+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 8 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 77

Konu: Ubudiyet-i Külliye

  1. #1
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart Ubudiyet-i Külliye

    UBUD?YET - ? KÜLL?YE

    • "Ey insan!
    Şu kâinattan maksad-? âlâ, tezâhür-ü Rubûbiyete karş?, ubûdiyet-i külliye-i insaniyedir; ..." Sözler | Yirminci Söz

    • '' rububiyet-i âmme, ubudiyet-i külliye ister '' Mesnevi-i Nuriye | Lâsiyyemâlar
    • Ubudiyet-i külliye nedir ?
    • Külli bir ubudiyete somut baz? örnekleri Risaleden bulabilir miyiz?
    • ?nsan ' ?n yarad?l?ş?nda neden yanl?z ubudiyeti değil de ubudiyet-i külliyesi intihab edilmiş olabilir ?
    Bu günlerde bu sualler ile hemhaliz , tevfik-i ilahi refikimiz olursa cevaplar? buraya ekleyelim.
    Konu gulsah tarafından (11.11.07 Saat 19:55 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  2. #2
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Külli bir ubudiyete somut baz? örnekleri Risaleden bulabilir miyiz?
    9. sözü mütalaa ederken , tamda bu sualin cevab?n? içerisinde bar?nd?ran bir k?sma rast gelmiştik . Gerçekten ubudiyet-i külliye kavram?n? somut örneklerle zihinde tesbit etmeye vesile olan bir bölüm :

    '' ?kinci Nükte: ?bâdetin mânâs? şudur ki: Dergâh-? ?lâhîde abd, kendi kusurunu ve acz ve fakr?n? görüp, kemâl-i Rubûbiyetin ve kudret-i Samedâniyenin ve rahmet-i ?lâhiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir.
    • Yani, Rubûbiyetin saltanat?, nas?l ki ubûdiyeti ve itaati ister; Rubûbiyetin kudsiyeti, pâkl?ğ? dahi ister ki, abd, kendi kusurunu görüp istiğfar ile ve Rabbini bütün nekâisten pâk ve müberrâ ve ehl-i dalâletin efkâr-? bât?las?ndan münezzeh ve muallâ ve kâinat?n bütün kusurât?ndan mukaddes ve muarrâ olduğunu tesbih ile, "SübhanAllah" -1- ile ilân etsin.
    • Hem de, Rubûbiyetin kemâl-i kudreti dahi ister ki, abd, kendi zaaf?n? ve mahlûkat?n aczini görmekle, kudret-i Samedâniyenin azamet-i âsâr?na karş? istihsan ve hayret içinde " Allahu Ekber" deyip, huzû ile rükûa gidip, Ona ilticâ ve tevekkül etsin.
    Hem, Rubûbiyetin nihayetsiz hazîne-i rahmeti de ister ki, abd, kendi ihtiyac?n? ve bütün mahlûkat?n fakr ve ihtiyacât?n? suâl ve duâ lisâniyle izhâr ve Rabbinin ihsan ve in'âmât?n? şükür ve senâ ile ve "Elhamdulillah" -3- ile ilân etsin.
    Demek, namaz?n ef'âl ve akvâli, bu mânâlar? tazammun ediyor ve bunlar için taraf-? ?lâhîden vaz' edilmişler. ''
    Bu bölüm , okuduğum zaman ubudiyet-i külliye kavram?n? zihnimde çok berraklaşt?rmaya izn-i ilahi ile vesile olmuştu .

    Bu k?s?mda k?rm?z? renkli bölümler - anlad?ğ?m kadar?yla - ubudiyet-i cüziyyeyi temsil ediyor. Yani kişini kendi kusurunu ve zaf?n? görmesi yada kişini kendi ihtiyaçlar?n? dile getirmesi ubudiyet-i külliye değil tabir-i caizse ubudiyet-i cüziyye...

    Fakat k?rm?z? yerlerden hemen sonra gelen mavi bölümler ise ubudiyet-i külliyeyi gösteren bölümler. Mesela kişinin sadece kendi kusur ve zaaf?n? görmesi ubudiyet-i külliye için yeterli olmuyor . kendi zaaf?ndan sonra tüm mahlukat?nda zaaf ve kusurat içerisinde olduğunu müşahede etmesi ile külli bir ubudiyet hali sergilemiş oluyor . Sadece kendi aczini gören bir kimsenin bu yol ile ulaşacağ? Allahuekber hakikati cüzi kalabilir fakat ancak kendi acz ve kusurunu görmekle beraber mahlukat?n da acz-i mutlakl?ğ?n?da müşahede eden bir kimse kudret-i samedaniyenin asar?na karş? samimi hayret duygular?na bürünebilir ve bu hayret ile dile getireceği Allahuekber şüphesiz keyfiyetçe çok çok yüksek olsa gerek .Ayn? şekilde kişinin sadece kendisini değilde ; kendisi ile beraber tüm mahlukat? da ihtiyac-? mutlak içerisinde görmesi ve tüm bu ihtiyaçlar?n karş?land?ğ?n? fark etmesi ile dile getirdiği elhamdülillah çok daha külli manalar? bar?nd?ran bir iland?r.


    Ubudiyet-i külliye ' ye misaller risale-i Nur ' da çok yerlerde işleniyor .
    Külli kavram?n?n sadece bir boyutunu yans?tan bir misal paylaşt?k .
    Şüphesiz bilhassa Fatiha ' da ki '' na '' zamiri ubudiyet-i külliyeye verilecek başak güzel bir misaldir.

    ?nş. paylşamaya devam edelim...
    Konu gulsah tarafından (11.11.07 Saat 23:21 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  3. #3
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Yukar?da ki dersde ubudiyet-i külliye için kişinin evvela enfüsi bir tefekkür ile ulaşt?ğ? kendi acz , kendi fakr kendi kusur ve kendi ihiyaçlar?ndan sonra afaki tefekküre geçmesi ve mahlukat? ayn? acz-i mutlak fakr-? mutlak ve ihtiyac-? mutlakda görmesi de oldukça enteresan . Mesela risaleden şu bölüm :

    '' Emâneti bihakk?n edâ eder ve o enenin dürbünüyle, kâinat ne olduğunu ve ne vazife gördüğünü görür. Ve âfâkî mâlûmât nefse geldiği vakit, enede bir musadd?k görür; o ulûm, nur ve hikmet olarak kal?r, zulmet ve abesiyete ink?lâb etmez. Vaktâ ki, ene, vazifesini şu sûretle ifâ etti; vâhid-i k?yasî olan mevhum rubûbiyetini ve farazî mâlikiyetini terk eder, -2- der; hakiki ubûdiyetini tak?n?r, makam-? ahsen-i takvîme ç?kar. Sözler | Otuzuncu Söz


    Şu bölümden anl?yoruz ki kişi eğer evvela enfüsi tefekkür neticesinde kendisini fakr-? mutlak yada acz-i mutlakta göremezse asla mahlukat?n hakiki acz ve fakr?n? müşahede edemez. Çünkü afaki malumat? enesinde yaşamad?ğ? için o malumat nefse geldiği zaman bir musadd?k bulamaz. O yüzden ubudiyet-i külliye için evvela nefsimizi çok iyi tan?mal?y?z ki külli bir ubudiyet de peşis?ra gelebilsin.
    Konu gulsah tarafından (11.11.07 Saat 19:56 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    • ?nsan ' ?n yarad?l?ş?nda neden yanl?z ubudiyeti değil de ubudiyet-i külliyesi intihab edilmiş olabilir ?

    Sözler | Onuncu Söz
    '' Hat?ra gelmesin ki, bu küçücük insan?n ne ehemmiyeti var ki, bu azîm dünya onun muhasebe-i a'mâli için kapans?n; başka bir daire aç?ls?n? Çünkü, bu küçücük insan, câmiiyet-i f?trat itibâriyle şu mevcudât içinde bir ustabaş? ve bir dellâl-? saltanat-? ?lâhiye ve bir ubûdiyet-i külliyeye mazhar olduğundan, büyük ehemmiyeti vard?r.''


    Risaleden bu bölüm ise yukar?da ki sualin cevaplar?n? içerisinde saklayan k?sa ama sayfalarca hakikatleri içerisinde bar?nd?ran bir bölüm.
    ?nsan ---- camiiyet-i f?trat?-----ubudiyet-i külliye
    birbirini intaç eden üç hakikat . Öyle ise insan?n ubudiyet-i külliye ile ilişkini camiiyet-i f?trat köprüsünden kurabiliriz.
    Konu gulsah tarafından (11.11.07 Saat 23:23 ) değiştirilmiştir.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sözler | Onuncu Söz
    '' Hatıra gelmesin ki, bu küçücük insanın ne ehemmiyeti var ki, bu azîm dünya onun muhasebe-i a'mâli için kapansın; başka bir daire açılsın? Çünkü, bu küçücük insan, câmiiyet-i fıtrat itibâriyle şu mevcudât içinde bir ustabaşı ve bir dellâl-ı saltanat-ı İlâhiye ve bir ubûdiyet-i külliyeye mazhar olduğundan, büyük ehemmiyeti vardır.''


    Risaleden bu bölüm ise yukarıda ki sualin cevaplarını içerisinde saklayan kısa ama sayfalarca hakikatleri içerisinde barındıran bir bölüm.
    İnsan ---- camiiyet-i fıtratı-----ubudiyet-i külliye
    birbirini intaç eden üç hakikat . Öyle ise insanın ile ubudiyet-i külliye ile ilişkini camiiyet-i fıtrat köprüsünden kurabiliriz.

    Hem Rabbü'l-âlemîn, meyve-i âlem olan insana âlemi içine alacak bir vüs'at-i istidad verdiğinden ve bir ubûdiyet-i külliyeye müheyyâ ettiğinden...
    Sözler | Otuz Birinci Söz

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ehad ismi ubudiyeti külliye ister!!!!

  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ehad ismi ubudiyeti külliye ister!!!!
    '' Ehadiyet ise, herbir şeyde, Hâlık-ı Külli Şeyin ekser esmâsı tecellî ediyor demektir...bilhassa herbir insanda, o Sâniin ekser esmâsı onda tecellî ettiği cihetle, ehadiyeti gösterir. ''Mektubat | Yirminci Mektup

    Ehadiyete mazhariyetle ekser esmaya mazhar olmuşuz , ekser esmaya mazhar olmakla mahiyetimiz de camiiyet kazanmış. Yani kainat simasında ve arz yüzünde tecelli eden ekser esma - ehadiyetin cilvesiyle - küçük nümunuler halinde insanda tecelli ediyor.

    Peki insanın mahiyetinin camii olması ne demektir ? Bu mahiyet neden ubudiyet-i külliye ' yi doğursun ?

    İşte cevaplar :
    Sözler | Yirmi Üçüncü Söz
    '' İnsanın cihazât cihetiyle zenginliği şu sırdandır ki:
    • Akıl ve fikir sebebiyle, insanın hasseleri, duyguları fazla inkişaf ve inbisat peydâ etmiştir.
    • Ve ihtiyacâtın kesreti sebebiyle, çok çeşit çeşit hissiyât peydâ olmuştur. Ve hassâsiyeti çok tenevvü' etmiş;
    • ve fıtratın câmiiyeti sebebiyle, pekçok makâsıda müteveccih arzulara medâr olmuş;
    • ve pekçok vazife-i fıtriyesi bulunduğu sebebiyle, âlât ve cihazâtı ziyâde inbisat peydâ etmiştir.
    • Ve ibâdâtın bütün envâına müstaid bir fıtratta yaratıldığı için, bütün kemâlâtın tohumlarına câmi' bir istidad verilmiştir.


    • İşte şu derece cihazâtça zenginlik ve sermâyece kesret, elbette ehemmiyetsiz, muvakkat şu hayat-ı dünyeviyenin tahsili için verilmemiştir. Belki, şöyle bir insanın vazife-i asliyesi, nihayetsiz makâsıda müteveccih vezâifini görüp, acz ve fakr ve kusurunu ubûdiyet sûretinde ilân etmek ve küllî nazarıyla mevcudâtın tesbihâtını müşâhede ederek, şehâdet etmek ve nimetler içinde imdadât-ı Rahmâniyeyi görüp şükretmek ve masnuâtta kudret-i Rabbâniyenin mu'cizâtını temâşâ ederek nazar-ı ibretle tefekkür etmektir. ''


    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    en yüksek mertebe ise, ubudiyet-i Muhammediyedir ki, "mahbubiyet" ünvanıyla tabir edilir. Ubudiyetin ise sırr-ı esası niyaz, şükür, tazarru, huşû, acz, fakr, halktan istiğnâ cihetiyle o hakikatin kemâline mazhar olur. (29. Mektup)
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  9. #9
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Sözler | Yirmi Sekizinci Söz
    '' ...nasıl toprak suya, havaya, ziyâya nisbeten kesâfetli, karanlıklıdır; fakat, masnuât-ı İlâhiyenin bütün envaına menşe' ve medâr olduğundan bütün anâsır-ı sâirenin mânen fevkıne çıktığı gibi; hem, kesâfetli olan nefs-i insaniye, sırr-ı câmiiyet itibâriyle, tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insaniyenin fevkıne çıktığı gibi; öyle de, cismâniyet, en câmi', en muhît, en zengin bir âyine-i tecelliyât-ı esmâ-i İlâhiyedir. ''

    Bu bölümde de yine insanın esmaya , en cami en muhit en zengin bir ayine olduğunu anlıyoruz . Üstad ' ın ısrarla '' en '' kaydını kullandığını nazara alırsak insan , tecelliyat-ı esma-i ilahiyeye melaikelerden dahi fazla cami bir aynadır diyebiliriz.Mahiyetinin camiiyeti ile cihazatında ki zenginlik ve sermayece üstünlük gibi vasıflar insana ubudiyet-i külliye yapabilsin diye verilmiştir . İşte belkide bu noktadan gaflet ile melaikeler Adem'in yaratılmasına ilk etapda itirazvari bir çıkışda bulunup : '' biz seni tesbih ediyoruz ... ila ahir.. '' demişlerdi. Zira melaikelerde ibadet ediyorlar yaratılacak insanda ibadet edecek bunun için insana gerek yok hatta insan birde yer yüzünde kan akıtıp zulm edecek . fakat insanın ubudiyeti ; tüm esmaya mazhariyeti ile kazandığı camiiyet-i mahiyeti ile külli bir hale geleceğinden melaikeden bu noktada ayrlıyor.
    O zaman insanın farkı ubudiyetindeki külliyesinde yatıyor diyebiliriz. Ve ubudiyetlerimiz külliyet kazanması ile yaratılışımızdaki maksud gaye husule geliyor.

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    • Külli bir ubudiyete somut bazı örnekleri Risaleden bulabilir miyiz?
    Ubudiyet-i külliyeye bir örnek ...
    Sözler | On Altıncı Söz |
    hacc-ı şerif, bilasâle herkes için, bir mertebe-i külliyede bir ubûdiyettir. Nasıl ki bir nefer, bayram gibi bir yevm-i mahsusta, ferik dairesinde, bir ferik gibi padişahın bayramına gider ve lûtfuna mazhar olur.

    Öyle de, bir hacı, ne kadar âmî de olsa, kat-ı merâtib etmiş bir velî gibi, umum aktâr-ı arzın Rabb-i Azîmi ünvânıyla Rabbine müteveccihtir, bir ubûdiyet-i külliye ile müşerreftir. Elbette,hac miftâhıyla açılan merâtib-i külliye-i Rubûbiyet ve dürbünüyle nazarına görünen âfâk-ı azamet-i Ulûhiyet ve şeâiriyle kalbine ve hayaline gittikçe genişlenen devâir-i ubûdiyet ve merâtib-i kibriyâ ve ufk-u tecelliyâtın verdiği hararet, hayret ve dehşet ve heybet-i Rubûbiyet ile teskin edilebilir ve onunla o merâtib-i münkeşife-i meşhude veya mutasavvere ilân edilebilir.
    Hacdan sonra, şu mânâ-i ulvî ve küllî, muhtelif derecelerde, bayram namazında, yağmur namazında, husûf küsûf namazında, cemaatle kılınan namazda bulunur. İşte, şeâir-i İslâmiyenin, velev Sünnet kabîlinden dahi olsa, ehemmiyeti şu sırdandır. ''


    Bilhassa mavi bölüm ' ubudiyet-i külliye nedir ' sorusuna da çok güzel cevap teşkil ediyor , dikkatle mütalaa edilmesi gereken ,çok çok mühim bir yer bence . Hacda Ubudiyeti-i külliyenin ifa edilmesinde ; Rububiyetin , meratib-i külliyede ve Uluhiyetin, azami mertebede kalbe ve hayale açılması noktaları mühim...

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Dua ve Ubudiyet
    By elifnuray in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 31.07.19, 13:14
  2. Ubudiyet
    By Ararad in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01.07.14, 13:09
  3. Kavaid-i Külliye Hükmünde Olan İsimler Hangileri?
    By zisangul in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 11.04.09, 12:27
  4. Ubudiyet ve Hizmet
    By Şahide in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.10.08, 12:10
  5. Nurs'ta Külliye İnşası
    By Ebu Hasan in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.09.06, 10:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0