+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Lâfızperestlik ve Belagat

  1. #1
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart Lâfızperestlik ve Belagat

    Bediüzzaman hazretleri bir yerde

    Evet, lâfızperestlik bir hastalıktır; fakat bilinmez ki hastalıktır. buyuruyor

    başka bir yerdede



    Hem, o Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân, cezâlet ve belâgat-ı Kur'âniyeyi mükerreren ileri sürdüğünden, remzen anlattırıyor ki: "Ulûm ve fünûnun en parlağı olan belâgat ve cezâlet, bütün envâıyla âhir zamanda en mergub bir sûret alacaktır. Hattâ, insanlar kendi fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek ve hükümlerini birbirine icrâ ettirmek için, en keskin silâhını; cezâlet-i beyândan ve en mukâvemetsûz kuvvetini, belâgat-ı edâdan alacaktır." buyuruyor

    ---------------------------------


    lafız perestlikle belagat ayrımıdır bu ayrımı açıklamanızı rica edecektim

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Efkâr ve hissiyatın mecrâ-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantıkın üslûbu ise, müteselsil olan hakaike müteveccihtir. Hakaike giren fikirler ise, karşısında olan dekaik-i mâhiyatta nâfizdirler. Dekaik-i mahiyat ise, âlemin nizam-ı ekmeline mümidd ve müstemmiddirler. Nizam-ı ekmelde herbir hüsnün menbaı olan hüsn-ü mücerred mündemiçtir. Hüsn-ü mücerred ise, mezâyâ ve letâif denilen belâgat çiçeklerinin bostanıdır. Çiçeklerin bostanı, cinan-ı hilkatte cilveger olan, ezhara perestiş eden ve şair denilen bülbüllerin nağamâtıdır.

    Bülbüllerin nağamâtına âheng-i rûhanî veren ise, nazm-ı maânîdir.
    Hal böyle iken, Araptan olmayan dahil ve tufeylî ve acemîler belâgat-ı Arabiyede üdeba sırasına geçmeye çalıştıklarından, iş çığırdan çıktı. Zira bir milletin mizacı o milletin hissiyatının menşei olduğu gibi, lisan-ı millîsi de hissiyatının mâkesidir. Milletin emziceleri muhtelif olduğu gibi, lisanlarındaki istidad-ı belâgat dahi mütefavittir-lasiyyemâ Arabî lisanı gibi nahvî bir lisan olsa...
    Bu sırra binaen, cereyan-ı efkâra mecrâ ve belâgat çiçeklerine çimengâh olmaya çok derece nâkıs ve kısa ve kuru ve kır’av olan nazm-ı lâfız; mecrâ-yı tabiîsi olan nazm-ı mânâya mukabele ederek belâğatı müşevveş etmiştir.


    Zira acemîler su-i ihtiyar veya sevk-i ihtiyaçla lâfzın tertip ve tahsinine ve maâni-i lüğaviyenin tahsiline daha ziyade muhtaç olduklarından ve elfaz, mecrâ olmak cihetiyle daha âsân ve daha zahir ve nazar-ı sathîye daha mûnis ve hevam gibi avamın nazarlarını daha cazibedar ve avamperestâne nümayişlere daha müstait bir zemin olduğundan, elfaza daha ziyade sarf-ı himmet etmişlerdir. Yani, ne kadar bir mesafe kat ederse, önlerine çok muşa’şa’ sahralar kendilerini göstermek şanında olan tertib-i maânide olan tagalgulden zihinlerini çevirip, elfaz arkasına koşup, dolaşıyorlar. Maânînin tasavvurlarından sonra elfazın arkasına gitmekle fikirleri çatallaşmıştır. Gide gide elfaz mânâya galebe etmekle istihdam ederek, "lafız, mânâya hizmet etmek" olan kaziye-i tabiiye aksine çevrildiğinden, tabiat-ı belâgattan böyle lâfızperest mutasallıfların san’atına kadar, yok, belki tasannularına, uzun bir mesafe girmiştir. Eğer istersen, Harîrî gibi bir dahiye-i edebin Makamat’ına gir, gör. O dahiye-i edep nasıl hubb-u lâfza mağlûp olarak, lâfızperestlik hevesi o kıymettar edebini lekedar ettiği gibi, lâfızperestlere de bast-ı özür etmiştir ve nümune-i imtisal olmuştur. Onun için, o koca Abdülkahir bu hastalığı tedavi etmek için Delâil-i İ’câz ve Esrarü’l-Belâgat’-ın bir sülüsünü onun ilâçlarından doldurmuştur. Evet, lâfızperestlik bir hastalıktır; fakat bilinmez ki hastalıktır.

  3. #3
    Pürheves asamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    158

    Standart

    ALLAH raz? olsun kardeşler ...gönlünüze sağl?k...
    Aşk karşılık bekler ,şefkat beklemez,hakiki sevmek şefkattir...

  4. #4
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Efkâr ve hissiyatın mecrâ-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantıkın üslûbu ise, müteselsil olan hakaike müteveccihtir. Hakaike giren fikirler ise, karşısında olan dekaik-i mâhiyatta nâfizdirler. Dekaik-i mahiyat ise, âlemin nizam-ı ekmeline mümidd ve müstemmiddirler. Nizam-ı ekmelde herbir hüsnün menbaı olan hüsn-ü mücerred mündemiçtir. Hüsn-ü mücerred ise, mezâyâ ve letâif denilen belâgat çiçeklerinin bostanıdır. Çiçeklerin bostanı, cinan-ı hilkatte cilveger olan, ezhara perestiş eden ve şair denilen bülbüllerin nağamâtıdır.

    Bülbüllerin nağamâtına âheng-i rûhanî veren ise, nazm-ı maânîdir.
    Hal böyle iken, Araptan olmayan dahil ve tufeylî ve acemîler belâgat-ı Arabiyede üdeba sırasına geçmeye çalıştıklarından, iş çığırdan çıktı. Zira bir milletin mizacı o milletin hissiyatının menşei olduğu gibi, lisan-ı millîsi de hissiyatının mâkesidir. Milletin emziceleri muhtelif olduğu gibi, lisanlarındaki istidad-ı belâgat dahi mütefavittir-lasiyyemâ Arabî lisanı gibi nahvî bir lisan olsa...
    Bu sırra binaen, cereyan-ı efkâra mecrâ ve belâgat çiçeklerine çimengâh olmaya çok derece nâkıs ve kısa ve kuru ve kır’av olan nazm-ı lâfız; mecrâ-yı tabiîsi olan nazm-ı mânâya mukabele ederek belâğatı müşevveş etmiştir.


    Zira acemîler su-i ihtiyar veya sevk-i ihtiyaçla lâfzın tertip ve tahsinine ve maâni-i lüğaviyenin tahsiline daha ziyade muhtaç olduklarından ve elfaz, mecrâ olmak cihetiyle daha âsân ve daha zahir ve nazar-ı sathîye daha mûnis ve hevam gibi avamın nazarlarını daha cazibedar ve avamperestâne nümayişlere daha müstait bir zemin olduğundan, elfaza daha ziyade sarf-ı himmet etmişlerdir. Yani, ne kadar bir mesafe kat ederse, önlerine çok muşa’şa’ sahralar kendilerini göstermek şanında olan tertib-i maânide olan tagalgulden zihinlerini çevirip, elfaz arkasına koşup, dolaşıyorlar. Maânînin tasavvurlarından sonra elfazın arkasına gitmekle fikirleri çatallaşmıştır. Gide gide elfaz mânâya galebe etmekle istihdam ederek, "lafız, mânâya hizmet etmek" olan kaziye-i tabiiye aksine çevrildiğinden, tabiat-ı belâgattan böyle lâfızperest mutasallıfların san’atına kadar, yok, belki tasannularına, uzun bir mesafe girmiştir. Eğer istersen, Harîrî gibi bir dahiye-i edebin Makamat’ına gir, gör. O dahiye-i edep nasıl hubb-u lâfza mağlûp olarak, lâfızperestlik hevesi o kıymettar edebini lekedar ettiği gibi, lâfızperestlere de bast-ı özür etmiştir ve nümune-i imtisal olmuştur. Onun için, o koca Abdülkahir bu hastalığı tedavi etmek için Delâil-i İ’câz ve Esrarü’l-Belâgat’-ın bir sülüsünü onun ilâçlarından doldurmuştur. Evet, lâfızperestlik bir hastalıktır; fakat bilinmez ki hastalıktır.
    Allah razı olsun; Acizizfakiriz hocamızın bu alıntısı aslında meseleyi gayet güzel izah ediyor. Ancak belki aklımıza kolay yerleşmesi açısından, yukarıdaki ifadelerin ışığında ve oradan anladığımız kadarıyla şu söylenebilir:
    Belâgat,Hitap ettiği kimselere göre uygun, tam yerinde, düzgün ve hakîkatlı söz söyleme sanatı, hâlin gerektirdiğine uygun söz söylemek. Yani muhatabın kabiliyetine uygun, onun anlayacağı tarzda ama manâyı da ihmal etmeden, hattâ manâyı asıl kabul ederek, manânın daha iyi anlaşılması kastıyla ve ihtiyaca ve şartlara uygun söz söylemenin adıdır.
    Lâfızperestlik ise lâfzın, sözün güzelliği ve tatlılığı uğruna manâdan feragat etmek, manâyı ikinci plâna atmak demektir. Dolayısıyla lâfızperestlikte lâfzın güzelliği, meselâ şiirin kafiyesi asıl gayedir ve manânın önüne geçebilir. Bunun neticesi olarak ta lâfızperest insanların İslâmın hoş görmediği, ihlâsa muvafık olmayan şan ve şöhret peşinde koşmak gibi vartalara düşmesi, bu tür duyguların esiri olması muhtemeldir.
    Bu açıdan bakıldığında "belâgat" ile "lâfızperestlik"in aynı şey olmadığı sonucuna varabiliriz diye düşünüyorum.
    Muhabbetlerimle...

    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  5. #5
    Ehil Üye _MerHeM_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    Alem-i şehadet
    Mesajlar
    2.225

    Standart

    nazm -ı lafız veya idare-i kelam nev'inden hareketle manayi ve belağatı müşevveş eden cümleleri kullanmaktan çekinmeyen günümüzde çok ziyadedir...

    İdare-i kelam ise ciddi bir hastalıktır..Yalana ve itikattan çıkmaya kadar yolu vardır..

    Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.

    Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.

    Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.


  6. #6
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Eskiden beri, laf?z ve mana, üslûp ve muhteva bak?m?ndan, edipler ve şairler, mütefekkirler ve alimler ikiye ayr?lm?şlard?r. Bunlardan baz?lar?, sadece üslûp ve ifadeye, vezin ve kâfiyeye k?ymet vererek, manay? ifadeye feda etmişlerdir. Ve bu hal de, kendini, en çok şiirde gösterir. Diğer zümre ise, en çok mana ve muhtevaya ehemmiyet vererek, özü söze kurban etmemişlerdir.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  7. #7
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    (Kişi, bilmediğinin düşmanıdır.) kaidesiyle, ben dahi nazım ve kafiyeyi bilmediğimden ona kıymet vermezdim. Sâfiyeyi kafiyeye fedâ etmek tarzında, hakikatin sûretini nazmın keyfine göre tağyir etmek hiç istemezdim. Şu kafiyesiz, nazımsız kitapta en âlî hakikatlere, en müşevveş bir libas giydirdim.
    Evvelâ, daha iyisini bilmezdim; yalnız mânâyı düşünüyordum.
    Sâniyen, cesedi libasa göre yontmakla rendeleyen şuarâya tenkidimi göstermek istedim." lemaat

  8. #8
    Ehil Üye Bilal-i Sivasi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    İzmir
    Mesajlar
    1.298

    Standart

    Tenbih
    Lâf?zperestlik nas?l bir hastal?kt?r; öyle de, suretperestlik, üslûpperestlik ve teşbihperestlik ve hayalperestlik ve kafiyeperestlik, şimdi filcümle, ileride ifratla, tam bir hastal?k ve mânây? kendine feda edecek derecede bir maraz olacakt?r. Hattâ bir nükte-i zarafet için veya kafiyenin hat?r? için, çok edip, edepte edepsizlik etmeye şimdiden başlam?şlard?r.
    Evet, lâfza ziynet verilmeli, fakat tabiat-? mânâ istemek şart?yla. Ve suret-i mânâya haşmet vermeli, fakat meâlin iznini almak şart?yla. Ve üslûba parlakl?k vermeli, fakat maksudun istidad? müsait olmak şart?yla. Ve teşbihe revnak vermeli, fakat matlubun münasebetini göze almak ve r?zas?n? tahsil etmek şart?yla. Ve hayale cevelân ve şâşaa vermeli, fakat hakikati incitmemek ve ağ?r gelmemek ve hakikate misal olmak ve hakikatten istimdat etmek şart?yla gerektir.
    Ey muhataplarım!
    Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, yani on üçüncü asrın minaresinin başında durmuşum,

    sûreten medenî ve
    dinde lakayd ve
    fikren mazinin en derin derelerinde olanları
    camie davet ediyorum.


  9. #9
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Verilen cevaplar için ayr? ayr? teşekkür ederim izniniz olursa öğrenmek maksad?yla sizlere sorduğum sorunun ayn?s?n? başka ağabeylerede sormuştum bana faydas? oldu sizlerede faydas? olur diye cevab? buraya aktarmak istiyorum

    Soru
    Bediüzzaman hazretleri bir yerde Evet, lâf?zperestlik bir hastal?kt?r; fakat bilinmez ki hastal?kt?r. buyuruyor başka bir yerdede Hem, o Kur'ân-? Mu'cizü'l-Beyân, cezâlet ve belâgat-? Kur'âniyeyi mükerreren ileri sürdüğünden, remzen anlatt?r?yor ki: "Ulûm ve fünûnun en parlağ? olan belâgat ve cezâlet, bütün envâ?yla âhir zamanda en mergub bir sûret alacakt?r. Hattâ, insanlar kendi fikirlerini birbirlerine kabul ettirmek ve hükümlerini birbirine icrâ ettirmek için, en keskin silâh?n?; cezâlet-i beyândan ve en mukâvemetsûz kuvvetini, belâgat-? edâdan alacakt?r." buyuruyor --------------------------------- laf?z perestlikle belagat ayr?m?d?r bu ayr?m? aç?klaman?z? rica edecektim

    --------------------------------------------------------
    Cevab?m?z

    Değerli Kardeşimiz;


    Üstad?m?z?n, laf?zperetliği hastal?k olarak kabul etmesi; edebiyat aç?s?ndan olup, lafz?n sahibine ve lafz?n hizmet ettiği manaya hiç değer vermeme anlam?nad?r.

    Zira edebiyatta “sanat, sanat içindir” diye bir ekol mevcuttur.

    Bir söze veya bir sanata iki cihetten bak?l?r;

    Bir ciheti; sadece zahiri görüntüsü ve sanat? itibariyle bak?l?r. Bu bak?ş nurani ve keyfiyetli bir bak?ş değildir.

    Diğer ciheti ise; sanat? ve lafz? takdir etmekle beraber, arkas?ndaki ustay? ve sanatkar? tan?yarak, ifade ettiği manan?n muhteva ve derinliğine nüfuz ederek anlamakt?r.

    ?şte muazzez üstad?m?z?n; laf?zperstliği ve sanatperestliği hastal?k olarak kabul etmesi; sanatlar?n sadece zahiri görüntüsüne bak?p; k?s?r, kuru ve s?ğ bir yaklaş?mla bak?lmas?d?r.

    Kur-an’?n nazm?ndaki belağat ve cezalet ile, ahirzamandaki belağat-? eda ve cezalet-i beyan mevzuunun; laf?zperestlikle hiçbir alakas? yoktur.

    Zaten her iki değerlendirmenin yerleri, konular? ve maksatlar? da ayr? ayr?d?r.

    Bu laf?zperetler o kadar ileri gitmişler ki; lafz?n güzelliği ve muhafazas? için; o laf?zlar?n hizmet ettiği yüksek manalar? tahrip etmişler ve feda etmişlerdir.

    Hatta bunlardan biri, o kadar ileri gitmiş ki; Safiye’yi, kafiye’ye feda ederek, çok gülünç duruma düşmüştür.

    Halbuki kur-an’?n laf?zlar?ndaki sanat, güzellik ve mucizelik; hem onu, ilmi ezelisiyle tensip eden mütekellim-i ezeliye, hem de o laf?zlar?n hizmet ettiği mukaddes mana ve muhtevaya bakmaktad?r.

    Laf?zperstlikte; suretin d?ş?nda hiçbir şey düşünülmez. Laf?zperestlik, bir sözün kemalini ve kudretini ortaya koyacak, her şeyden mahrum ve yoksundur.

    Gücünü ve kuvvetini; lafz?n?n yan?nda, belağat, fesahat, cezalet, irade ve kudretten alan laf?zlar ise; doludur, güçlüdür, tesirli ve kuvvetlidir.

    Muazzez üstad?m?z; bu mesele ile ilgili iki misal vermektedir. Laf?zperetliğe örnek olarak; çocuklar?n etrafa ve çevreye verdiği, kuru ve boş emirleri; belağatl?, fesahatl?, hakiki söz, kelam ve talimat ihtiva eden laf?zlara ise; başta Cenab-? hakk?n, kainatta mahlukata ve kur-an’da insanlara verdiği ilahi emirleri ve onlar?n muhataplar?ndaki tesirlerini, nazara vermektedir.

    Ayr?ca belağatl? sözlere; vazifeli ve kudretli idarecilerin ve diplomatlar?n, kuvvet ve tesir yüklü beyanlar?n? örnek olarak verebiliriz.

    Çocuklar?n komutlar? muhatap aç?s?ndan zay?f ve gülünç olarak kald?ğ? gibi; diğerlerinin emirleri iş yapar ve faaliyetler meydana getirir.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör

  10. #10
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    laf?zperestlik demek çok konuşmay? sevmek...burada belagattan bahsedilmiyor..hastal?ktan bahsediliyor..çok çene çalmak hastal?ğ?ndan..neyi niçin konuştuğuda belli değil..rastgele..mübağal? konuşmalar...

    diğeri hikmetli konuşmalar ve zamana uygun konuşmalar dan bahsediyor..belagattan
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Lâfızperestlik nasıl bir hastalıktır( çok önemli)
    By *SAHRA* in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.10.14, 13:26
  2. Nasıl Bir Belagat Var?
    By seyyah_salih in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 35
    Son Mesaj: 12.12.08, 00:25
  3. Lâfızperestlik (Aşırı Sözseverlik)..?
    By m_safiturk in forum Beyin Fırtınaları
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 09.12.08, 12:13
  4. Belagat - Fesahat - Üslub
    By gulsah in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.07, 20:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0