+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 22

Konu: Aşkı Mecazi - Aşkı Hakiki

  1. #1
    Müdakkik Üye Gül-ihamra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    810

    Standart Aşkı Mecazi - Aşkı Hakiki

    kardeşler ben şunu merak eettim insan hakiki aşka vasıl olması icin illa aşkı mecaziyimi yasaması gerekiyor?
    aşkı mecazi yaşanmadan aşk-ı hakikiye vasıl olunamaz mı?
    Bir dilenci gelse kapıma onu bu cüz'i şefkatimle geri çevirmiyeceğim.Rabbim! Bana vermiş olduğun şefkatinin yüzde biri,o dilenciyi kapımdan boş çevirtmiyorsa,ben ümitvarım ki;
    o yüzde doksan dokuz şefkatin beni senin kapından boş çevirmiyecek

  2. #2
    Dost Asker.AVSAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Bulunduğu yer
    ISTANBUL
    Mesajlar
    23

    Standart

    Hay?r olunamaz...

    Peygamberler d?ş?nda hiç bir insan ismet s?fat?na sahip olmad?ğ?ndan, her insan?n, başka başka aşklarla, az veya çok, bir dem eğlendiği, oyaland?ğ?, oyalanacağ? gerçektir...

  3. #3
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    daha kolay vas?l olunur..

    bunun cevab?n? 1.mektubun 4.sualinde vard?r..okumal?
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  4. #4
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    Dördüncü Sual: Mahbuplara olan aşk-? mecazî aşk-? hakikîye ink?lâp ettiği gibi, acaba ekser nasta bulunan, dünyaya karş? olan aşk-? mecazî dahi bir aşk-? hakikîye ink?lâp edebilir mi?
    Elcevap: Evet. Dünyan?n fâni yüzüne karş? olan aşk-? mecazî, eğer o âş?k, o yüzün üstündeki zeval ve fenâ çirkinliğini görüp ondan yüzünü çevirse, bâki bir mahbup arasa, dünyan?n pek güzel ve âyine-i esmâ-i ?lâhiye ve mezraa-i âhiret olan iki diğer yüzüne bakmaya muvaffak olursa, o gayr-? meşru mecazî aşk, o vakit aşk-? hakikîye ink?lâba yüz tutar. Fakat bir şartla ki, kendinin zâil ve hayat?yla bağl? karars?z dünyas?n? haricî dünyaya iltibas etmemektir. Eğer ehl-i dalâlet ve gaflet gibi kendini unutup, âfâka dal?p, umumî dünyay? hususî dünyas? zannedip ona âş?k olsa, tabiat batakl?ğ?na düşer, boğulur. Meğer ki, harika olarak bir dest-i inâyet onu kurtars?n. Şu hakikati tenvir için şu temsile bak:
    Meselâ, şu güzel, ziynetli odan?n dört duvar?nda, dördümüze ait dört endam aynas? bulunsa, o vakit beş oda olur: biri hakikî ve umumî, dördü misalî ve hususî. Herbirimiz, kendi aynam?z vas?tas?yla, hususî odam?z?n şeklini, heyetini, rengini değiştirebiliriz. K?rm?z? boya vursak k?rm?z?, yeşil boyasak yeşil gösterir. Ve hâkezâ, ayninede tasarrufla çok vaziyetler verebiliriz. Çirkinleştirir, güzelleştirir, çok şekillere koyabiliriz. Fakat haricî ve umumî oday? ise kolayl?kla tasarruf ve tağyir edemeyiz. Hususî oda ile umumî oda hakikatte birbirinin ayn? iken, ahkâmda ayr?d?rlar. Sen bir parmakla odan? harap edebilirsin; ötekinin bir taş?n? bile k?m?ldatamazs?n.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  5. #5
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    ?şte, dünya süslü bir menzildir. Herbirimizin hayat? bir endam aynas?d?r. Şu dünyadan herbirimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kap?s?, hayat?m?zd?r. Belki o hususî dünyam?z ve âlemimiz bir sayfad?r, hayat?m?z bir kalem-onunla, sahife-i a'mâlimize geçecek çok şeyler yaz?l?yor.
    Eğer dünyam?z? sevdikse, sonra gördük ki, dünyam?z, hayat?m?z üstünde bina edildiği için, hayat?m?z gibi zâil, fâni, karars?zd?r, hissedip bildik. Ona ait muhabbetimiz, o hususî dünyam?z ayna olduğu ve temsil ettiği güzel nukuş-u esmâ-i ?lâhiyeye döner, ondan cilve-i esmâya intikal eder.
    Hem o hususî dünyam?z, âhiret ve Cennetin muvakkat bir fidanl?ğ? olduğunu derk edip, ona karş? şedit h?rs ve talep ve muhabbet gibi hissiyat?m?z? onun neticesi ve semeresi ve sümbülü olan uhrevî fevâidine çevirsek, o vakit o mecazî aşk hakikî aşka ink?lâp eder.
    Yoksa,


    -1-

    s?rr?na mazhar olup, nefsini unutup, hayat?n zevâlini düşünmeyerek hususî, karars?z dünyas?n? ayn? umumî dünya gibi sabit bilip kendini lâyemut farz ederek dünyaya saplansa, şedit hissiyatla ona sar?lsa, onda boğulur, gider. O muhabbet onun için hadsiz belâ ve azapt?r. Çünkü, o muhabbetten yetimâne bir şefkat, meyusâne bir rikkat tevellüt eder. Bütün zîhayatlara ac?r, hattâ güzel ve zevâle maruz bütün mahlûkata bir rikkat ve bir firkat hisseder; elinden bir şey gelmez, ye's-i mutlak içinde elem çeker.
    Fakat gafletten kurtulan evvelki adam, o şedit şefkatin elemine karş? ulvî bir tiryak bulur ki, ac?d?ğ? bütün zîhayatlar?n mevt ve zevâlinde bir Zât-? Bâkînin bâki esmâs?n?n daimî cilvelerini temsil eden âyine-i ervahlar? bâki görür; şefkati bir sürura ink?lâp eder. Hem zeval ve fenâya maruz bütün güzel mahlûkat?n arkas?nda bir cemâl-i münezzeh ve hüsn-ü mukaddes ihsas eden bir nak?ş ve tahsin ve san'at ve tezyin ve ihsan ve tenvir-i daimîyi görür. O zeval ve fenây?, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san'at için bir tazelendirmek şeklinde görüp, lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir.
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Nokta
    Cenab-ı Hakkın mâsivâsına yapılan muhabbet iki çeşit olur. Birisi yukarıdan aşağıya nâzil olur; diğeri aşağıdan yukarıya çıkar. Şöyle ki:
    Bir insan en evvel muhabbetini Allah’a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah’ın sevdiği herşeyi sever. Ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah’a olan muhabbetini tenkis değil, tezyid eder.
    İkinci kısım ise, en evvel esbabı sever ve bu muhabbetini Allah’ı sevmeye vesile yapar. Bu kısım muhabbet, topluluğunu muhafaza edemez, dağılır. Ve bazan da kavî bir esbaba rastgelir. Onun muhabbetini mânâ-yı ismiyle tamamen cezb eder, helâkete sebep olur. Şayet Allah’a vâsıl olsa da, vüsulü nâkıs olur. Mes. Nur.

  7. #7
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nokta
    Cenab-ı Hakkın mâsivâsına yapılan muhabbet iki çeşit olur. Birisi yukarıdan aşağıya nâzil olur; diğeri aşağıdan yukarıya çıkar. Şöyle ki:
    Bir insan en evvel muhabbetini Allah’a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah’ın sevdiği herşeyi sever. Ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah’a olan muhabbetini tenkis değil, tezyid eder.
    İkinci kısım ise, en evvel esbabı sever ve bu muhabbetini Allah’ı sevmeye vesile yapar. Bu kısım muhabbet, topluluğunu muhafaza edemez, dağılır. Ve bazan da kavî bir esbaba rastgelir. Onun muhabbetini mânâ-yı ismiyle tamamen cezb eder, helâkete sebep olur. Şayet Allah’a vâsıl olsa da, vüsulü nâkıs olur. Mes. Nur.

    İşte asıl son nokkta...
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  8. #8
    Dost MertFatih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    31

    Standart Kan Damarlarimiz

    Biliyosunuz nefsimiz ve şeytan bizi bitirmeye çalışıyor. İnsanda kan damarları vardır ve bu damarler olmadan yaşayamaz yni gerekli kan gerekli yerlere gidemez ve ölür. işte insanın maddi kan damarları oldugu gibi manevi damarlarıda vardır. Bu damarlar insanın Allahla olan baglantısı ölçüde saglamdır ve gerektigi yerde kopmaz. düşünün şeytan ve nefsimiz bu damarları kesmek istemezmi? tabiki. peki nasıl keser bu damarları? Kalbimizi başka şeylerle doldurarak dimi çünkü kalbimiz Allaha aittir yani kalbimizde olan herşey allah rızasını kazanma ölçüsünde olması gerekir. peki mecaz_i aşk ta ne oluyo; kalbimizi Allaha yönelticemize bir kişiye veye bir şeye yöneltip onunla dolduruyoruz. ve yavaş yavaş Allahla olan baglantımız eriyor ve Kan damarlarımız yavaş yavaş tek tek kopuyo git gide çok az kalıyoki oda tabiki yetmiyo bize. yavaş yavaş kan gelmedigi için zayıflıyoruz ve ölecek hale geliyoruz belkide çok geç kalırsak veya abartırsak damarlarımızı tamaman kaybediyoruz ve kalbimizi Allah mühürlüyo artık geri dönüş yok yani ölüyoruz.
    Aslında insan Hakiki Aşka daha kolay erişebilir. mecaz_i aşktan hakiki aşka erişen çok azdır ve gerçekten çok zor bişeydir. her insan bunu kolay kolay yapamayabilir.
    Niye KAN DAMARLARIMIZI koparıp tekrar onları yerine takalımki Hazır kopmamış dururken dimi?
    Şunuda unutmayın onları yerine takmak hiçte kolay degil.

  9. #9
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Post

    Mecazi aşk? yaşam?ş olmak bence bir olgunluk göstergesidir..?nsan mecazi aşk çerçevesinde olgunlaş?r, bir kal?ba girer...Bu kal?p onun yaşam? boyunca yaşayacağ? olaylara karar vermesine vesile olur.Mecazi aşk insan?n dimağ?nda hoş bir tat b?rakan yaşanm?ş güzel bir deneyimdir...Mecazi aşk? yaşam?ş bir insan (Hakiki aşka nail olduysa eğer) yapacağ? davran?şlar? ihlas yönünde şekillenir.Mecazi aşk sonuçta Rabbim in verdiği bir nimete beselenen aş?r? duygu yoğunluğudur.Bu biçimde kabullenirsek, mecazi aşk? hissettiğimiz kişiye beslediğimiz duygular Rahman a olan bir şükran olur...Her şey bak?ş aç?s?nda çözülüyor...Önemli olan kişinin aşktan ne anlad?ğ?...

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  10. #10
    Gayyur yaakarii - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    52

    Standart

    Alıntı şakirdim Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    kardeşler ben şunu merak eettim insan hakiki aşka vasıl olması icin illa aşkı mecaziyimi yasaması gerekiyor?
    aşkı mecazi yaşanmadan aşk-ı hakikiye vasıl olunamaz mı?
    S.A ben arkadaşın sorusuna şunu ilave etmek isterim.Risale-i nur talebesi için hakiki aşk bir hedef midir?

    Acz,fakr,şefkat,tefekkür yolu hakiki aşktan farklı bir şeymidir?Eger farklı farklı şeylerse hangisi daha üstün denebilir?

    Hakiki aşkı yakalayanlara ne denir?Yani veli,evliya,asfiya,sıddıkin.. bunlardan hangisini andırır?

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Fillerin aşkı
    By HÜR ADAM in forum Mizah
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 01.08.19, 10:41
  2. Hissiyatlarımızın Mecazi ve Hakiki Yönlerini Keşfedelim:)
    By MuM in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 14.09.18, 07:41
  3. “Mecâzî Aşk, Hakîkî Aşkın Köprüsüdür”
    By *SAHRA* in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.09.13, 15:42
  4. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.08.08, 12:00

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0