    İşte Risale-i Nur talebeleri bu umde-i amm'ı uygulama alanlarını bilmesi gerekiyor. Hangi konuda olursa olsun, ister siyaset, ister fen, ister dini meselerde olsun söylenen sözün ne için olduğunu ve hangi makamda söylendiğini bilmeli.

    Herkezin farklı makamlar ve mevkilere sahip olduğunu bilmek lazım. Mesela, biz Padişah'ın en büyük makamı Padişahlık mevkisinde ve reislik makamında biliyor ve tanıyoruz. Ancak, onun hilafet makamında söylediği sözü reislik makamında söylemiş gibi anlamayız.

    Aslında konunun daha derin açılımları var. Hem size söz vermek , hem yazdıklarımdaki hatayı göstermek veya ilave yapmanız için kesiyorum.
    Bu sözleri yazan bir talebedir ve teat-i efkar için sözylenmiştir. Elbette ki talebelik makamında. Ona göre değerlendiriniz.

    Muhabbetle
    Anahtarın açtığı hazinelerden yalnızca biri...
    ***

    Allah razı olsun..İlm-i mantık dersimizi sizden görüyoruz müdakkik Abimiz..

    Hel min mezid...Daha müşahhas misallerle...

    (
    Bu kıyası okuyunca Arabistan mevzusu aklıma geldi..)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Fakat ben derim: Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne içinde söylemiş? Ne için söylemiş?
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.10.14, 06:31
  2. Vahdete yüzleri çevirmek için, bak ne güzel söylemiş
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.06.14, 11:34
  3. Kime Emanet!
    By semavi in forum Şiirler
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 18.06.07, 01:07

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0