+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 27

Konu: Nurlar'da Vehhabîlik?

  1. #1
    Gayyur Rainboy44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    98

    Standart Nurlar'da Vehhabîlik?

    Ben pek bilgili biri değilim ama Risale-i Nur'da Tüm Meşrep, Mektep ve Mezheplerin (çok küçük itirazlarlar olsa dahi) onaylandığını gördüm. Tüm mezhepler birliğe çağrılıyor. Alevilerle (şiilerle) vahdetten bahsediliyor.
    Yalnız Nurları okurken "Nur şakirtlerinde Vehhabîlik damarı asla bulunmaması lazım" gibisinden bir cümleyi fark ettim geçenlerde. Bunun hikmeti nedir?
    ve Vehhabilik genel olarak nedir? ki kaçınalım benzer tavırlardan inşaAllah.
    Eğer, bu sorum çizginize ve kurallarınıza aykırıysa bildirmeye gerek duymadan konumu siliniz..
    size bilerek veya bilmeyerek zarar vermek istemem.. Teşekkürler..

  2. #2
    Müdakkik Üye nurçi38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    759

    Standart

    a- Vehhabiliğin biz ehl-i sünnet vel cemaattan ayr?lan temel görüş ve itikatlardan baz?lar?n? şöylece s?ralayabiliriz;

    1. Ameli, imana dahil sayarak, namaz, oruç, hac ve benzeri emirleri yerine getirmemeyi küfür kabul ederler. Amelin iman?n bir parças? olduğuna inan?rlar.

    2. Şefaati inkar ederler.

    3. Tevessülü red ederler.

    4. Onlara göre tasavvuf, ?slam-i olmayan bir bid’att?r. Her bid’at ta küfürdür. Tarikat ise, başkalar?n? istismar etmek için bir vas?tad?r.

    5. Evliyalar?, büyük zatlar? kabul etmezler.

    6. Onlar?n şirk kabul ettikleri bid’atlerin baş?nda muska, mezarlar, türbeler ve bunlar?n ziyaretleri gelir. Onlara göre h?rka-i şerif, sakal-? şerif ziyaretleri bir bak?ma Allah ’dan başkas?na tapmakt?r. Dolay?s?yla şirktir.

    7. Vehhabilere göre; kesin delil Kur’and?r. Kütub-u sitte denilen alt? hadis kitab?ndaki dirayet ve rivayet yönünden sabit olan hadislerde delil olur. Kelamc?lar?n, mutasavv?flar?n dayand?klar? hadisler ise, mutlak surette mevzudur, delil olamaz. Kur’an ve sünnette belirtilen hususlar?n zahirine s?ms?k? yap?ş?l?r. Ve hiçbir mezhebe bağlanmadan her şey Kur’an?n zahirinden ç?kar?l?r. Akide imamlar?n?n ve mezhep imamlar?n?n sözü delil olmaz. K?saca mezhepleri inkar ederler.

    8. Allah ’?n zat? ve s?fatlar? ile alakal? Kur’an? Kerimde geçen ayetler, vehhabilere göre olduğu gibi al?nmal?, ister muhkem, ister müteşabih olsun zahirlerine göre manaland?rmal?d?r. Bunlar? te’vil etmek küfürdür.

    10. Vehhabiler sünnet ve nafile namaz k?lmaya önem vermezler.

    11. Namazlar münferid olarak k?l?namaz. Beş vakit namaz?n cemaatle k?l?nmas? farzd?r. Namaz? terk eden kimse kafirdir ve hakk?nda mürted hükmü verilir.

    12. Delail-i hayrat veya bunun gibi salavat-? şerifleri cem eden kitaplar? okumak yasakt?r. Çünkü bu peygambere ibadet mahiyetindedir. Hazret-i Peygamber (ASM)’a salat-u selam getirilir. Ancak bunu bir ibadet haline getirmek ve seyyidina ve mevlana kelimelerini kullanmamak şartt?r.

    13. Kendileri gibi olmayan Müslümanlar? müşrik sayarlar. Dolay?s?yla mallara ve canlar?n?n kendileri için helal olduğuna itikat ederler.

    b- Vehhabilikten ise Şia, ehl-i sünnet vel cemaate daha yak?nd?r.
    Konu nurçi38 tarafından (10.11.07 Saat 13:06 ) değiştirilmiştir.

    İstisnalar Çoğalırsa Kaide Olur...


  3. #3
    Yasaklı Üye katre_44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    99

    Standart

    b- Vehhabilikten ise Şia, ehl-i sünnet vel cemaate daha yakındır.[/quote]
    Ehli bid'a arasında tasnifat yapılmaz .Ehli bid'a ehli bid'adır .Yanlız mezkur sözdeki kıyas vehhabilerin velayeti inkar etmesi şia'nın ise etmemesidir.Yoksa her iki taifede fırkayı necat degildir

  4. #4
    Yasaklı Üye katre_44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    99

    Standart

    Bu gün ehli sünnetiz diye meydanda gezen insanlar?n kendi hocas?ndan ve şeyhinden baskas?n? benimsememesi aksinin hocas?na ve mirine ihanet say?lmas? yanl?z kendi virdine ve kitab?na sad?k kalmas? sair eserleri elinin tersi ile tepmesi ve kur'an ve hadis'in ince esrar?n? okumamay? meşreb haline getirmesi o cemaatin ve camian?n vehhabilerden eksik olmad?g?n? bedahaten isbat eder


  5. #5
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Esbap tahtında vücuda gelen hâdiseler, o esbâbın hâlis malı değil. Belki asıl o hâdisenin hakiki sahibi kaderdir. Kader ise hikmet-i İlâhiye ile hükmeder. Öyleyse, bu Vehhâbi hâdisesine yalnız Vehhâbilerin Ehl-i Sünnete karşı müfritâne bir tecavüzü nazarıyla bakmayacağız. Belki Ehl-i Sünnet, bir sû-i hareketiyle kadere fetvâ vermiş ki, Vehhâbileri Ehl-i Sünnete taslît etmiş. Vehhâbiler zulmeder; çünkü, hem çok müfritâne, hem intikamkârâne, hem Haricîlik nâmına ettikleri için, cinâyet ediyorlar. Fakat, kader-i İlâhî, üç sebebe binâen adâlet eder: Said Nursi.

  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Birincisi: Hadis-i sahîh ile sabit olan ziyaret-i kubûr ve makberistana hürmet-i şer'iye sû-i istimâl edildi, gayr-i meşrû hâdiseler zuhura geldi. Husûsan evliyâların makberlerine karşı hürmet ise, mânâ-yı harfî cihetiyle kalmadı, mânâ-yı ismî derecesine çıktı. Yani, sırf Cenab-ı Hak hesabına makbul bir abdi olduğuna ve şefaatine ve mânevî duasına mazhar olmak için olan meşrû hürmetten ziyade; o kabir sahibini âdetâ sahib-i tasarruf ve kendi kendine medet verecek bir kudret sahibi tasavvur edip, âmiyâne, câhilâne takdis edildi. Hattâ o dereceye varmış ki, namaz kılmayanlar, o mâruf ve meşhur türbelere kurban kesip, ona yalvarıyordu. İşte bu müfritâne hâl, kadere fetvâ verdi ki, o muharribi onlara musallat etsin. Fakat, o muharrib dahi, onları tâdil etmek ve ifratlarını kırmak lâzım gelirken, öyle yapmayıp, bilâkis o da tefrit edip köküyle kesmeye başladı. Elbette,
    "Zâlim Allah'ın kılıcıdır; onunla başkalarını cezalandırır, sonra da onu cezalandırır." kaidesine mazhar olur. Onlar da sonra cezasını bulurlar. Said Nursi.


  7. #7
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    İkincisi: Şu asırda maddî fikir galebe çalmış. Esbâb-ı zâhiriye, hakîki telâkkî ediliyor. İnsanlar esbâba yapışıyor. Eğer esbâb-ı zâhiriye bir ayna hükmünden çıkıp nazar-ı dikkati kendisine celbetse, Tevhîd-i hakîkiye münâfi olur. İşte, şu gafil maddî asırdaki insanlar, mütedeyyin de olsa, esbâba fazla sarılmalarına hikmet-i şer'iye müsaade etmiyor. İşte buna binâen, evliyânın ve eâzım-ı İslâmiyenin türbelerine birer mukaddes ziyâretgâh nazarıyla bakmak, o hikmet-i şer'iyeye şu zamanda pek muvafık düşmediğinden, kader-i İlâhî onu tâdil etmek istedi ki, bunları musallat etti. Said Nursi.

  8. #8
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Üçüncüsü: Şu asırda enâniyet o derece dizgini eline almış ki, çok insanlar birer küçük Firavun ve birer küçük Nemrud hükmüne geçmişler. İşte ehl-i gaflet ve ehl-i dalâlet ve bu mağrur ehl-i enâniyet nazarında kıyâs-ı binnefs olarak, eâzım-ı İslâmiyenin nâmdarlarını, hâşâ enâniyetle itham ettiklerinden, hem o ehl-i gaflet ve dalâlet kendileri Allah'ı tanımadıkları için, çok şeylere, çok zatlara birer nevî rubûbiyet tahayyül ettikleri bir hengâmda ve sanemperestliğin, başka bir nevi olan heykelperestlerin ve sûretperestlerin gayet müthiş bir riyâkârlık mânâsında olan şan ve şeref peşinde koştukları bir zamanda, eâzım-ı İslâmiyenin türbelerine câhilâne ve müfritâne bir sûrette avâmların takdîs derecesinde hürmetleri, elbette hikmet-i şer'iye noktasında kader münâsip görmedi ki; bu muharripleri Ehl-i Sünnete taslît etti. Onlarla tâdil edecek. Said Nursi.

  9. #9
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Fakat Vehhâbilerin seyyiât ve tahribâtlarıyla beraber, medâr-ı şükran bir cihetleri var ki, o çok mühimdir. Belki onların tahripkârâne olan seyyiâtlarına mukabil o cihettir ki, onları şimdilik muvaffak ediyor. O cihet de şudur ki: Namaza çok
    dikkat ediyorlar. Şeriatın ahkâmına tatbik-i harekete çalışıyorlar. Başkaları gibi lâkaytlık etmiyorlar. Güyâ dinin taassubu nâmına tecâvüz ediyorlar. Başkaları gibi dinin ehemmiyetsizliğine binâen şeâir-i diniyeyi tahrip etmiyorlar. Hem, Vehhâbilik az bir fırkadır. Koca âlem-i İslâmın havz-ı kebîri içinde ya erir, ya itidâle gelir; çünkü menbâı hâriçte değil ki, âlem-i İslâmı bulandırsın. Menbâı hariçte olsaydı, çok düşündürecekti...Said Nursi

  10. #10
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı nurçi38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    2. Şefaati inkar ederler.

    3. Tevessülü red ederler.
    10/3-Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?

    19/87-Rahmân’ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

    2/255-Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir?

    20/109-O gün, Rahmân’ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.

    21/28-Allah onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar onun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi onun korkusuyla titrerler.

    34/23-Allah katında, onun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, “Rabbiniz ne söyledi?” diye sorarlar. Onlar da “Gerçeği” diye cevap verirler. O yücedir, büyüktür.

    39/43-Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?”

    39/44-De ki: “Şefaat tümüyle Allah’a aittir. Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Sonra yalnız O’na döndürüleceksiniz.”

    40/18-Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.

    43/86-Onu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler.

    53/26-Göklerde nice melekler vardır ki onların şefaatleri; ancak Allah’ın izniyle, dilediği ve hoşnut olduğu kimselere yarar sağlar.

    74/48-Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.

    78/36,37,38-Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükafat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kur'an'dan Nurlar
    By Özgürlük in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.08.19, 06:36
  2. Bediüzzaman ve Nurlar
    By YİĞİDO in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.10.11, 18:37
  3. Bediüzzaman ve Vehhabilik Hakkında İddialar..
    By tename in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 08.10.09, 22:31
  4. Vehhabilik Hızla Yayılıyor
    By aktarcı in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 19.09.08, 14:53
  5. Nurlar
    By elff in forum Tavsiye Edilen Siteler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.05.07, 22:30

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0