+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: 33.Söz 25.Pencere

  1. #1
    Vefakar Üye sultanhani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    435

    Standart 33.Söz 25.Pencere

    33.sÖz 25.pencere (aç?klamal? ders)
    “ Nas?l ki madrup elbette daribe işaret eder,sanatl? bir eser sanatkar? icap eder,velet validi iktiza eder,tahtiyet fevkiyeti iltizam eder ve hakeza…Bütün umuru izafiye diye tabir ettikleri biri birisiz olmayan evsaf? nisbiye misullü,şu kainat?n cüziyat?nda ve heyeti umumiyesinde görünen imkan dahi vücubu gösterir.Ve bütün onlarda görünen mahlukiyet,halikiyeti gösterir. Ve umumda görünen kesret ve terkip vahdeti istilzam eder.ve vücup ve fiil,ve hallakiyet ve vahdet bil bedahe ve bizzarure mümkin,münfail,kesir,mürekkep,mahluk olmayan vacip ve fail,vahid ve hal?k olan mevsuflar? ister.Öyle ise bil bedahe bütün kainattaki bütün imkanlar, bütün infialler bütünün mahlukiyetler bütün kesret ve terkipler bir zat-? vacibul vücud, fa’alün lima yürüd,hal?k? küllü şeye,vahidi ahade işaret eder.”
    Mahlûkat ve mevcudat kelam ilmince ikiye ayr?l?r.Ya cevherdir, ya ar?z. Ar?z da dokuz tanedir.
    ?MKÂN DA?RES?NDEK? NESNELER
    CEVHER: …
    ARIZ: Bir yere yerleşmesinde başkas?na muhtaç olan ve müstakil olmayan, müstakil olan şeyle kaim olana ar?z denir. Ar?z dokuza ayr?l?r.
    1.KEM: Kemiyet Risale-i Nur da çok geçer. Say?lar demektir
    KEM: Zat? itibar? ile taksimi iktiza eden ar?zd?r. Yani zat? itibariyle bölüne bilen bir şeye kem denir.
    2.KEYF?YET: Zat? itibariyle ne taksimi nede nispeti iktiza etmeyen ar?zd?r. Hararet, bürudet gibi ne taksimi olur, ne de başkas?na nispet olunabilir. Arada dönen bir şey değil. Hararet, soğukluk gibi elle tutulmaz. Taksim de olunamaz.
    3.EYNE: Bir cismin bir mekân da husulüne denir. Bir cismin bir yerde yerleşme haletine eyn denir. O haldir.
    4.META: Bir şeyin zamanda husulüne denir. Veya zaman?n küçük parças?na denir. Bir şeyin küçük zaman parças?na yerleşmesine denir.
    5.VEZA: bir şeyin baz? parçalar?n? baz?lar?na nispet etmekle ve o şeyin eczalar?n? başka bir şeye nispet etmekle, o şeye has?l olan heyettir. Vaziyet bu kelimenin tahlilî- Ayakta durmakla s?rt üstü yatmak gibi. duruşun- vezad?r.Vaziyettir.
    6.MÜLK: Bir şeyi ihata edenden dolay? o şeye ar?z olan heyettir. Cildin cesede elbisenin bedene ihatas? gibi
    7.?ZAF?YE: Mütekerrir olan nispettir. Babal?ğ?n oğulla, oğulluğunda babal?ğa olan izafesi, nispeti gibi
    8.FAAL: Tesir etmek, suyu ?s?tan alet gibi. Alet cevherdir. Is?tma olay? tesir faildir.
    9.?NF?AL: Teessür etmek, bir şeyin tesirini kabul etmektir. Mesela ?s?tma haletine faal, suyunda ?s?nmay? kabul etme haletine infial denir. Birisi bir ağ?r kelime söyler buna faal denir. Bundan bir rahats?zl?k meydana gelir. Buna da infial denir.
    ?şte alim-i mütekellime göre iki bölümdür. Ya cevherdir, ya Ar?zd?r. Ar?zda dokuz tanedir.
    Kâinat?n bir birine karş? taksimat? böyledir. Gerçek manada düşündüğümüz zaman, kâinat Allaha karş? mutlaka münfaildir. Hepsi Allaha karş? ar?zd?r, müstakil değil.
    Çünkü Cenab-? hak hal?kt?r. Kâinat mahlûktur. Mahlûk hal?ks?z olmaz. Para var paran?n üzerinde nak?ş var. Bu nak?ş mutlaka darba delalet eder. Mutlaka infial failden gelir. Kanundur. Kâinatta böyle olduğuna göre, Cenab? hakla mukayese ettiğimiz zaman; kâinata bak?yoruz ki infial var. Kâinat mümkünül vücuttur, mahlûktur. Öyle ise bu kâinata vacibul vücut bir zat laz?m. Kâinat bir failsiz olmaz.
    Ulema-? ilmi kelam kâinat? böyle taksim ettikten sonra dönüyorlar o kâinat?n taksimat?ndan Allah?n varl?ğ?n? ispat ediyorlar. ?mkân vücubsuz olmaz. Öyle ise bu alemde Allahs?z olmaz. Bu Mütekellimin usulündeki ispatt?r.
    Ey derde derman isteyen, yetmez mi dert derman sana” diyen zat gibi bizde “Ey bu asrın manevi elemini nefsine çektiren ...kardeş; Yetmez mi Kur’an ve iman hizmeti sana?”diyoruz.
    Hulusi Ağabey


  2. #2
    Vefakar Üye sultanhani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    435

    Standart

    10.Söz’ün başında “kitap katipsiz olmaz, iğne ustasız olmaz.” Oda bu konuya dahildir. Aynı bu metottur. Umuru izafiyeyi eline alır almaz diyor: İnfial failsiz olmaz. Aynı kanundur. Risale-i Nurun her yerinde cereyan etmiş. Bu mesele. Fakat mütekellim biraz daha inhisar altına almış. Üstad niçin bunları anlatmamış dersek. Bunlar bitmiş bunlarla davasını ispat ediyor. İşi yokta kelimelerle mi uğraşsın. Kelimeleri biz öğrenelim,tetkik edelim.
    Nasıl ki matrub elbette daribe delalet eder. Sikkeye giren para sikkeyi gösterir.Sanatlı bir eser sanatkârı icap eder velet validi iktiza eder.Her sanatın bir ustası olduğuna göre bu kâinatında bir sanii vardır. Kanundur. Bunun dışına çıkmıyoruz. Cümlelerin hepsi mantık ilminin ölçüsüyle çıkıyor. İlmen bir kanun koyuyor. O kanunun dışına çıkmak mümkün olmuyor.
    Her sanatın bir saniyi var. Bu kanundur. Kâinatta bir sanattır, Öyle ise onunda sanii var.
    Bütün umuru izafiye diye tabir ettikleri biri birisiz olmayan evsafı nisbiye misullü,şu kainatın cüziyatında ve heyeti umumiyesinde görünen imkan dahi vücubu gösterir. Baba oğlu gösterir, alt üstü gösterir. Kâinatta imkândır. İmkân: Varlığında zaruret yok, yokluğunda da zaruret yok. Var olsa ne lazım gelir, yok olsa ne lazım gelir, yok olsa ne lazım gelir? Peki bu varlığı yokluğa tercih eden sebep ne olmuş? Madem varlığında yokluğunda bir zaruret yoksa neden bu var olmuş? Madem vardır, kesin bir mürekkep vardır.
    Vacibul vücut bir zat var ki, Bu mümkünül vücudu meydana getirmiş. Mümkünül vücut, vacibul vücudu ister. Varlığında zaruret olan bir zat var ki bunu meydana getirmiş. Öyle olmazsa ne lazım gelir? Mahluk var halık yok, baba var oğul yok, oğul var baba yok. Bu olmadığı gibi mahluk var, halık yok. masnu var sani yok, maktul var katil yok. Hep ters gidiyor. Mahkum var hakim yok, malum var alim yok.Bu olmaz. Burada esmayı Hüsna adedince tevhidin burhanları çıkıyor.
    MÜMKÜN: Varlığında yokluğunda zaruret yok.
    VACİBUL VÜCUT: Varlığında zaruret var Yokluğu muhaldir. Neuzu billâh Allah yok olsa ne lazım gelir? Bütün kâinatta cari olan kanunların silinmesi lazım. Nedir o? Mahluk var halık yok. Oğul var baba yok. Medrup var darib yok. Yerleşme var yerleşen yok. Bu olur mu? Olmadığına göre, ne kadar esma-ı hüsna varsa hepsinin kâinattaki tecellileri mutlaka o zatın Vacibul Vücudu ister. Mahlukiyet halikiyet ister.
    Madem kulluk var Allah’ı gösterir. Bütün alem bir kanuna itaat eder. Demek ki bir kanun koyan var.
    Bu bir ölçü oluyor insanın elinde. Burhandır birden doğup geliyor. Bu kanunları güzel ezberlenmesi lazım. Ezberlediğimiz zaman kainata bakacaksın. Alem nedir? Alemde bunların dışında bir şey yoktur. O zaman kendi kendine tevhit otomatik karşımıza çıkıyor. “Bütün onlarda görünen infial bir fiili gösterir”
    Risale-i Nur’da bir dersi işlerken mantık, münazara, belagat, bedi, beyan, kelam, usulü fıkıh, Kuran, Hadis, kâinat beraber yoğurarak tek bir damla zıt olmamak üzere cümleler yoğruluyor ve kuruluyor. Kimin haddi var ki karşısına çıksın. Haydi, bu kelimeleri değiştirelim, tercüme edelim. Tercüme olur mu? Onlar Türkçeden Türkçeye tercüme olmaz. Türkçeden Arapçaya tercüme olmaz. Ancak kısa meal olabilir.
    Ey derde derman isteyen, yetmez mi dert derman sana” diyen zat gibi bizde “Ey bu asrın manevi elemini nefsine çektiren ...kardeş; Yetmez mi Kur’an ve iman hizmeti sana?”diyoruz.
    Hulusi Ağabey


  3. #3
    Ehil Üye hayırlısı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    İstanbul-Kilis
    Mesajlar
    1.194

    Standart

    Alıntı sultanhani Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Risale-i Nur’da bir dersi işlerken mantık, münazara, belagat, bedi, beyan, kelam, usulü fıkıh, Kuran, Hadis, kâinat beraber yoğurarak tek bir damla zıt olmamak üzere cümleler yoğruluyor ve kuruluyor. Kimin haddi var ki karşısına çıksın. Haydi, bu kelimeleri değiştirelim, tercüme edelim. Tercüme olur mu? Onlar Türkçeden Türkçeye tercüme olmaz. Türkçeden Arapçaya tercüme olmaz. Ancak kısa meal olabilir.
    değil mi?
    Evet, hakiki imanı elde eden adam, kainata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikatından kurtulabilir. AMENNA

  4. #4
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    Alıntı sultanhani Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    [SIZE=3] imkan dahi vücubu gösterir.Ve bütün onlarda görünen mahlukiyet,halikiyeti gösterir.
    Burası çok dikkat edilmesi gereken yer,,Belkide konuyu açan nokta....

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  5. #5
    Ehil Üye nâme-i nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    1.460

    Standart

    Alıntı sultanhani Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    33.sÖz 25.pencere (aç?klamal? ders)
    “ Nas?l ki madrup elbette daribe işaret eder,sanatl? bir eser sanatkar? icap eder,velet validi iktiza eder,tahtiyet fevkiyeti iltizam eder ve hakeza…Bütün umuru izafiye diye tabir ettikleri biri birisiz olmayan evsaf? nisbiye misullü,şu kainat?n cüziyat?nda ve heyeti umumiyesinde görünen imkan dahi vücubu gösterir.Ve bütün onlarda görünen mahlukiyet,halikiyeti gösterir. Ve umumda görünen kesret ve terkip vahdeti istilzam eder.ve vücup ve fiil,ve hallakiyet ve vahdet bil bedahe ve bizzarure mümkin,münfail,kesir,mürekkep,mahluk olmayan vacip ve fail,vahid ve hal?k olan mevsuflar? ister.Öyle ise bil bedahe bütün kainattaki bütün imkanlar, bütün infialler bütünün mahlukiyetler bütün kesret ve terkipler bir zat-? vacibul vücud, fa’alün lima yürüd,hal?k? küllü şeye,vahidi ahade işaret eder.”
    ''Evet, şu mevcudat, aynalard?r. Fakat zulmet nura ayna olduğu gibi, hem karanl?k ne derece şiddetliyse o derece nurun parlamas?n? gösterdiği gibi, çok cihetlerle z?ddiyet noktas?nda aynadarl?k ederler.
    .................

    Evet, bütün mevcudat, güya lisan-? hâl ile, Veyse’l-Karanî gibi şöyle münâcât eder, derler ki:
    "Yâ ?lâhenâ! Rabbimiz Sensin. Çünkü biz abdiz. Nefsimizin terbiyesinden âciziz. Demek bizi terbiye eden Sensin.
    "Hem Sensin Hâl?k. Çünkü biz mahlûkuz, yap?l?yoruz.
    "Hem Rezzak Sensin. Çünkü biz r?zka muhtac?z; elimiz yetişmiyor. Demek bizi yapan ve r?zk?m?z? veren Sensin.
    "Hem Sensin Mâlik. Çünkü biz memlûküz. Bizden başkas? bizde tasarruf ediyor. Demek Mâlikimiz Sensin.
    "Hem Sen Azizsin, izzet ve azamet sahibisin. Biz zilletimize bak?yoruz; üstümüzde bir izzet cilveleri var. Demek Senin izzetinin aynas?y?z.
    "Hem Sensin Ganiyy-i Mutlak. Çünkü biz fakiriz; fakr?m?z?n eline yetişmediği bir g?nâ veriliyor. Demek Ganî Sensin, veren Sensin.
    "Hem Sen Hayy-? Bâkîsin. Çünkü biz ölüyoruz; ölmemizde ve dirilmemizde bir daimî hayat verici cilvesini görüyoruz.
    "Hem Sen Bâkîsin. Çünkü biz, fenâ ve zevâlimizde, Senin devam ve bekan? görüyoruz.
    "Hem cevap veren, atiyye veren Sensin. Çünkü biz, umum mevcudat, kalî ve hâlî dillerimizle daimî bağ?r?p istiyoruz, niyaz edip yalvar?yoruz. Arzular?m?z yerine geliyor, maksudlar?m?z veriliyor. Demek bize cevap veren Sensin."
    Ve hâkezâ, bütün mevcudat?n, küllî ve cüz’î herbirisi birer Veyse’l-Karanî gibi, bir münâcât-? mâneviye suretinde bir aynadarl?klar? var. Acz ve fakr ve kusurlar?yla kudret ve kemâl-i ?lâhîyi ilân ediyorlar.''

    (Mektûbat)

  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ve keza ilmü’l-hayvanat ve ilmü’n-nebatatta ispat edildiği gibi, envaın sayısı ikiyüzbine baliğdir. Bu neviler için birer "adem" ve birer evvel-baba lazımdır. Bu evvel-babaların ve ademlerin daire-i vücutta olmayıp ancak mümkinattan olduklarına nazaran, behemehal vasıtasız, kudret-i İlahiyeden vücuda geldikleri zaruridir. Çünkü bu nevilerin teselsülü, yani sonsuz uzanıp gitmeleri batıldır. Ve bazı nevilerin başka nevilerden husule gelmeleri tevehhümü de batıldır. Çünkü, iki neviden doğan nevi, alelekser ya akimdir veya nesli inkıtaa uğrar, tenasül ile bir silsilenin başı olamaz. i.i.

  7. #7
    Vefakar Üye sultanhani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    435

    Standart

    Madem kâinatta kesret var, neyi göz önüne alırsan al illa birkaç madde yan yana geliyor. Dünyada mürekkeb olmayan yoktur. Bu fennen sabittir. Her mürekkeb mutlaka vahidi gösterir. İmkân vücudu gösterir ve hakeza. Bin bir esma-i ilahi buradan çıkıyor. Kesret: çoğulluktur. Mürekkeb: Birleşmiş çoğunluktur. Allah cevherdir denilmez. Allah arazda denilmez, basitte denilmez, mürekkebte denilmez. Allah Vacibul Vücud, Vahidi Ahaddır. Bütün âlemi o kudretiyle yaratıyor, hiçbir şeye benzemiyor.
    Evet, kâinattaki bu infial onun fail olduğunu, kâinatın içindeki mahlukiyet onun hallakiyetini gösterir. Kâinatın içindeki çoğunluk onun birliğini gösterir. Kâinatın biri birine yapışıp, öyle idare edilmesi mürekkeb olmayan zatı gösterir. Maddeten mürekkeb değil derken hâşâ basit tek bir maddedir demek istemiyoruz. Madde değil, cevher değil. “Allah nurdur”dan murat maddi nur değildir.Hâşâ! Nurları nurlandıran ama kendisi bu elle tutulan, tartılan maddi nur değil. Allah cevher değil, arız değil, maddeden mücerrettir. Fennin kabul ettiği madde cisimdir. Cisme madde diyor. Üstad burada en alasına kadar gidiyor. Bugünkü fennin tespitiyle kelam ilminin tespiti kıyaslanırsa fenin tespiti çok cüz-i kalır. Risale-i Nuru bilmek lazım. Cisim nedir,irade nedir, hareket nedir, taharruk nedir hepsi Risale-i Nur’da geçiyor. Bunların temeli olan ıstılahı tarifleri kelam ilminde vardır. Hepsini tahlil etmeyen hakkıyla Risale-i Nur’u çözemez. Bunları öğrenme mecburiyeti var. Üstad bu tabirleri kullanmış. Üstad Mevakıf ve Makasıtı ezbere biliyordu. Üstad doksan kitabı ezbere biliyordu ve bunları her gün üç saat çalışarak devrederdi. Bu kitapların içerisinde Mantık vardı, İbn-i Hacerin yarısı, altı hadis kitabı hep ezberindeydi. O halde iken yine devam ediyordu. Risale-i Nurda cümleyi koyduğu zaman o ilmi ölçülerle koyuyordu. Risale-i Nur’un hiçbir kelime ve cümlesinde ilmin çeşitlerinin hiçbir kaidesine aykırılık yoktur.

    İfadedeki düşüklük, manadaki noksanlık, izahtaki eksiklik bana aittir. Size bir dirhem faydam olmuşsa , bundan dolayı Allah’a nihayetsiz hamd ve şükürler eder, başta siz kardeşlerimim olmak üzere, muhitinizdeki bütün Hakka aşık, sıdka müştak kardeşlere gerek ben ve gerekse buradaki alakadar kardeşler namına nihayetsiz selam ve dualar eder, hayır dualarınızı niyaz ederim.
    Ey derde derman isteyen, yetmez mi dert derman sana” diyen zat gibi bizde “Ey bu asrın manevi elemini nefsine çektiren ...kardeş; Yetmez mi Kur’an ve iman hizmeti sana?”diyoruz.
    Hulusi Ağabey


  8. #8
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı sultanhani Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    . Bunların temeli olan ıstılahı tarifleri kelam ilminde vardır.

    Hem diyordu: "Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki: ’Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.’ Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki HAŞİYE o adamım" diye

    "Zaman ispat etti ki, o adam, adam değil, Risale-i Nur’dur. Belki ehl-i keşif Risale-i Nuru ehemmiyetsiz olan tercümanı ve nâşiri sûretinde keşiflerinde müşahede etmişler, "bir adam" demişler."

    Alet ilimlerini okumadan yüksek ilimlerden ders veren bir eser varken niye alet ilimlerine rucu edilir ki?

  9. #9
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Thumbs up

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hem diyordu: "Eski zamanda, büyük zâtlar demişler ki: ’Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delâil-i akliye ile kemâl-i vuzuhla ispat edecek.’ Ben istiyorum ki, ben o olsam, belki HAŞİYE o adamım" diye

    "Zaman ispat etti ki, o adam, adam değil, Risale-i Nur’dur. Belki ehl-i keşif Risale-i Nuru ehemmiyetsiz olan tercümanı ve nâşiri sûretinde keşiflerinde müşahede etmişler, "bir adam" demişler."

    Alet ilimlerini okumadan yüksek ilimlerden ders veren bir eser varken niye alet ilimlerine rucu edilir ki?
    tercüman oldunuz

  10. #10
    Vefakar Üye sultanhani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    435

    Standart

    Alıntı nurhanali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    tercüman oldunuz
    sultanhani´isimli üyeden Al?nt?
    . Bunlar?n temeli olan ?st?lah? tarifleri kelam ilminde vard?r.

    Ist?lahi manalar bilinmeden çözülmez. Dershanede ders yaparken "abiler" ?st?lahi manalar? şöyle veya böyle vermekteler.(tabiki istifadede abinin ilmi aletleri bildiği kadar?yla bizde okadar öğreniyoruz.Bazen bunlar? bilmediklerinden TDK n?n sözlüğünden aktard?klar?yla risale nur öğreniyorlar.yada yeni kitap eveleri hem kelime hemde ?st?lahi anlamlar? veren eklemeler yap?lm?ş. Demekki kavramlar?n bilinmesi şart "?st?lahi manalar?, kavramlar? bilmeyenler Risale-i Nur haf?z?da olsa hissesi s?n?rl? olacakt?r. Risale-i Nur anlamak için sözlüklerin oluşturulmas? kitaplar?n sahifelerinin alt?na kelime manalar?n?n verilmesi ve kitaplar?n sonunda kavramlar?n ve ?st?lahlar?n verilmesi "anlam?yoruz, kavramlar? bilmiyoruz" diye feryat edenlerin feryatlar? cevapt?r. Ben okuyarak anlad?m çal?şa çal?şa, kavramlar yukar?dan inmez demek birine sorulmuş. ?ster ?stilahi anlam kitaptan ister abiden öğrenilsin, öğrenme risale d?ş?nda bir kavram bilgisi gerektiriyor. K?rm?z? kitaplar?n yan?ndaki "yard?mc?" kitaplar(abi, sözlük vb.) buna şahit. Biri bize "risalede fail, infail geçiyor bu ne dir?" dese ne cevap veririz. verdiğimiz cevap şöyle ve böyle ilmi gerektirir ama ilimsizde hissesiz kalmaz derce-i fehmine göre alacağ?n? al?r vesselam
    Konu sultanhani tarafından (06.11.07 Saat 10:03 ) değiştirilmiştir.
    Ey derde derman isteyen, yetmez mi dert derman sana” diyen zat gibi bizde “Ey bu asrın manevi elemini nefsine çektiren ...kardeş; Yetmez mi Kur’an ve iman hizmeti sana?”diyoruz.
    Hulusi Ağabey


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. 33.Söz / 9.Pencere
    By fanidünya... in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 18.07.15, 08:45
  2. Farklı Bir Pencere....
    By gamze-i_dilruzum in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.04.13, 20:54
  3. Yirminci Pencere
    By gamze-i_dilruzum in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.12.12, 18:55
  4. Pencere...
    By m_safiturk in forum Şiirler
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 29.07.09, 12:01
  5. Yirmi Altıncı Pencere
    By 1kul in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.03.09, 09:25

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0