+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Rabbaniyenin Itlak ve İhata ve Nihayetsiz Bir Surette Zuhurlarıdır

  1. #1
    Ehil Üye Selim Akif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    2.965

    Standart Rabbaniyenin Itlak ve İhata ve Nihayetsiz Bir Surette Zuhurlarıdır

    Kâinatta tasarrufları görünen ef’al-i Rabbaniyenin ıtlak ve ihata ve nihayetsiz bir surette zuhurlarıdır. Ve o fiilleri takyid ve tahdid eden, yalnız hikmet ve iradedir ve mazharların kabiliyetleridir.” (Şualar)

    Itlak; kayıt altına alınmamak demektir. Bir fiilin mutlak bir şekilde faaliyet göstermesinin mânâsı şudur:

    O fiil faaliyet gösterirken, bir başka zat, bir başka fiil, bir başka irade, bir başka kudret o icraatın önüne geçemez; ona engel olamaz.

    İhata; kaplama, içine alma demektir. Bulunduğumuz şehirde gündüz vakti güneşin ışığı şehrin tamamını ihata eder. Artık o şehrin neresini aydınlık bulsak, bunun güneşten olduğunu çok iyi biliriz. Ve aydınlatma fiilinde güneşin bir ortağı olamayacağını tasdik ederiz.

    Nihayetsizlik ise, bir fiilin icraatındaki sürekliliği ifade eder. Yani, o fiil sahibi kendi iradesiyle o işe son vermedikçe, işin son bulması düşünülemez.

    Şimdi bu üç hakikati, gözümüzü örnek alarak seyredelim.

    “Allah bir yağ parçasını terbiye ederek görür hale getiriyor.” Göz yapmak Allah’a mahsus, görme fiilini icat etmek Allah’a mahsus, ruha görme sıfatı koymak Allah’a mahsus ve ruhtaki bu sıfat ile bedendeki göz arasındaki ilgiyi kurmak da yine Allah’a mahsustur.

    Bu hakikate ‘ıtlak’ açsından baktığımızda şunu anlarız:

    Allah bizim ruhumuza görme sıfatı verip yüzümüze göz taktığı gibi, başka canlılara da ruh vermiş, görme vermiş, göz vermiştir. Allah, bu İlahi ikramda bulunurken bir başka irade karşısına çıkıp da onu faaliyetten men edememiştir, edemez de. Yani bütün gözleri ve görmeleri yaratan ancak Allah’tır. Bazı gözleri bir başka ilahın yarattığı vehmedildiğinde, o mutlak iradeye kayıt konulmuş, sınır biçilmiş olunur. Bir gözü yapan kim ise, bütün gözleri de yapan ancak o olabilir. Bütün gözlerin bir tek güneşe bağlanması, bu hakikati güneş gibi ilan etmiş, göstermiştir.

    İhata noktasında baktığımızda şunu görürüz:

    Güneş ışığının bir şehirdeki bütün menzilleri ihata etmesi gibi, Allah’ın “göz ikram etme fiili” de bütün canlıları kaplamıştır. Nerede bir ruh varsa, ona görme sıfatını veren ve o bedene göz yerleştiren ancak Allah’tır.

    Nihayetsizliğe gelince, en inançsız bir kimse bile kabul eder ki, bu dünyanın sonu gelmese, yani kıyamet kopmasa ve canlılar sonsuza kadar çoğalsalar, hiçbir canlı gözsüz kalacak değildir. O halde Allah’ın “göz yapma ve gösterme” fiilleri nihayetsizdir.

    İşte, göz üzerinde yaptığımız bu açıklamalar, bütün İlâhî fiiller için de düşünülebilir.

    Bir karıncayı rızıklandıran kim ise bütün hayvanlar âlemini de ancak o rızıklandırabilir. Burada ‘terzik’ yani rızık verme fiilinin “ıtlakı, ihatası ve nihayetsizliği” söz konusudur.

    Bir çiçeğe şekil veren kim ise, bütün dağlara, ovalara, denizlere, ırmaklara, insanlara, hayvanlara, ağaçlara şekil veren, suret giydiren de ancak o olabilir. Burada da ‘tasvir’, yani suret verme fiilinin “ıtlakı, ihatası ve nihayetsizliği” söz konusu olmuştur.

    Bismillahirrahmanirrahim


    Elif, Lâm, Mîm.
    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden,
    sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


    Do men think that they will be left alone on saying,
    "We believe", and that they will not be tested?


  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart Metnin Tafsilatı...

    Itlak; kayıt altına almamak demektir. Bir fiilin mutlak bir şekilde faaliyet göstermesinin mânâsı şudur: O fiil faaliyet gösterirken, bir başka zat, bir başka fiil, bir başka irade, bir başka kudret o icraatın önüne geçemez; ona engel olamaz. İhata; kaplama, içine alma demektir.

    Bulunduğumuz şehirde gündüz vakti güneşin ışığı şehrin tamamını ihata eder. Artık o şehrin neresini aydınlık bulsak, bunun güneşten olduğunu çok iyi biliriz. Ve aydınlatma fiilinde güneşin bir ortağı olamayacağını tasdik ederiz. Nihayetsizlik ise, bir fiilin icraatındaki sürekliliği ifade eder. Yani, o fiil sahibi kendi iradesiyle o işe son vermedikçe, işin son bulması düşünülemez.

    Şimdi bu üç hakikati, “göz” örneği üzerinde açıklamaya çalışalım:
    “Allah bir yağ parçasını terbiye ederek görür hale getiriyor.” Göz yapmak Allah’a mahsus, ruha görme sıfatı koymak Allah’a mahsus ve ruhtaki bu sıfat ile bedendeki göz arasındaki ilgiyi kurmak da yine Allah’a mahsustur. Bu hakikate ‘ıtlak’ açsından baktığımızda şunu anlarız: Allah bizim ruhumuza görme sıfatı verip yüzümüze göz taktığı gibi, başka canlılara da ruh vermiş, görme vermiş, göz vermiştir.

    Allah, bu İlahi ikramda bulunurken bir başka irade karşısına çıkıp da onu faaliyetten men edememiştir, edemez de. Yani bütün gözleri ve görmeleri yaratan ancak Allah’tır. Bazı gözleri bir başka ilahın yarattığı vehmedildiğinde, o mutlak iradeye kayıt konulmuş, sınır biçilmiş olunur. Bir gözü yapan kim ise, bütün gözleri de yapan ancak o olabilir.

    İhata noktasında baktığımızda şunu görürüz:Güneş ışığının bir şehirdeki bütün menzilleri ihata etmesi gibi, Allah’ın “göz ikram etme fiili” de bütün canlıları kaplamıştır. Nerede bir ruh varsa, ona görme sıfatını veren ve o bedene göz yerleştiren ancak Allah’tır.

    Nihayetsizliğe gelince, en inançsız bir kimse bile kabul eder ki, bu dünyanın sonu gelmese, yani kıyamet kopmasa ve canlılar sonsuza kadar çoğalsalar, hiçbir canlı gözsüz kalacak değildir. O halde Allah’ın “göz yapma ve gösterme” fiilli nihayetsizdir.

    İşte, göz üzerinde yaptığımız bu açıklamalar, bütün varlıklar ve onlarda icra edilen bütün İlâhî fiiller için de düşünülebilir. Bir karıncayı rızıklandıran kim ise bütün hayvanlar âlemini de ancak o rızıklandırabilir. Burada ‘terzik’ yani rızık verme fiilinin “ıtlakı, ihatası ve nihayetsizliği” söz konusudur. Bir çiçeğe şekil veren kim ise, bütün dağlara, ovalara, denizlere, ırmaklara, insanlara, hayvanlara, ağaçlara şekil veren, suret giydiren de ancak o olabilir. Burada da ‘tasvir’, yani suret verme fiilinin “ıtlakı, ihatası ve nihayetsizliği” söz konusu olmuştur.

    Itlak, ihata ve nihayetsizliği, “hikmetin ve mahzarların kabiliyetinin sınırlaması” konusunu da yine göz örneğiyle açıklamaya çalışalım. Allah dileseydi sonsuz göz yaratırdı ve her mahlukuna göz verirdi. Ama sadece canlılara ve ikişer tane göz vermesi hikmetin gereğidir, burada sonsuzu “hikmet” kayıtlamış ve göz sayısı iki olarak takdir edilmiştir. Ayrıca, her canlıya takılan gözler de onun ruhuna en uygun şekildedir. Burada da mazharın kabiliyeti söz konusudur. Arıyla kedinin gözlerindeki farklı özellikler onların ruhlarındaki başkalıktan ileri gelmiştir.
    ***
    Itlakın bir diğer kullanımına da bir örnekle kısaca değinelim:
    Bir okul müdürü, “Falan sınıftan bir kişi gelsin.” dediğinde ıtlak söz konusudur, yani sözü mutlak olarak söylemiş, herhangi bir kayıt koymamıştır. Fakat, “Sınıfın en çalışkan öğrencisi gelsin.” dediğinde bu söz mutlak değildir, kayıtlıdır.

    http://www.sorularlarisaleinur.com/s...rticle&aid=333
    Konu acizizfakiriz tarafından (16.09.07 Saat 06:42 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    Allah raz? olsun

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nihayetsiz musîbetler karşısında iktidarımız hiç hükmünde 11.11.2011
    By Bîçare S.V. in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 11.11.11, 13:22
  2. İnâyât-ı Rabbâniyenin İkincisi
    By nâme-i nur in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.02.08, 11:02
  3. Az Bir Vakitte Nihayetsiz Bir Cinayet
    By zahid in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.11.07, 22:50
  4. Hayal Akıl ve Aklın Semerelerini İhata Edemez Ne Demektir?
    By karatoprak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.08.07, 15:42
  5. Uyku;Sinema-i Rabbâniyenin Seyrangâhı ...
    By insirah in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 05.08.07, 19:39

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Var
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0