+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 28

Konu: Vahidiyet ve Ehadiyet Kavramlarının Tefekküre Katkısı

  1. #1
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart Vahidiyet ve Ehadiyet Kavramlarının Tefekküre Katkısı

    Gerçi bu soracağ?m soru ile ilgili sitede çeşitli bilgiler var.

    fakat şunu öğrenebilirsem sevinirim.

    Vahidiyet ve Ehadiyet kavramlar?n?n aras?ndaki fark? bilmemek
    tefekkürde nas?l bir eksiklik.
    bilmek nas?l bir katk? sağlar?

    evet bunu bir izah eden olursa güzel olur.
    Konu enes71 tarafından (26.11.07 Saat 17:24 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı enes71 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Gerçi bu soracağım soru ile ilgili sitede çeşitli bililer var.

    fakat şunu öğrenebilirsem sevinirim.

    Vahidiyet ve Ehadiyet kavramlarının arasındaki farkı bilmemek
    tefekkürde nasıl bir eksiklik.
    bilmek nasıl bir katkı sağlar?

    evet bunu bir izah eden olursa güzel olur.
    18. ooo alemi ihata edemezsin ama kendini gayet derecede ihata edebilirsin. onun için Allah 18.000 alemi bizim kalbimize derc etmiştir. Ve yine onuniçindir ki "nefsini bilen Rabbini bilir" hadisi de varid olmuştur. Nefsinde tefekkür yaparken tafsilli, gayrını tefekkür edersen de icmalli yani özet tefekkür yaparsan tevhide ulaşırsın der Üstad mealen..

  3. #3
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart yani

    insanda ehadiyet mi tecelli ediyor?

    Ayrca Cenab-ı Hakkın miraç da peygamberimize (a.s.) ehadiyyetille görünmesi ne demektir.
    vahdaniyyetiyle görünme olabilir mi?




    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    18. ooo alemi ihata edemezsin ama kendini gayet derecede ihata edebilirsin. onun için Allah 18.000 alemi bizim kalbimize derc etmiştir. Ve yine onuniçindir ki "nefsini bilen Rabbini bilir" hadisi de varid olmuştur. Nefsinde tefekkür yaparken tafsilli, gayrını tefekkür edersen de icmalli yani özet tefekkür yaparsan tevhide ulaşırsın der Üstad mealen..

  4. #4
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı enes71 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    insanda ehadiyet mi tecelli ediyor?
    Evet...
    Ayrca Cenab-ı Hakkın miraç da peygamberimize (a.s.) ehadiyyetille görünmesi ne demektir.
    vahdaniyyetiyle görünme olabilir mi?
    Ehadiyeti zatına işaret eder. Vahidiyeti ise tecelli ettiği aynalar vasıtasıyla anlaşılır ki vahidiyetinden ehadiyetine muhatap olma hali zuhur etmiştir mi'raçda..

  5. #5
    Vefakar Üye zerre06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Mesajlar
    510

    Standart

    vahdaniyet-ehadiyet kavramlar? risalelerde nerede anlat?l?yordu?

    "Subhansın ya Rab!senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki?herşeyi hakkiyle bilen,herşeyi hikmetle yapan Sensin."(Bakara suresi 2/32)

    "insan ilim tahsil ettikçe cehlini anlar.ilmin nihayeti de yoktur."

    ”bu zamanda feragat ve fedakarlık bir iksir gibi,magnetizma gibi tesir eder.”

  6. #6
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    Kardeşim Üstadımız bu kavramları çokça kullanmakla beraber hatırladığım kadarı ile sarih bir tarzda Mesnevi Nuriye Lemalar kısmında bahsi geçiyor..

  7. #7
    Vefakar Üye zerre06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    ANKARA
    Mesajlar
    510

    Standart

    mesnevi nuriye-lemalar..Allah raz? olsun kardeşş..okuyay?m inşaallah.selametle..

    "Subhansın ya Rab!senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki?herşeyi hakkiyle bilen,herşeyi hikmetle yapan Sensin."(Bakara suresi 2/32)

    "insan ilim tahsil ettikçe cehlini anlar.ilmin nihayeti de yoktur."

    ”bu zamanda feragat ve fedakarlık bir iksir gibi,magnetizma gibi tesir eder.”

  8. #8
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı zerre06 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    vahdaniyet-ehadiyet kavramları risalelerde nerede anlatılıyordu?
    Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân, hadsiz kesret-i mahlûkatta tezâhür eden vâhidiyet içinde ukùlü boğmamak için, dâimâ o vâhidiyet içinde ehadiyet cilvesini gösteriyor. Yani, meselâ, nasıl ki güneş, ziyâsıyla hadsiz eşyayı ihâta ediyor. Mecmû-u ziyâsındaki güneşin zâtını mülâhaza etmek için, gayet geniş bir tasavvur ve ihâtalı bir nazar lâzım olduğundan, güneşin zâtını unutturmamak için, herbir parlak şeyde güneşin zâtını, aksi vâsıtasıyla gösteriyor. Ve her parlak şey, kendi kabiliyetince güneşin cilve-i zâtîsiyle beraber ziyâsı, harareti gibi hâssalarını gösteriyor. Ve her parlak şey, güneşi bütün sıfatıyla, kabiliyetine göre gösterdiği gibi; güneşin ziyâ ve hararet ve ziyâdaki elvân-ı seb’a gibi keyfiyâtlarının herbirisi dahi, umum mukabilindeki şeyleri ihâta ediyor. Öyle de, -4- (temsilde hatâ olmasın) ehadiyet ve samediyet-i İlâhiye, herbir şeyde, hususan zîhayatta, hususan insanın mahiyet-i aynasında bütün esmâsıyla bir cilvesi olduğu gibi; vahdet ve vâhidiyet cihetiyle dahi, mevcudât ile alâkadar her bir ismi, bütün mevcudâtı ihâta ediyor.

    İşte vâhidiyet içinde ukùlü boğmamak ve kalpler Zât-ı Akdesi unutmamak için, dâimâ vâhidiyetteki sikke-i ehadiyeti nazara veriyor ki, o sikkenin üç mühim ukdesini irâe eden ’dir.

  9. #9
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart

    ilginize teşekkür etmekle birlikte
    kay?p ve kazanç noktas?nda bir aç?klama bekliyordum
    verildide
    yoksa ben mi anlayamad?m?

  10. #10
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    ehadiyet ve samediyet-i İlâhiye, herbir şeyde,hususan zîhayatta, hususan insanın mahiyet-i aynasında bütün esmâsıyla bir cilvesi olduğu gibi; vahdet ve vâhidiyet cihetiyle dahi, mevcudât ile alâkadar her bir ismi, bütün mevcudâtı ihâta ediyor.

    hususan zihayatta diyorya 30.lemadan bir kaç yer ;
    � hem sırr-ı vahdeti,

    � Hem kâinatın mahiyetleri içinde Zât-ı Hayy-ı Kayyûmun vücub-u vücuduna ve vahdetine ve ehadiyetine şehadet eden bürhanların en parlağı, en katîsi ve en mükemmeli,

    BEŞİNCİ REMİZ

    Hem hayatın on altıncı hassasında denilmiş ki: Hayat birşeye girdiği vakit, o cesedi bir âlem hükmüne getirir; cüz ise küll gibi, cüz'îye dahi küllî gibi bir câmiiyet verir.

    Evet, hayatın öyle bir câmiiyeti var; adeta umum kâinata tecellî eden ekser Esmâ-i Hüsnâyı kendinde gösteren bir câmi âyine-i ehadiyettir. Bir cisme hayat girdiği vakit küçük bir âlem hükmüne getirir; adeta kâinat şeceresinin bir nevi fihristesini taşıyan bir nevi çekirdeği hükmüne geçiyor. Nasıl ki bir çekirdek, onun ağacını yapabilen bir kudretin eseri olabilir; öyle de, en küçük bir zîhayatı halk eden, elbette umum kâinatın Hâlıkıdır.

    İşte bu hayat, bu câmiiyetiyle en gizli bir sırr-ı ehadiyeti kendinde gösterir. Yani, nasıl ki azametli güneş, ziyasıyla ve yedi rengiyle ve aksiyle, güneşe mukabil olan herbir katre suda ve herbir cam zerresinde bulunuyor. Öyle de, herbir zîhayatta, kâinatı ihata eden esmâ ve sıfât-ı İlâhiyenin cilveleri beraber onda tecellî ediyor. Bu nokta-i nazardan hayat, kâinatı, rububiyet ve icad cihetinde inkısam ve tecezzî kabul etmez bir küll hükmüne, belki iştiraki ve tecezzîsi imkân haricinde bulunan bir küllî hükmüne getirir.
    Evet, seni yaratan, bütün nev-i insanı yaratan Zat olduğunu, bilbedâhe senin yüzündeki sikkesi gösteriyor. Çünkü mahiyet-i insaniye birdir, inkısamı gayr-ı mümkündür. Hem hayat vasıtasıyla ecza-yı kâinat onun efradı hükmüne ve kâinat ise nevi hükmüne geçer; sikke-i ehadiyeti mecmuunda gösterdiği gibi, herbir cüzde dahi o sikke-i ehadiyeti ve hâtem-i samediyeti
    göstererek, şirk ve iştiraki her cihetle tard eder.

    Hem hayatta san'at-ı Rabbâniyenin öyle fevkalâde harika mucizeleri var ki, bütün kâinatı halk edemeyen bir zat, bir kudret, en küçük bir zîhayatı halk edemez. Evet, bir nohut tanesinde bütün Kur'ân'ı yazar gibi, çamın gayet küçük bir tohumunda koca çam ağacının fihristesini ve mukadderâtını yazan kalem, elbette semâvâtı yıldızlarla yazan kalem olabilir. Evet, bir arının küçük kafasında, kâinat bahçesindeki çiçekleri tanıyacak ve ekser envâıyla münasebettar olacak ve bal gibi bir hediye-i rahmeti getirecek ve dünyaya geldiği günde şerâit-i hayatı bilecek derecede bir istidadı, bir kabiliyeti, bir cihazı derc eden Zat, elbette bütün kâinatın Hâlıkı olabilir.

    Elhasıl, hayat nasıl ki kâinatın yüzünde parlak bir sikke-i tevhiddir; ve herbir zîruh dahi hayat noktasında bir sikke-i ehadiyettir; ve hayatın herbir ferdinde bulunan nakş-ı san'at bir mühr-ü samediyettir; ve zîhayatların adedince bu kâinat mektubunu Zât-ı Hayy-ı Kayyûm ve Vâhid-i Ehad namına hayatlarıyla imza ediyorlar; ve o mektupta tevhid mühürleri ve ehadiyet hâtemleri ve samediyet sikkeleridirler. Öyle de, hayat gibi, herbir zîhayat dahi, bu kitab-ı kâinatta birer mühr-ü vahdâniyet olduğu gibi, herbirinin yüzünde ve simasında birer hâtem-i ehadiyet konulmuştur.

    Hem nasıl ki hayat, cüz'iyâtı adedince ve zîhayat efradı sayısınca Zât-ı Hayy-ı Kayyûmun vahdetine şehadet eden imzalar ve mühürlerdir. Öyle de, ihyâ ve diriltmek fiili dahi, efradı adedince tevhide imza basıyor. Meselâ, ihyânın bir ferdi olan ihyâ-yı arz, güneş gibi parlak bir şahid-i tevhiddir. Çünkü, baharda zeminin dirilmesinde ve ihyâsında üç yüz bin envâın ve her nevin hadsiz efradı beraber, birbiri içinde, noksansız, kusursuz, mükemmel, muntazam ihyâ edilir ve dirilirler. Evet, böyle bir tek fiille hadsiz muntazam fiilleri yapan, elbette bütün mahlûkatın Hâlıkıdır ve bütün zîhayatları ihyâ eden Hayy-ı Kayyûmdur ve rububiyetinde iştiraki mümkün olmayan birVâhid-i Ehaddir.

    Şimdilik hayatın hassalarından bu kadar az ve muhtasar yazıldı. Başka hassaların beyanı ve tafsilâtını Risale-i Nur'a ve başka zamana havale ediyoruz.
    30.lema
    Bu beşinci remiz anlaşılsa hem ehadiyet, hem vahdet,hem samediyet,hem...
    alemimizde biraz inkişaf eder diye düşündüm.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 27
    Son Mesaj: 16.01.09, 12:16
  2. Jelatinli Şekerde Domuz Katkısı
    By tazarru in forum Sağlık
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 28.10.08, 23:45
  3. Vahdaniyet, Vahidiyet, Ehadiyet, Vahit Kelimeleri ???
    By Abı-Hayat in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 13.10.08, 08:34
  4. Vahidiyet-Ehadiyet-Vahdaniyete Dair
    By elff in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 15.05.08, 22:21
  5. Zat-ı Ehadiyet, Sikke-i Ehadiyet...
    By Seha in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 23
    Son Mesaj: 06.08.07, 14:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0