+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 13

Konu: Madem Dualarımıza Mukabil Verilen Cevap En Hayırlısı, Neden Hayırlısını İstiyoruz?

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart Madem Dualarımıza Mukabil Verilen Cevap En Hayırlısı, Neden Hayırlısını İstiyoruz?

    Duâ-i kavlî-i ihtiyarînin makbuliyeti, iki cihetledir: Ya ayn-ı matlubu ile makbul olur; veyahut daha evlâsı verilir.

    Meselâ, birisi kendine bir erkek evlât ister. Cenâb-ı Hak, Hazret-i Meryem gibi bir kız evlâdını veriyor. "Duası kabul olunmadı" denilmez. "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir. Hem Bazen kendi dünyasının saadeti için dua eder. Duası âhiret için kabul olunur. "Duası reddedildi" denilmez. Belki, "Daha evlâ bir surette kabul edildi" denilir, ve hâkezâ... (Mektubat)


    Herşeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakiki bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki herşey, her hâdise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir; veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir. Bir kısım hâdiseler var ki, zâhiri çirkin, müşevveştir. Fakat o zahirî perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar var. (Sözler)



    Yukarıdaki bölümler mucibince madem Cenab-ı Hak dualarımıza mukabil verdiği cevap bizim için hep hayırlı, o halde neden hep "hayırlısı olsun" şeklinde dua ediyoruz? Duamızı tam yapsak, yani tafsilatlı ve ısrarla, netice zaten her ne olursa olsun hayırlı değil midir bizim için? Bir süredir bu sorular meşgul ediyor zihnimi. Sizlerin de bu konuda katkınızı bekliyorum inşaallah.
    Muhabbetle...

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Medine halkindan Salebe aklina koymustu bir kere, mutlaka zengin olmak istiyordu. Ama bu istegi, hakkinda hayirli mi degil mi, onu hic dusunmuyor, ‘Hayirliysa ver ya Rab’ bile diyemiyordu. Tam uc defa Efendimiz’den (sallallahu aleyhi ve sellem) zengin olmasi icin dua istemis, hatta en sonunda da yemin ederek demisti ki:
    - Seni hak peygamber olarak gonderen Allah’a yemin ederim ki, beni zengin ederse fakirin hakkini fazlasiyla verecegim, yoksullara yardimda bulunacagim. Yeter ki bana istedigim zenginligi versin.
    Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her defasinda; “Sukrunu yaptigin az mal, sukrunu yapamadigin cok maldan hayirlidir, Salebe!” ikazinda bulunmussa da Salebe’yi zengin olmasi icin dua isteginden vazgecirmek mumkun olmamis, nihayet Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de istedigi duayi yaparak, “Salebe’yi istedigi mala kavustur ya Rab.” diye niyazda bulunmustu.
    Koyun alan Salebe’nin surusu kisa zamanda oylesine cogaldi ki, mescidden cikmadigi icin cami kusu adi verilen Salebe, artik cumalara dahi gelemiyor, colde koyun surusunun pesinde kaybolup gidiyordu. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) mescidde zaman zaman Salebe’yi soruyor:
    - “Colde koyun surusunun ardindan ayrilamiyor!” denince de; “Yazik oldu Salebe’ye!” diyerek uzuntusunu acikliyordu.
    Bu siralarda zekat ayeti geldi. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) servet sahiplerine memurlar gonderdi. Zekatlarini toplayip hazineye getirecekler, oradan da ihtiyac sahibi fakirlere dagitilacakti. Salebe’ye de memurlar gonderdi. Onu colde surusunun pesinde bulan zekat memurlari, gelen ayetin emri geregi olarak zenginlerin malinin kirkta birini zekat olarak toplayip goturmeye geldiklerini anlattilar...
    Salebe, vaktiyle verdigi sozu unutmus gibi konustu:
    - Mal benim, collerde bu sicaklarda surunerek dolasip kazanan benim. Size ne oluyor ki benden harac ister gibi koyunlarimin kirkta birini istiyorsunuz? Bu sizin yaptiginiz dupeduz harac istemektir! dedi.
    Salebe’nin bu tutumunu duyan Rasulullah Hazretleri (sallallahu aleyhi ve sellem), bir daha tekrarladi hep soyledigi sozunu:
    - Yazik oldu Salebe’ye. Keske mutlaka zengin olmayi istemese de hakkimda hayirlisi ne ise onu ver ya Rab, diyebilseydi...
    Bu olay uzerine Tevbe Sûresi ayet 75 geldi:
    - Munafiklardan bazilari da mal verip zengin ettigi takdirde Allah’a daha cok itaat edip fakir fukaraya daha fazla yardim yapacaklarini soylerler. Fakat Allah, onlara istedikleri serveti ihsan edince cimrilik edip verdikleri sozleri unuturlar...
    Mealini arz ettigimiz ayetin Salebe’yi munafiklar sinifinda gosterdigini anlayan bir yakini hemen cole kostu ve zekatini vermedigi takdirde munafiklardan biri olarak damgalanip kalacagi ikazini yapti. Akrabasinin zorlamasi sonunda zekatini alip Rasulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) getiren Salebe, yoksullarin hakkini getirdigini soyleyince Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), uzuntu ile; “Senin yardimini alamam artik Salebe!” mukabelesinde bulundu.
    Bu dehsetli bir olaydi. Salebe’nin, zekat memurlarina, “Sizin yaptiginiz harac istemekten baska bir sey degildir.” manasina gelen sozleri Rasulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) cok dokunmustu. Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatindan sonra sirasiyla Hazret-i Ebu Bekr’e (radiyallahu anh) muracaat eden Salebe, Hazret-i Omer ve Hazret-i Osman’a (radiyallahu anhum) da muracaat etti ise de hepsinden de; “Rasulullah’in kabul etmedigini biz nasil kabul edebiliriz?” mukabelesiyle karsilasti.
    Hazret-i Osman (radiyallahu anh) zamaninda olen Salebe’nin son anlarini yasadigi siralarda kulaklarina Rasulullah’in (sallallahu aleyhi ve sellem) tekrar ettigi ilk ikazlari yankilaniyordu:

    - Sukrunu yaptigin az mal, sukrunu yapamadigin cok maldan hayirlidir Salebe!..
    Ama is isten gecmisti artik. Bastan cami kusu diye bilinen Salebe artik zekati kabul edilmeyen zengin olarak gecmisti tarihe. Boylece zekatini vermekte nazlanan cimri zenginlere dehsetli bir ibret dersi veriliyordu bu olayla.
    Ahmed Sahin-Zaman

  3. #3
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Ya Rabb ben şunu istiyorum ama ben Sen'in rububiyetine razıyım, hakkımda hayırlısı neyse o olsun demek lazım demek ki..

  4. #4
    Ehil Üye gulsah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.641

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Medine halkindan Salebe aklina koymustu bir kere, mutlaka zengin olmak istiyordu. Ama bu istegi, hakkinda hayirli mi degil mi, onu hic dusunmuyor, ‘Hayirliysa ver ya Rab’ bile diyemiyordu. Tam uc defa Efendimiz’den (sallallahu aleyhi ve sellem) zengin olmasi icin dua istemis, hatta en sonunda da yemin ederek demisti ki:
    - Seni hak peygamber olarak gonderen Allah’a yemin ederim ki, beni zengin ederse fakirin hakkini fazlasiyla verecegim, yoksullara yardimda bulunacagim. Yeter ki bana istedigim zenginligi versin.
    Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her defasinda; “Sukrunu yaptigin az mal, sukrunu yapamadigin cok maldan hayirlidir, Salebe!” ikazinda bulunmussa da Salebe’yi zengin olmasi icin dua isteginden vazgecirmek mumkun olmamis, nihayet Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de istedigi duayi yaparak, “Salebe’yi istedigi mala kavustur ya Rab.” diye niyazda bulunmustu.
    Koyun alan Salebe’nin surusu kisa zamanda oylesine cogaldi ki, mescidden cikmadigi icin cami kusu adi verilen Salebe, artik cumalara dahi gelemiyor, colde koyun surusunun pesinde kaybolup gidiyordu. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) mescidde zaman zaman Salebe’yi soruyor:
    - “Colde koyun surusunun ardindan ayrilamiyor!” denince de; “Yazik oldu Salebe’ye!” diyerek uzuntusunu acikliyordu.
    Bu siralarda zekat ayeti geldi. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) servet sahiplerine memurlar gonderdi. Zekatlarini toplayip hazineye getirecekler, oradan da ihtiyac sahibi fakirlere dagitilacakti. Salebe’ye de memurlar gonderdi. Onu colde surusunun pesinde bulan zekat memurlari, gelen ayetin emri geregi olarak zenginlerin malinin kirkta birini zekat olarak toplayip goturmeye geldiklerini anlattilar...
    Salebe, vaktiyle verdigi sozu unutmus gibi konustu:
    - Mal benim, collerde bu sicaklarda surunerek dolasip kazanan benim. Size ne oluyor ki benden harac ister gibi koyunlarimin kirkta birini istiyorsunuz? Bu sizin yaptiginiz dupeduz harac istemektir! dedi.
    Salebe’nin bu tutumunu duyan Rasulullah Hazretleri (sallallahu aleyhi ve sellem), bir daha tekrarladi hep soyledigi sozunu:
    - Yazik oldu Salebe’ye. Keske mutlaka zengin olmayi istemese de hakkimda hayirlisi ne ise onu ver ya Rab, diyebilseydi...
    Bu olay uzerine Tevbe Sûresi ayet 75 geldi:
    - Munafiklardan bazilari da mal verip zengin ettigi takdirde Allah’a daha cok itaat edip fakir fukaraya daha fazla yardim yapacaklarini soylerler. Fakat Allah, onlara istedikleri serveti ihsan edince cimrilik edip verdikleri sozleri unuturlar...
    Mealini arz ettigimiz ayetin Salebe’yi munafiklar sinifinda gosterdigini anlayan bir yakini hemen cole kostu ve zekatini vermedigi takdirde munafiklardan biri olarak damgalanip kalacagi ikazini yapti. Akrabasinin zorlamasi sonunda zekatini alip Rasulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) getiren Salebe, yoksullarin hakkini getirdigini soyleyince Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), uzuntu ile; “Senin yardimini alamam artik Salebe!” mukabelesinde bulundu.
    Bu dehsetli bir olaydi. Salebe’nin, zekat memurlarina, “Sizin yaptiginiz harac istemekten baska bir sey degildir.” manasina gelen sozleri Rasulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) cok dokunmustu. Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) vefatindan sonra sirasiyla Hazret-i Ebu Bekr’e (radiyallahu anh) muracaat eden Salebe, Hazret-i Omer ve Hazret-i Osman’a (radiyallahu anhum) da muracaat etti ise de hepsinden de; “Rasulullah’in kabul etmedigini biz nasil kabul edebiliriz?” mukabelesiyle karsilasti.
    Hazret-i Osman (radiyallahu anh) zamaninda olen Salebe’nin son anlarini yasadigi siralarda kulaklarina Rasulullah’in (sallallahu aleyhi ve sellem) tekrar ettigi ilk ikazlari yankilaniyordu:

    - Sukrunu yaptigin az mal, sukrunu yapamadigin cok maldan hayirlidir Salebe!..
    Ama is isten gecmisti artik. Bastan cami kusu diye bilinen Salebe artik zekati kabul edilmeyen zengin olarak gecmisti tarihe. Boylece zekatini vermekte nazlanan cimri zenginlere dehsetli bir ibret dersi veriliyordu bu olayla.
    Ahmed Sahin-Zaman

    Tevafuğun iğne deliği
    Meyvenin yaz?sn? okuyunca derhal akl?ma sizin verdiğiniz örnek geldi tam onu arayacakt?m ki siz paylaşm?şs?n?z

    Birde şu örnek var belki istifadeli olur :

    MOLLA HAM?T EK?NC? abi anlat?yor :
    "
    Her şeyin hay?rl?s?, hay?rs?z? olur"

    "Bana bir gün dua etmişti. Ben de kendisine karş? bir serzenişte bulundum. 'Benim istediğim duay? siz yapm?yorsunuz' dedim. Nas?l bir dua istediğimi sordu. Ben de okuduklar?m? anlamak ve ezberime almak için, ilim sahibi olmam için duas?n? talep ettim.

    "Âlim mi olacaks?n?' dedi. Ben de 'Evet' deyince:

    "Peki senin hakk?nda ilmin hay?rl? olduğunu biliyor musun?' dedi. Ben de cevaben:

    "Peygamberimizin, farzlardan sonra, en iyi amelin ilim olduğunu buyurduğunu söyledim. 'Hay?rs?z ilim de olur mu?' dedim.

    "Üstad her şeyin hay?rl?s? ve hay?rs?z? olduğunu söyledi.

    "Seferberlikten (Birinci Cihan Savaş?) önce ilmine gururlan?p da dalalete giden birisinin ac? halini anlatt?. Bana dönüp tekrar:

    "Sen, hakk?nda hay?rl?s?n? iste kardeşim' diye buyurdu."

    MOLLA HAM?T EK?NC?
    http://www.risale-inur.org/yenisite/...ndex.php?id=28

    ''Şahsın üslub-u beyanı , şahsın timsal-i şahsiyetidir.

    Ben ise :

    gördüğünüz veya işittiğiniz gibi , halli müşkil bir muammayım ''

    Said Nursi


  5. #5
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Alıntı gulsah Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tevafuğun iğne deliği
    Meyvenin yazısnı okuyunca derhal aklıma sizin verdiğiniz örnek geldi tam onu arayacaktım ki siz paylaşmışsınız

    Birde şu örnek var belki istifadeli olur :

    MOLLA HAMİT EKİNCİ abi anlatıyor :
    "
    Her şeyin hayırlısı, hayırsızı olur"

    "Bana bir gün dua etmişti. Ben de kendisine karşı bir serzenişte bulundum. 'Benim istediğim duayı siz yapmıyorsunuz' dedim. Nasıl bir dua istediğimi sordu. Ben de okuduklarımı anlamak ve ezberime almak için, ilim sahibi olmam için duasını talep ettim.

    "Âlim mi olacaksın?' dedi. Ben de 'Evet' deyince:

    "Peki senin hakkında ilmin hayırlı olduğunu biliyor musun?' dedi. Ben de cevaben:

    "Peygamberimizin, farzlardan sonra, en iyi amelin ilim olduğunu buyurduğunu söyledim. 'Hayırsız ilim de olur mu?' dedim.

    "Üstad her şeyin hayırlısı ve hayırsızı olduğunu söyledi.

    "Seferberlikten (Birinci Cihan Savaşı) önce ilmine gururlanıp da dalalete giden birisinin acı halini anlattı. Bana dönüp tekrar:

    "Sen, hakkında hayırlısını iste kardeşim' diye buyurdu."

    MOLLA HAMİT EKİNCİ
    http://www.risale-inur.org/yenisite/...ndex.php?id=28
    Çok güzel bir tahşiyeydi..Teşekkürler barekallah..

  6. #6
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Çünkü samimî bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz. Evet, ihlâs ile kim ne isterse Allah verir. 20. lema

    İnsanda öyle bir latife, öyle bir halet vardır ki, o latife lisanıyla her ne sual edilirse-velev ki fasık da olsun-Cenab-ı Hak o latifeye hürmeten o matlubu yerine getirir. Mes. Nur.

    Demek insanın ne isterse onun da verilmesi söz konusu. Mesela insanın camiye gitmek için yola çıkması fiili bir duadır. Cenab-ı Hak’ın bu duaya icabet etmesi olduğu gibi, bir kimsenin gayr-ı meşru bir yere gitmek istemsi sonucu yola koyulması da bir duadır. Cenab-ı Hak’da onu yaratarak duasını kabul etmiş oluyor.

    Birinci misal de bir kimse camiye çıkarken ya Rab ben senin rızan için camiye gidiyorum hayırlıysa nasip et demesi gerekir. Zira camiye giderken hayırsız bir şeyle karşılaşması söz konusu olabilir. Yani illa camiye gitmek gibi ısrarlı olmamak lazım. Bu dua neticesinde tam camiye çıkarken bir misafir gelirse yapılması gereken namazı evde eda etmektir.

    Eğer gayr-ı meşru bir fiil ise zaten burada tamamen kişinin sui niyeti söz konusu olduğu için hayırlısını istemesi söz konusu değildir. Ama buna rağmen Rabbim rahmetiyle bu kişinin önüne bir mani çıkarırsa o başka bir mesele olup bu sadece rabbimizin rahmet ve rahimiyetinden başka bir şey değildir.

    Buradaki ince noktalardan biri de; insan Cenab-ı Hakkın razı olduğu amel ve hal üzere olmalı. Ama Allah ise hikmetine göre o kulla mukabele edecektir. Bu durum da ise yaratılan netice o kişi hakkında ya bizzat hayırlıdır. Ya da neticeleri itibarıyla mutlaka hayır olacaktır.

  7. #7
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Buradaki ince noktalardan biri de; insan Cenab-ı Hakkın razı olduğu amel ve hal üzere olmalı. Ama Allah ise hikmetine göre o kulla mukabele edecektir. Bu durum da ise yaratılan netice o kişi hakkında ya bizzat hayırlıdır. Ya da neticeleri itibarıyla mutlaka hayır olacaktır.
    Allah razı olsun. Hakikaten istifade ettim elhamdülillah.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  8. #8
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı acizizfakiriz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Çünkü samimî bir ihlâs, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz. Evet, ihlâs ile kim ne isterse Allah verir. 20. lema


    sonuçta ihlasla istediğimiz şeyi şerde olsa allah verir peki bu şer duayla hayra çevrilebilir mi?Nasıl bir soru oldu bilmiyorum ama.Hayırlısı neyse o olsun denmeli peki hayırlısıyla olsun denilir mi?manalar farklı.

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  9. #9
    Vefakar Üye zühretünnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    377

    Standart

    Alıntı serraben Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sonuçta ihlasla istediğimiz şeyi şerde olsa allah verir peki bu şer duayla hayra çevrilebilir mi?Nasıl bir soru oldu bilmiyorum ama.Hayırlısı neyse o olsun denmeli peki hayırlısıyla olsun denilir mi?manalar farklı.
    ya aslında mana farklılığı yok gibi sonuçta ikisindede hayırlısını istiyosun.bide 'hayırlısıyla olsun'derken yani istediğim şey eğer şer ise 'rabbim sen onu hayra çevir öyle ver' demek istiyosun heralde.valla kardeş çok akıllısın yani
    gözler yaşarmadıkca gönülde gökkuşağı oluşmaz

  10. #10
    Vefakar Üye zühretünnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    377

    Standart

    Alıntı serraben Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sonuçta ihlasla istediğimiz şeyi şerde olsa allah verir peki bu şer duayla hayra çevrilebilir mi?Nasıl bir soru oldu bilmiyorum ama.Hayırlısı neyse o olsun denmeli peki hayırlısıyla olsun denilir mi?manalar farklı.
    ya kardeş şaka bi yana evet akıllıca bi yaklaşım.yani istediğimiz şey hayır değilse onu ALLAH TAN hayırlı bir şekilde isteyebiliriz neden olmasın
    gözler yaşarmadıkca gönülde gökkuşağı oluşmaz

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Neden,Neden,Neden Sorusuna Cevap Aranıyor...
    By EZCÜMLE in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.05.17, 10:58
  2. Madem Ölümü Yaratan Allah,Öldürene Neden Katil Denilir?
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 13.12.07, 16:10
  3. Madem Kaderimde Var Neden Suçluyum?
    By lasiyyema in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 13.08.07, 15:23
  4. Neden Her Suale Cevap Verilir Fakat Soru Sorulmaz?
    By hutuvvati_sitte in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05.10.06, 09:29

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0