+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Kalem-i Kader ve Kudretine Sayfa Olmak...

  1. #1
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart Kalem-i Kader ve Kudretine Sayfa Olmak...

    29. Sözden;

    Şu remizli nüktenin sırrı şudur ki:
    Hakîm-i Ezelî, inâyet-i sermediye ve hikmet-i ezeliyenin iktizâsı ile, şu dünyayı, tecrübeye mahal ve imtihana meydan ve Esmâ-i Hüsnâsına ayna ve kalem-i kader ve kudretine sayfa olmak için yaratmış. Ve tecrübe ve imtihan ise neşv ü nemâya sebeptir. O neşv ü nemâ ise, istidadların inkişafına sebeptir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezâhürüne sebeptir. O kabiliyetlerin tezâhürü ise hakâik-ı nisbiyenin zuhuruna sebeptir. Hakâik-ı nisbiyenin zuhuru ise Sâni-i Zülcelâlin Esmâ-i Hüsnâsının nukuş-u tecelliyâtını göstermesine ve kâinatı mektubât-ı Samedâniye sûretine çevirmesine sebeptir. İşte şu sırr-ı imtihan ve sırr-ı teklif iledir ki, ervâh-ı âliyenin elmas gibi cevherleri, ervâh-ı sâfilenin kömür gibi maddelerinden tasaffî eder, ayrılır.

    "kalem-i kader ve kudretine sayfa olmak" bu ifadeden ne anlamalıyız?
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  2. #2
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Nurlardan bir anekdot:


    “Hakîm-i Ezelî, inâyet-i sermediye ve hikmet-i ezeliyenin iktizâs? ile, şu dünyay?, tecrübeye mahal ve imtihana meydan ve Esmâ-i Hüsnâs?na ayna ve kalem-i kader ve kudretine sayfa olmak için yaratm?ş. Ve tecrübe ve imtihan ise neşv ü nemâya sebeptir. O neşv ü nemâ ise, istidatlar?n inkişaf?na sebeptir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezâhürüne sebeptir. O kabiliyetlerin tezâhürü ise hakàik-? nisbiyenin zuhuruna sebeptir. Hakàik-? nisbiyenin zuhuru ise Sâni-i Zülcelâlin Esmâ-i Hüsnâs?n?n nukuş-u tecelliyât?n? göstermesine ve kâinat? mektubât-? Samedâniye sûretine çevirmesine sebeptir. ?şte şu s?rr-? imtihan ve s?rr-? teklif iledir ki, ervâh-? âliyenin elmas gibi cevherleri, ervâh-? sâfilenin kömür gibi maddelerinden tasaffî eder, ayr?l?r.” (Sözler, s. 491)
    Sözler adl? eserden naklettiğimiz bu paragraf 29. Sözün ?kinci Maksad? içinde “Remizli Bir Nükte” başl?ğ? ile verilen bir bölümden al?nm?şt?r. Bu bölüm yaklaş?k bir sayfay? aşk?n bir bölümdür. Biz burada sadece bir paragraf?n? ele alarak, bu paragraf üzerinde k?sa bir yorum yapmaya çal?şacağ?z. “K?sa bir yorum” diyoruz, çünkü bu paragraf?n içinde geçtiği bir sayfal?k mezkur “Remizli Bir Nükte”, gerçekten çok derin konular? ihtiva ediyor. Bu konu üzerinde sayfalarca yorum yap?lsa yeridir diye düşünüyoruz. Şimdi bu paragraf üzerinde dural?m. ?nşallah diğer paragraflar? da f?rsat buldukça yorumlamaya çal?ş?r?z.

    ?lk cümleden başl?yoruz:


    “Hakîm-i Ezelî, inâyet-i sermediye ve hikmet-i ezeliyenin iktizâs? ile, şu dünyay?, tecrübeye mahal ve imtihana meydan ve Esmâ-i Hüsnâs?na ayna ve kalem-i kader ve kudretine sayfa olmak için yaratm?ş.”
    Burada üzerinde ilk durulmas? gereken husus “Hakîm-i Ezelî” tabiridir. Zira meselenin düğüm noktas? buras?. Bu tabirden sonra s?ralanan tüm iş, faaliyet ve maksatlar Hakîm isminin tecellisine bak?yor.
    Çünkü tecrübe ve imtihan için yarat?lan dünyada her şey Hakîm ismi muktezas? olarak meydana gelmektedir. Ayn? zamanda Cenâb-? Hakk?n bütün isim ve s?fatlar? da Hikmet perdesi içinde tecellî etmektedir. ?şte “Hakîm-i Ezelî”, Esma-i Hüsnas?n?n tecellîsi ve bu tecelli içindeki kader ve kudret defterlerine sayfalar yazmak için şu dünyay? tecrübe ve imtihana meydan olarak yaratm?ş.
    Suâl:
    Niçin Cenâb-? Hakk?n isimlerinin tam olarak tecellisi imtihan s?rr?na bağl?d?r. ?mtihan s?rr? olmaks?z?n isimlerin tecellisi mümkün değil mi?
    Cevap:
    Cenab-? Hakk?n celâlî ve cemâlî isimlerinin tecellisi imtihan s?rr?na bağl?d?r. ?mtihan s?rr?na tabi olmayan Melekler ve Ruhaniler s?n?f?nda bir çok cemâlî isim tecellî etmektedir. Ancak Gafur ve Rahîm gibi cemâlî, Kahhar, Mumit gibi birçok celâlî isim ve s?fat?n tecellîsi imtihan s?rr?na mazhar olan insan?n yarat?lmas?na bak?yor. ?mtihan s?rr? olmasayd? Gafur ismini bilemezdik. Çünkü o zaman günah ve hata olmaz, bu nedenle de ‘bağ?ş ve af ne demek’ anlaş?lmazd?.
    ?fadeye göre dünyan?n yarat?lmas?n?n üç temel ve öncelikli hikmeti var:
    1- Dünya, bir tecrübe ve imtihan meydan?d?r.
    2- Dünya, Cenâb-? Hakk?n “Esmâ-i Hüsnâs?na aynal?k” yapmaktad?r.
    3- Dünya, Kader ve Kudret kaleminin sayfalar? hükmündedir.
    ?şte dünya ve içinde yarat?lan tüm mahlukat ve d?ş?nda yarat?lan şu gördüğümüz koca semavat ve diğer âlemler yukar?daki üç mühim s?rra bakar. Hatta imtihan s?rr? d?ş?nda gibi gözüken Melek taifesi de bir ölçüde imtihan s?rr? içindedir. Çünkü Melekler, imtihan s?rr? ile doğrudan muhatap olan insan?n bir yard?mc?s? konumundad?r. Şeytan?n şer desise ve vesveselerine karş?l?k Melekler, hayr? telkin etmekle görevlidir. Zaten kâinat?n tüm görünen faaliyeti imtihan s?rr?na bakar, ona göre işler.

    Halil Akgünler
    Yeni Asya gazetesi

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  3. #3
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    ?kinci cümle:

    “Ve tecrübe ve imtihan ise neşv ü nemâya sebeptir. O neşv ü nemâ ise, istidatlar?n inkişaf?na sebeptir. O inkişaf ise, kabiliyetlerin tezâhürüne sebeptir.”
    Bir misâlle izaha başlayal?m:
    OKS s?nav?n? kazan?p Fen Lisesine girmiş bir talebede ?bn-i Sina gibi bir doktorluk kabiliyeti olduğunu düşünelim. Bu kabiliyetin tam olarak ortaya ç?kabilmesi için bu talebe, dört y?ll?k lise öğrenimini başar? ile bitirecek, önüne ç?kan matematik ve fen bilimlerinden ve diğer derslerinden üstün başar? ile mezun olacak ve ÖSS s?nav?nda en yüksek puanlardan birisini alarak Hacettepe gibi en yüksek bir T?p Fakültesine girmeye hak kazanacak. Elbette ki iş burada bitmeyecek, alt? y?ll?k t?p eğitimine devam edecek, yine bütün derslerden aç?lan s?navlar? üstün bir başar? ile geçecek ve sonunda t?p doktoru unvan?n? elde edecek. Hatta bu da yetmeyecek TUS adl? s?nav? da geçip, dört y?l daha okuyarak konusunda uzman bir doktor olacak, belki de ancak o zaman ?bn-i Sina gibi bir doktorluk kabiliyetine sahip olacak. ?şte bir kişide bulunan doktorluk kabiliyetinin tam olarak gözükebilmesi için, o kişi önüne konulan tüm imtihan engellerini geçecek, her bir imtihan sonunda bilgi, beceri ve kabiliyetlerini geliştirecek, bu gelişme neticesinde doktorluk kabiliyeti inkişaf etmeye başlayacak ve on y?ll?k bir t?p eğitimi sonunda doktorluk kabiliyeti tam olarak meydana ç?km?ş olacak. Hatta öncesi de düşünüldüğünde bir kişideki doktorluk kabiliyetinin tam olarak ortaya ç?kmas? için 8 y?l ilk öğretim, dört y?l lise ve on y?ll?k bir üniversite olmak üzere toplam yirmi iki y?ll?k bir eğitim ve imtihan ve tecrübe süreci geçmesi gerekir.
    Şimdi bu noktada bir de aksini düşünelim.
    Diyelim ki, o ?bn-i Sina gibi doktorluk kabiliyeti olan genç arkadaş?m?z?n önüne hiçbir imtihan şart? ç?karmad?k. Fen lisesinde okuduğu esnada öğretmenleri ona dediler ki: “Sen burada hiçbir derse çal?şmayacaks?n. Her sene geçme notun beş üzerinden beş olacak. Okulu bitirme notun yine beş üzerinden beş olacak. Hatta üniversiteye de doğrudan kay?t yapt?racaks?n. Üstelik istediğin yere de gideceksin.”
    Yine diyelim ki, bu genç doğrudan Hacettepe T?p Fakültesine kay?t yapt?rd?. Bu sefer de T?p Fakültesindeki hocalar? ona dediler ki: “Sen sadece okula gel-git. Bütün derslerden geçeceksin. Hiçbir dersten sana s?nav ve imtihan yok. Ve alt? y?l sonra sana doktorluk diploman? vereceğiz.” Bu talebe denileni yapsa ve alt? y?l sonunda doktorluk diplomas?n? alsa, acaba doktorluk kabiliyeti mi, yoksa cehalet kabiliyeti mi inkişaf etmiş olur? Elbette ki böyle bir insan?n doktorluğundan söz edilemez.
    Demek ki bir talebedeki doktorluk kabiliyetinin inkişaf? için en s?k? s?navlardan, en yüksek bir eğitimden, en zor imtihanlardan geçmesi gerekir ki, o kabiliyet o insanda ortaya ç?ks?n, tezahür etsin. ?şte insan?n önüne ç?kar?lan zorluklar, eksikler, şerler, engeller, ihtiyaçlar, hastal?klar, musibetler ve diğer tüm z?tl?klar insanlardaki binlerce çeşit kabiliyetlerin inkişaf etmesine, gelişip ilerlemesine ve tezahür edip gözükmesine vesile olmuştur. Bu gün binlerce ilim, fen ve teknik, z?tl?klar?n müdahalesi neticesinde ortaya ç?km?şt?r. Hastal?klar ve musibetler olmasa t?p, r?zk ihtiyac? olmasa ziraat, bar?nak ve iletişim gibi günlük ihtiyaçlar olmasa mühendislik, şer ve dalâlet olmasa hay?r ve hak kahramanlar? ortaya ç?kmayacakt?. ?şte tüm bu z?tl?klar ise imtihan s?rr?n?n en temel saik noktas?d?r.

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  4. #4
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Üçüncü cümle:

    “O kabiliyetlerin tezâhürü ise hakàik-? nisbiyenin zuhuruna sebeptir. Hakàik-? nisbiyenin zuhuru ise Sâni-i Zülcelâlin Esmâ-i Hüsnâs?n?n nukuş-u tecelliyât?n? göstermesine ve kâinat? mektubât-? Samedâniye sûretine çevirmesine sebeptir.”
    Hakàik-? nisbiye nedir?
    Nisbî hakikatler birbirine bağl? olarak gözüken ve ortaya ç?kan hakikatlerdir. Nisbî hakikatlere izafî, bağ?l hakikatler de denir. Nisbî hakikatleri ortaya ç?karan z?tl?klard?r. Meselâ “güzellik” bir hakikat-i sabitedir. ?şin içine çirkinlik girmesi ile güzelliğin bir hakikati binlerce nisbî hakikate ink?lap eder. Meselâ hay?r ve hak bir hakikat-i sabitedir. ?şin içine şer ve çirkinlik girmesi ile insanl?k âleminde Hazret-i S?dd?k Ebûbekir’den (ra) tutun da, Ebû Cehil’e kadar binlerce nisbî mertebe ortaya ç?km?şt?r. Her bir insan hay?r ve hak noktas?nda farkl? bir makama ve farkl? bir kabiliyete sahiptir. Cenâb-? Hakk?n isim ve s?fatlar? da her bir insana göre farkl? bir şekilde tecellî eder.
    ?şte çirkinliğin müdahalesi ile binlerce güzellik hakikati, şerrin müdahalesi ile binlerce hay?r mertebeleri, ihtiyaçlar?n etkisi ile binlerce meslekî kabiliyetler ortaya ç?k?p bir hakikatin binlerce sümbül vermesiyle nisbî hakikatleri netice verir. Demek ki imtihan s?rr? kabiliyetlerin ortaya ç?kmas?na, kabiliyetlerin de çeşitliliği izafî ve nisbî hakikatlerin tezahürüne neden oluyor. Bunun neticesinde de Cenâb-? Hakk?n isim ve s?fatlar?n?n tecellisi tezahür ediyor. Allah’?n Rahman, Rahîm, Alîm, Kerîm, Gafur, Şâfî gibi binlerce isim ve s?fat? nisbî hakikatler aynas?nda tezahür eder. Meselâ Rahman ismi açl?k musibetine maruz kalan tüm mahlukat?n?n r?zk ve ihtiyaçlar?n? gidermek için tecellî eder. Üstelik açl?k vas?tas?yla binlerce şubelere ayr?lan r?zk, Rezzak ve Rahman ismi ile binlerce farkl? şekilde tecellî eder. Meselâ Cemîl ismini ele alal?m. Çirkinlik işin içine girmesi ile meydana gelen binlerce çeşit güzellik aynas?nda hem Cemil ismi tecellî eder, hem de binlerce farkl? şekilde tecellî eder. Cemîl ismi bir hakikat-i sabite iken binlerce, milyarlarca ve say?s?z mahlukat? üstünde gözüken nisbî güzellik aynas?nda yine binlerce ve hesaps?z bir şekilde Cemil isminin tecellîsi gözükür. Meselâ Alîm ismi de böyledir. Cehaletin müdahalesi ile ortaya ç?kan binlerce ilim mertebelerinde binlerce kez Alîm isminin nak?şlar? gözükür.
    ?şte her bir isim ve s?fat nisbî hakikatler aynas?nda tecellî ederek kâinat? mükemmel bir kitap, derin mânâlar ihtiva eden birer mektup şekline çevirmiştir.

    Son cümle:

    “?şte şu s?rr-? imtihan ve s?rr-? teklif iledir ki, ervâh-? âliyenin elmas gibi cevherleri, ervâh-? sâfilenin kömür gibi maddelerinden tasaffî eder, ayr?l?r.”
    ?nsanlar binlerce çeşit kabiliyet ile donat?lm?ş olarak yarat?ld?. Bu kabiliyetlerin ortaya ç?kmas? için imtihan meydan? denilen şu dünyaya at?ld?. Baz? insanlar kabiliyetlerini tezahür ettirerek mahiyetlerini elmas değerine ç?kard?lar. Baz?lar? da kabiliyetlerini körleterek kömür derecesine düştüler. ?şte Cenâb-? Hak da elmas değerinde olanlara Rahîm ve Cemîl ismi ile tecelli ederek onlar?n nisbî hakikatlerini bir hakaik-i sabiteye değiştirip, onlara ebedî bir saadet verdi. Diğerlerine ise Celîl ve Kahhar ismi ile tecellî ederek, onlar? kabiliyetlerini körlettikleri için cezaland?rd?. Böylece Cenâb-? Hakk?n tüm isim ve s?fatlar? tan?n?p bilinmiş oldu.
    —SON—

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  5. #5
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Halil Akgünler abimiz ne güzel aç?klam?ş.Allah raz? olsun sizden siz sormasayd?n?z ben okumayacakt?m.

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  6. #6
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    Allah raz? olsun, cok istifade ettim. Aç?klamalarda üç hikmetten bahsederken birinci hikmet ile ilgili olan k?s?m ile ilgili sualin cevab? cok guzel.
    Ucuncu hikmete bakarken akl?ma 11. sözde: "Hayat?n bir kelime-i mektûbedir, kalem-i Kudretle yaz?lm?ş hikmetnümâ bir sözdür; görünüp ve işitilip, Esmâ-i Hüsnâya delâlet eder." ifadesi geldi. Kalem-i kudretin esmaya bakan taraf? ile insan daha iyi anl?yor. Ancak Kalem-i Kader k?sm?nda biraz s?k?nt? çekmekteyim. Acaba kalem-i kaderin sayfas? olmakteki hikmet nedir? Yada burdan ne anlamal?y?z?
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

  7. #7
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Kalem-i kader ve kudretine sayfa olmak:

    "Mâdem bilmüşâhede görüyoruz ki, her bir zîhayat?n neşv ü nemâ zaman?nda zerreleri eğri büğrü hududlara gider, durur; zerreler yolunu değiştirir; o hududlar?n nihayetlerinde birer hikmet, birer fayda, birer maslahat? semere verirler.

    Bilbedâhe, o şeyin miktar-? sûrîsi, bir kader kalemiyle tersîm edilmiştir.

    ?şte, meşhud, bedihî kader, o zîhayat?n mânevî hâlât?nda dahi bir kader kalemiyle çizilmiş muntazam meyvedar hududlar?, nihayetleri var olduğunu gösterir. Kudret masdard?r, kader mistard?r.

    Kudret, o maânî kitâb?n?, o mistar üstünde yazar.

    Mâdem maddî ve mânevî kader kalemiyle tersîm edilmiş müsmir hududlar, hikmetli nihayetler olduğunu katiyen anl?yoruz; elbette, her bir zîhayat?n müddet-i hayat?nda geçireceği ahvâl ve etvâr?, o kaderin kalemiyle tersîm edilmiş.

    Çünkü, sergüzeşt-i hayat?, bir intizam ve mîzan ile cereyan ediyor; sûretler değiştiriyor, şekiller al?yor. " 26. sözden

    ***

    Mesela bir çiçeği Allah isimlerine ayna olmas? için yarat?yor.

    O çiçeğin özelliklerini, şeklini, neslini, rengini, geçireceği halleri, ölümünün ard?ndan b?rakacağ? tohumu vs. herşeyini kader defterinde belirliyor.

    Belirli bir plana göre şekil ald?ğ?n? müthiş tanzim-tezyin-imtiyaz hallerinden anl?yoruz.Rastgelelik yok.

    Bu çiçek Kader defterinden Kudret ile varoluşa geçiyor.

    Allah Kaderi, yani belirlediklerini Kudret kalemiyle Kaniat sayfas?nda yaz?yor.

    Kainat sayfa..Kudret, Kaderi o sayfaya ince ince işliyor.
    Konu elff tarafından (03.10.07 Saat 11:59 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  8. #8
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Zerre bahsinden şu cümle'de çok güzel açıklıyor:

    Herşey, vücudunda, mahiyetinde ve sıfât ve şuûnâtında kemâl-i san'at ve intizamları gösteriyor ki, bir kudret-i kâmilenin desâtiriyle ve bir irâde-i nâfizenin kavânîniyle vücud giydiriliyor; sûretleri tâyin, teşhis edilip birer miktar-ı muayyen, birer şekl-i mahsus veriliyor.

    Demek, o kudret ve irâdenin küllî ve umumi bir mecmûa-i kavânîni, bir defter-i ekberi vardır ki, herbir şeyin hususi vücudları ve mahsus sûretleri ona göre biçilir, dikilir, giydirilir.

    O defteri ekber de Kader defteri olsa gerek.Kader ile elbisenin ölçüleri tayin ediliyor, Kudret ile elbise yapılıp giydiriliyor.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  9. #9
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart

    sayfa kelimesinden ne anl?yorsun?

    kalem kelimesinde ne anl?yorsun?

    senin hayat?n yaz?l?m? kaderde?evet yaz?l?d?r..peki bu nerde aç?ğa ç?k?yor...dünya sayfas?nda..

    yaz?lanlara vucud verme kimin işi..kudretin değil mi?

    birşeyler anlatabildim mi acaba..!!!!!!
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  10. #10
    Pürheves eyyubi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    222

    Standart

    Allah raz? olsun aç?klamalar?n?z için, şimdi mesele biraz daha zihnimde aç?kl?ğa kavuştu.

    Bu arada Yunusum k?zmad?n?z inşallah, bazen en basit kavramlarda t?kanabiliyoruz - bi de belki burda üyelerin konu ile ilgi ak?llar?na benzer meseleler geliyo bizde istifade ediyoruz...

    Selamlar, hurmetler...
    "Mü'minin feraseti karşısında titreyin; zira o bakarken Allah'ın nuruyla bakar." (Tirmizî, Tefsirü'l-Kur'an 15)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kalem Sızlar Ey Yâr..
    By BiRDüNYaUMuT in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.09.13, 22:21
  2. İhlaslı Olmak İçin Nasıl Olmak Gerekir?
    By yakaza in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.01.10, 19:49
  3. Kurşun Kalem...
    By HüZnÜ HaZan in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 21.12.08, 11:35
  4. Gördü Kalem
    By derd-mend in forum Şiirler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 24.11.07, 22:34
  5. Kader Utansin Kahrolsun Kader Gibi İfadeleri Kullanmak Doğru mudur?
    By BiKeS_ in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 13.08.07, 11:25

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0