+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Ehli Dalaletin Ehli Hakka Üstünlüğü Nedendir?

  1. #1
    Dost aral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1

    Standart Ehli Dalaletin Ehli Hakka Üstünlüğü Nedendir?

    ehli dalaletin ehli hakka ustunlugu nedendir bu konuyu ustad nasil aciklamistir

  2. #2
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    Alıntı aral Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ehli dalaletin ehli hakka ustunlugu nedendir bu konuyu ustad nasil aciklamistir


    Hiç kimsenin başkalar? üzerinde üstünlüğü yoktur. Şeref ve üstünlük, ancak fazilet iledir. 'veda hutbesi'



    Ehl-i hidayetin ihtilâf? ve adem-i ittifak? zaaflar?ndan olmad?ğ? gibi, ehl-i dalâletin kuvvetli ittifak? da kuvvetlerinden değildir. Belki ehl-i hidayetin ittifaks?zl?ğ?, iman-? kâmilden gelen nokta-i istinad ve nokta-i istinaddan neş'et eden kuvvetten ileri geldiği gibi; ehl-i gaflet ve ehl-i dalâletin ittifaklar?, kalben nokta-i istinad bulmad?klar? itibar?yla zaaf ve aczlerinden ileri gelmiştir. Çünkü zay?flar ittifaka muhtaç olduklar? için kuvvetli ittifak ederler. Kavîler, ihtiyac? tam hissetmediklerinden, ittifaklar? zay?ft?r. Arslanlar, tilkiler gibi ittifaka muhtaç olmad?klar? için ferdî yaş?yorlar. Yabanî keçiler, kurtlardan muhafaza için, bir sürü teşkil ederler.



    Aziz kardeşlerimiz, şu dünyan?n gidişat? ve hâdisat?n sevkiyat? ve her daim bitamamiha âhiret hesab?na olmas?ndan ehl-i hakikat, âhiret ve beka itibariyle dünyaya bak?yorlar. Bu dünyada muvaffakiyet ve parlak saadet maksud-u bizzat değil, belki r?za-y? ?lâhî saadet-i ebediye gibi ulvi emirlerdir. Esma-i Hüsnan?n mütenevvi tecelliyat?na mazhariyet kesbetmektir Mahiyet-i insaniyede münderic acz, fakr, za'f gibi madenleri tazyiklerle işlettirip dergâh-? Uluhiyete iltica ettirmektir. Eğer bunlar olmasayd?, yaln?z kürsülere ç?k?p konferanslar ve vaazlar vermek, fikrî münâkaşalar yapmak gibi meşru hususlar dahi olsayd? sönük kal?rd?, tam kemâl olmazd?, hakiki ubudiyet yap?lmayacakt?. Yaln?z bir cihette ayinedarl?k olurdu, mes'ele ruhun derinliğine inmeyecekti.

    ?şte bu ve bunun gibi daha pek çok sebebler var ki; Risale-i Nur şakirdleri cüz'î, küllî, dünyevî müzayakalara, kederlere duçar oluyorlar. Tâ ihlâslar?n? muhafaza edebilsinler. Hâdisat?n şa'saa-y? suriyesine kap?l?p aldanmas?nlar. "Hatta bu sene içinde Üstad?m?z?n Ankara ve ?stanbul'a son seyahatlar? ve neticesinde, muhalif ve muvaf?k muhitlerin birden Nur'a iltihaklar? mânâ teşkil edip meydana gelen Risale-i Nur talebelerinin azim manevî kuvveti icab? iken Risale-i Nur'un nuranî ve bedi' ve ulvi dairesine naehiller girmemek, dünyevî ve siyasî cereyanlar bulaşmamak için kader-i ?lâhî dest-i inayetle muhafaza ediyor. S?rr-? imtihan? muhafaza ediyor gibi baz? sebebler olsa gerektir.. (((Risale i Nur)))

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  3. #3
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart

    Evvela akla bir soru geliyor...Mesela Amerika..Nas?l olurda Allah kendine inanlar? Kafirlere ezdirir?????

    1-şu dünyan?n gidişat? ve hâdisat?n sevkiyat? ve her daim bitamamiha âhiret hesab?na olmas?ndan..Yani müiminler bu dunyay? bir durak gibi düşünmeli.Allah imtihan vercek..Yoksa olmaz..Mesela Resul S.A.V in amcas?da bir kafir taraf?ndan öldürülmüştü..Ama ahiret kazanmak kolay değil..Bu dunyada biraz ezilenler Ahiret için yat?r?m yap?yorlar demektir.Allah ebedi hayat?m?z? imtihanlarla bağl?yor.

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  4. #4
    Dost SENEM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    1

    Standart

    üstad hazretleri zaman tarikat zaman? değil iman kurtarma zaman?d?r diyor bunu nas?l anlamak laz?m

  5. #5
    Müdakkik Üye nurçi38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    759

    Standart

    Alıntı aral Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ehli dalaletin ehli hakka ustunlugu nedendir bu konuyu ustad nasil aciklamistir
    Sual: Şeytanların kâinatta icad cihetinde hiçbir methalleri olmadığı, hem Cenâb-ı Hak rahmet ve inâyetiyle ehl-i hakka taraftar olduğu, hem hak ve hakikatin cazibedar güzellikleri ve mehâsinleri ehl-i hakka müeyyid ve müşevvik bulunduğu, hem dalâletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalâleti tenfir ettikleri halde, hizbüşşeytanın çok defa galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit şeytanın şerrinden Cenâb-ı Hakka sığınmasının sırrı nedir?

    Elcevap: Hikmeti ve sırrı şudur ki: Ekseriyet-i mutlaka ile dalâlet ve şer, menfidir ve tahriptir ve ademîdir ve bozmaktır. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir ve imar ve tamirdir. Herkesçe malûmdur ki, yirmi adamın yirmi günde yaptığı bir binayı, bir adam bir günde tahrip eder. Evet, bütün âzâ-yı esasiyenin ve şerâit-i hayatiyenin vücuduyla vücudu devam eden hayat-ı insan Hâlık-ı Zülcelâlin kudretine mahsus olduğu halde, bir zalim, bir uzvu kesmesiyle, hayata nisbeten ademî olan mevte o insanı mazhar eder. Onun için, et-tahrîbü eshel durub-u emsal hükmüne geçmiş.

    İşte bu sırdandır ki, ehl-i dalâlet, hakikaten zayıf bir kuvvetle pek kuvvetli ehl-i hakka bazan galip oluyor. Fakat ehl-i hakkın öyle muhkem bir kalesi var ki, onda tahassun ettikleri vakit, o müthiş düşmanlar yanaşamazlar, bir halt edemezler. Eğer muvakkat bir zarar verseler, "ve'l akıbetu li'l muttakin" sırrıyla, ebedî bir sevap ve menfaatle o zarar telâfi edilir. O kale-i metin, o hısn-ı hasîn ise, şeriat-ı Muhammediye ve sünnet-i Ahmediyedir (a.s.m.).

    İstisnalar Çoğalırsa Kaide Olur...


  6. #6
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    54
    Mesajlar
    3.611

    Standart

    Alıntı aral Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ehli dalaletin ehli hakka ustunlugu nedendir bu konuyu ustad nasil aciklamistir
    Bu sorunuza en mükemmel cevap Risale-i Nur külliyatından Lemaatta vardır.

    "Elhakku ya'lû" bizzat, hem âkıbet muraddır

    Ey arkadaş! Bir zaman bir sâil dedi: "Madem el-hakku ya'lû haktır. Neden kâfir Müslime, kuvvet hakka galiptir?"

    Dedim: Dört noktaya bak; bu müşkül de hallolur. Birinci nokta şudur: Her hakkın her vesilesi hak olması lâzım değildir.

    Öyle de, her bâtılın her vesilesi bâtıl olması yine lâzım değildir. Neticesi şu çıkar: Hak olan bir vesile, bâtıl vesileye galiptir. Dolayısıyla, bir hak bir bâtıla mağlûptur. Muvakkaten, bilvasıta olmuştur. Yoksa bizzat, hem daima değildir.
    Lâkin âkıbetü'l-âkıbe, her dem yine hakkındır. Kuvvetin bir hakkı var, bir sırr-ı hilkati var.

    İkinci nokta şudur:
    Her Müslimin her vasfı Müslim olmak vâcip iken, haricen her dem vaki, sabit değildir.

    Öyle de, her kâfirin her vasfı kâfir olmak, küfründen neş'et etmek yine lâzım değildir.

    Her fâsıkın her vasfı fâsık olmak, fıskından neş'et etmek, öyle de, her dem sabit değildir.

    Demek bir kâfirin Müslim olan bir vasfı, Müslimdeki lâmeşru vasfına galip olur. Bilvasıta, o kâfir dahi ona galiptir.

    Hem dünyada, hayatın hakkı şamil ve âmmdır. O rahmet-i âmmenin bir cilve-i mânidar, onun bir sırr-ı hikmeti var; küfür mâni değildir.
    Üçüncü nokta şudur: O Zât-ı Zülcelâlin iki vasf-ı kemalden iki şer'î tecellî, vasf-ı iradeden gelen meşietle takdirdir.

    O da şer-i tekvînî. Vasf-ı kelâmdan gelen şeriat-i meşhure. Teşriî evâmire karşı itaat, isyan

    Nasıl olur; öyle de, tekvînî evâmire itaat ve isyan olur. Birincisi galiben dâr-ı uhrâda görür Mücâzâtı, sevabı. İkincisi ağleben dâr-ı dünyada çeker mükâfat ve ikabı. Meselâ, nasıl sabrın mükâfâtı zaferdir, atâletin mücâzâtı sefalet. Öyle de, sa'yin sevabı olur servet.

    Sebatta da galebedir mükâfat. Zehirin ikabı bir maraz, panzehirin sevabı bir sıhhattir.

    Bazan iki şeriat evâmiri, birşeyde beraber müçtemidir; herbirine bir cihet. Demek tevkînî emre itaat ki bir haktır.

    İtaat galip olur o emrin isyanına ki bir tavr-ı bâtıldır. Bir bâtıla vesile olmuş olursa bir hak, vaktâ ki galip olsa
    Bir bâtıla ki, olmuş o da vesile-i hak. Bilvasıta bir hakkın bir bâtıla mağlûptur. Fakat bizzat değildir.

    Demek "El-hakku ya'lû" bizzat demektir. Hem âkıbet muraddır; kayd-ı haysiyet maksuddur.

    Dördüncü nokta şudur:
    Bir hak bilkuvve kalmış. Yahut kuvvetsiz kalmış. Ya mahlûttur, hem mahşuş. Ona da bir inkişaf, ya bir taze kuvvet vermek lâzım gelmiştir.
    Mühezzep ve müzehhep yapmak için muvakkat, bâtıl ona musallat. Tâ ki sebike-i hak ne miktar lüzum vardır,
    Tâ mahz ve hâlis çıksın mebâdide, dünyada bâtıl etse galebe, fakat kazanmaz harbi. "Âkıbetü'l-müttakîn" ona vurur bir darbe. İşte, bâtıl mağlûptur. "El-hakku ya'lû" sırrı onu çarpar ikaba. İşte hak da galiptir.(Lemaat)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  7. #7
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Baki abi tevafukun iğne deliği derler ya. Bende iki defad?r sizin paylaş?mlarn?za benzer yani meseleyi o aç?dan ele alan paylaş?mlarda bulunuyorum ama ne hikmetse iki seferde buraya ekleyemedim.

    Sizin dikkat çektiğiniz noktaya bir örnek verelim belki faidesi olur .
    Mesela tembel döşeğine yatm?ş fakat muttaki bir mümin ile mesleğinde ihtisas sahibi , çal?şkan ve dürüst ( malum kafirin her s?fat? kafir olmak zorunda değil ) karş?laşt?r?nca görüyoruzki maddeten kafirin müslümana bir üstünlüğü var gibi duruyor fakat işin hakikat boyutu burada kafirdeki müslüman vas?flar?n , mümindeki müslüman olmayan s?fatlara galebesidir.

    '' Hayat-? içtimaiye-i beşeriyede bir ç?ğ?r açan, eğer kâinattaki kanun-u f?trata muvaf?k hareket etmezse, hay?rl? işlerde ve terakkîde muvaffak olamaz ... Madem kanun-u f?trata tatbik-i harekete mecburiyet var;...Lemalar

    Şeriat-? tekviniye ' ye itaat edildiği takdirde o itaat eden ister kafir olsun ister münaf?k ister mümin bu dünyada mükafat?n? görür . Mesela Allah hastal?ğa şifa için tesir sahibi olmayan ilaçlar?n istimalini bir vas?ta olarak koymuş . Şimdi bu adetullaha itaat eden kafir de olsa mükafat?n? görür . Nas?l m? ? şifa bularak. Muttaki bir mümin ise ilaç kullanmasa , kainatta konulan bu kanuna ayk?r? hareket ettiği için mücazat?n? daha bu dünayda görür . Nas?l m? ? Şifa bulamayarak .Sebepler, Allah’?n kanunudur. Onlara uymamak, şeriat-? f?triyeye karş? ç?kmakt?r. Bunun sonucu ise başar?s?zl?kt?r ve dünya nimetlerinden mahrumiyettir.


    '' Evet, Cenab-? Hak, müsebbebat? esbaba bağlamakla, intizam? temin eden bir nizam? kainatta vaz etmiş. Ve herşeyi, o nizama müraat etmeye ve o nizamla kalmaya tevcih etmiştir. Ve bilhassa insan? da, o daire-i esbaba müraat ve merbutiyet etmeye mükellef k?lm?şt?r?şaratül-?caz

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  8. #8

  9. #9
    Ehil Üye Abdulbaki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Yaş
    54
    Mesajlar
    3.611

    Standart

    Gulşah kardeşim,Allah raz? olsun.Aç?klamalar?n?z çok güzel.Bizleri böyle tevafukla hakikat mesleğinde yak?n k?lan Rabbimize şükürler olsun.

    Konuya birde şu cihetten bak?lmas? inşallah istifadeli olur.

    Ve keza, bir işte muvaffakiyet isteyen adam, Allah'?n âdetlerine karş? safvet ve muvafakatini muhafaza etsin ve f?trat?n kanunlar?na kesb-i muarefe etsin ve heyet-i içtimaiye rab?talar?na münasebet peyda etsin. Aksi takdirde, f?trat, adem-i muvafakatla cevap verecektir.

    Ve keza, heyet-i içtimaiyede, umumî cereyana muhalefet etmemek lâz?md?r.

    Muhalefet edildiği takdirde, dolab?n üstünden düşer, alt?nda kal?r.

    Binaenaleyh, o cereyanlarda, tevfik-i ?lâhînin müsaadesine mazhariyeti dolay?s?yla, o dolab?n üstünde, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm?n hak ile mütemessik olduğu sabit olur.

    Evet, Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm?n getirdiği şeriat?n hakaiki, f?trat?n kanunlar?ndaki muvazeneyi muhafaza etmiştir.

    ?çtimaiyat?n rab?talar?na lâz?m gelen münasebetleri ihlâl etmemiştir. Zaman uzad?kça, aralar?nda ittisal peyda olmuştur.

    Bundan anlaş?l?r ki, ?slâmiyet, nev-i beşer için f?trî bir dindir ve içtimaiyat? tezelzülden vikaye eden yegâne bir âmildir.(?şârâtü'l-?'câz)

    Biz ise hem insancasına, hem Müslümancasına yaşamak istiyoruz. (Bediüzzaman)


  10. #10
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı Abdulbaki Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster



    Evet, Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın getirdiği şeriatın hakaiki, fıtratın kanunlarındaki muvazeneyi muhafaza etmiştir.

    İşârâtü'l-İ'câz)

    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm yalnız dâvâsını tasdik ettirmek için, ara sıra, indelhâce, münkirlerin inkârını kırmak için mucizeler gösterirdi. Sair vakitlerde nasıl ki herkesten ziyade evâmir-i İlâhiyeye itaat etmiştir;
    öyle de, hikmet-i Rabbâniye ile ve meşiet-i Sübhâniye ile tesis edilen âdetullah kavâninine herkesten ziyade mürâat ve itaat ederdi. Düşmana karşı zırh giyerdi, "Sipere giriniz" emrederdi. Yara alırdı, zahmet çekerdi.

    Tâ, tamamıyla hikmet-i İlâhiye kanununa ve kâinattaki şeriat-ı fıtriye-i kübrâya mürâat ve itaati göstersin. Lemalar | On Üçüncü Lem´a |

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Sadakat Ehli
    By rasulgülleri_nuryarenleri in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 05.11.14, 14:55
  2. Ehli Dalaletin Şahsi Manevisine Karşı Şahsi Manevi Çıkarmak?
    By ademyakup in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 13.06.11, 16:27
  3. İhtilâf, Ehl-i Dalâletin Ehl-i Hakka Galebesini Kolaylaştırır
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 16.03.09, 07:20
  4. Ehli Sunnet Akidesi
    By SELEFI-MUWAHHID in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 24.06.08, 23:19
  5. Ehli Beyt Ahlakı
    By Rainboy44 in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 08.02.08, 21:18

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0