+ Konu Cevaplama Paneli
3. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 ve 33
Like Tree2Beğeni

Konu: Rüya Hac'da Neden Sükut Etti?

  1. #21
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Muhterem kardeşlerim Allah razı osun konu ile ilgili çok güzel alıntılar ve yazılar eklenmiş.Hacc konusu ile ilgili bir çalışmamızı da bizler ek yapalım.

    Hacc'daki Hikmetler ve İhmallerimiz!

    Yıllarca Alem-i İslamın çektiği sıkıntılar hepimizin yüreğini sızlatıyor ve ferec ve futuhat ne zaman gelecek diye muzdarip bir vaziyette bekliyoruz. Çünkü son Irak, Filistin ve Lübnan’da yaşananlar bizleri derinden üzüyor, bu musibetlerin altında yatan hikmetlerin neler olabileceği yönünde düşüncelere sevketiyor. Gerçi dünyadaki bütün Müslüman ülkeler sıkıntıda ve arzi, semavi musibetlere giriftar durumda. Bu durumun hikmetlerini Asrımızın Kur’an tefsiri olan Risale-i Nurlardan bulabiliriz diye düşündüm. Bu musibet ve sıkıntıların kader ciheti ile hikmetleri neler olabilir? Şahsım adına bu musibetlerin altında yatan hikmetlerin birisinin Hac’daki ihmalin olduğu kanaatimi izhar etmek istiyorum. Tabi başka hikmetlerde vardır. Önce hac ile ilgili Sünuhat’taki bölüme bakalım:
    “Rüya hacda sükût etti. Çünkü, haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gazap ve kahrı celb etti. Cezası da keffâretü'z-zünub değil, kessâretü'z-zünub oldu. Haccın bahusus taarrüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslâmı, İslâm aleyhinde istihdama zemin ihzar etti.(Sünuhat-s:71)

    Bediüzzaman hac ve ondaki hikmetin ihmalinin musibeti değil, gazap ve kahrı celp ettiğini söylüyor. Hakikaten yaşanan hadiseler musibetin de ilerisinde gazap ve kahır şeklinde tecelli ediyor. Bir günde yüzlerce, binlerce hatta tusunami gibi musibetlerde yüz binlerce insan hayatını kaybediyor. Bediüzzaman hacdaki ihmalin cezasının da “keffâretü'z-zünub(Günahların keffâreti.Müminlere, işledikleri günahların affı için Allah tarafından verilen keffaret hükmündeki hastalık ve musibetler.) değil, kessâretü'z-zünub(Günahların çoğalması) olduğunu ”belirtiyor.Çünkü kefferatü’z zünup olsa ceza çekilir ve musibet kalkar.Üstad Sünuhatta “Musibet, cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddemesidir. Hangi fiilinizle kadere fetva verdirdiniz ki, şu musibetle hükmetti? Musibet-i âmme ekseriyetin hatâsına terettüp eder. “ sorusuna karşı cevap olarak söyle bir izahat yapar.” Dedim: "Mukaddemesi üç mühim erkân-ı İslâmiyedeki ihmalimizdir: salât, savm, zekât.” şekilde cevap vererek Birinci Dünya Şavaşı’nda çekilen sıkıntıların üç tane ibadetteki ilmalimiz olduğunu belirtir ve şöyle devam eder. "Zira, yirmi dört saatten yalnız bir saati, beş namaz için Hâlık Teâlâ bizden istedi. Tembellik ettik; beş sene yirmi dört saat talim, meşakkat, tahrikle bir nevi namaz kıldırdı. Hem senede yalnız bir ay oruç için nefsimizden istedi. Nefsimize acıdık; kefâreten beş sene oruç tutturdu. Ondan, kırktan yalnız biri, ihsan ettiği maldan zekât istedi. Buhl ettik, zulmettik, O da bizden müterakim zekâtı aldı. El cezâu mincinsi'l-ameli” sırrınca çekilen musibetlerin kefferatü’l zünup olarak Müminlere, işledikleri günahların affı için Allah tarafından verilen keffaret hükmündeki hastalık ve musibetler”şeklinde tecelli ettiğini belirtmektedir. Bu musibetlerle günahların affedildiği anlaşılmaktadır.

    Ancak hacdaki ilmal ise “kessâretü'z-zünub” olduğu için günahları daha da artırıyor. Çünkü hacdaki hikmetin ihmalinin keferatü’l zünup olmayacağını ve bu ihmallerin devam ettikçe gazap ve kahrın da devam edeceği anlaşılmaktadır. Buradan haccın hikmetlerinin çok büyük olduğunu anlıyoruz. Demek ki hacdaki hikmetleri hacda yapılan şahsi ibadetler karşılayamıyor. Haccın hikmetlerini ise Üstad şu şekilde:” taarrüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahat-ı vâsia-i içtimaiye” diye sıralayarak tamamlıyor. Bunları incelersek hacda:

    1. Taarrüfle tevhid-i efkâr: Tanışmakla birlikte fikir birliği.

    2. Teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun: Yani yardımlaşma ile alem-i islamım mesaisinin tanzimi ve birlikte çalışma, yardımlaşma mesaisi kurmak.

    3. İçindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye: İçersinde islamın o yüksek siyaseti ve devlet yönetimindeki ihmallerin görüşülmesi ve yüksek İslam siyasetinin tezahürünün şura ve meşveretinin tahakkuku.

    4. Maslahat-ı vâsia-i içtimaiye: Geniş içtimai ve sosyal hayatın faydasına yapılacak çalışmalar.
    Yukarıdaki dört maddede saymaya çalıştığımız hikmetlerin hacda yapılması gerekirken ilmal edilmesi ve Sünuhattaki bahsin devamında Hint,Tatar,Kafkas,Arap ve Afrika Müslümanlarının yaptıkları ihmalleri de sayarak bu ihmallerin kessâretü'z-zünub” (günahların çoğalması) olarak tecelli etiğine işaret ediyor.İşte o kardeş Müslüman ülkelerin işledikleri hatalar.

    1. İşte Hint, düşman zannederek, halbuki pederini öldürmüş, başında oturmuş bağırıyor.
    2. İşte Tatar, Kafkas, öldürülmesine yardım ettiği şahıs, biçare valideleri olduğunu, "ba'de harabi'l-Basra" anlıyor. Ayak ucunda ağlıyorlar.
    3. İşte Arap, yanlışlıkla kahraman kardeşini öldürüp, hayretinden ağlamayı da bilmiyor.
    4. İşte Afrika, biraderini tanımayarak öldürdü, şimdi vâveylâ ediyor.
    5. İşte âlem-i İslâm, bayraktar oğlunu gafletle bilmeyerek öldürmesine yardım etti, valide gibi saçlarını çekip âh ü fîzar ediyor.

    İşte Bediüzzaman yukarılarda saymaya çalıştığımız hatalar ve ihmallerin kessâretü'z-zünub (günahların çoğalması) olacağını ve öyle de olduğunu belirterek bunun sonucunun ise “düşmana milyonlarla İslâmı, İslâm aleyhinde istihdama zemin ihzar etti” diyerek ve “Milyonlarla ehl-i İslâm, hayr-ı mahz olan sefer-i hacca şedd-i rahl etmek(Yola çıkma, yolcu olmak) yerine, şerr-i mahz(zararı, fenalığı yüzde yüz olan şer ve musîbet) olan düşman bayrağı altında dünyada uzun seyahatlar ettirildi. Fa'tebirû(Bundan ibret alın). (Sünuhat) tespitleriyle neticelerini izhar etmektedir.

    Acaba İslam alemi bu hikmetleri yapabiliyor mu? O yüksek hac kongresi olan şurayı toplayıp Alem-i İslamın dertlerini ve problemlerini konuşup karar altına alabiliyor mu? Diplamatlık alanında İslamın yüksek siyasi secaatini yerine getirebilecek kararları alıp dünyaya bu duruşunu birlik ve beraberlik içinde ilan edebiliyor mu? İslam kardeşleri olan ülkelerin yaptıkları hataları telafi edecek uhuvvet ve ittihad vazifelerini deruhte edebiliyor mu? Elbette ki bu ihmallerin sonucu olarak halen alem-i İslam gazap ve kahrın hükmü altında yapılan hataların neticesini ödemeye devam etmektedir. Bu gazap ve kahrın kalkması için ise bu yapılan ihmallerin telafisi yanında Üstad Bediüzzaman fıtri ızdırar hali ile;
    1.“Korkaklıkta darb-ı mesel hükmünde olan tavuk, çocukları yanında iken şefkat-i cinsiyesiyle câmusa saldırır. İşte dehşetli bir cesaret...

    2.Hem darb-ı mesel olmuş, keçi, kurttan havfı, ıztırar vaktinde mukavemete inkılâp eder; boynuzuyla kurdun karnını deldiği vâkidir. İşte harika bir şecaat_

    3.Fıtrî meyelan, mukavemet-sûzdur. Bir avuç su, kalın bir demir gülle içine atılsa, kışta soğuğa mâruz bırakılsa, meyl-i inbisat demiri parçalar.

    Evet, şefkatli tavuk cesareti, hamiyetli keçi ıztırarî şecaati gibi fıtrî bir heyecan, demir güllede su gibi zulmün burudetli husumet-i kâfiranesine maruz kaldıkça herşeyi parçalar. Rus mojikleri buna şahittir.

    Bununla beraber imanın mahiyetindeki hârikulâde şehamet, izzet-i İslâmiyenin tabiatındaki âlempesent şecaat, uhuvvet-i İslâmiyenin intibahıyla her vakit mucizeleri gösterebilir.
    Birgün olur elbette doğar şems-i hakikat
    Hiç böyle müebbed mi kalır zulmet-i âlem?(Sünuhat-s:73)” tespitleri ile bu gazap ve kahrın kalkacağını ve bu zulmetin ebedi kalmayacağını, bir gün elbette hakikat güneşinin doğacağını müjdemektedir. İnşallah bu müjde gecikmez ve alem-i İslam beklenen ferec ve futuhatı çok fazla bedeller ödemeden vazifelerini deruhte ederek yaşar. Bunu rahmet-i İlahiden ümitle bekliyoruz.

    Burada haccın ,hacılar üzerinde bıraktığı büyük tesir ve hacdaki vazife yapan Müslümanların kulluk ve ubudiyet cihetini de nazarlara sunalım.Hacdaki şahsi vazife ve ubudiyetleri ise Üstad Bediüzzaman Said Nursi Onaltıncı Sözde şöyle sıralıyor.
    1.Hacda pek kesretli Allahu ekber denilmesi,

    2.Hacc-ı şerif, bil'asale(Bizzat) herkes için bir mertebe-i külliyede bir ubudiyet oluşu.

    3.Bir hacı, ne kadar âmi de olsa, kat-ı meratip etmiş bir velî gibi, umum aktâr-ı arzın Rabb-i Azîmi ünvanıyla Rabbine müteveccih,bir ubudiyet-i külliye ile müşerref olması.

    4.Elbette, hac miftahıyla açılan meratib-i külliye-i Rububiyet ve dürbünüyle nazarına görünen âfâk-ı azamet-i Ulûhiyet(Allah’ın büyüklüğünün ufukları) ve şeâiriyle(işaretler) kalbine ve hayaline gittikçe genişlenen devâir-i ubudiyet(Kulluk, ubudiyet daireleri, ibadet daireleri.) ve meratib-i Kibriyâ(Allah’ın azamet ve büyüklük mertebeleri) ve ufk-u tecelliyatın(Tecellîlerin ufku) verdiği hararet, hayret ve dehşet ve heybet-i Rububiyet Allahu ekber, Allahu ekber ile teskin edilebilir.

    5.Ve onunla, o meratib-i münkeşife-i meşhude veya mutasavvire(görülerek veya düşünülerek keşfedilen mertebeler,makamlar) ilân edilebilir.

    Acaba her hacca giden kişi yukarıdaki haccın şahsi hikmetleri ile müşerref olabiliyor mu? Ne mutlu olabilenlere. Rabbim hac ibadetine şahsi ve umumi çok hikmetler, vazifeler ve maslahatlar ile kulluklar derç etmiştir. İşte bunların ilmali sanırım çok mesuliyetleri de beraberinde getirmektedir. İnşallah haccın ihmal edilen şahsi ve umumi ihmalleri deruhte edilir de umumi gazap ve kahrın kalkmasına vesile olur.


    Abdulbaki




    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  2. #22
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet, şefkatli tavuk cesareti, hamiyetli keçi ıztırarî şecaati gibi fıtrî bir heyecan, demir güllede su gibi zulmün burudetli husumet-i kâfiranesine maruz kaldıkça herşeyi parçalar. Rus mojikleri buna şahittir.


    Rus mojikleri?
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  3. #23
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    56
    Mesajlar
    3.610

    Standart

    Alıntı HASAN- Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Rus mojikleri?
    Rus mojikleri:Rus köylüleri.

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  4. #24
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Tamamlayıcı çalışmanız için Allah razı olsun Abdulbaki abi..

    Hac'daki ihmalle açıkta kalan yazdığınız 4 madde var;


    1. Taarrüfle tevhid-i efkâr: Tanışmakla birlikte fikir birliği.


    2. Teavünle teşrik-i mesaiyi tazammun: Yani yardımlaşma ile alem-i islamım mesaisinin tanzimi ve birlikte çalışma, yardımlaşma mesaisi kurmak.


    3. İçindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye: İçersinde islamın o yüksek siyaseti ve devlet yönetimindeki ihmallerin görüşülmesi ve yüksek İslam siyasetinin tezahürünün şura ve meşveretinin tahakkuku.


    4. Maslahat-ı vâsia-i içtimaiye: Geniş içtimai ve sosyal hayatın faydasına yapılacak çalışmalar.




    O zaman, şimdi ne yapmamız gerekiyor?


    Bu ihmalden dolayı, başımıza verilen, günahları daha da artan musibet hala devam ediyor mu acaba?


    Musibetin kalkması için ihmalin de kalkması gerek, yani islam dünyasının birbiriyle tanışması, kaynaşması, bir diğerinin yardımına koşması gerek.


    Üstadın verdiği müjde var:


    En yüksek gür sada islamın sadası olacaktır diye.

    Sada'nın gür çıkması için, önce ittihad gerekmiyor mu?

    Her bir müslüman, diğerini çürütürcesine çatlak sesler çıkartırsa, ancak gürültü kopar.


    Sesin gür olması için, hepsi bir ağızdan, mükemmel Kur'an hakikatlerini haykırmalı.Bir diğerinin eksiğini ifşa değil, tekmil etmeli değil mi?


    "Lâkin ittihad, cehl ile olmaz.


    İttihad, imtizac-ı efkârdır.


    İmtizâc-ı efkâr, mârifetin şua-ı elektriğiyle olur."


    İnşallah, nur taleberinin bu kardeşliği sağlayabilmek için ellerinde elmas değerinde hakikatler var.


    Allah o hakiktleri sindirip yaşamayı nasip etsin..
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  5. #25
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Alıntı elff Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Üstadın verdiği müjde var:


    En yüksek gür sada islamın sadası olacaktır diye.

    Sada'nın gür çıkması için, önce ittihad gerekmiyor mu?
    Asyanın bahtının miftahı meşveret ve şuradır.
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  6. #26
    Yasaklı Üye hasandemir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    458

    Standart

    Burada akl?ma Avrupa Birliği ile ilgili eski bir konu geldi nedense!Orada ?slam Birliği daha zor,deniyordu!Ama üstad?n haccla ilgili sözlerini okuyunca ve de "Bu zamanda en büyük farz ittihad-? islamiyedir." sözünü sarfettiğini duyunca,AB nas?l öncelikli bir hedef olabilir,diye düşünüyorum.

  7. #27
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    ittihad? islam olacak ki..hacdaki iştişare ola..abisi..
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  8. #28
    Yasaklı Üye hasandemir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    458

    Standart

    Alıntı yunusum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ittihadı islam olacak ki..hacdaki iştişare ola..abisi..
    İttihad-ı İslam AB'de mi olacak?Anlamak istemedin galiba.Bir de benimle abisi türü küçümseyici ifadelerle konuşma!Üstadın bu konudaki sözünü hatırlatmayayım istersen!
    Sen en büyük farz dururken başka işlerle uğraşma konusuna kafanı yor,istersen!

  9. #29
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    abdulbaki abiye dedim.(abisi).size değil...AB yi kasetmedim..ittihad? islam dedim..

    ittihad? islamda müslümanlar?n kendi aralar?nda olur..kardeşim..
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  10. #30
    Dost geceyürüyüşü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    6

    Standart

    kardeşlerimin abilerimin ablalar?m?n hepsine maşallah.

    ?nşallah önce kendi aram?zda birleşelim. şimdilik bu kafi. daha kendi diremizde birleşemiyorsak hakiki kardeşlerimiz olan ehli tarikata kendimizi ifade edemiyorsak ittihad-? islam hakk?nda konuşmak biraz işin dedikodusu oluyor.

    herkez meslek düsturlar?n? kendi husisi dairelerinde uygularsa bu iş olur.

    ab islam?n Avrupal?lar beyninde yay?lmas? için önemli olabilir. ama bu çok geniş bir daire ve bizi ilgelendirmiyor

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sükut....
    By gamze-i_dilruzum in forum Edebiyat
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 08.04.14, 15:13
  2. Üstad Vefatı İçin Neden Urfa'yı Arzu Etti
    By nurss_1432 in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 57
    Son Mesaj: 15.05.09, 18:29
  3. Kader Valideleri Neden Mahkum Etti?
    By seray in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 15.01.08, 12:55
  4. Risale-i Nur Neden Türkiye'de Zuhur Etti?
    By Bilal-i Sivasi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 21.12.07, 09:44
  5. Rüya Hacda Sükut Etti
    By Ebu Hasan in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 26.10.07, 10:49

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0